YAZARLARIMIZ
Süleyman Erbay
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
suleyman_erbay27@hotmail.com



3568 Sayılı Kanunda Öngörülen Değişikliklerle İlgili Değerlendirmeler

Siz değerli meslek mensuplarımız yıllardır mesleğimizde gerekli ilgi ve kaliteyi görmediğimizden hepimiz şikâyetçiyiz. Kazanılması ve başarılması zor olan bu mesleğimiz neden bu kadar değersiz. Başka meslek var mı acaba bu şartlarda SMMM unvan almak kadar zor olan. İşte bende bir meslek mensubu olarak bu yazıyı kaleme almak istedim. Çünkü ben ve diğer meslek mensupları da istiyoruz ki mesleğimize karşı daha değerli hale getirmek istiyoruz ama karşımıza Kanun No : 3568 Resmi Gazete Sayısı : 20194 Tarihi : 13/06/1989 yasamızın bizlere engel oluyor. Bizler her gün değişen kanunlar, tebliğler , yönetmelikler vb. takip ediyorken bizim mesleğimizde günümüz koşullarda çok şey değişmekteyken bizler için değişen hiç bir şey bulunmamaktadır. Şimdi günümüz koşullarında değişmesini ön gördüğüm bazı hususlar gelin birlikte değerlendirelim.

  1. Mesleğimizin değer kazanmasında en büyük gördüğüm engellerden biri de Serbest Muhasebeci ibresidir. Bu unvan bizi engelleyen bir ibaredir. Çünkü bizler Serbest Meslek diye geçse de bizlerde bir doktor unvanı nasıl ‘’DR.’’  yada avukatın ‘’AV.’’ ise bunlarda serbest meslek diye geçmesine rağmen unvanlarında Serbest ibaresi kullanılmamaktadır. Bizlerde zorluklarla aldığımız meslek unvanımıza Mali Müşavir ‘’MM.’’ Almayı öngörüyoruz.
  2. Serbest Muhasebeci ibaresinde Muhasebeci unvanı da bizlere piyasada herkesin tabir ettiği gelir gider kayıt edici olarak bilinen bir meslek olarak bilinmekte. Burada bizler firmalarda çalışan öğrenimi bile olmayan insanlar fatura kesmeği öğrendiğinde adı muhasebeci olurken aynı durumda biz meslek mensuplarında muhasebeci olarak adlandırdığımızda değerimiz bir fatura kesmeyi öğrenen eğitimi bile olmayan insanlarla eşdeğer oluyoruz. Bu sebepten ötürüdür ki biz muhasebeci(kayıt tutan) unvanından çıkartılarak daha saygın olarak danışman olarak tabir edilmeyi öngörüyoruz.
  3. Mesleğimizde çalışma koşullarımız iki şekilde değerlendirilirken bu bizleri haksız rekabete götürmektedir. Bunlardan bir tanesi Büro açmak koşuluyla sınırsız defter tutma yükümlülüğü iken diğer tarafta bir firmada bağımlı çalışan meslek mensuplarıdır. Burada ki sistem bir meslek mensubuna ofis açma koşuluyla sınırsız defter tutma imkanı verilirken diğer yanda bağımlı çalışan meslek mensubu için yalnız bir defter tutabileceği öngörülmektedir. Bu da iki tarafta bulunan meslek mensupları içinde gelir adaletsizliği içermektedir. Gelin bu iki koşuldan ilki olan ofis yoluyla sağlanan haksız rekabet koşullarına; Bizler abiyene tabirle hizmet sattığımız için müşteri bize gelmek yerine biz müşterinin yanına gidiyoruz bu sebeple ofisini açan yeni meslek mensubu ne yapıyor defterini başkasını tuttuğu meslek mensubundan defterlerini isteyerek alıyor ve meslek tarifesinin altında fiyat vererek işe başlıyor ve bu süreç defter sayısını artırmak için daha düşük defterlere hizmet veriyor ve bu yapılan işlem meslek mensubuna kazandırmak yerine mesleğini daha da kötü bir hale getiriyor.  Bu süreç yıllarca devam edip mükellef sayısını artırıyor ama hesap edemediği bir şey kendisine daha iş yükü getirip daha az kazanç almasına sebebiyet veriyor. Sadece bununla kalmıyor çünkü mükellef artıkça verdiği hizmetin değeri düşüyor personel ihtiyacı doğuyor ve tecrübesi olmayan personellerle iş yürütülmeye çalıştığından yapılan hizmetin kalitesi de düşüyor. İkinci koşul olan Bağımlı çalışan meslek mensubu bir defter tutma yükümlülüğü olduğundan bağımlı olduğu şirket maaşına bu bir defter yükünün karşılığını vermediğinden firmalarda Muhasebe Müdürü, Mali Kordinatör, Genel Kardinatör unvanları çalışan kişiler maalesef Meslek Mensuplarımız olamıyor. Belki bu konuda uzun olarak bahsettiğimizde umarım sıkılmamışsınızdır. Çünkü mesleğimizde en çok kanayan yara gelir eşitsizliği ve haksız rekabet olması sebebiyle bu sorunumuzun giderilmesi adına ofis mükelleflerine kota ugulaması ve bağımlı çalışanlarımıza belirlenen bir kota üzerinden defter tutma imkanı verilmesini öngörüyoruz.
  4. Meslek mensubu olmak isteyenlerin gerçek bu işi yapan kişilerin değil de başka çaresi olmayıp elinden bir iş gelmeyen ezber yaparak kazanan kişilerin yapmasını öngören SMMM olmanın  özel şartlarından biri olan ‘’Hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yükseköğretim Kurumunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olmak veya diğer öğretim kurumlarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisan üstü seviyesinde diploma almış olmak’’ ibaresinin kaldırılması yönünde. Çünkü bizler ya bu işin diğer mesleklerde olduğu gibi bir okulu olması ve mezun ve stajını yaptıktan sonra diploması olan bir doktor, mühendis, avukat, eczacı vb. meslekler gibi   unvan almak yerine mesleğimizle ilişkili olmayan bir çok lisans üstü mezunu olan kişilerle yarış içine giriyoruz. Bunun için ya bu meslek için üniversitelerde SMMM bölümü açılsın yada mesleğimizle ilgili bu kişilerin bu yarışa dahil olmasını öngörüyoruz.
  5. Defter tutma yükümlüklerini muhasebeci unvanı altında yapılmasını ve biz meslek mensuplarını da diğer mesleklerde olduğu gibi belli koşullar ve şartlar adı altında zorunlu mali danışman olarak sözleşme zorunluluğun olmasını öngörüyoruz.
  6. Basit usul olarak yada işletme defterleri olarak bulunan mükelleflerin defterleri tutulma ve beyanname süreçleri bağlı bulunduğumuz SMMM odalarınca yapılmasını öngörüyoruz.
  7. Sistemin eksiklerinden biride bizler devlet adına mükelleflere vergi ödeten konumdayız. Bizler devlet adına işlem yaparken kazancımızı defterlerini tutuğumuz mükelleflerden almaktayız. Yıllardır tahsilat sorunumuz aşikardır. Bu sebepten dolayı hizmet verdiğimiz bu işin karşılığını devlet yoluyla vergi gibi tahsil etmeyi öngörüyoruz.

Sonuç olarak bunun gibi eksikleri bulunan meslek yasamızda öngördüğüm uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesi hususunda çünkü teknoloji şen hayatımızda mesleğimiz yok olmak endişesi içerisindeyiz. Siz değerli büyüklerim ve üstatlarım bizlere bu eksikliklerin giderilmesi hususunda yardımlarınızın olacağı düşüncesindeyim. Yazımı okuyup ve değerlendirmenizi canı gönülden dilerim.

18.10.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM