YAZARLARIMIZ
Savaş Yıldız
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
smmmsavas@hotmail.com



Küresel Bir Olgu Bağımsız Denetim Nereye Koşuyor ?

Tarih: 19/11/2015

Maliye Teşkilatında, Vergi müfettiş yardımcılarını iyi yetiştirmek amacıyla, Ankara’da eğitim grup başkanlığının kurulduğu, 10.000 vergi inceleme elemanı ile vergi incelemesi konusunda ki etkinliğinin artacağı ilgili çevrelerce bilinmektedir. Merkezi sistemle hiçbir ayırım gözetmeksizin tüm mükellefleri yeminli mali müşavirlerce tasdik raporuna bağlanmış mükelleflerde dahil incelemeye başladılar ve inceliyorlar. Yeminli Mali Müşavirlerce tasdik raporuna bağlanmış mükelleflerde dahil tüm mükelleflerin çok yakında cari dönemde vergi incelemesine tabi tutulmuş olacağı, ilgili çevrelerce dile getirilmektedir. 

Ayrıca, 2015 yılı nisan ayında maliyenin yazdırdığı yeni denetim programında, 560 kontrol noktası bulunduğu ilgililerce bilinmektedir. Anlaşılacağı üzere, hiçbir ayırım gözetilmeksizin tüm işletmeleri vergi incelemesine tabi tutabilecek yapıda bir denetim programından söz edilmektedir.  

Bu koşullar altında; şirketler için 2016 yılı ve sonrası, çok zorlu dönemler olarak görünmektedir.

Firmaların değerli yöneticileri ise hep erteledikleri, mali sistemlerinin yeniden yapılandırılması ihtiyaçlarını, e-fatura, e-defter, e-arşiv, e-tebligat, e-yoklama, e-beyanname uygulamaları ile yeniden gündemlerine almak durumunda kalacaklar. Maliye idaresinin getirdiği bu uygulamaların sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi aşamasında, ileride karşılaşılabilecek muhtemel risklerin bertaraf edilebilmesi amacıyla firmaların iç kontrol sistemlerinin yeniden yapılandırılmasının, bir ihtiyaç olduğu görülmektedir.    

Geçmişten Günümüze Vergi İncelemesi

Vergi İncelemesi yasal mevzuatımız çerçevesinde kamu maliyesinin görevleri arasındadır. Devlet bir yetki vermiş ancak yetki verdiği meslek mensuplarını değil,  mükellefi denetlemiştir, denetlemektedir.  Devletin vergi inceleme yetkisinden vazgeçmesi hiçbir zaman söz konusu olmamıştır.

Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan 18 seri nolu Genel Tebliğ de özetle YMM’lerin yapacağı beyanname tasdikinin amacı, ödenmesi gereken gelir ya da kurumlar vergisinin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.

Maliye’nin vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken verginin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek, sağlamak olduğuna göre yeminli mali müşavirlerce yapılan tasdik hizmetinin maksadı ile arasında bir fark olmadığı görülmektedir.  Ancak, maliye idaresinin vergi incelemesi doğruluk incelemesi ile birlikte uygunluk incelemesini de kapsamaktadır.

SMMM ve YMM Çalışma Usul ve esasları yönetmeliği’nin 48. maddesinde ki “denetim” ibaresi, bağımsız denetim midir, inceleme midir, teftiş midir, anlaşılamamaktadır. Bir kavram kargaşasının varlığı alenidir. Tasdik hizmeti baştan sona vergi matrahının doğrulanması üzerine kurgulanmıştır. 

Yaklaşık 20 yıl önce Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan, 30.07.1995 tarih, 18 Nolu Genel Tebliğ de yeralan; Yeminli Mali Müşavirlere tasdik ettirilen beyannameler ve bunlara ilişkin malî tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca (vergi inceleme elemanlarınca) incelenmiş olarak kabul edilecekleri” ifadeleri maliye idaresinin yukarıda açıkladığımız teknoloji ve insan kaynağına dayalı yatırımları ve diğer hususlar dikkate alındığında kanaatimce tasdik hizmetleri pazarını kaybedecektir.

Bu durum, Ticaret hukukumuz ile birlikte meydana gelen değişim ve dönüşüm sürecindekaos ortamına sürüklenen meslek mensupları arasında acımasız rekabete neden olmaktadır.

Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS)

AB uyum süreci, İnsanın serbest dolaşımı, Paranın serbest dolaşımı, Malların serbest dolaşımı ve Hizmet ticaretinin serbest dolaşımı olmak üzere dört önemli unsuru içermektedir.

1995 yılında imzalanan ve 1998 yılında yürürlüğe giren, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS) içerisinde uluslararası hizmet ticareti kapsamında sayılan hizmetlerden olan Uluslararası Muhasebe ve Denetim hizmetlerinin yeraldığı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun çıkarılması ve Kamu Gözetimi Kurumu’nun   kurulması, AB uyum sürecinde şirketler hukukunun kapanış kriterlerinden idi. Netice olarak yeni TTK çıkarıldı ve KGK kuruldu. Fasıl da kapandı.

Bağımsız Denetim ve danışmanlık hizmetleri ticari yaşamdaki yerini almış oldu. Küresel ticaret ile uluslararası pazarlara açılan yada açılmayı planlayan işletmelerimiz açısından, yabancı sermayeye erişim ve rekabet güçlerine katkı sağlanması hedeflerine ulaşabilmelerinin  ancak uygar dünyanın bir parçası olan uluslararası muhasebe ve denetim hizmetleri ile mümkün olduğu tabidir.

Küresel ticarette ki önemi her geçen gün artan, firmalarımızın finansal tablolarının hazırlanıp sunulmasında çağdaş ve uygar dünyanın gerisinde kalması düşünülemez.

Menfaat Sahiplerinin Bilgi İhtiyacı 

Şirketlerin pay ve menfaat sahiplerine sundukları finansal bilgilerin gerçeği yansıtması ve güvenilir olması gerekmektedir. Bu bilgilerde çeşitli yanlışlıklar olabileceği için güvenilirliğin her zaman ve her koşulda mevcut olduğu söylenemez.

Pay ve menfaat sahipleri, şirketin yönetimi, finansal ve hukuki durumu ile ilgili olarak düzenli ve güvenilir bilgiye erişim ihtiyacı duyarlar. Pay ve menfaat sahiplerinin, ortaklığın faaliyetleri hakkında bilgi almalarını sağlayan en önemli kaynak finansal tablolar ve raporlar olmaktadır. Finansal tablolar aracılığı ile yapılan tüm açıklamaların gerçeği yansıtması ve güvenilir olması gerekmektedir. 

Küreselleşme sürecinde Yeni TTK ile getirilen  Bağımsız Denetim yabancı ortakları olan firmalar yada yabancı sermaye tarafından firmasının satın alınmasını bekleyen yada yatırımcılarla dirsek temasında olan firmalar için uluslararası muhasebe ve denetim hizmetleri bilgi ihtiyacının karşılanmasında önem arzetmektedir.

Bağımsız Denetime Tabi Olmanın Kriterleri

Ticaret hukuku ile ticari yaşamımıza giren zorunlu Bağımsız Denetime tabi şirketler Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile belirlendi. BKK’na ek’li bir liste ile belirlenen  kurum, kuruluş ve işletmelerin Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) ile özdeş Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayacakları ve bağımsız denetime tabi olacakları hüküm altına alındı. 

Tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile birlikte 2014 yılı için, Aktif toplamı 50 milyon ve üstü, Yıllık net satış hasılatı 100 milyon ve üstü, çalışan sayısı 200 ve üstü olan ve sayılan bu kriterlerden en az ikisini sağlanmış olan şirketlerin zorunlu olarak bağımsız denetime tabi olacakları BKK belirlendi. Bu kriterler her yıl aşağıya çekilmekte, kademeli olarak zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin sayısı artmaktadır.

Kamu Gözetimi Muhasebe Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan kurul kararları ile BKK’na Ek’li liste ile belirlenen kurum, kuruluş ve işletmelerin TMS’nı uygulamaları zorunlu iken, Ek’li liste dışında kalan zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin isteğe bağlı olarak TMS uygulayabilecekleri duyuruldu. Başka bir deyişle, TMS’nı uygulamak istemeyen zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin, finansal tablolarını yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hazırlayabilecekleri kararı verildi.

BKK ile zorunlu denetime tabi olan kurum, kuruluş ve işletmeler dışında kalan şirketlerin  isteğe bağlı olarak bağımsız denetim hizmetlerinden ve sağladığı avantajlardan yararlanabilecekleri tabidir. 

Bağımsız Denetim İhtiyaç mı ? Zorunluluk mu ?

Bir hususu da özellikle vurgulamak istiyorum. Ticaret hukukumuzda yeralan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimi, işletme ile ilgili olan tüm menfaat sahipleri adına yapılacak olan ve tüm işletmeler için geçerli olan bir denetimdir. Maliye Bakanlığı’nın denetimi ise vergi incelemesidir. İkisi birbirinden farklıdır.

Menfaat sahipleri yada çıkar grupları, hissedarlar, bankalar, finans kurum ve kuruluşları, tedarikçiler, yatırımcılar, çalışanlar ve devlet olarak adlandırılmaktadır. 

İşletme yönetiminden bağımsız olarak, Bağımsız Denetçiler tarafından denetlenmiş finansal tablolar, tüm dünyada menfaat sahipleri  açısından gerçeği doğru ve dürüst olarak yansıtan güvenilir finansal tablolar olarak kabul edilmektedir.

Bağımsız denetim kapsamı dışında kalan işletmelerin finansal tablolarının yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde hazırlanıp, sunulmasına izin verilmiş olsa da, ticaret hukukumuz da yeralan hükümlerinde geçerli olduğunun unutulmaması gerekmektedir.

Türkiye Denetim Standartları’nda, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hazırlanan finansal tabloların, “mevzuata uyum çerçevesi” ile bağımsız denetime tabi olacağı alenidir. Finansal raporlama çerçevesi uyulması zorunlu belli kurallar koymuş ise vergi kanunları öyledir, - Bu durum da raporlama çerçevesi “mevzuata uyum çerçevesidir.” Bağımsız Denetim raporu da “mevzuata uyum çerçevesine” göre düzenlenir.

Netice :

Yusuf Has Hacip asırlar önce 1070 yılında yazdığı “Kutadgu Bilig” adlı eserinde bu güncel sorunun kaynaklarına değinmiş.

Öncelikle milletin devlet üzerinde üç hakkı bulunduğunu ve bunu ödemesi gerektiğini belirtiyor.  

  • Bu haklardan ilki gümüşü temiz tut ve ayarını gözet.
  • İkincisi millete doğru yasa ver ve
  • Biri diğerine zulmederse gör.
  • Böylece halka hakkını ödemiş olursun ve sen de hakkını isteyecek durumda olursun diyor.

Devletin millet üzerindeki haklarının,

  • İlki emirlerine değer versinler ve yerine getirsinler
  • İkincisi de hazinenin hakkını kısmasınlar ve zamanında ödesinler diyor.

Öncelikle devletin, sonrada  milletin davranış eğilimlerini nasıl sergilemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Böylece huzur olur, diyor.

Firmanın menfaatleri doğrultusunda ; Pay ve menfaat sahiplerinin bilgi ihtiyacını karşılamak amacıyla hazırlanan finansal tablolar için Bağımsız Denetim hizmet ihtiyacının olup olmadığı konusunda öncelikle karar verilmesi gerekmektedir.     

Ekonominin motorları konumundaki firmalarımızın  değerli sahip ve yöneticilerine, firma değerinin arttırılmasına katkı sağlayacak, Bağımsız Denetim hizmetlerinin sağladığı avantajlar konusunda, küresel hizmet sağlayıcı konumunda olan bağımsız denetçilerden detaylı bilgi edinmelerini, ihtiyaçtan kaynaklanan bir hizmet olarak  değerlendirilmesini önermekteyim.

Bağımsız Denetim, şirket pay ve menfaat sahiplerinin tümüne dönük olarak bağımsız ve tarafsız kişilerce yapılan uluslararası ticarete konu hizmetlerdendir.   

Maliye idaresinin vergi incelemesi konusundaki hızı ve çalışmaları ile bugün gelinen noktada, vergisel risklerin de minimize edilebilmesi amacıyla Bağımsız Denetim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanılmasını önermekteyim.

İşletme varlıklarının finanse edilmesinde, yabancı kaynak kullanan firmalara menfaat sahiplerinden olan finans kurum ve kuruluşlarına sunulmak üzere Bağımsız Denetim hizmetlerini önermekteyim.

Küresel hizmet olarak tanımlanan ve Türkiye’nin 2023 Vizyonu içerisinde 150 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedeflerine katkı sağlaması beklenen, küresel bir olgu olan Bağımsız Denetim hizmetlerini sağlayacak olan, Bağımsız Denetçinin hangi şehirde yada hangi ülkede olduğunun bir önemi bulunmamaktadır.

Kamu Gözetimi Kurumu’nun www.kgk.gov.tr web sitesinden denetim yetkisine haiz bağımsız denetçilere ulaşılması mümkündür.    

Kaynaklar ;

Vergi Sorunları Dergisi, Beterin Beteri Var Bekleyin, Prof.Dr. Özkorkut, Korkut.

3568 Sayılı Kanun,

Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği,

Maliye Bakanlığı 18 nolu tebliğ,

YMM Denetim ve tasdik Sempozyumu  03-07/12/2014

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)

GÜNDEM