RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2017 | Asgari Geçim İndirimi 2017 | Vergi Affı | Reklam | Bize Ulaşın    


E. Öğr. Gör. Koray ATEŞ
BA ve BS Bildirim Formlarında Önemli Hatırlatmalar
(25.07.2017)
YAZARLARIMIZ
Ümit Cumhur Tural
Yeminli Mali Müşavir







Bağımsız Denetim Yaptırmamanın Yasal Yaptırımları Nelerdir?


Tarih:
10.07.2017


 

Bağımsız denetim uygulamasını ilk olarak Avrupa birliğine üye ülkelerden İngiltere de 1900 yılında, Amerika Birleşik Devletlerin de ise 1934 yılında yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanunu ile halka açık şirketlerin muhasebe denetiminden geçmiş finansal tablolarını periyodik olarak yayınlama zorunluluğu getirilmesi ile muhasebe alanında ki yerini almıştır. Ülkemiz de ise Bağımsız Denetim AB uyum yasaları sonucunda gündeme gelmiş ve 1987 yılında bankalar ve sermeye piyasası kurulu şirketleri için bağımsız denetim zorunluluğu getirilmiştir. 1989 yılında ise 3568 sayılı meslek yasasının kabulü ile mali denetim konusu mali müşavirler ve mükellefler için yasalaşmıştır. Takip eden yıllarda ülkemizde AB uyum yasaları çerçevesinde birçok mali reform yapılması ile birlikte 2003 yılında Türkiye Denetim Standartları Kurulu kurularak faaliyetine başlamıştır. Tüm bu süreç sonucunda 2 Kasım 2011 tarihinde 660 sayılı kanun hükmünde kararname ile Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (KGK) kurularak denetim alanında ki ilk yönetmenliği yayımlamıştır.  

26.12.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğine göre, bu denetimler KGK tarafından yetki verilen özel şirketler tarafından yapılmakta ve bağımsız denetçi olma şartlarını kurum kendine verilen yetkiler doğrultusunda belirlemektedir. Bu yönetmelikte bağımsız denetimin tanımı ise; “Finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını” ifade etmektedir. Bağımsız denetime tabi olacak şirket kriterleri ise her yıl Bakanlar Kurulu kararı ile KGK görüşü alınarak Resmi Gazetede ilan edilmektedir. Bağımsız denetim zorunluluğu, 01.01.2013 tarihinde başlamış (TTK, md.1534/f.4) olup bağımsız denetime tabi olacak şirketler de Bakanlar Kurulunca ilk kez 23.01.2013 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanan kararla belirlenmiştir. 2016 yılı için bu hadler 19.04.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve aktif toplamı 40 milyon ve üstü, yıllık net satış hasılatı 80 milyon ve üstü, çalışan sayısı ise 200 kişi ve üzeri olarak belirlenmiştir.

Aktif toplam, Net satış hasılatı ve Çalışan sayısı olmak üzere 3 kriter belirlenmiş olup,  geçmiş 2 yılda söz konusu 3 kriterden 2 sini üst üste sağlayan şirketler bağımsız denetime tabi olmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bağımsız denetim yaptırmamanın yasal yaptırımları da yasalaşmış bulunmaktadır. Kanuna göre bağımsız denetime tabi olup, yasa ile zorunlu olan bu denetimi yaptırmayan ticari şirketler;

Yönetim kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporları düzenlenmemiş kabul edilir.

-  Finansal tabloları yok hükmünde kabul edilir.  (TTK.Md.397/2)

·         Kar dağıtamaz

·         Sermaye artıramaz

·         Sermaye azaltamaz

Kredi sağlayan fon şirketlerine finansal tablolar verilemez.

Denetçi seçilmemesinden dolayı doğacak zarardan yönetim kurulu sorumludur.

Seçilen denetçinin bağımsız denetime tabi şirketlere ait internet siteleri üzerinden duyurulmaması durumunda Türk Ticaret Kanunun 562. maddesinin 12. bendi gereği  1524. maddede öngörülen internet sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim kurulu  üyeleri, yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezası ile  cezalandırılır.(Para cezası günlük 20 TL -100 TL, 300 gün  6.000 TL,  30.000 TL dir -TCK Md. 52/1-)

               

Görüşümüze göre; bağımsız denetim yaptırılmadığı zaman yaşanabilecek olumsuzlukların öneminin birçok işletme yöneticisi farkında değildir. Bunun kavranması için KGK ile birlikte Maliye Bakanlığı il müdürlükleri ve taşra teşkilatına da görevler düşmekte, ticari faaliyette bulunan firmalara bağımsız denetim önemi ve fonksiyonlarını anlatan açıklayıcı seminerler ve toplantılar düzenlenmelidir. Muhasebe alanında yayın yapan yazılı basın organlarında konu ile ilgili farkındalık yaratacak makale ve çalışmalar daha fazla yer verilerek üzerinde daha fazla durulmalıdır. Gerek el broşürleri gerek görsel basın araçlarından da faydalanılarak bağımsız denetim sisteminin önemi ve faydaları anlatılmalıdır. Ayrıca işletmelere fon sağlayan finans kurumları ve bankalar bağımsız denetim raporlarını mutlak suret ile istemeli ve titizlik ile incelemelidir. İşletme ortakları, yönetim kurulu, fon sağlayan şirketler, ve iştirakler için ortak bir platform oluşturularak konu ile ilgili açıklayıcı çalışmalar yapılması açısından KGK’na fazlaca görev düşmektedir.  

Gelecek yazımız da ise bağımsız denetim sisteminin uygulanması ile sağlanan avantajları konu alan yeni bir makaleyi köşemizde sizlerle paylaşacağım.  

 Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 















MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN