YAZARLARIMIZ
Süreyya Gündoğdu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Sorumlu Bağımsız Denetçi
UHY Uzman YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.
sureyya@uhy-uzman.com.tr



Şirketlerde Sermaye Kaybı, Borca Batıklık Halleri İle Sermaye ve Özvarlığın Önemi -II

Geçtiğimiz yıl içerisinde, salgın hastalık süreci ile birlikte zaten kırılgan olan piyasalarda  yaşanan olumsuz gelişmeler, üretimin, ihracatın ve satışların düşmesi, döviz kurlarındaki artışlar, şirket faaliyetlerinde zarara neden olarak bilançolarda dolayısıyla özvarlık üzerinde  menfi etki yaratmıştır. Ticaret Bakanlığı bu sebeple öncelikle 15 Eylül 2018 tarihinde, sonrasında  26 Aralık 2020 tarihinde yayımladığı tebliğler ile  sermayenin kaybı veya borca batık olma durumlarında uygulanacak usul ve esaslarda düzenleme yapmıştır.  Özellikle ticari zararı artıran  henüz itfa olmamış döviz cinsi borçlanmalardan kaynaklanan kur farkı  zararlarının tamamı ile  , 2020 ve 2021 yılında tahakkuk eden kira giderleri ile amortisman ve personel giderlerinin yarısının, 1.1.2023 tarihine kadar geçerli olmak üzere Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı ve borca  batık olma durumunda yapılacak olan hesaplamalarda dikkate alınmayabileceği ifade edilmiştir. Sermaye azaltımı ve artırımı işlemlerine de düzenlemeler yapılarak  bu şekilde gerçekleştirilecek işlemler sonucunda, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içinde korunması zorunluluğu getirilmiştir.

Bundan yaklaşık 4 yıl önce yayımlanmış olan yazımda dikkat çekmiş olduğum hususları, 26 Aralık 2020 tarihindeki resmi gazetede yayımlanan “6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNUN 376 NCI MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ’de değişiklik yapılmasına dair tebliğ ile getirilen yeni düzenlemeleri örneklerle bu yazıda değerlendirmeye çalıştım.

15 Eylül 2018 tarihinde yayımlanmış olan ilk tebliğde şirketin son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde yönetim organının, genel kurulu hemen toplantıya çağırması gerektiği, gündemde bu konu olmadan yapılan genel kurul toplantılarında dahi bu husususun görüşülmesi gerektiği belirtilmiştir.  26 Aralık 2020 tarihinde değişiklik yapılan tebliğ ile Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumu,  “zararın, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısına eşit veya bu tutardan çok ve üçte ikisinden az olması” şeklinde tanımlanmıştır. Bu durumda yönetim organı, genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

Zararın,  sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısına eşit veya bu tutardan çok ve üçte ikisinden az olmasına şöyle örnekleyebiliriz.

Örnek  1;

Bu örnekte cari yıl zararı 10.000.000 TL olursa Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumu söz konusu değildir.

Cari yıl zararı 10.500.000 TL olursa Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumu söz konusudur.

Cari yıl zararı 14.300.000 TL olursa Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisine eşit  veya bu tutardan fazlasının karşılıksız kalması durumu söz konusudur.

Yönetim organının, zarar nedeni ile sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması neticesinde, son bilançonun genel kurula sunularak şirketin finansal yönden bulunduğu durumun bütün açıklığı ile her ortağın anlayabileceği şeklide anlatarak iyileştirici önlemleri sunması gerekmektedir.

Yönetim organı, şirketin mali durumundaki kötüleşmeyi ortadan kaldırmak veya en azından etkilerini hafifletmek amacıyla, sermayenin tamamlanması, sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin veya bölümlerinin kapatılması ya da küçültülmesi, iştiraklerin satışı, pazarlama sisteminin değiştirilmesi gibi iyileştirici önlemleri alternatifli ve karşılaştırmalı olarak genel kurula sunmalı ve açıklamalıdır.  Bu konuda genel kurula raporda sunulabilir.  Genel kurul bunları kabul edebilir veya başka yöntemlerin uygulanmasına karar verebilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesinin uygulanmasına  yönelik 15 Eylül 2018 tarihinde yayımlanan ilk tebliğde  değişiklik yapan  26 Aralık 2020 tarihinde yürürlüğe giren tebliği ile zararlar nedeni ile öz varlık kaybına uğrayan şirketler için önemli bazı düzenlemeler yapılmıştır.  Bunlardan en önemlisi genel kurulun “sermayenin 1/3” ile yetinmeye karar vermesi  ibaresi “kalan sermaye” olarak değiştirilmiş, sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunması şartıyla, sermaye artırımı yapılarak şirket sermayesinin  asgari sermaye tutarına kadar indirilebileceği  ifade edilmiştir.

Buna göre anonim şirketlerde zarar nedeni ile karşılıksız kalan özkaynaklarının düzeltilebilmesi için sermaye azaltımı yapılarak asgari 50 Bin TL sermaye bırakılabilecek veya  50 Bin TL’lik asgari sermayeyi koruyacak şekilde eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı yapılabilecektir. (Bkz: Örnek 2 ve Örnek 3 )

Yine ilgili tebliğde 26 Aralık 2020 tarihinde yapılan düzenleme  ile Halka açık anonim şirketler için sermaye piyasası mevzuatı hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilir. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımında, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunmasını sağlayacak tutarın sermaye artırımının tescilinden önce ödenmesi zorunludur. ( Bkz: Örnek 4 )

Örnek  2;

CAN TEKSTİL A.Ş.’nin 31.12.2020 BİLANÇOSU:

Bu örnekte görüldüğü üzere şirket özvarlığı 100.000 TL’dir. Zararlar nedeni ile  Sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısından  ve üçte ikiden fazlası  kayba uğramıştır.   

Şirket zararlar toplamı kadar sermaye azaltımı yaparak sermayesini asgari 50 Bin  TL’ye düşürmüş, öz varlık tutarı  değişmemekle birlikte sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısı olan 50.000 TL’lık tutar olan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içinde korunması zorunluğunu yerine  getirmiştir.

Örnek 3;

Şirket 2 nci örnekte verilen veriler ile sermaye azaltımı ile eş zamanlı nakit 100.000 TL sermaye arttırdığı  durumda ,

Şirket özvarlığı  200.000 TL olmuştur. Bu durumda şirket sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısından fazlasını  ve üçte ikiden fazlasını  özvarlık içinde korumaktadır.

26 Aralık 2020 tarihinde yürürlüğe giren Tebliğ ile  sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı olarak istenilen tutarda artırımına karar verilmesi durumunda, nakdi sermaye taahhüdü Kanunun 344 üncü ve 585 inci maddelerine uygun olarak ödenmelidir. Buna göre  TTK’nin 344 maddesinde “Nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmibeşi tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenmelidir. (Nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmibeşinin tescilden önce ödenmesi şartı limited şirketler bakımından uygulanmaz.) 

Yeni tebliğ hükümlerine göre sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilmektedir. Yapılan düzenlemeyle, bu şekilde yapılacak sermaye artırımında, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunmasını sağlayacak tutarın sermaye artırımının tescilinden önce ödenmesi zorunlu kılınmıştır. Bu duruma örnek 4’te yer verilmiştir.

Örnek 4;

Bu örnekte şirket 450.000 TL’lık sermaye artırımı ile sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısını özvarlık içinde korumaktadır.  Buna göre 450.000 TL’lık sermaye artırımının tamamı tescilden önce ödenmiş olmalıdır.

İlgili tebliğin 10 ncu maddesine  eklenen (c) bendi uyarınca, genel kurul toplantısında, bedelleri tamamen ödenmek suretiyle, Kanunun 344 üncü ve 585 inci maddelerindeki koşul aranmaksızın, sermayenin istenilen düzeyde artırılmasına ve daha sonra azaltılmasına karar verilebilecektir. Yine  bu şekilde gerçekleştirilecek işlemler sonucunda, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içinde korunması zorunlu olacaktır.

Kanunun 376 ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda 1.1.2023 tarihine kadar geçerli olmak henüz itfa edilmemiş döviz cinsi borçlanmalar ilişkin kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısının dikkate alınmayabileceği ifade edilmiş, bu durumun muhasebe kayıtlarında değil bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.  Bu düzenleme aşağıda örnek 5 ile  açıklanmaya çalışılmıştır.

Örnek 5;

Şirketin özkaynak toplamı 100.000 TL olup sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısı olan 325.000 TL’ nin altındadır.

Zarar içinde yer alan ve TTK 376 ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda dikkate alınmayabilecek giderler aşağıdaki gibidir.

225.000 TL’lık bu gider özkaynak içinde dikkate alınmadığı durumda şirketin öz varlığı aşağıdaki gibi olmaktadır.

Bu kapsamda yapılacak hesaplamalara ilişkin olarak hazırlanan finansal tablolarda herhangi bir kayda yer verilmeyerek, bu durumun bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilmesi gerekmektedir

26 Aralık 2020 tarihinde yayımlanan tebliğin  9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına “Sermaye tamamlama fonu yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir” açıklaması eklenerek, sermaye tamamlama fonunun sadece zarar mahsubunda kullanılabileceği izah edilmiştir.

Görüldüğü üzere Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 15 Eylül 2018 tarihli tebliğ ve   bu tebliğde değişiklik yapan 26 Aralık 2020 tarihinde  yürürlüğe giren yeni tebliğ ile Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesi kapsamında şirket sermayelerinin ve özvarlıklarının kuvvetlendirilmesine yönelik,  sermayenin kaybı veya borca batıklık durumlarında uyulacak usul ve esaslarda düzenlemeler yapılmıştır.  Bu düzenlemeler şirketin sürekliliğini koruması maksadıyla devamlılık arz eden şirket faaliyetlerinde sermayenin ve özelliklede özvarlığın önemini  birkez daha ortaya koymaktadır.

İstanbul, 03 Ocak 2021

Ek: 26.12.2020 Tarihli Tebliğ ve 15.09.2018 Tarihli Tebliğde değişiklik olan bölümlerin işlenmiş hali.

26 Aralık 2020 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 31346

TEBLİĞ

Ticaret Bakanlığından:

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNUN 376 NCI MADDESİNİN

UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

MADDE 1 – 14/9/2018 tarihli ve 30536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6 ncı maddesinin başlığı “Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurul” olarak değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumu zararın, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısına eşit veya bu tutardan çok ve üçte ikisinden az olmasıdır. Bu durumda yönetim organı, genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması” ibaresi “Zararın, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisine eşit veya bu tutardan çok olması” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkranın (a) bendinde yer alan “Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3 – Aynı Tebliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sermayenin üçte biriyle” ibaresi “kalan sermayeyle” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunması şartıyla, sermaye asgari sermaye tutarına kadar indirilebilir.”

MADDE 4 – Aynı Tebliğin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Sermaye tamamlama fonu yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir.”

MADDE 5 – Aynı Tebliğin 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 10 – (1) Halka açık anonim şirketler için sermaye piyasası mevzuatı hükümleri saklı kalmak kaydıyla genel kurul tarafından;

a) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı olarak istenilen tutarda artırımına karar verilebilir. Sermayenin azaltılması işlemi ile birlikte eş zamanlı sermaye artırımında nakdi sermaye taahhüdü Kanunun 344 üncü ve 585 inci maddelerine uygun olarak ödenir.

b) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilir. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımında, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunmasını sağlayacak tutarın sermaye artırımının tescilinden önce ödenmesi zorunludur.

c) Aynı genel kurul toplantısında, bedelleri tamamen ödenmek suretiyle, (b) bendindeki koşul aranmaksızın, sermayenin istenilen düzeyde artırılmasına ve daha sonra azaltılmasına karar verilebilir. Bu şekilde gerçekleştirilecek işlemler sonucunda, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içinde korunması zorunludur.”

MADDE 6 – Aynı Tebliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kur farkı zararları” ibaresi “kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Bu tutarların belirlenmesinde mükerrerlik oluşmayacak şekilde hesaplama yapılır. Bu fıkra kapsamında yapılacak hesaplamalara ilişkin olarak 13 üncü madde uyarınca hazırlanan finansal tablolarda herhangi bir kayda yer verilmeyerek, bu durum bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilir.”

MADDE 7 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

26.12.2020 Tarihli tebliğ ile değişiklik yapılan kısımlara yer verilmiş kaldırılan bölümler üstü çizilerek gösterilmiştir.

15 Eylül 2018 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 30536

TEBLİĞ

Ticaret Bakanlığından:

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNUN 376 NCI MADDESİNİN

UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

HAKKINDA TEBLİĞ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı maddesi kapsamında sermayenin kaybı veya borca batık olma durumlarında uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 210 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 446 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Aktif: Şirketin sahip olduğu dönen ve duran varlıkları,

b) Ara dönem finansal tablo: 3, 6 ve 9 aylık dönem sonları itibarıyla hazırlanmış finansal tabloları,

c) Borç: Öz kaynaklar hariç şirketin aktiflerini finanse ettiği kaynakları,

ç) Kanun: 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu,

d) Kanuni yedek akçe: Kanunun 519 uncu maddesinde düzenlenen yedek akçeyi,

e) Ortak: Anonim şirketlerin pay sahiplerini, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ortaklarını,

f) Serbest yedek akçe: Kanuni yedek akçelerin sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşan kısmı ile kanun ve sözleşme gereği ayrılanlar dışında genel kurulca ayrılmasına karar verilen yedek akçeleri,

g) Şirket: Anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketleri,

h) Sözleşme: Anonim şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin esas sözleşmesini, limited şirketlerin şirket sözleşmesini,

ı) Yönetim organı: Anonim şirketlerde yönetim kurulunu, limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulunu, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticiyi veya yöneticileri,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sermaye Kaybı

Genel kurulun toplantıya çağrılması

MADDE 5 – (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde yönetim organı, genel kurulu hemen toplantıya çağırır. Genel kurulun gündem maddeleri arasında, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının karşılıksız kaldığı belirtilir.

(2) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı durumlarda farklı bir gündem ile toplantıya çağrılmış olsa dahi bu husus genel kurulda görüşülür.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması halinde genel kurul

“Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurul”

MADDE 6 – (1)  Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması halinde yönetim organı, bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

“(1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumu zararın, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısına eşit veya bu tutardan çok ve üçte ikisinden az olmasıdır. Bu durumda yönetim organı, genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.”

(2) Yönetim organı, son bilançoyu genel kurula sunarak şirketin finansal yönden bulunduğu durumu bütün açıklığıyla ve her ortağın anlayabileceği şekilde anlatır. Bu hususta genel kurula rapor da sunulabilir.

(3) Yönetim organı, şirketin mali durumundaki kötüleşmeyi ortadan kaldırmak veya en azından etkilerini hafifletmek amacıyla, uygun gördüğü sermayenin tamamlanması, sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin veya bölümlerinin kapatılması ya da küçültülmesi, iştiraklerin satışı, pazarlama sisteminin değiştirilmesi gibi iyileştirici önlemleri alternatifli ve karşılaştırmalı olarak aynı genel kurula sunar ve açıklar.

(4) Genel kurul, sunulan iyileştirici önlemleri aynen kabul edebileceği gibi değiştirerek de kabul edebilir ya da sunulan önlemler dışında başka bir önlemin uygulanmasına karar verebilir.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurul

MADDE 7 – (1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması “Zararın, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisine eşit veya bu tutardan çok olması” halinde, toplantıya çağrılan genel kurul;

a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve Kanunun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılmasına,

b) Sermayenin tamamlanmasına,

c) Sermayenin artırılmasına,

karar verebilir.

Sermayenin azaltılması

MADDE 8 – (1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisi zarar sebebiyle karşılıksız kalan şirketin genel kurulu, sermayenin üçte biriyle  “kalan sermayeyle” yetinmeye karar verdiği takdirde sermaye azaltımı Kanunun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre yapılır. “Sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunması şartıyla, sermaye asgari sermaye tutarına kadar indirilebilir.”

(2) Bu madde kapsamında yapılacak sermaye azaltımında yönetim organı, alacaklıları çağırmaktan ve bunların haklarının ödenmesinden veya teminat altına alınmasından vazgeçebilir.

Sermayenin tamamlanması

MADDE 9 – (1) Sermayenin tamamlanması, bilânço açıklarının ortakların tamamı veya bazı ortaklar tarafından kapatılmasıdır. Kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının tamamlanmasına gerek yoktur. Sermayenin tamamlanmasına karar verilmesi halinde her ortak zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarda parayı vermekle yükümlüdür. Her ortak, payı oranında tamamlamaya katılabilir ve verdiğini geri alamaz. Bu yükümlülük, sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde olmayıp karşılıksızdır. Ayrıca yapılan ödemeler, gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben bir avans olarak nitelendirilmez.

(2) Sermayenin tamamlanmasında, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından Kanunun 421 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketler bakımından ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır. Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz.

(3) Bilanço zararlarının kapatılması için getirilen yükümlülükler uyarınca yapılan ödemeler öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında toplanır ve takip edilir.

“Sermaye tamamlama fonu yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir.”

Sermayenin artırılması

MADDE 10 – (1) Genel kurul tarafından;

a) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı olarak istenilen tutarda artırımına karar verilebilir. Sermayenin azaltılması işlemi ile birlikte eş zamanlı sermaye artırımında artırılan sermayenin en az dörtte birinin ödenmesi şarttır.

b) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilir. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımında sermayenin en az yarısını karşılayacak tutarın tescilden önce ödenmesi zorunludur.

“MADDE 10 – (1) Halka açık anonim şirketler için sermaye piyasası mevzuatı hükümleri saklı kalmak kaydıyla genel kurul tarafından;

a) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı olarak istenilen tutarda artırımına karar verilebilir. Sermayenin azaltılması işlemi ile birlikte eş zamanlı sermaye artırımında nakdi sermaye taahhüdü Kanunun 344 üncü ve 585 inci maddelerine uygun olarak ödenir.

b) Sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan kayıp kadar azaltılması yoluna gidilmeden sermaye artırımına karar verilebilir. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımında, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içerisinde korunmasını sağlayacak tutarın sermaye artırımının tescilinden önce ödenmesi zorunludur.

c) Aynı genel kurul toplantısında, bedelleri tamamen ödenmek suretiyle, (b) bendindeki koşul aranmaksızın, sermayenin istenilen düzeyde artırılmasına ve daha sonra azaltılmasına karar verilebilir. Bu şekilde gerçekleştirilecek işlemler sonucunda, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının özvarlık içinde korunması zorunludur.”

Genel kurulun gerekli tedbirlerden birini almaması

MADDE 11 – (1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurulun, 7 nci maddede belirtilen tedbirlerden birine karar vermemesi halinde şirket kendiliğinden sona erer. Bu şekilde sona eren şirketin tasfiye işlemleri, Kanunun 536 ncı ve devamı maddelerine göre yürütülür.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sermaye ile Kanuni Yedek Akçeler Toplamının Tamamının Karşılıksız Kalması

Borca batık olma durumu

MADDE 12 – (1) Borca batık olma durumu, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması halidir.

(2) Borca batık durumda olmanın işaretleri, yıllık ve ara dönem finansal tablolardan, denetime tabi şirketlerde denetim raporlarından, erken teşhis komitesinin raporlarından, yönetim organının belirlemelerinden ortaya çıkabilir.

(3) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim organı, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır.

(4) Yönetim organı, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre çıkarılan ara bilânço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğine karar vermesi ve 7 nci maddede belirtilen tedbirleri almaması halinde şirketin iflası için mahkemeye başvurur.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Ortak ve Son Hükümler

Esas alınacak finansal tablolar

MADDE 13 – (1) Şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumları, Kanunun 88 inci maddesine göre hazırlanacak finansal tablolar esas alınarak belirlenir. Finansal tabloların düzenlenmesinde ihtiyari olarak Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanmasının tercih edilmesi halinde, bahsi geçen durum bu şekilde hazırlanan finansal tablolar üzerinden değerlendirilir.

Sermayenin kaybı veya borca batık olma durumlarında birleşmeye katılma

MADDE 14 – (1)  Sermaye kaybı veya borca batık durumda olan bir şirket, kaybolan sermayeyi karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilir.

(2) Birleşmeye taraf olan bir şirketin, sermayesiyle kanuni yedek akçeleri kaybolmuş veya borca batık durumda olması halinde; birleşmeye taraf olan diğer şirketin kaybolan sermayeyi veya borca batıklık durumunu karşılayacak miktarda serbestçe tasarruf edebileceği özvarlığa sahip bulunduğu ve buna ilişkin tutarların, hesap şekli de gösterilerek doğrulandığı veya belirtilen durumların mevcut olmadığının doğrulandığı yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporu ile ortaya konulur. Devrolunan şirketlerin denetime tabi olması halinde bu rapor, denetime tabi şirketin denetçisi tarafından da hazırlanabilir.

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 1/1/2023 tarihine kadar, Kanunun 376 ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları  “kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı” dikkate alınmayabilir.

“Bu tutarların belirlenmesinde mükerrerlik oluşmayacak şekilde hesaplama yapılır. Bu fıkra kapsamında yapılacak hesaplamalara ilişkin olarak 13 üncü madde uyarınca hazırlanan finansal tablolarda herhangi bir kayda yer verilmeyerek, bu durum bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilir.”

Yürürlük

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

04.01.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM