YAZARLARIMIZ
Sinan Elmaz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
sinanelmaz@hotmail.com



Serbest Meslek Kazancında Gelir ve KDV Sorunu

Tarih: 28.10.2016

193 Sayılı Gelir vergisi Kanunu 2. Maddesinde Gelir in Unsurları Ticari Kazançlar – Zirai Kazançlar – Ücretler-“Serbest Meslek Kazançları”-Gayrimenkul Sermaye İratları-Menkul Sermaye İratları-Diğer Kazanç ve İratlar olarak 7 unsurda belirlenmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu 65. Maddesinde Serbest Meslek Kazancının tarifi yapılarak “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.” denilmiştir.  Yine aynı madde de  Serbest meslek faaliyeti “  Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” denilmektedirBu madde den yola çıkarak sermayesi şahsi mesaisine ait kendi nam ve hesabına çalışan özetle Doktor ,Mühendis, Müşavir ,v.s gibi meslek gruplarının elde ettiği  kazanç Serbest Meslek Kazancı olarak değerlendirilmektedir. (193 sayılı GVK Madde 66 )

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu 67. Maddesinde Serbest Meslek Kazancının Tespiti “ bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısı ile  yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.” Denilmesi  bu  kazancın tahsil esasına göre değerlendirilmesine olanak sağlamıştır.

Serbest Meslek Kazançları yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde Gelir vergisi kanununa tabi olmakla beraber bu hizmetin ifası 3065 sayılı KDV kanununa da tabidir. Serbest Meslek Kazançları 193 Sayılı GVK kanununda verilen hizmetin karşılığında alınan ücretin tahsil edilmesine bağlı iken 3065 Sayılı KDV Kanununun 10/a maddesine göre vergiyi doğuran olay “ Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması”  ile KDV nin doğduğu anlaşılmaktadır.

Her iki kanunda da vergiyi doğuran olayın farklı esaslara bağlanması uygulamada zaman zaman ihtilaflara yol açmaktadır. Örnek ; Mükellefi ile yıllık sözleşme imzalayıp hizmet karşılığında ücretini aylık taksitler halinde alacağını taahhüt eden mükelleften o ayki hizmetini ( Beyanname , Bildirge vs.) tam yerine getiren Serbest Meslek Erbabının ücretini tahsil etmemesine rağmen , ilgili ayda hizmetin verilmiş olması gerekçesi ile Vergi Dairesi tarafından Kdv ödemeleri istenilmektedir. Kdv ödemeyenler hakkında da cezalı işlemler yapılmaktadır.  Bu çelişkili durum ile ilgili  Danıştay ‘ ın bazı kararlarını paylaşıyorum.

·         8.1.1997 tarih, E: 1995/5209, K:1997/61 sayılı Danıştay 11. Dairenin verdiği kararın içeriği özetle aşağıdaki gibidir.  Ankara vergi mahkemesinin mükellef lehine verdiği kararı Vergi Dairesi temyiz ederek Danıştay ‘ a taşımıştır. Temyiz in  İçeriği “ Serbest Muhasebecilik faaliyetine bulunan yükümlünün işlemlerinin incelenmesi sonucu rapora dayanılarak aynı yılın Mart – Mayıs – Haziran dönemlerine ilişkin Kaçakçılık cezalı Katma Değer Vergisi salınmıştır. Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 10.4.1995 gün ve E:1994/1311, K:1995/465 sayılı kararıyla; davacının müşterilerine muhasebecilik hizmeti sunduğu, bu hizmetin sözleşme hükümlerine göre yürütüldüğü, sözleşmede ücretin aylık olarak ödenmesi koşulu getirildiği halde tahsilatın yapılmasıyla birlikte serbest meslek makbuzunun düzenlendiği dönemde katma değer vergisinin beyan edildiği, bu suretle vergi kaybına yol açıldığından bahisle cezalı tarhiyat yapılmış ise de, ancak ücretin elde edildiği anda serbest meslek makbuzu düzenlenebilmesi ve ilgili dönemde beyan edilmesi zorunluluğu karşısında vergi kaybından söz edilemeyeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatın terkinine karar vermiştir. Vergi dairesi müdürlüğü, inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir. “  Bu istem üzerine Danıştay ‘ ın  verdiği  Karar şöyledir ;   “Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddine, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 10.4.1995 gün ve E:1994/1311, K:1995/465 sayılı kararının onanmasına, 8.1.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.”

Ayrıca bu durum ile ilgili bazı karar numaraları aşağıdaki gibidir.

1 - Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurul Kararı (22.11.1996 tarih ve E:1996/102, K:400 sayılı karar)

2 – Danıştay 11. Dairenin (17.2.1999 tarih ve E:1997/4149, K:1999/707 sayılı karar) Çok önemli.

3 – Danıştay 9. Dairenin (19.02.1998 tarih E:1997/402, K:1998/651 sayılı karar)

Sonuç ; Serbest Meslek Erbabı nın  verdiği hizmetten dolayı Kdv yönünden düzenlemesi gereken Makbuzu  ücretini tahsil etmediği durumlarda düzenlemesi gerekmemektedir. Yukarıdaki Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere ücretini tahsil etmediğinden makbuz düzenlemeyen meslektaşlarım  vergi dairesinin bu şekildeki cezalı tarhiyatlarından emsal göstererek kurtulabilir. Ücretini tahsil etmeyen meslektaşlarım ; Makbuz düzenlemeyin.

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM