YAZARLARIMIZ
Tolga Ertem
Vergi Müfettişi
Daire Başkanı
tolgaertem88@gmail.com



Koronavirüs Benzeri Belirsizlik Dönemlerinde Tam Zamanında Üretim Yaklaşımı

Tüm dünyada etkisini gösteren ve küresel bir sağlık krizi haline gelen Covid-19 “Koronavirüs” salgını üretim sektörüne de darbe vurmuş; küresel boyutta üretimde iş gücünün azalması, iş yerlerinin kapatılması, ithalat ve ihracat kısıtlamaları gibi sonuçlara yol açmıştır. Dünya ülkeleri bu süreçte ürün tedarik etme noktasında büyük sıkıntı yaşadılar ve inanılması güç bir şekilde havaalanlarında birbirilerinin siparişlerine el koyma veya daha fazla para verip satın alma gibi uygulamalara yeltendiler.

Üretim sektörü ve ticari hayatın duruma noktasına geldiği dönem “Tam Zamanında Üretim” (Just in Time) uygulamasının önemini ortaya koymuştur. Peki nedir bu “Tam Zamanında Üretim” uygulaması!

“Tam Zamanında Üretim” Nedir?

Tam Zamanında Üretim (TZÜ), en az teçhizat, ürün, ekipman, malzeme, enerji ve insan
kaynağı kullanılarak sadece gerekli miktarda parçaların en üst kalitede, tam zamanında ve
yerinde, en optimal maliyetle üretimini sağlayan bir sistemdir. 

Ekonomik faaliyetlerin gelişimini hızla arttırdığı ve büyük ekonomik atılım ve aynı zamanda krizlerin de yaşandığı geçmiş yüzyıl bu hareketlilikler karşısında yeni üretim biçimleri ortaya çıkarmıştır. Günümüz devletlerinin son dönemde Covid-19 “Koronavirüs” salgını nedeniyle karşılaştığı ekonomik sorunların bazıları 20.Yüzyılda İkinci Dünya Savaşı ve 1973 Petrol Krizi gibi dönemler sonrasında da yaşanmıştır.

Böyle zamanlarda yaşanmakta olunan ekonomik, siyasal ve sosyal krizler ile yoğun rekabet ortamı, işletmeleri varlıklarını sürdürebilmek için daha düşük maliyetlerle daha kaliteli mamuller üretmek durumunda bırakmaktadır. Kriz dönemlerinin ve sonrasının uygulanabilir üretim sistemi olarak karşımıza da Tam Zamanında Üretim (TZÜ) uygulaması çıkmaktadır.

1940’lı yıllarda İlk kez Toyota Motor Fabrikası Başkanı tarafından geliştirilerek, uygulanmaya başlanan Tam Zamanında Üretim (TZÜ) yaklaşımı, Japonların İkinci Dünya Savaşı sonrası mevcut bulundukları iktisadi koşulların bir yansıması olarak kendini göstermiştir.

İkinci Dünya Savaşını takip eden dönemlerde, kısıtlı bir şekilde duran doğal kaynaklara işgücü ve sermaye gibi diğer üretim unsurlarının da eksikliği eklenince Japonya, iktisadi varlığını devam ettirebilmek için kıt olan kaynakları olabilecek en düşük maliyetle kullanmayı denemek, geliştirmek ve uygulamak zorunda kalmıştır.

Günümüzde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin hayatın her alanında yoğun olarak kullanılması ile birlikte üretim organizasyonlarında da klasik üretim anlayışlarından vazgeçilerek uyarlanabilir, esnek kriz dönemi şartlarını da kaldırabilecek üretim anlayışına geçiş süreci hız kazanmıştır. 20. Yüzyılın ortalarından itibaren yükselen bir ivmeyle artış gösteren teknolojik devrim; başta sanayi ve ticaret olmak üzere tüm sektörlere etki etmiştir. Teknoloji; ülkelerin, işletmelerin gelişmişlik düzeyine direkt etki etmekte ve bu yarışta sahibine büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Tam Zamanında Üretim (TZÜ) de uygulandığı ülke ve işletmelere bu fayda ve üstünlüğü sağlamıştır.

Tam Zamanında Üretim (TZÜ) Amacı, Hedefi, Felsefesi

Tam Zamanında Üretimin amacının sıfır stokla ve sıfır hata ile üretim gerçekleştirilmesi ile birlikte israfın önlenmesinin sağlanması ve maliyetlerin düşürülmesi olduğunu belirtebiliriz. Konuyu daha açacak ve detaylandıracak olursak üretim sürecindeki girdi maliyetlerin azaltılması yoluyla işletmelerin verimliliği artacaktır. Aynı girdi miktarı ile daha fazla ürün elde edilmesi bu üretim anlayışının verimliliğe ulaştığını gösteren verilerinden biri olarak kendini gösterecektir.

Tam Zamanında Üretimin hedefi işletmelerde üretilecek ürüne değer katmayan işlemleri sona erdirmek, rekabet gücü kazandırmak, üretimde maksimum kaliteye ulaşmak ve maliyetleri en aza indirmek olacaktır.

Tam Zamanında Üretimin felsefesi ise, amacı ve hedefine temel oluşturan uygulandığında organizasyonun verimliliğini arttıracak sürekli gelişmeyi sağlamaktır.

Tam Zamanında Üretimde Başarı İçin Gereklilikler

Bir işletmede başarı için ön şart bu alana çalışanları tam anlamıyla kanalize edecek ve bu anlayışı özümsemiş bir üst idare desteği varlığıdır.

Organizasyonun başarıya ulaşması için çalışanların işyerinde mutlu olması ve aralarında bir sinerji takım ruhu oluşturulması TZÜ’nün ilk ortaya konması gereken unsurlarındandır.

İşletmelerde çalışan personelin o takım ruhu içerisinde işlevsel bir şekilde üretimin farklı alanlarındaki noktalara da hakim olması sağlanması fonksiyonel işgücü de TZÜ başarısını etkileyen faktörlerin başında gelir.

TZÜ için olmazsa olmaz optimal bir tedarikçi ağına sahip olunması olacaktır. Bu sayede üretimin halkalarının üretim sonrası aşamaya entegrasyonu sağlanacaktır.

Son olarak da şunu belirtmeliyiz ki sadece TZÜ için değil hayatın her alanında olduğu gibi bu sistemde de aratarak devam eden gelişim felsefesi ile hareket edilmesi gerekliliği kaçınılmazdır.

Belirsizlik ve Kriz Dönemlerinde Ne Yapmalı?

Küreselleşmeyle birlikte artık dünya her ülkenin her işletmenin her organizasyonun yaşanılan olaylardan etkilendiği ve birbirini etkilediği bir alan haline dönüştü. Dünya üzerinde yaşanan krizler ve belirsizlikler sadece o krizin veya belirsizliğin ortaya çıktığı yerin değil tüm dünyanın sorunu olmaya başladı.

TZÜ yaklaşımı, belirsizlik ve kriz dönemlerinde önlem amaçlı stok bulundurmayı değil belirsizliğin kaynağına inip onu ortadan kaldırmayı ve buna uygun üretim anlayışını ortaya koymayı hedefler. Krizin ortaya çıkardığı sorunlara elinde stok biriktirerek değil tam tersine böyle zamanlarda daha çok ihtiyaç duyulan hammaddeyi daha sağlıklı ve verimli kullanarak karşılık verir.

  • TZÜ ile belirsizlik ve kriz dönemine özgü yine beklemesiz ve kesintisiz bir akış ile üretim ve tedarik sağlanmalıdır,
  • Belirsizlik ve kriz döneminde daha da ihtiyaç duyulan hammaddenin özenli kullanılması ile verimliliğe katkı yapılmalıdır,
  • TZÜ felsefesi içinde yer alan sürekli iyiyi arama iyileştirme çabası bu dönemlerde çok daha tercih edilebilir olmalıdır,
  • Belirsizlik dönemi adıyla müsemma ne zaman sona ereceği belli olmadığından ürüne katkısı olmayan, gereksiz girdi kullanımına gidilmemelidir,
  • İşbirliği ve ortak çalışma ile TZÜ sistemiyle israfa yol açmadan panik ortamı yaratmadan ve verimliliği ön plana alarak üretime devam edilmelidir,
  • Belirsizlik ve kriz dönemlerinin getirdiği kasvetli havaya karşın TZÜ ile daha dinamik, enerjisi yüksek, takım ruhunu canlı tutan anlayış benimsenmelidir.

Sonuç

Çalışmamızda Covid-19 salgını gibi belirsizlik ve kriz dönemlerinde üretim anlayışına Tam Zamanında Üretim(TZÜ) yaklaşımı kapsamında bakıp; bu anlayışın amacı, hedefi, felsefesine değinerek başarı için gereklilikleri belirtip ne yapılması gerektiğini ortaya koymaya çalıştık.

14.09.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM