YAZARLARIMIZ
Serdar Yücel
Yeminli Mali Müşavir
E.Vergi Müfettişi
syucel@reelymm.com



Haksız KDV İadesine Sahte Belge Kullanımı İle Sebebiyet Verilmesi Halinde Pişmanlık ve Islah

Sahte Belge (Fatura) Kullanılmak suretiyle Haksız Alınan KDV iadesinden dolayı Pişmanlık hükümlerinden Faydalanılabilir mi.?

Beyana dayanan vergilerde (Emlak vergisi hariç) vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 371. Maddesinde şartlar dikkate alınarak vergi ziyaı cezası kesilemediği gibi Kaçakçılık suçlarına ait cezalarda ortadan kalkmaktadır.

Pişmanlık ve ıslah iki yarı kavram olduğu için mükellefin sadece pişmanlık duymasının yeterli olmadığı, mükellefin maddi ve biçimsel vergi kanunlarına aykırı hareketlerini de düzelterek ıslah olması gerekmektedir.

Sahte Belge (Fatura) Kullanılma olayının ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlanılmadan veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirilmeden  yani Kanundaki pişmanlık şartlarını ihlal etmeyecek şekilde vergi idaresi/ilgili makamlar haberdar olmadan,  mükelleflerin, çalışanların, alım-satıma taraf diğer kişilerin vb. edindiği harici verilerle, zaman içerisinde anlaşılma, itiraf edilme ve iç denetim-dış denetim yapan birimlerin konuyu incelemesi vb. sebeplerle İndirim/Yüklenim listelerinde yer almış olan bir kısım belgelerin kuvvetle muhtemel sahte belge olduğu anlaşılmış olabilir.  

Sahte Fatura kullanımının Kaçakçılık suçları arasında sayılmasına rağmen çoğu zaman bu maddenin varlığının mükellefler arasında uygulamada göz ardı edilerek artık çok önemsenmediği sık karşılaşılan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa VUK 359./b. Maddesi gereği sahte belge kullanma suçuna ait  ceza; üç yıldan  sekiz yıla kadar hapis cezasıdır.[1]

Bilindiği üzere; gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. Ancak gerçekte yapılan bir mal veya hizmet alımı karşılığında mal veya hizmeti sağlayan tarafından kendi belgesi yerine bir başka mükellefin belgesi verilebilmektedir. Bu  gibi durumlarda iş veya hizmetin mahiyetine göre belgeyi alan tarafın bu belgenin mal veya hizmetin sağlandığı mükellefe ait olup olmadığını bilemediği durumlar söz konusu olabilmektedir. Bu gibi durumlarda sahte belgeyi kullanmış olan mükellefin, bu belgenin satın aldığı mal veya hizmeti sağlayana ait olmadığını bilip bilmemesi önem taşıyacaktır. Şayet kullanıcının belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekiyorsa, bir başka deyimle, kasıt söz konusu ise burada 359 uncu maddede belirtilen Kaçakçılık suçunu oluşturan sahte belge kullanımı söz konusu olacaktır.

İndirim/Yüklenim listelerine giren Sahte Belge kullanımına isabet eden KDV nedeniyle mükellefe nakden/mahsuben iade edilmiş olan haksız KDV iadesinin, VUK’nun 341nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “verginin haksız yere geri verilmesine sebebiyet verilmesi” anlamına geldiğinden vergi ziyaı hükmünde olduğu açıktır.

İndirim/Yüklenim listelerinde yer almış olan bir kısım belgelerin kuvvetle muhtemel sahte belge olduğunun anlaşılmış olması üzerine KDV iadesine konusu Yüklenim listesine giren tutarların nakden/mahsuben iade alınmış olması durumunda pişmanlıkla düzeltme beyannamesi verilebilir. Bu şekilde düzeltme beyannamesi verilmesi istenildiği takdirde yalnızca “iade edilebilir KDV” tutarında azalma olacak, ödenecek vergi çıkmayacaktır.

Dolayısıyla 238 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğe göre; pişmanlık talebiyle verilen beyannamelerde ödenecek vergi çıkmaması nedeniyle bu talebin kabul edilemeyeceğinden verilen beyannamelerin kendiliğinden verilen beyanname olarak kabul edilerek gerekli işlemlerin yapılacağı belirtilmiştir.

Buna karşın Verginin noksan tahakkuk ettirilmesi veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermenin de vergi ziyaı hükmünde olduğu, “pişmanlık müessesinin” esas itibarıyla temelinde vergi ziyaı yattığı göz önüne alındığında Haksız vergi iadesinin de pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının esasen önü açıktır.

Böylece Gelir İdaresi Başkanlığının “Vergilerde Pişmanlıkla Beyan Uygulaması Broşürü” 11. Sayfasında; “Verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi nedeniyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda pişmanlıktan yararlanılabilir. Pişmanlık talebinde bulunabilmek için vergi ziyaının meydana gelmiş olması ve buna bağlı olarak vergi ziyaı cezasının kesilecek olması gerekir” şeklinde çok isabetli bir açıklama yapılmıştır.

Dolayısıyla Haksız KDV iadesinde pişmanlık şartlarına uygun olarak “pişmanlık” hükümlerinden hukuken faydalanabilmek mümkündür.

Haksız KDV İadesinde Pişmanlık Hükümlerinden Faydalanmak için Nasıl İşlem Yapılmalıdır.?

Haksız KDV iadesinde pişmanlık şartlarına uygun olarak “pişmanlık” hükümlerinden faydalanılabilecektir. Ancak bu durumda internet üzerinden verilmesi gereken düzeltme beyannamesinde “özel onay” seçeneği ile pişmanlık talepli düzeltme yapılabilmesi için ödenecek vergi çıkmaması nedeniyle e-beyanname sistemi buna izin vermemektedir.

Her ne kadar pişmanlık özel onay seçeneği seçilemez ise de internet üzerinden kendiliğinden verilen vergi beyannamesi olarak girilmeli, beyannamede düzeltme nedeni olarak 371. Madde pişmanlık hükümleri kapsamında verildiği belirtilmelidir. Ancak bu şekilde düzeltme beyannamelerinin verilmesi usul yönünden pişmanlık hükümlerinin uygulanması için henüz yeterli değildir.

Ayrıca düzeltme beyannameleri üzerine “Haksız Alınan İadenin Geri Ödenmesine Ait Dilekçe” hazırlanarak iade edilebilir KDV tutarının azalmasıyla nakden/mahsuben haksız iade olarak alınan tutarların vergi dairesine VUK 371. Pişmanlık hükümlerine göre verildiğinin bildirilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken başka önemli bir hususta; bu dilekçenin vergi dairesine “179 evrak türü” ile kaydedilmesi gerektiğinin evrak kayıt memuruna mutlaka iletilmesi gereğidir.

Yeminli Mali Müşavirlerin düzenlediği KDV iadesi tasdik raporundan önce iadenin teminat karşılığında alınması ve raporda, iade edilmesi gereken KDV miktarının teminat karşılığı alınan tutardan daha az olduğunun tespit edilerek vergi ziyaının varlığı halinde pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkanı var mıdır.?

08.05.2001 tarih ve 32/3204 - 695/25134 sayılı özelgede; bu konuya açıklık getirilmiştir. Eğer ki YMM tarafından düzenlenen KDV iadesi tasdik raporuyla tespit edilen iade miktarının mükellef tarafından kabul edilerek, fazladan alınan vergi iadesi için pişmanlık talebiyle beyanda bulunulması ve pişmanlık şartlarının da yerine getirilmesi halinde, bu talep vergi dairelerince kabul edilmektedir. Ancak pişmanlık talebinin kabul edilebilmesi için bu talebin YMM tarafından düzenlenen raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesinden önce veya bu raporla birlikte yapılmış olması gerekmektedir.

Teminat karşılığında alınan vergi iadesinin daha az olduğuna dair YMM tarafından hazırlanan Rapor vergi dairesi kayıtlarına girdikten sonra artık “haksız alınan KDV iadesi” nedeniyle pişmanlık hükümlerinden bahsedilmeyecek ve vergi ziyaı cezasına muhatap olunacaktır. [2]

Sahte Belge (Fatura) Kullanılmak suretiyle Haksız Alınan KDV iadesinden dolayı Pişmanlık hükümlerinden Faydalanılamaz ise Kaçakçılık Suçu Yönünden cezaya muhatap olunur mu.?

Kaçakçılık suçunun oluşması için suçun manevi unsuru (kasıt unsuru) yani sahte belgenin bilerek kullanılıp, kullanılmadığının belirlenmesine bağlı olduğu VUK 306 seri nolu Tebliğde açıklanmıştır. Dolayısıyla bilerek Sahte Belge (Fatura) Kullanılmak fiili gerçekleşmişse; VUK 359./b. Maddesi gereği; üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına muhatap olunur.

Dolayısıyla haksız KDV iadesine sebebiyet verilmesi durumunun altında bilerek sahte belge kullanma fiili yatıyorsa ayrıca vergi ziyaı cezası 3 kat uygulanır. Ancak vergi incelemesine başlanılmasından veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirilmesinden önce pişmanlık hükümleri dışında kendiliğinden verilen düzeltme beyannamesine istinaden VUK 344. Maddesine göre vergi ziyaı cezasının %50 uygulanmasına engel teşkil etmez.

Fakat bilerek Sahte Belge (Fatura) Kullanılmak fiili gerçekleşmiş olsa dahi Pişmanlık şartlarına uygun işlemler ve ödemeler yapılmış olduğunda hem vergi ziyaı cezası kesilemez hem de Kaçakçılık yönünden hapis cezası verilemez.

Pişmanlık hükümlerinden faydalanılmakla ne elde edilmiş olur.?

Pişmanlık hükümlerinde esas yararlanılması düşünülen ve şartları da buna göre oluşturan hukuka aykırı eylem olan vergi zıyaına ait cezanın kesilmesinin engellemesidir.

Ayrıca Kaçakçılık suçlarına ait cezaların düzenlendiği VUK 359. Madde de açıkça hüküm bulunması nedeniyle pişmanlık ve Islah hükümlerinden yararlanılan mükellef içinde ceza verilememesi pişmanlık müessesinin önemini çok daha fazla artırmaktadır.


[1] (7394 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle değiştirilen ibare. Yürürlük: 15.04.2022)

[2] 15/05/2003 tarih ve B.07.0.GEL.0.30/3025-353-261/19855 sayılı özelge

18.10.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM