Bankacılık sistemlerinin oldukça gelişmesi, işlem
sirkülasyonunun artması, muhasebe kayıtlarının ispat kuvvetinin güçlendirilmesi
gibi birçok unsur nedeni ile 2003 yılının ikinci çeyreğinden itibaren; tahsilat
ve ödemelerin banka kanalı ile yapılması zorunluluğu getirilmiştir.
Uygulama tebliğleri 2003 de yayınlanmış olmasına
rağmen bazı işletmelerde tebliğ hükümlerinin doğru uygulanmadığı, yanlış
uygulamaların bilgi eksikliği ya da tebliği yanlış yorumlamaktan kaynaklandığı
yapılan denetimlerde ortaya çıktığından, 8.000 TL 'lik banka ve benzeri finans
kurumları aracılığı ile yapılan ödemeler makalemizin konusunu oluşturacaktır.
Vergi usul kanunu hükümleri
4 Temmuz 2003 tarihinde yayımlanarak 1 Ağustos
2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 320 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu
tebliğinde "…Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit
edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile
vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai
tüketicilerden (Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet
bedeli olarak yapacakları 5.000.-Türk Lirasını aşan tahsilat ve ödemelerinin
01/08/2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak
yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile
tevsiki zorunludur… " denmiştir.
320 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu tebliğinde "mal
ve hizmet bedeli olarak yapacakları 5.000 TL'yi aşan tahsilat ve ödemeler"
ibaresi kullanılmış olup bu ibare yoruma açık durumdadır. Ancak; 1 Ağustos 2003
tarihinde yayınlanan 323 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu'nda işlem tutarı 10.000
TL'ye çıkarılmıştır.
28 Ekim 2003 tarihinde yayınlanan 324 sıra no.lu
VUK tebliğinde konu ile ilgili; vadeli satışlar, cari hesap kullanılması ve
serbest meslek erbabı şeklinde 3 ana başlıkta toplanmış ve detaylı olarak
açıklanmıştır. Tebliğ;"
A) Vadeli satışlarda:
…tevsik kapsamında olan mal ve hizmet bedelinin
10.000 Türk Lirası'nı aşması yeterli olacaktır. Bir başka ifadeyle faturada
gösterilen meblağın tevsik kapsamındaki tutarı aşması yeterlidir. Bu bedelin
farklı tarihlerde ödenmesinde her bir ödemenin tahsilat ve ödemenin yapılacağı
kurumlardan geçirilmesi gerekecektir.
Örnek: Mükellef A, 30.000 Türk Lirası bedelindeki
bir malını satmış ve bunun faturasını düzenlemiştir. Ancak malın bedeli 5 taksit
halinde ödenecektir. Fatura bedeli belirlenen limiti aştığından taksit tutarları
banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla ödenecektir.
B) Cari hesap kullanılmasında:
İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve
tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerinde
işlem tutarı 10.000 Türk Lirası'nı aşıyor ise bunlar da tevsik kapsamında
olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla tahsilat ve
ödemeler yapılacaktır.
C) Serbest meslek erbabında:
Vergi Usul Kanunu'nun 236'ncı maddesi hükmüne
göre, serbest meslek erbabı hizmeti tamamlamasına müteakiben yaptığı tahsilat
için serbest meslek makbuzu düzenlemektedir.
Bunlar da mesleki faaliyetlerine ilişkin ve
tutarı 10.000 Türk Lirası'nı aşan her türlü tahsilatlarını banka özel finans
kurumu veya PTT aracılığıyla yapıldığını tevsik etmek zorundadır. "
Hükmüne amirdir.
27 Nisan 2004 tarihinde yayınlanan 332 sıra no.lu
Vergi Usul Kanunu tebliği ile 10.000 TL'lik sınır 8.000 TL'ye indirilmiş ve
uygulama 1 Mayıs 2004 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir. Bu tutar günümüzde
geçerliliğini halen korumaktadır.
Değerlendirme ve sonuç:
Yapılan denetim ve teftişlerde, işletmeler
tarafından 8.000 TL'nin altında kalması noktasından hareketle genellikle 8.000
TL'ye yakın nakit makbuzlar düzenlendiği veyahut fatura bedellerinin 8.000 TL
altında ve birbirini tarih olarak takip eden tahsilat makbuzlarının düzenlendiği
görülmektedir.
Oysaki 324 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu hükümleri
çok açıktır. Buna göre;
a) Fatura tutarı 8.000 TL üzeri olduğunda
yapılacak tahsilat ve ödemelerde,
b) Fatura tutarı 8.000 TL'yi aşan ancak ödeme ya
tahsilatın 8.000 TL'nin altındaki taksitlerle ödenmesi halinde
ödeme tutarları ne olursa olsun, bankalar, özel
finans kurumları veya PTT aracılığı ile yapılması yasal bir zorunluluktur.
Bu tebliğ hükümlerine aykırı davranışların
tespiti halinde, vergi usul kanunu mükerrer 355'nci maddesi gereğince işleme
taraf olanlar için ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası düzenleneceği bu ceza
tutarlarınında;
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek
erbabı hakkında 1.000 Türk Lirası,
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler
ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 500 Türk Lirası ,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında
kalanlar hakkında 250 Türk Lirası,
olacağı unutulmamalıdır.