YAZARLARIMIZ
Sadettin Ural
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
sadettinural@gmail.com



Binek Otomobillerde Amortisman ve Gider Kısıtlaması

07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun İndirilecek Giderler 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.

“(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”

“(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)”

“(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”

193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.

“(Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”

“(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”

193 sayılı Gelir Vergisi 40 ve 68 inci maddelerine 7194 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddeleri ile ilave edilen yukarıdaki parantez içi hükümler 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

“Binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.” ve “Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir.” Kanun hükmünü yorumladığımızda sıfır olarak alınan araçlarda iki husus karşımıza çıkmaktadır.

  1. KDV ve ÖTV toplamının 115.000,00 TL ye kadar gider yazılabileceği,
  2. KDV ve ÖTV hariç aracın ilk iktisap bedelinin 135.000,00 TL olabileceğini;
  3. KDV ve ÖTV’nin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşamayacağını görmekteyiz.

Yukarıda yer alan kanun maddelerinde yapılan açıklamalarına göre işletme, 30.05.2020 tarihinde pazarlama faaliyetlerinde kullanmak amacıyla 1800 cm3 üstü silindir hacmi olan bir binek otomobili %18 KDV ve %110 ÖTV dahil 284.970,00 TL ye satın almıştır. Buna göre;

Aracın Vergisiz Değeri

115.000,00 TL

Vergisiz Değer Üzerinden %110 ÖTV

126.500,00 TL

Vergisiz Değer ve ÖTV Toplamı Üzerinden % 18 KDV

43.470,00 TL

TOPLAM

284.970,00 TL

İzah edilen hususlara göre araç alımında yukarıda örnek rakamları verilen binek otomobilin vergisiz iktisap bedeli 135.000,00 TL’den düşük olduğu için 115.000,00 TL araç değerini kayıtlarımıza alacağız. Gider veya amortismana tabi araç bedeline dahil edebileceğimiz KDV ve ÖTV tutarı ise vergiler toplamının 115.000,00 TL ye kadar olabileceği için, araç alındığında ödenen 169.970 TL ÖTV ve KDV tutarını (yukarıda bulunan tabloda hesaplandığı üzere) gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alabileceğimiz 115.000,00 TL ye göre oran orantı olarak hesapladığımızda araca ilave edeceğimiz 85.588,63 TL ÖTV ile birlikte amortismana tabi tutacağımız değer 200.588,63 TL olmaktadır. Gider yazabileceğimiz (Örneğimize göre KDV’nin tamamı gider yazılacağı hususu dikkate alınarak hesaplanmıştır.) KDV tutarı ise 29.411,37 TL hesaplanırken, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alamayacağımız ve Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak hesapladığımız tutar ise 54.970,00 TL olmaktadır.  O halde gider ve dağıtım çalışmamız aşağıda bulunan tabloda ki gibi olacaktır.

Aracın Vergisiz Değeri

115.000,00 TL

Aktifleştirilebilecek ÖTV (KDV ve ÖTV toplamı) Orantılandığında

85.588,63 TL

Gider Yazılabilecek KDV (KDV ve ÖTV toplamı) Orantılandığında

29.411,37 TL

Kanunen Kabul Edilmeyen Gider

54.970,00 TL

TOPLAM

284.970,00 TL

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 30.madde İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi b fıkrası Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,” indirim konusu yapılamaz.

 Buna göre yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir. Alınan binek otomobil 30.05.2020 tarihinden itibaren pazarlama faaliyetlerinde kullanılacağı ve KDV sini gider yazacağımıza göre 29.411,37 TL KDV pazarlama satış ve dağıtım giderleri altında muhasebeleştirilmesi gerekir.

Dolayısıyla 15.000,00 TL taşıtlar hesabına ilave edeceğimiz 85.588,63 TL ÖTV toplamı 200.588, 63 TL olmaktadır. Muhasebe kaydımız ise aşağıdaki tabloda verilmiştir;

30.05.2020                                                                             BORÇ                 ALACAK

254 TAŞITLAR HES.

200.588,63

 

760 PAZARLAMA SAT.VE DAĞ.GİD (KDV)

29.411,37

 

689 KANUNEN KABUL ED.GİDER

54.970,00

 

320 SATICILAR HESABI

 

284.970,00

TOPLAM

284.970,00

284.970,00

Yukarıda yapılan ve açıklanan hesaplamalar çerçevesinde amortismana tabi tutacağımız rakamımız ise 200.588,63 TL olmaktadır. Amortisman hesaplamasına girmeden önce 213 sayılı Vergi Usul Kanunun ilgili maddelerine bakılması gerekmektedir.

VUK’nun 313.md. İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269. madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.

İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak Devlete veya devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi iktisadi kıymetlerden (sözleşme süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca amortismana tabi tutulamazlar.

Değeri 1.000,00 lirayı aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 1.400,00 lirayı aşmayan alet, edavat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.”  denilmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun süre bakımından 320. Maddesi ise “Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.

Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir.

Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.”

213 sayılı VUK’nun faydalı ömür esasına göre ayrılacak amortisman oranı 5 yıl (%20’dir.) Örneğimizdeki tutarlar üzerinden itfa süresini ekonomik olarak 3 yıl ve azalan bakiyeler yöntemine göre (Her ne kadar VUK’na göre faydalı ömür 5 yıl ise de farkındalık yaratmak, azalan bakiyelere göre oranın normal amortisman oranının 2 katı olduğu ve %50’yi aşamayacağı ilkesinden hareketle ve farklı bir pencereden bakmak açısından) hesaplamasını yapalım. Araç 30.05.2020 tarihinde alındığına göre ilk yıl, giren ay kesiri tam ay sayılarak 8 aylık amortisman hesaplanacak (VUK 313), kalan 4 aylık amortisman ise son yıl olan 2022 yılı amortisman tutarına ilave edilerek itfa edilecektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Azalan Bakiyeler Usulüyle Amortisman konusunu ilgilendiren mükerrer 315. Md. “Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakiyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.

Bu usulün tatbikinde:

1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tespit olunur.

Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.

2. Bu usulde uygulanacak amortisman oranı % 50'yi geçmemek üzere normal amortisman oranının iki katıdır.

      4. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır.

Bu sürenin son yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok edilir.” Yukarda yer alan kanun maddesi ve talep edilen amortisman tablosu ise aşağıdaki gibidir.

 

 

 

Amortisman

 

 

 

 

 

 

Amortisman

Ayırma

Demirbaşın

Dönem Başı

Dönem Başı

Ayrılan Dönem

Açıklama

Giriş Tarihi

Oranı

Yöntemi

Giriş Bedeli

Birikmiş Amort

Net Değer

Amortisman

TAŞITLAR 1. YIL 2020

30.05.2020

50%

Az.B.

200.588,63

   

66.862,88

TAŞITLAR 2. YIL 2021

30.05.2020

50%

Az.B.

200.588,63

66.862,88

133.725,75

66.862,88

TAŞITLAR 3. YIL 2022

30.05.2020

50%

Az.B.

200.588,63

133.725,75

66.862,88

66.862,88

TOPLAM

 

 

 

200.588,63

200.588,63

200.588,63

200.588,63

Yukarıda bulunan amortisman itfa tablosu şu şekilde hesaplanmıştır. Aracın girdiği tarih olan 30.05.2020 tarihi tam ay sayılmak sureti ile 200.588,63 TL olan taşıtın değeri 3 yılda azalan bakiyeler göre yok edileceği için 1 sayısı 3 bölünerek %33,33 oranı bulunmuştur. Azalan bakiyeler yöntemine göre amortisman oranı normal amortisman oranının 2 katı ise %66,66’dır. Yalnız VUK mükerrer 315.md ye göre bu usulde uygulanacak amortisman %50’yi geçemeyeceğine göre ilk yıl amortisman 12 ye bölünerek yıl sonuna kalan 8 ayla çarpılmış ve ilk yıl 66.862,88 TL gider yazılabilecek amortisman rakamına ulaşılmıştır. İkinci yıl ise ilk yıl ayrılan amortisman aracın iktisap bedelinden düşülerek kalan net defter değerinin %50 oranı ile çarpılması sonucu bulunmuş, kalan bedel ise 3. Yılda gider yazılmıştır. 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 328. Md. “Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kâr ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.

Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.

Devir ve trampa satış hükmündedir.

Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu kârlar o yılın matrahına eklenir.

Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.”

Şayet 2021 yılı içinde örneğimizdeki binek otomobilin satılması durumunda ve yapılan binek oto satışından işletmenin satış zararı olursa, işletme yenileme fonundan faydalanıp, faydalanmayacağına inceleyelim.

Yenileme fonu, araç satıştan dolayı ayrılmış olan amortisman ve aracın iktisap bedelinden düşüldükten sonra kalan net defter değerinden düşük bir bedel ile zararına satışında kar meydan gelmeyeceği için yukarıda yer verilen kanun maddesine göre ertelenecek bir vergiye tabi kazancın olmadığını ve dolayısı ile yenileme fonunu kullanmayacağımız sonucuna ulaşırız.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun amortismana tabi malların sigorta tazminatı hususunu içerir 329.md. “Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kâr veya zarar hesabına geçirilir.

Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile ziyaa uğrayan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde tazminat fazlası yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kâra ilave olunur.

Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu tazminat fazlası, o yılın matrahına eklenir.

Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan tazminat fazlası, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.”

Şayet VUK 329. Maddeye göre örneğimizde yer verilen araç yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrasa ve sigortadan alınan tazminat ile aracın net defter değerine göre yüksek bir bedel olsa idi, bu kapsamda aradaki fark yenileme fonuna alınabilirdi.

10.07.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM