YAZARLARIMIZ
Uğur Küçükkahyaoğlu
Vergi Müfettişi
Bilim Uzmanı
Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı
ugurkucukkahya@gmail.com



Vergi İncelemesine Alınacak Riskli Mükellef Olmayın

Türk vergi sisteminde usul işlemlerini düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134. Maddesinde “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.” denilerek incelemenin tanımından ziyade amacına yer verilmiştir. Belirtilen madde metni ile salt vergi kayıp kaçağı değil ticari hayattaki tüm işlemler vergi incelemesinin kapsamına alınmıştır. Ticari alandaki tüm işlemler usulüne uygun gerçekleştirilse dahi kamu erkinin denetleme yetkisinin olduğunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 134. Maddesi göstermektedir.

Ticari hayatta verginin konusunu oluşturan çok sayıda işlemin bulunmasından dolayı vergi idaresi sınırlı denetim gücünü etkin ve verimli kullanmak amacıyla çeşitli teknikler kullanarak inceleme yapılacak mükellefleri belirlemektedir. İnceleme yapılacak mükellefin eski usul sondajlama denilen teknik yerine bilişim imkanlarından yararlanılarak risk analizi değerlendirmesine tabi tutulmuş mükellefler arasından seçilmesi hem vergi idaresinin denetim gücünün etkin, verimli kullanılmasına hem de inceleme sürecini kısaltarak incelemenin yarattığı olumsuz psikolojik etkiden mükelleflerin biran evvel kurtulmasına katkı sağlamaktadır. Risk analizi esas itibariyle, mükellefler hakkında temin edilen bilgilerin çeşitli kriterler ve yapay zeka aracılığıyla oluşturulan senaryolar üzerinden değerlendirilmesi ve sonuçları olumsuz olan mükelleflerin vergi incelemesine sevk edilmesidir.

Risk analizi değerlendirmesinde kullanılmak üzere mükellefler hakkında temin edilen bilgilerin bir kısmı örnek olması amacıyla aşağıda açıklanmıştır. Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinden temin edilen; E- Beyanname Verileri, Kesin Mizan Verileri, Bilanço ve Gelir Tablosu Verileri, Sicil Bilgileri, Ba-Bs Bildirimleri, Gümrük Beyan ve Bildirimleri, Diğer Bildirimler, Mal Varlığı Bilgileri, Denetim Sonuçları, Ödeme ve Tahsilat Bilgileri, İlişkili Kişi Bilgi Bildirim ve Beyanları, Diğer Kurul ve Kurum Bilgileri (SGK, UYAP, Tapu, Noter, Banka ve Finans Kurumları, Serbest Bölge Müdürlükleri vs) risk analizi değerlendirmesinde veri ambarının haznesini oluşturmaktadır.

Aşağıda ise risk analizi değerlendirmesinde dikkate alınacak kriterler yer almaktadır. Kısacası bu bilgileri vergi mükelleflerinin riskli olup olmadığını belirleyen unsurlar olarak da ifade edebiliriz.

- Yıllar itibariyle sürekli zarar beyan edilmesi: Ticari faaliyette sürekli zarar beyan edilmesi iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymamaktadır. Sürekli zarar ettiğini beyan eden mükelleflerde gerçek bir zarar olmamakta birlikte kazanç gizleme durumu söz konusu olmaktadır.

- Kasa hesabında yüksek tutarda nakit bulunması: İşletmelerin, kasa hesabında ticari potansiyelinin üstünde bir miktarda nakit bulundurması risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

- İşletmenin bilançosunda yer alan banka hesapları ile fiili banka hesapları arasında fark olması: Bankalar mükelleflerin hesap hareketlerine ait verileri düzenli aralıklarla vergi idaresine göndermektedir. Bankalardan gelen veriler ile mükelleflerin beyan ettiği bilgiler yapay zeka aracılığıyla karşılaştırılmakta, karşılıklı bilgilerin arasında fark bulunması durumunda mükellef riskli olarak değerlendirilmektedir.

- Şirket ortaklarına yüksek tutarlı borç para verilmesi: Şirket ortaklarına yüksek tutarlı borç para verilmesi durumunda şirket kaynaklarının kurum ortaklarına faizsiz olarak kullandırılması anlamına geldiğinden bu durum bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

- Şirket ortağına yüksek tutarlı borçlanılması: Şirketin ortağına ya da ilişkili kişilere sermayesinin üç katı tutarında borçlu olması örtülü sermaye bakımından risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

- Kredi kartlı satışlarının sektör ortalamasının altında yada üstünde olması: Şirketin faaliyet gösterdiği sektör verileri baz alınarak kredi kartı ile yapılan satış işleminin sektör ortalamasının altında ya da üstünde olması bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

- Mükellefin kârlılık oranının sektör ortalamasından farklı olması: Kârlılık oranı risk faktörü bakımından son derece önemli bir faktör olup sektör ortalamasından sapmalar inceleme gerekçesi olabilmektedir.

- Mükellefin net satışlarının giderlere oranının yüksek olması: Net satışlara oranla yüksek tutarlı Pazarlama, Satış ve Dağıtım Gideri, Genel Yönetim Gideri, Karşılık Gideri, Kambiyo Zararı Finansman Gideri risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

- Mal satışı ya da alışı yapılan mükellefler ile banka hesap hareketleri veya çek hareketlerinin uyumsuz olması: Kayıt dışı satışların tespiti büyük oranda para ve mal hareketlerinin sistem üzerinden karşılaştırılması neticesinde tespit edilmektedir. Mal/hizmet alım/satım işlemleri neticesinde fatura düzenlenen mükellefler ile ödeme ve tahsilatların aynı mükellefler adına yapılması gerekmektedir.

- Ba/Bs gibi elektronik formlar arasında tutarsızlıklar bulunması: Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin bir kişi veya kurumdan (KDV hariç) 5.000 TL ve üzerindeki mal/hizmet alım ve satımlarını bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yapılan bu bildirimler veri ambarında çapraz denetime tabi tutulmakta ve tespit edilen uyumsuzluklar inceleme sebebi olabilmektedir.

- Devreden KDV’lerin yüksek olması ve süreklilik göstermesi,

- Bilanço kalemleriyle ilgili yatay ya da dikey rasyo analizlerindeki sapmalar, uyumsuzluklar.

Yukarıda belirtilen risk analizi değerlendirmesinde kullanılacak bilgiler, kriterler güncel uygulamalardan ve inceleme sonuçlarından hareketle tespit edilmiştir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, kamu idarelerine verilen her türlü bildirim ve beyan değerlendirilmekte vergi kayıp ve kaçağına neden olabileceği düşünülen her durum ilgili kurumlar aracılığıyla Vergi Denetim Kuruluna bildirilmektedir.  Verilen bildirim ve beyanların ilerleyen dönemlerde mükellefler aleyhine olumsuzluk yaratmaması için azami dikkat edilmesi gerekmektedir.

Kaynakça:

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

Vergi Denetim Kurulu 2018 Faaliyet Raporu

Atilla Ahmet UĞUR, Vergi Denetimi Etkinliğinde Risk Analizi Sisteminin Uygulanabilirliği, 2016

05.06.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM