YAZARLARIMIZ
Tolga Ertem
Vergi Müfettişi
Daire Başkanı
tolgaertem88@gmail.com



Don’t Look Up (Yukarıya Bakma) Filmi ve Asteroid (Göktaşı) Madenciliği Ekonomisi İle Vergilendirilmesi Üzerine Bir Değerlendirme

Geçtiğimiz hafta sonu izlediğim ve başrollerinde Leonardo DiCaprio ve Jennifer Lawrence gibi dünyaca ünlü Hollywood yıldızlarının yer aldığı Don’t Look Up (Yukarıya Bakma) filmi her zaman konuşmaktan ve yazmaktan zevk aldığım Uzay ve Uzaydan kaynaklı unsurları tekrar kaleme almamı sağladı.

Filmde; tespit tarihinden itibaren 6 ay 14 gün sonra Dünyaya çarpacak olan bir kuyruklu yıldızın gökyüzündeyken patlatılıp yok edilmesi kararı ile başlayan süreç daha sonra bazı girişimcilerin bu 9 km büyüklüğündeki devasa kuyruklu yıldızda yer alan 32 Trilyon Dolar değerindeki madenleri elde etme ve dünyada bunları kullanabilme arzusuyla bambaşka bir hâl almaktadır.  

İşte tam da burada okumaktan, yazmaktan ve izlemekten keyif duyduğum Uzayı; bir maliyeci gözüyle değerlendirip Asteroid Madenciliği nedir? Vergilendirilebilir mi? Veya Nasıl Vergilendirilir? soruları bu köşe yazısını kaleme alma nedenlerim olmuştur.

Uzay- Vergi- İktisat- Hukuk

İnsanoğlu varoluşundan beri gökyüzüne ilgi duymuş, meraklanmış, hayaller kurup uzayın bilinmezlerini keşfetmek ve oraya ulaşmak adına bilimsel ve teknik çalışmaları devreye sokmuştur. 20. Yüzyıla geldiğimizde bu istek ve çabalar kendini göstermiş, çok büyük atılımlar yaşanmıştır. Bu atılımlar sosyal, askeri, siyasi, ekonomik alanlar diye adlandırabileceğimiz alanlara etki ederken alt başlıklarda da birçok konuya etki etmiştir. Maliye alanında da vergiler ile hukuk alanı da çalışılması gereken düzenleyici normlar olarak bu etkileşimde kendini göstermiştir. Vergiler, Devletlerin en önemli gelir kaynaklarından birisidir. Vergiler, devletin kamu harcamalarının finansmanını karşılamak amacıyla kişi ve kurumlardan ödeme güçlerine göre karşılıksız, zorunlu ve kanunlara dayalı olarak aldığı ekonomik değerlerdir.

İnsanların uzayda gördüklerini merakı, tanımlayamadıklarını keşfetme isteği, teknolojideki ilerlemeler 20. yüzyılda görünenin ötesine geçmiş ve hayatın her alanında kendini göstermiştir. Ekonomik istikrarı sağlamak, ekonomik kalkınmayı ve büyümeyi gerçekleştirmek ve gelir ve servet dağılımını dengeye oturtmak gibi hedefleri olan maliye politikaları ile gökyüzünü kaplayan uydularımız, göktaşı madenciliği çalışmaları ve uzay turizmi gibi faaliyetler vergi alanı üzerine fikirler yürütmeyi ve hukuki düzenlemeler ortaya koymayı gerektirmiştir. Bu gereklilik ile yükümlülükler; devletlere ve uluslararası kuruluşlara bu alan üzerine yasal mevzuat oluşturma zorunluluğu görevi getirmiştir.

Asteroid (Göktaşı) Madenciliği

Asteroid madenciliği ya da uzay madenciliği, asteroidlerden ve dünyaya yakın küçük gezegenlerden hammadde çıkarılması işleminin adıdır. Asteroit madenciliği, asteroitlerden mineral ve gaz, uzayda inşa edilecek yapılarda kullanmak üzere demir, nikel ve titanyum, astronotların bu yapılarda çalışmalarını devam ettirebilmeleri için gerekli su ve oksijen, roket yakıtında kullanmak için hidrojen ve oksijen temin etmek gibi görevler üstlenir. Uzay araştırmalarında bu aktiviteye yerinde kaynak temini denir. Spekülasyonlara göre; modern endüstrinin ana elementleri olan antimoni, bakır, kalay, çinko, gümüş, kurşun ve altın gibi rezervler gelişmekte olan ülkelerin artan tüketimine paralel olarak 50-60 yıl içerisinde dünya üzerinde tükenmiş olacak. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmak da insanoğlunu gökyüzüne asteroid madenciliğine yönlendiriyor.

Vergilendirme Önerileri ile Egemenlik ve Mülkiyet Durumu

  1. Asteroid madenciliğini vergilendirmek için uluslararası düzeyde yasaların ortaya konması gerekmektedir. Mevcut durumda henüz böyle bir durum söz konusu değildir. Burada yapılması gereken ortaya konacak yasal düzenlemelerle uzayın da açık deniz okyanus serbestliği benzeri uygulamalarla her devletin müşterek ortak faydada buluşarak bu faaliyetleri sürdürebileceği bir alan olmasıdır. Uzay çalışmalarına destek veren ülkelerin başında gelen Lüksemburg’un Ekonomi Bakanı François Bausch da “Uzay madenciliği uluslararası sularda balık avlamaya benzer, balıkçılar avladıkları balığın mülkiyetine sahip olur ancak okyanusun mülkiyetini alamaz" diyerek görüşümüzle aynı doğrultuda bir düşüncededir.
  2. Uzayın herkesin kullanımına açık bir yer olduğu olgusu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Buradan yola çıkarak akıllarda yer alan ülkelerin enlem ve boylamlarına göre bir vergilendirme yapılması önerisini reddetmekteyim. Bunun yerine düzenleyici ve denetleyici kurumların oluşturulması ile ortak kullanım ve yararlanma alanlarının belirlenmesi ve bu alanlardaki faaliyetlerden vergi alınması daha faydalı olacaktır.
  3. Uzayı ve atmosferi kullanma ve koruma vergisi diye nitelendirebileceğimiz kirleten öder tarzı bir vergi uzayı korumamızı sağlayacaktır. Evet, asteroid madenciliği insanoğlunun çok önemli bir maden ihtiyacını karşılayacaktır ancak uzayın ve atmosferin kirlenmesine yol açacaktır. Bu sebeple de önleyici ve korumacı bir verginin konması kaçınılmaz olmalıdır.

Sonuç Yerine

Bir Hollywood filmi olan Don’t Look Up (Yukarıya Bakma)’dan esinlenerek İnsanlık tarihi kadar eski olan uzaya gitmek arzusuna, vergi ve hukuk alanlarını da ele alarak “asteroid madenciliği” kapsamında değinilmiş olup; hiçbir zaman sona ermeyecek olan uzayla ilgili arayışlar sonucu ortaya çıkacak her yeni olgu bizleri daha da ötesini arama yoluna itecektir.   Ülkemiz açısından değerlendirecek olursak da asteroid(göktaşı) madenciliği konusunda ilk baş aktör olarak bu konuyla ilgili yasal mevzuat ve düzenlemeler ortaya konulması, teknolojik alt yapı ve teçhizat tedarikinin sağlanması, eğitim programlarının uygulanması ve eğitimli personel yetiştirilmesi gibi çalışmalar bizleri bu alanda bir hatta birkaç adım öne taşıyacaktır ve sınıf atlatacaktır.    

KAYNAKLAR

30.12.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM