YAZARLARIMIZ
Sebahattin Eriş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
musavir42@hotmail.com



Tevkifatta Yeni Tabirler; Mamül Mü? Yoksa Nihai Eşya Mı?

21.04.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve KDV Genel Uygulama Tebliği’ni değiştiren 41 Seri numaralı tebliğ ile; artık demir-çelik külçeleri ile, demir-çelik ve bunlardan alaşım ürünlere 01.05.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişik oranlarda KDV tevkifatı getirildi.

Söz konusu KDV Genel Uygulama Tebliği’nin külçe metallere ilişkin I/C-2.1.3.3.1. bölümündeki bütün “çinko,” ibarelerinden sonra gelmek üzere “demir-çelik,” ibareleri eklenince; 01.05.2022  tarihinden itibaren geçerli olarak “demir-çelik külçeleri” de, yani külçe demir-çelik de 7/10 oranındaki tevkifata tabi tutulmuş oldu.

Demir-çelik külçelerine ilişkin bu değişiklik, aşağıda anlattığımız “demir-çelik ve alaşımlarından  mamül ürünlere” yeni getirilen, yine 01.05.2022 tarihinden itibaren geçerli olan ve söz konusu kök tebliğin “I/C-2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi” bölümüne yeni eklenen 4/10 oranındaki tevkifat karşısında/yanında pek dikkat çekmedi ya da anlaşılamadı. Aslında her ikisi de, iki farklı konu ve tevkifat oranları her ikisinin de farklı.

Ancak bizim dikkat çekmek istediğimiz ve karışık olan konu, söz konusu tebliğin “I/C-2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi” bölümüne yeni eklenen; “demir-çelik ve alaşımlarından mamül ürünlere” 4/10 oranında yeni getirilen tevkifat konusu.

Çünkü konu henüz anlaşılamadı ve zorunlu olan pek çok sektörde hala tereddütlere sebebiyet verdi.

Bize gelen sorulardan ve onlara verdiğimiz cevaplardan da yola çıkarak, söz konusu Tebliğin I/C-2.1.3.3.8. bölümüne yeni eklenen  “demir-çelik ve alaşımlarından mamül ürünlere” getirilen 4/10 oranındaki tevkifatı örnekleri ile, karar verme kriterleri ile ve ayırım noktaları ile risk alarak anlatmaya çalışacağız. Risk alarak diyorum, çünkü tebliğde güzel anlatılamadı, anlaşılır örnekler konulamadı, konuya ilişkin tereddütler ve belirsizlikler oluştu, dolayısı ile örneklemekten ya da aşağıdaki açıklığı ile yazmaktan kaçınılıyor.

Yeni düzenlemeye göre; demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmayacak.

Mefhum-u muhalifinden hareketle, demir-çelik veya bunların alaşımından mamul herhangi bir ürünün; ithal edilmediği sürece tüm teslim aşamaları ile, yine demir-çelik veya bunların alaşımından mamul herhangi bir ürünün; salt cehverden üretilmediği sürece, bunların ilk üretimi de dahil tüm teslim safhalarında tevkifat uygulanacak. 

Başka bir ifade ile, ithalatçıların ilk teslimi ile, kendi cehverinden üretilen demir-çelik ve bunların alaşımlarından mamül ürünlerin ilk üreticisi tarafından tesliminde tevkifat olmamakla beraber, bunların her ikisinin de bu safhadan sonraki el değiştirmelerinde veya teslimlerinde tevkifat uygulanacak.

Yukarıda anlatılan bu iki farklı durum, tevkifat olup olmadığına ilişkin en başta gözetilmesi gereken BİRİNCİ KOŞUL.

Birinci koşula göre tevkifata tabi olduğu düşünülüyorsa, bu ürünlerden sadece alım satıma konu olanlarda, bu defa tevkifat olup olmadığına ilişkin İKİNCİ BİR KOŞUL daha bakılacak. 

Aslında bu ikinci koşul; vergi hukukumuzda çok dillendirilen, birbirinden çok ayırt edilen ya da bir konunun direkt ayırımı olarak kullanılan bir konu değildi, ancak tevkifat olup olmadığına karar verebilmek için yeni bir tabir gibi baskılı bir şekilde ortaya çıktı.

Bu yeni kavram da şu; alım satıma konu edilen ve tevkifata tabi olup olmadığına bakılacak demir-çelik ya da bunların alaşımından olan ürün, MAMÜL mü?, yoksa EŞYA mı?

Dolayısı ile, ithal ürününün ithalatçısı tarafından ilk satışına, üretime konu ürünlerin ise, ilk üreticisi tarafından cevherden üretilip üretilmediğine ilişkin ilk koşula bakıldığında, yukarıda anlattığımız şekilde birinci koşul oluşmuşsa, o zaman sadece alım satıma konu edilenlerde söz konusu bu ikinci koşula da bakılarak bir ürünün tevkifata tabi olup olmadığına karar verilecek.

Ancak, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin üretimi ile uğraşanlarda ise ikinci koşula bakılmaksızın, sadece birinci koşulun varlığı halinde tevkifat uygulanacak. Yani salt cevherden bir üretim yapılmamışsa, hurda veya başka metal malzemeler de kullanılarak bir üretim yapılmışsa, üretime konu bu üründe ilk üretici tarafından tevkifat uygulanacak. Üreticinin teslim ettiği alıcı ise, aynı ürünün nihai bir EŞYA olup olmadığına bakarak tevkifat uygulamasını sürdürüp sürdürmeyeceğine karar verecek.   

Örneğin, bir alım satımcı tarafından tornavida veya pense ya da bir kesme makası alınıp satılıyor olsun, bunların hiç birinde tevkifat YOK. Çünkü bunlar, nihai bir EŞYAYA dönüşmüş ve başka maksatla kullanılamayan, ya da başka bir ürünün hammaddesi olamayacak nitelikteki ürünler.

Örneğin, bir vana satıcısı ya da bir kalorifer peteği satıcısı, bunları bir dökümcüye döktürerek tedarik ediyor olsun, bunlara ilişkin sipariş vermiş-döktürmüş ve teslim almış olsun. Hatta çelik olarak dökülmüş ve bilinen bir ürün olsun. Bunları hurda çelikten hurda metallerden elde eden dökümcü; üretici olmasına rağmen, salt cevherden üretmediği hurda ya da başka karışımlarla elde ettiği için dökümcü tarafından ilk tesliminde tevkifat VARKEN, bunları teslim alarak satışa sunan iş sahibinde tevkifat YOK. Çünkü bunlar da nihai EŞYAYA dönüşmüş ürünler artık. Yani hiç kimsenin başka bir üretimde hammadde olarak kullanabileceği ürünler değil.

Örneğin, çeşitli profillerin satışını gerçekleştiren birinin tüm profil çeşitlerinin teslimi tevkifata tabi olduğu gibi, herhangi bir değişiklik geçirmediği sürece bu profillerin diğer safhalardaki tüm teslimleri de tevkifata tabi. Bu profili örneğin 3 üncü safhadaki satıcıdan alıp elbise askılığı ya da pencere ya da profilden sehpa yapan/imal eden birinin teslimleri ise tevkifata tabi DEĞİL. Çünkü nihai bir EŞYAYA dönüşmüş ve başka bir üretimin içerisinde hammadde olabileceğine ilişkin hiçbir tereddüt kalmamış olacak.

Ancak, aynı profili sadece basit bir şekil vererek, sadece eğerek, sadece bükerek satan birinde tevkifat olacak. Çünkü, tevkifata tabi olmaması için bu basit şekilli profilin başka bir iş dalı veya üretim konusunda hammadde olarak kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin tereddüt kalmaması gerekecek. Halbuki, bu basit şekle tabi tutulmuş profil başka üretim alanlarında hammadde olarak kullanılabilecek.

Öneğin, vinç imalatı yapan birinde bu ürün için tevkifat uygulanmayacak. Çünkü söz konusu vinç ürünü artık nihai bir EŞYA. Başka bir amaçla kullanılamayacağı, ya da başka bir üretimin hammaddesi, yarı mamulü olamayacağı bariz belli.

Dolayısı ile, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerde tevkifat olup olmadığına karar verirken;

Birincisi; Böyle bir ürünü ithal yolu ile temin edip etmediğimize, ya da üretici isek salt cevherden üretip üretmediğimize bakılacak. Teslime konu ettiğimiz ürün, ithal ettiğimiz bir ürün değilse, o zaman ikinci koşula bakılacak. 

İkincisi, teslime konu ürün ithal ettiğimiz bir ürün değilse, o zaman da teslim ettiğimiz bu ürünün alıcı üreticiler tarafından başka bir ürünün ilk madde-malzemesi veya yarı mamulü olarak kullanıp kullanmayacağına, ya da nihai bir eşya olup olmadığına bakılarak teslim ettiğimiz ürünün tevkifata tabi olup olmadığına karar vereceğiz. 

Ancak, demir-çelik ve alaşımlarından mamül ürünlerin ilk üreticileri, salt cevherden üretmedikleri sürece, yani hurdadan ya da hurda veya başka metallerin karışımı ile ürettikleri sürece tevkifata tabi olup, ikinci koşul onlar için geçerli olmayacak. Yani onların ürettiği ürünlerin nihai bir eşya olup olmadığına bakılmaksızın tevkifata tabi olacak.

Dolayısı ile demir-çelik ve alaşımlarından mamül ürünlerin ilk üreticilerinde tevkifat olup olmadığına bakılacak olan tek koşul; bunların üretimi için kullandığı hammaddelerdir. Onlarda birinci koşulun oluşması halinde ikinci koşulun olup olmadığına bakılmayacak. Yani üretilen ürünün mamul mü? Yoksa nihai bir eşya mı? olup olmadığının önemi kalmayacak.  

Safi cevherden bir üretim yapılmışsa, yani başkaca hiçbir karışım, hurda vs. kullanılmadan salt  cevherden bir üretim sonucu elde edilen bir ürün ise tevkifata tabi DEĞİL, ancak cevherin yanında hurda veya başka malzemeler de kullanılmışsa, ya da sadece hurda metallerden üretilmişse o zaman üretilen bu ürünün nihai bir eşya olup olmadığına bakılmaksızın tevkifata TABİ OLACAK.

Son bir husus da şu;

Dökümcülerin tevkifata tabi olup olmadığı tartışılıyor. Dökümcülerde tevkifata ilişkin ilk ve tek koşul; döküm şeklinde üretilen ürünün salt cevher kullanılarak üretilip üretilmediği, ya da üretiminde cevherin yanında veya cevher hiç kullanılmadan hurda ya da başka metallerin kullanılıp kullanılmadığıdır.

Dolayısı ile, dökümcülerde tevkifat olup olmadığına ilişkin, yukarıdaki son bölümde yer alan üreticilere yönelik açıklamalar esas alınacaktır.  

Tevkifata ilişkin söz konusu yeni düzenlemeden karmaşıklığına ve yoruma dayalı olmasına rağmen anlayabildiğimiz budur. Ortada henüz, tüm tereddütleri giderici bir açıklama bulunmamaktadır.

24.05.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM