YAZARLARIMIZ
Dr. Ufuk ÖZDEMİR
Yeminli Mali Müşavir
ufuk@proymm.com



Konkordato Yeni Müracaat Dosyasında Taslakta Neler Var ve Makul Güvence Nedir?

Taslak ne zaman yayınlanır, seçimlerden sonrasını mı bekliyoruz bilmiyorum, ancak yönetmeliği de acil bekliyoruz, şu an inanılmaz bir dönem yaşıyoruz, Taslak konkordato talebine eklenecek belgelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

 Konkordato talebine eklenecek belgeler

MADDE 5 —  Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler:

-              Konkordato ön projesi,

-              Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler,

-              Alacaklı ve alacak listesi.

-         Ön projede yer alan teklif ile iflas halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarları gösteren karşılaştırma tablosu.

-              Ön projede yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.

-              Borçlu, tacir olmayan kişilerden ise sadece ön proje, alacaklı ve alacak listesi ile, uygun düştüğü ölçüde borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeleri konkordato talebine ekler.

-              Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse mahkeme, ilk iki sırada belirtilen belge ve kayıtların eksiksiz olarak sunulması için borçluya makul bir süre verir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.

   Konkordato ön projesi

MADDE 6 —  Konkordato ön projesinde aşağıdaki hususlar yer alır:

-              Borçlunun, borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceği,

-              Alacaklıların, alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları.

-              Borçlunun, ödemelerin yapılması için mallarını satıp satmayacağı.

-             Borçlunun o faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağı hangi yöntemle sağlayacağı; bu kapsamda sermaye artırımı veya kredi temini yoluna gidip gitmeyeceği yahut başka bir yöntem kullanıp kullanmayacağı.

Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler

MADDE 7 -  Borçlu, malvarlığının durumuna ilişkin aşağıdaki belgeleri konkordato talebine ekler:

-              Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço.

-              Gelir tablosu.

-              Nakit akım tablosu.

-              İşletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan ara bilanço.

-              Aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilanço.

-              Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda (oluşturulan (o defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri.

-         Borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler.

-         Maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler.

-         Tüm alacak ve borçları, vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

-         2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca bağımsız denetime tabi olan borçlular için, konkordato ön projesi, Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler ve alacaklı ve alacak listesi bağımsız denetimden geçmiş olması gerekir.

- Türk Ticaret Kanunu’na göre hazırlanan son bilanço, Gelir tablosu, Nakit akım tablosu. Finansal tabloların tarihi bakımından, bunlara ilişkin hesap dönemi kapanışı üzerinden bir takvim yılı geçmemiş olmalıdır. Diğer bentlerde sayılan tablo, bilgi ve belgelerin tarihi ise, mahkemeye başvuru tarihinden en fazla doksan gün öncesine ait olabilir.

-    Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, Gelir tablosu, Nakit akım tablosu, İşletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan ara bilanço, Aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilanço finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanır.

Alacaklı ve alacak listesi

MADDE 8 -  Borçlu, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi konkordato talebine ekler.

Karşılaştırma tablosu

MADDE 9 —  Borçlu, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu konkordato talebine ekler.

Makul güvence veren denetim raporu

MADDE 10 — Borçlu. Kurum tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanaklarını konkordato talebine ekler.

Diğer belge ve kayıtlar

MADDE 11 -—  Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.

Denetim ve Rapor Denetimin konusu ve kapsamı

MADDE 12 —  Denetim, borçlunun konkordato ön projesinde yer alan teklifinin gerçekleşeceği o hususunda makul güvence verilip verilmeyeceği konusunda yapılır.

      Bağımsız denetim kuruluşu, raporunu hazırlarken aşağıdaki belgeleri inceler:

-              Konkordato ön projesi,

-              Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.

-              Alacaklı ve alacak listesi.

-        Ön projede yer alan teklif ile iflas halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarları gösteren karşılaştırma tablosu.

-       Bağımsız denetim kuruluşu yapacağı denetimde yukarıda sayılan belgelerin dışında gerekli gördüğü diğer bilgi ve belgeleri de isteyebilir.

Denetimde uyulacak Standartlar

MADDE 13 —  Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ile alacaklı ve alacak

Listesi, Bağımsız Denetim Standartları 805'e uygun olarak denetlenir. Bu denetimlerde

Bağımsız Denetim Standartları 805 ile birlikte denetimle ilgili tüm Bağımsız Denetim Standartlarına uyulur.

-              Konkordato ön projesi ile 9 uncu maddede belirtilen karşılaştırma tablosu,  Türkiye Denetim Standartları kapsamında yayımlanan Güvence Denetim Standartları 3000 ve 3400'e uygun olarak denetlenir.

-              Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, Gelir tablosu, Nakit akım tablosu bağımsız denetimden geçmiş olması halinde, bu belgelerin birinci fıkra uyarınca denetlenmesi zorunlu değildir.

Denetim kıstası

MADDE 14 —  Bağımsız denetim kuruluşu, aşağıdaki kıstasları esas alarak makul güvence veren denetim raporunu hazırlar:

-              Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler ile alacaklı ve alacak listesi açısından finansal raporlama çerçevesi.

-              Konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu (açısından 2004 sayılı Kanunun 285 ve 286.maddeleri.)

Denetim kanıtı

MADDE 15 —  Denetim kanıtı, denetim konusunda denetim kıstası çerçevesinde önemli uyumsuzluklar bulunup bulunmadığı hususunda güvence verilmesini teminen görüş bildirmeye yönelik olarak bağımsız denetçi tarafından elde edilen ve belirlenen güvence seviyesi için yeterli ve uygun bilgi, belge ve beyanlardır. Bu kanıtlar, denetimin Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde ve mesleki şüphecilik içinde planlanması ve gerçekleştirilmesi suretiyle elde edilir ve tevsik edilir.

-              Denetim, denetimin konusunda önemli uyumsuzluklara yol açabilecek koşulların mevcut olabileceği göz önünde bulundurularak, mesleki şüphecilik içinde planlanır ve gerçekleştirilir. Önemlilik, mevcut koşullar içinde değerlendirildiğinde, denetim konusu ile denetim kıstası arasındaki uyumsuzluğun boyutuna, niteliğine veya her ikisine bağlıdır.

-              Bağımsız denetim kuruluşu, borçlunun ileriye yönelik finansal bilgilere dair varsayım ve tahminlerinin makul olup olmadığına ilişkin kendisini ikna eden kanıtları elde eder. Bu kanıtları elde edememesi durumunda, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesine ilişkin olumlu sonuca varamaz.

Raporlar

MADDE 16 —  Denetim raporu, denetim kanıtlarının Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda, makul güvence seviyesine uygun şekilde oluşturulan denetçi görüşünün ve varsa dikkat çekilmek istenen diğer hususların, mahkemeye sunulması amacıyla Kurum düzenlemelerine uygun olarak hazırlanan ve imzalayan bağımsız denetim kuruluşu tarafından sorumluluğu üstlenilen belgelerdir.

 -Bağımsız denetim kuruluşu, 13 üncü madde uyarınca yapılan denetim sonucunda, bağımsız o denetim raporu ile konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesi hususunda olumlu sonuca varırsa, konkordato ön projesine ilişkin makul güvence raporunu hazırlar.

Sorumluluk

MADDE 17-  Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır

Bağımsız Denetim Standartları 805

 Sorumlu ortak denetçi olarak bizi ilgilendiren, makul güvence denetimi ile ön projeye onay vermede uyacağımız standart olan BDS 805 ve GDS 3000 ve 3400 bu standartlara beraber bakalım;

BDS 805, Özel Hususlar – Tek Bir Finansal Tablonun Bağımsız Denetimi ile Finansal Tablolardaki Belirli Unsurların, Hesapların veya Kalemlerin Bağımsız Denetimi Standardının son sürümü, 1/1/2017 tarihinde ve sonrasında başlayacak hesap dönemlerinin denetiminde uygulanmak üzere 16/12/2017 tarihli ve 30272 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanmıştır.

 BDS 200, denetçinin denetimle ilgili tüm BDS'lere uymasını zorunlu kılar. Tek bir finansal tabloya veya finansal tablodaki belirli bir unsura ilişkin bir denetimde bu hüküm, denetçinin aynı zamanda işletmenin tam bir finansal tablolar setini denetlemekle görevli olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır. Aynı zamanda işletmenin tam bir finansal tablolar setini denetlemekle görevli olmaması hâlinde denetçi, söz konusu finansal tablolar setinde yer alan tek bir finansal tablonun veya belirli bir unsurun BDS'lere uygun olarak denetiminin mümkün olup olmadığına karar verir.

  BDS 210, denetçinin finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan finansal raporlama çerçevesinin kabul edilebilir olup olmadığını belirlemesini zorunlu kılar. Tek bir finansal tablonun veya finansal tablodaki belirli bir unsurun denetiminde bu belirleme, söz konusu finansal raporlama çerçevesinin kullanılmasının, hedef kullanıcıların;  

- Finansal tabloda veya unsurda aktarılan bilgileri ve Önemli işlem ve olayların, söz konusu finansal tabloda veya unsurda aktarılan bilgiler üzerindeki etkilerini anlayabilmelerine imkân tanıyacak yeterli açıklamalar sağlayan bir sunumla sonuçlanıp sonuçlanmayacağının değerlendirilmesini içerir.

-BDS 210, denetim sözleşmesinin şartlarında, denetçi tarafından düzenlenecek raporların beklenen şekline yer verilmesini zorunlu kılar. Tek bir finansal tablonun veya finansal tablodaki belirli bir unsurun denetiminde denetçi, beklenen görüş şeklinin içinde bulunulan şartlar altında uygun olup olmadığını mütalaa eder.

- BDS 200, BDS'lerin finansal tabloların denetlenmesine yönelik hazırlandığını; diğer tarihî finansal bilgilere ilişkin denetimlerde uygulanmaları hâlinde, BDS'lerin gerektiğinde şartlara göre uyarlanacağını belirtmektedir. Tek bir finansal tablonun veya finansal tablodaki belirli bir unsurun denetiminin planlanması ve yürütülmesinde denetçi, denetimle ilgili tüm BDS'leri, gerektiğinde denetimin içinde bulunduğu şartlara göre uyarlar.

-Tek bir finansal tabloya veya finansal tablodaki belirli bir unsura ilişkin görüş oluştururken ve raporlama yaparken denetçi, BDS 700'de yer alan hükümleri, gerektiğinde denetimin içinde bulunduğu şartlara göre uyarlayarak uygular.

 Bir bütün olarak tam bir finansal tablolar setine ilişkin olumsuz görüş vermiş veya görüş vermekten kaçınmış olması durumunda denetçi, tam bir finansal tablolar setindeki tek bir finansal tabloya ilişkin olumlu görüş veremez. Bu durum, tek bir finansal tabloya ilişkin denetçi raporunun, olumsuz görüş veya görüş vermekten kaçınma içeren denetçi raporuyla birlikte yayımlanmamış olması durumunda dâhi geçerlidir. Bunun sebebi, tek bir finansal tablonun, söz konusu finansal tabloların büyük bir kısmını oluşturduğunun kabul edilmesidir.

 BDS 200, "tarihî finansal bilgi" terimini; belirli bir işletmeyle ilgili olarak öncelikle işletmenin muhasebe sisteminden elde edilen ve geçmiş dönemlerde meydana gelen ekonomik olaylar veya geçmiş tarihlerdeki ekonomik durum veya şartlar hakkında finansal terimlerle ifade edilen bilgi olarak tanımlamaktadır.

 BDS'ler, finansal tabloların denetlemesine yönelik olarak hazırlanmış olup, tek bir finansal tablo veya finansal tablodaki belirli bir unsur gibi diğer tarihî finansal bilgilerin denetiminde uygulanmaları hâlinde, gerektiğinde şartlara göre uyarlanır. Bu BDS, bu konuda yardımcı olmaktadır Tarihî finansal bilgilerin denetimi dışındaki bir makul güvence denetimi, Güvence Denetimi Standardı (GDS) 3000'e uygun olarak yürütülür.

Güvence Denetimi Standardı 3000, "Tarihî Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri”

    GDS 3000 Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri Standardının son sürümü, 07/12/2018 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/247] sayılı Kurul Kararıyla, 1/1/2018 tarihinde ve sonrasında yürütülen güvence denetimlerinde uygulanmak üzere, 21/12/2018 tarihli ve 30632 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanmıştır. 

  Güvence denetimleri; denetçi dışındaki bir tarafın kıstaslar uygulanmak suretiyle dayanak denetim konusunu ölçtüğü veya değerlendirdiği doğrulama hizmetleri ile denetçinin kıstaslar uygulanmak suretiyle dayanak denetim konusunu ölçtüğü veya değerlendirdiği doğrudan denetimleri içerir. Bu GDS’de makul ve sınırlı güvence veren doğrulama hizmetlerine özgü ana hükümler ile açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümleri yer alır. Ayrıca bu GDS, denetimin içinde bulunduğu şartlar çerçevesinde gerekli olan uyarlama ve tamamlamaların -ilavelerin- yapılması koşuluyla makul ve sınırlı güvence veren doğrudan denetimlere de uygulanabilir.

 Bu GDS, Güvence Denetimlerine İlişkin Çerçeve ’de (Güvence Çerçevesi)belirtildiği üzere, tarihi finansal bilgilerin bağımsız denetimleri veya sınırlı bağımsız denetimleri dışında kalan güvence denetimlerini kapsar. Denetim konusuna özgü bir GDS’nin, belirli bir denetimin konusu ile ilgili olması durumunda, bu GDS’ye ek olarak söz konusu GDS uygulanır.

Denetimi yürüten kişi(ler)(genellikle sorumlu denetçi,  denetim ekibinin diğer üyeleri veya uygun olması durumunda firmadır). Bu GDS’de, açık bir şekilde sorumlu denetçi tarafından bir hükmün yerine getirilmesinin veya sorumluluğun üstlenilmesinin amaçlandığı belirtilirse,  “denetçi”  yerine “sorumlu denetçi” ifadesi kullanılır.

 Denetçiler tarafından yürütülen her iş, güvence denetimi değildir. Güvence denetimi olmayıp sıklıkla yürütülen ve dolayısıyla GDS’lerin kapsamına girmeyen işler aşağıdakileri içerir:

-  Üzerinde mutabık kalınan prosedürler ve finansal bilgilerin derlenmesi gibi İlgili Hizmetler Standartları(İHS’ler)kapsamındaki işler,

-   Herhangi bir güvence ifadesinin yer almadığı vergi beyannamelerinin hazırlanması, Yönetim ve vergi danışmanlığı gibi danışmanlık (veya müşavirlik) hizmetleri,

 GDS’ler kapsamında yürütülen bir güvence denetimi, daha kapsamlı bir işin parçası olabilir. Bu tür durumlarda GDS’ler,  söz konusu işin yalnızca güvence kısmı ile ilgilidir.

Aşağıdaki işler de GDS’ler açısından güvence denetimi olarak kabul edilmezler:

-Muhasebe, bağımsız denetim,  vergi veya diğer hususlarla ilgili olarak yürütülen yasal tatbikatlarda bilirkişilik yapılmasına yönelik işler,

- Aşağıdaki hususların tamamının geçerli olması durumunda, bir kullanıcının bir miktar güvence çıkarımında bulunabileceği mesleki görüşleri, kanaatleri veya ifadeleri içeren işler:

 Söz konusu görüşlerin, kanaatlerin veya ifadelerin işin tamamı açısından önemsiz olması, Yayımlanan yazılı raporun, açık bir şekilde, yalnızca raporda belirtilen hedef kullanıcıların kullanımı için kısıtlanmış olması, Belirtilen hedef kullanıcılar ile yapılan yazılı mutabakat kapsamında, hizmetin bir güvence denetimi olma amacının bulunmaması ve Hizmetin, denetçi raporunda bir güvence denetimi olarak sunulmaması.

  Güvence denetiminin yürütülmesinde denetçinin amaçları:

-Denetimin konusunu oluşturan bilginin önemli yanlışlık içerip içermediği hakkında makul güvence veya sınırlı güvence elde etmek,

-Bir makul güvence veya sınırlı güvence sonucu bildiren ve bu sonuca ilişkin dayanağı tanımlayan yazılı bir rapor yoluyla dayanak denetim konusunun ölçümünün veya değerlendirilmesinin çıktısına ilişkin sonuç bildirmek, Bu GDS veya ilgili diğer GDS’ler ile zorunlu tutulan ek bildirimleri yapmaktır.

- Makul güvencenin veya sınırlı güvencenin elde edilemediği ve hedef kullanıcılara yönelik raporlamanın amaçları açısından denetçinin güvence raporunda sınırlı olumlu (şartlı) sonucun yer almasının yetersiz olduğu tüm durumlarda, bu GDS, denetçinin sonuç beyan etmekten kaçınmasını veya mevzuatın izin vermesi durumunda denetimden çekilmesini (veya istifa etmesini) zorunlu tutar.

Güvence Denetimi Standardı 3400 ,”İleriye Yönelik Finansal Bilgilerin İncelenmesi”

   Bu Güvence Denetimi Standardının (GDS) amacı, en iyi tahmine ve hipoteze dayalı varsayımlara yönelik inceleme prosedürleri de dâhil olmak üzere, ileriye yönelik finansal bilgilerin incelenmesine ve raporlanmasına ilişkin denetimler için standart belirlemek ve bu konularda rehberlik sağlamaktır.

   Bu Standart, yönetimin yıllık faaliyet raporundaki değerlendirme ve analizleri gibi genel veya metinsel terimlerle ifade edilmiş ileriye yönelik finansal bilgilerin incelenmesinde bu standartta belirtilen prosedürlerin çoğunun böyle bir inceleme için uygun olabilmesine rağmen- uygulanmaz.

   Denetçi, ileriye yönelik finansal bilgilerin incelenmesi denetiminde aşağıdaki hususlarla ilgili yeterli ve uygun kanıt elde eder:

-              İleriye yönelik finansal bilgilerin dayandığı yönetimin en iyi tahmine dayalı varsayımlarının makul olup olmadığı ve hipoteze dayalı varsayımların kullanılması durumunda, bu varsayımların bilginin amacıyla tutarlılık gösterip göstermediği,

-              İleriye yönelik finansal bilgilerin varsayımlara uygun bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı,

-              İleriye yönelik finansal bilgilerin uygun bir şekilde sunulup sunulmadığı ve tüm önemli varsayımlar hakkında yeterince açıklama yapılıp yapılmadığı (bunların en iyi tahmine dayalı varsayımlar mı yoksa hipoteze dayalı varsayımlar mı olduğuna ilişkin açık bir ifade -belirtme- de dâhil olmak üzere) ve İleriye yönelik finansal bilgilerin tarihî finansal bilgilerin dayandığı esasla tutarlı bir şekilde, uygun muhasebe ilkeleri kullanılarak hazırlanıp hazırlanmadığı.

  İleriye yönelik finansal bilgiler, henüz meydana gelmemiş ve meydana gelmeyebilecek olay ve eylemlerle ilgilidir. İleriye yönelik finansal bilgilerin dayandırıldığı varsayımları destekleyen kanıtlar mevcut olabilir, ancak bu kanıtlar tarihi finansal bilgilerin denetiminden elde edilen kanıtlardan farklı olarak genellikle geleceğe yöneliktir ve dolayısıyla spekülatif niteliktedir. Dolayısıyla denetçi, ileriye yönelik finansal bilgilerde gösterilen sonuçlara ulaşılıp ulaşılamayacağı hususunda görüş bildirecek bir konumda değildir.

    Ayrıca, ileriye yönelik finansal bilgilerin dayandırıldığı varsayımların değerlendirilmesine ilişkin mevcut kanıt türleri dikkate alındığında, denetçinin varsayımlarda “önemli yanlışlık” bulunmadığı yönünde pozitif bir görüş vermek için yeterli tatmin düzeyine ulaşması zor olabilir. Sonuç olarak, bu GDS kapsamında yönetimin varsayımlarının makul olup olmadığı raporlanırken, denetçi yalnızca orta düzeyde bir güvence sağlar. Ancak, denetçi kendisini ikna eden (tatmin eden) kanıtları elde ettiği yargısına varırsa, varsayımlarla ilgili pozitif güvence ifade etmesine de engel olunmaz.

   Denetçi, ileriye yönelik finansal bilgilerin kapsadığı zaman dilimini dikkate alır. Kapsanan dönem uzadıkça varsayımlar daha spekülatif hale geldiğinden, bu dönemin uzaması, yönetimin en iyi tahmine dayalı varsayımlarda bulunma kabiliyetini azaltır. Kapsanan dönem, yönetimin varsayımlar için makul bir dayanağa sahip olduğu dönemi aşamaz. Denetçinin ileriye yönelik finansal bilgilerin kapsadığı döneme ilişkin yaptığı değerlendirmeyle ilgili bazı faktörler aşağıda yer almaktadır:

•             Faaliyet döngüsü. Örneğin; büyük bir inşaat projesinde, projeyi tamamlamak için gereken süre kapsanan dönemi belirleyebilir.

•             Varsayımların güvenilirlik derecesi. Örneğin; işletmenin piyasaya yeni bir ürün sunması durumunda, kapsanan -gelecekteki- dönem kısa olabilir ve hatta aylar veya haftalar şeklinde daha kısa bölümlere ayrılabilir. Bundan farklı olarak, işletmenin tek faaliyeti uzun vadeli kiralanmış bir varlığa sahip olmaksa, kapsanan- gelecekteki- dönemin daha uzun olması makul olabilir.

•             Kullanıcıların ihtiyaçları. Örneğin; ileriye yönelik finansal bilgiler, geri ödeme amacıyla yeterli fonun oluşturulmasında gerekli olan dönem için, yapılan bir kredi başvurusuyla bağlantılı olarak hazırlanabilir. Alternatif olarak bilgiler, yatırımcılara yönelik olarak, sonraki döneme ait kazancın istenilen (planlanan) kullanımını göstermek amacıyla borçlanma araçlarının satışıyla bağlantılı olarak hazırlanabilir.

  Denetçi, ileriye yönelik finansal bilgilerin sunum ve açıklamasını değerlendirirken ilgili mevzuat veya mesleki standartların yükümlülüklerine ilâve olarak aşağıdaki hususları da dikkate alır:

-              İleriye yönelik finansal bilgilerin sunumunun bilgilendirici ve yanıltıcı olup olmadığı,

-              Muhasebe politikalarının ileriye yönelik finansal bilgilerin dipnotlarında net bir şekilde açıklanıp açıklanmadığı,

-              Kullanılan varsayımların ileriye yönelik finansal bilgilerin dipnotlarında yeterli bir şekilde açıklanıp açıklanmadığı (Varsayımların yönetimin en iyi tahminlerini yansıtıp yansıtmadığına veya hipoteze dayalı olup olmadığına açıklık kazandırılması gerekir. Ayrıca, önemli alanlarla ilgili varsayımlarda bulunulması ve bu varsayımların yüksek düzeyde bir belirsizliğe tabi olması durumunda, bu belirsizlik ve sonuçlardaki nihai duyarlılığın yeterli şekilde açıklanması gerekir.),

-   İleriye yönelik finansal bilgilerin hazırlandığı tarihin açıklanıp açıklanmadığı  (Yönetimin, varsayımlara dayanak oluşturan bilgilerin belirli bir zaman dilimi boyunca birikmiş olması durumunda bile, bilgilerin açıklandığı tarih itibariyle varsayımların uygun olduğunu doğrulaması gerekir.),

-   İleriye yönelik finansal bilgilerde gösterilen sonuçların bir aralıkla ifade edilmesi durumunda, aralığı belirleyen noktaların dayandığı esasın açıkça gösterilip gösterilmediği ve aralığın taraflı veya yanıltıcı bir şekilde seçilip seçilmediği ve

-  En yakın tarihi finansal tablolardan sonra muhasebe politikasında meydana gelen herhangi bir değişikliğin sebebi ve ileriye yönelik finansal bilgiler üzerindeki etkisi ile birlikte açıklanıp açıklanmadığı.

 Denetçi, ileriye yönelik finansal bilgilerin sunum ve açıklamasının yeterli olmadığı kanaatine varması durumunda, ileriye yönelik finansal bilgilere ilişkin raporunda sınırlı olumlu görüş (şartlı görüş) veya olumsuz görüş bildirir ya da uygun hâllerde denetimden çekilir. İncelenen finansal bilgilerin, duyarlılığı oldukça yüksek varsayımlara ilişkin sonuçları yeterli düzeyde açıklayamaması bu duruma bir örnek teşkil eder.

  Denetçi, bir veya daha fazla önemli varsayımın en iyi tahmine veya hipoteze dayalı varsayımlar temelinde hazırlanan ileriye yönelik finansal bilgiler için makul bir dayanak sağlamadığı kanaatine varması durumunda, ileriye yönelik finansal bilgilere ilişkin raporunda olumsuz görüş bildirir ya da denetimden çekilir.

   İncelemenin, içinde bulunulan şartlarda gerekli olan bir veya daha fazla prosedürün uygulanmasını önleyen durumlardan etkilenmesi hâlinde, denetçi denetimden çekilir veya görüş bildirmekten kaçınır ve ileriye yönelik finansal bilgilere ilişkin raporunda kapsam sınırlamasını açıklar.

 Bu raporları sadece para kazanalım mantığı içerisinde ciddi risklerle hazırlayan KGK denetçilerinin incelenmesi sonucu neler olur isterseniz ona da bakalım; Taslakta Sorumluluk içeren MADDE 17 de, Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır denmektedir.

   2 Kasım 2011 Çarşamba günü 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kamu Gözetimi,  Muhasebe Ve Denetim Standartları Kurumu oluşturulmuştur. Bu KHK’ nin amacı; Uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak, bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve kaliteyi sağlamak, denetim standartlarını belirlemek, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek ve bunların faaliyetlerini denetlemek ve bağımsız denetim alanında kamu gözetimi yapmak yetkisini haiz Kamu Gözetimi,  Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek, olarak tanımlanmıştır. Kurulun görev ve yetkileri içerisinde Bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetleri ile denetim çalışmalarının, Kurumca yayımlanan standart ve düzenlemelere uyumunu gözetlemek ve denetlemek ve İnceleme ve denetimler sonucunda aykırılıkları saptanan bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyet izinlerini askıya almak veya iptal etmek de mevcuttur, İdari Para cezaları da ayrı.

28.01.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM