EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
YAZARLARIMIZ
Tuğba Yıldızer
Avukat
av.tugbayildizer@gmail.com



Limited Şirket Ortağına Ödeme Emri Tebliği - 1

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un (AATUHK) 55’inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün[1] içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.

Mezkur kanunun 58’inci maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün[2] içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği öngörülmüştür.

6183 Sayılı AATUHK’nın 35’inci maddesinde ise limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir.

5766 sayılı Yasa’nın 3’üncü maddesinin 06.06.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi ile söz konusu maddeye ek olarak getirilen iki fıkrayla;

“Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”

kuralı getirilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeye göre, limited şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için öncelikle borçlu şirketin takip edilmesi ve yapılan bu takip sonucu borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin imkansız hale gelmesi ve ancak bundan sonra kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenip borcun tahsiline çalışılması gerekmektedir.

Şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için öncelikle borçlu şirketin takip edilmesi gerektiği yukarıda açıklanmıştır. Ancak burada “borçlu şirketin takip edilmesi” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği büyük önem kazanmaktadır.

Örneğin alacaklı tahsil dairesi tarafından şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında elektronik ortamda şirketin motorlu taşıt ve gayrimenkulünün olup olmadığına ilişkin sorgulama yapılması “borçlu şirketin takip edilmesi” kuralının yerine getirilmesi için yeterli olacak mıdır?

Sadece elektronik ortamda şirketin motorlu taşıt ve gayrimenkulünün olup olmadığına ilişkin yapılan sorgulama sonucunda şirketten tahsil edilemeyen alacak için kanuni temsilcilere ödeme emri düzenlenmesi ve tahsil edilmesi hukuka uygun olacak mıdır?

Bu sorular çoğaltılabilir.

Burada önemli olan alacaklı tahsil dairesinin kanuni temsilcilere şirketin borçlarından dolayı ödeme emri düzenlemesi için;

- şirketin malvarlığının tümü ile araştırılmasının gerekli olup olmadığı,

- gerekli olması durumunda bu araştırmanın sınırlarının neler olduğudur.

Özetle, yukarıda yer alan soruların cevabı “borçlu şirketin takip edilmesi” ifadesinin kapsadığı sınırlarda gizlidir.

Bu sınırların neler olduğuna ilişkin mevzuatta yer alan düzenlemelere ve konuya ilişkin değerlendirmelerimize bir sonraki yazımızda yer verilecektir.


[1]  28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş ve mezkur Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

[2] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş ve mezkur Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

18.04.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM