YAZARLARIMIZ
Vehbi Cankat Güneş
İş Müfettişi
vcankat@gmail.com



Kısa Çalışma Ödeneği Alan İşçi Başka Bir İşyerinde Çalışırsa Aldığı Ödenek Kesilir Mi?

Yeni koronavirüs kaynaklı zorlayıcı sebep (Covid-19) gerekçesiyle hayata geçirilen ve üç aylık bir süre için öngörülen kısa çalışma uygulaması bu yılın Mart ayında 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 23. madde ile çalışma hayatına girmiş ve koronavirüs kaynaklı salgın halinin gerek ülkemizde gerekse dünyada yayılımının devam ediyor olması nedeni ile dönemler itibariyle uzatılmış ve bugüne kadar uygulanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülen yasa teklifinde kısa çalışma uygulamasını 30.06.2021 tarihine kadar uzatma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmesi hususu da göz önünde bulundurulduğunda kısa çalışma uygulamasının 2021 yılında da çalışma hayatında yer edineceğini söyleyebiliriz.

Kısa çalışma ödeneğinin günlük ücretin %60’ı üzerinden hesaplanarak ödenmesi nedeni ile kısa çalışma ödeneği alan işçiler aylık ücretlerine kıyasla daha az bir gelire sahip olmaktadırlar. İşyerlerinde uygulanan kısa çalışma halinin uzaması ve işçilerin bu dönemde daha az gelire sahip olmaları nedeniyle bu gelir kaybını telafi etmek amacı ile bazen işçilerin ikinci bir işte çalıştıkları görülmektedir. Kısa çalışma döneminde ikinci bir işte çalışan işçilerin bu defa aldıkları kısa çalışma ödenekleri ile ilgili olarak İŞKUR nezdinde problemler yaşadıkları tarafımıza gelen sorulardan anlaşılmaktadır. Bu yazıda bu husus üzerinde durularak konu yasal dayanakları ile izah edilmeye çalışılacaktır.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE HAK KAZANMA ŞARTLARI NELERDİR?

Kısa çalışma, 4447 sayılı Kanunun ek ikinci maddesinin birinci fıkrasında “Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.” şeklinde ana hatları ile tanımlanmıştır.

Kısa çalışma ödeneğine hak kazanma şartları ile ilgili olarak ise aynı maddenin üçüncü fıkrası “Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.” hükmünü getirmiştir.

Maddede belirtilen “işsizlik sigortası hak etme koşulları” ise aynı Kanunun 51. maddesinde düzenlenmiş ancak söz konusu madde işsizlik sigortasına hak kazanabilmek için iş sözleşmesinin hangi hallerde feshedilmiş olmasını düzenlendiğinden kısa çalışma ödeneği ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması söz konusu değildir. Zira yukarıda yer verilen 4447 sayılı Kanun ek md. 2/3’de de “hizmet akdinin feshi hariç” ibaresi yer almaktadır.

Kanunun 50. maddesi ise genel olarak işsizlik sigortası ödeneği için prim ödeme gün sayılarını düzenlemişse de geçici 23. maddesi daha fazla işçiyi kısa çalışma ödeneğinden faydalandırmak amacı ile “kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş” olması şartını getirmiştir.

BASKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞILMASI DURUMUNDA KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ KESİLİR Mİ?

4447 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen ek ikinci maddesinin birinci fıkrasında kısa çalışma ödeneği şartlarının, hizmet akdinin feshi hariç, işsizlik sigortası şartları ile aynı olduğunu belirtmiştik. Yine ikinci maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi “…Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirtilen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.” hükmündedir. Bu nedenle işsizlik sigortası ödeneğini kesen hallerin kısa çalışma ödeneğini de keseceğini söyleyebiliriz.

4447 sayılı Kanunun “İşsizlik ödeneği ödenmesinde hak düşürücü nedenler” başlıklı 52. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre “İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen sigortalı işsizlerin işsizlik ödeneği kesilir”. Buradan anlıyoruz ki kısa çalışma ödeneği almakta iken gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilen işçilerin de kısa çalışma ödenekleri kesilir.

Örneğin; X işyerinde çalışan işçi A, işverenliğin kısa çalışma başvurusu yapması ve kısa çalışma yaptırılacak işçi listesinde kendisinin ismine de yer verilmesi nedeniyle kısa çalışma uygulamasına geçmiştir. 01.04.2020-30.06.2020 tarihler arasındaki dönem için yapılan kısa başvurusu sonrasında işçi A, kısa çalışma ödeneğine hak kazanmıştır. Nisan ve Mayıs aylarında kısa çalışma ödeneği almasının ardından yaşadığı gelir kaybını telafi etmek amacıyla A, 01.06.2020 tarihinde başka bir işyerinde işe başlamıştır. İşyerinde uygulanan kısa çalışma uygulamasının Haziran ayından sonraki aylarda da devam ettiği varsayımından hareket edersek, A bir yandan başka bir işyerinde çalışmaya diğer yandan Haziran ve sonraki aylara ilişkin olarak kısa çalışma ödeneğini almaya devam etmiştir. Bu örnekte A’nın Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olarak aldığı kısa çalışma ödeneğinde mevzuata aykırı bir durum yok iken Haziran ayında kesilmesi gereken kısa çalışma ödeneğini bu ay ve sonraki aylarda da almaya devam etmesi nedeni ile yersiz bir ödemeye sebep olunmuştur.

BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞILMASI NEDENİYLE YERSİZ ÖDENEN KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNİN TAHSİLİ NASIL OLUR?

Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin yedinci maddesinin onbirinci fıkrasına göre; “İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden, işçinin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler ise yasal faizi ile birlikte işçiden tahsil edilir.

Çalıştığı işyerinde uygulanan kısa çalışma kapsamında kısa çalışma ödeneği almakta iken başka bir işyerinde işe başlayan işçi ile ilgili olarak sebep olunan yersiz kısa çalışma ödeneği ödenmesi durumunda işverenliğin hatalı bilgi veya belge vermesi gibi bir durum söz konusu değildir. Bu durumda işçi kısa çalışma ödeneğinin kesilmesi için işverenliğe ve veya doğrudan işverenliğin bağlı olduğu İŞKUR İl/Hizmet Merkezi Müdürlüğüne başvurması gerekmektedir. Bu başvurunun yapılmaması Yönetmelik hükmünde geçen “işçinin kusuru”nu oluşturur ve yersiz ödenen kısa çalışma ödeneği yasal faiziyle birlikte işçiden tahsil olunur. 

SONUÇ

Yeni koronavirüs kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle hayata geçirilen ve üç aylık bir süre için öngörülen kısa çalışma uygulaması dönemler itibariyle yapılan uzatmalar gereğince halen çalışma hayatında uygulama bulmaktadır. Üstelik yapılması düşünülen yasal değişiklikler kısa çalışma uygulamasının 30.06.2021 tarihine kadar uzayacağını bizlere göstermektedir. Bu dönemde kısa çalışma ödeneği alan işçilerin yaşadıkları gelir kaybını telafi etmeleri amacıyla başka işyerlerinde işe başladıkları görülmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki 4447 sayılı Kanunun Ek 2. ve 52. maddelerine göre kısa çalışma ödeneği alan işçilerin gelir getirici bir işte çalışmaları halinde kısa çalışma ödeneklerinin kesilmesi gerekir. Kısa çalışma yönetmeliğine göre ise bu şekilde yapılan yersiz ödemeler var ise bunların ödeme yapılan işçiden yasal faiziyle tahsil edilmesi gerekmektedir. Sonrasında olumsuz bir durum ile karşı karşıya kalmamak adına bu hususa dikkat etmek yerinde olacaktır.

*Yazıda yer verilen görüş ve düşünceler yazarın kendi görüş ve düşünceleri olup hiçbir şekilde çalıştığı Kuruma atfedilemez.

17.11.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM