YAZARLARIMIZ
Recep İyigün
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir



Google, Twitter ve Benzeri Firmalardan Türkiye’de Alınan Reklam Hizmetlerinin Vergisel Boyutu ve Muhasebe Uygulaması

Tarih: 06.12.2010

Son yıllarda yurt dışındaki firmalardan ve özellikle de Google firmasından reklam hizmeti alan şirketlerin sayısında göze çarpacak derecede artış meydana gelmiştir. Google firmasına ödenen bu faturaların muhasebeye intikali esnasında söz konusu bu ödemelerde stopaj yapılıp yapılmayacağı en çok merak edilen ve soruların soruların başında ter almaktadır. Diğer bir konu ise yapılan bu ödemelerden sorumlu sıfatıyla KDV’nin beyan edilip edilmemesi gelmektedir.

Burada konuyu tüm vergi kanunları açısından ele almakta yarar vardır. Aşağıda Google firmasına ödenen reklam hizmeti bedellerinin vergi kanunları karşısındaki durumu etraflıca ele alınmaya çalışılmış olup okuyucuların daha kolay anlaması açısından da uygulamalı bir örneğe yer verilmiştir.
 

a- Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden

KDV Kanunu’nun 8’inci maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işi yapanların verginin mükellefi olduğu belirtildikten sonra 9/1’inci madde-sinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergi-ye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır.

Konu ile ilgili tebliğlere göz attığımızda ise 15 seri no’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin (c) bölümünde ;

“Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine göre işlemler Türkiye’de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesi-ne göre, Türkiye’de yapılan, değerlendirilen veya faydalanılan hizmetler Türkiye’de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9’uncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.” Denildiğini görmekteyiz.

Buna göre, yurt dışındaki Google firmasının verdiği reklam hizmetinden yurt içinde (Türkiye’de) yararlanıldığından, ödenecek hizmet bedeli KDV’ne tabi olup, bu tutar üzerinden hesaplanan katma değer vergisi sorumlu sıfatıyla 2 no’lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi ve aynı döneme ilişkin 1 no’lu KDV beyannamesinde genel hükümlere göre indirim konusu yapılması gerekmektedir.[1]

Genel uygulama esasları bu olmakla beraber şirketlerin hem 1 nolu KDV beyannamesinde indirimini yaptıkları vergiyi 2 nolu KDV beyannamesinde ödemelerinin hiçbir mantıklı açıklaması olamaz. Bir çok şirket hem indirim konusu yapıp hem de ödeyeceksem hiç vergi hesaplanmasına gerek yok diyerek işlemlerini KDV hesaplamadan yapmaktadırlar. Oysa bir inceleme esnasında vergi inceleme elemanlarının duruma son derece sert yaklaşıp 1 nolu beyannamede indirmemiş olmanız bizi ilgilendirmez diyerek ödenmeyen 2 nolu beyanname üzerinde resen tarhiyat yaptıklarına rastlanılmaktadır.

Oysa KDV nin 1 nolu beyannamede indirim konusu yapılıp 2 nolu beyanamede beyan edilmesi ile KDV "nin hiç beyan edilmemesi açısından hiçbir fark yoktur. Burada bir hazine zararının olduğunu iddia etmekte son derece akıldışı ve mantıksız bir uygulamadır. Bu nedenle vergi idaresinin bu tür uygulamalara son verip çıkaracağı bir tebliğ ile konuya açıklık getirmesini temenni ediyoruz.

Uygulama: Google firmasının tarafımıza 1.000 Dolar fatura kestiğini (reklam bedeli açıklamalı) ve bunu elektronik ortamda gönderdiğini kabul edelim,

1 Dolar = 1,5 TL olsun

1.000 x 1,5 = 1.500 TL

-------------------------------------------/------------------------------------------------

760           Paz.Sat.Dağ.Gid.    1.500

191     İndirilecek KDV        270

                                               102  Bankalar                 1.500

                                               360  Öde. Ver. Ve Fon.     270

                                               -2 nolu KDV beyannamesi ile beyan edilecek

Google firmasına ait reklam faturası kaydı

---------------------------------------------------------------------------------------------
 

Dövizli kesilen bu faturanın hangi kurdan kayıtlara alınacağına gelince:

Yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir.

 
b- Vergi Usul Kanunu Yönünden

2.01.1997 tarih ve 22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 253 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “B-Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler” başlıklı bölümünde;

“Vergi Usul Kanunu’nun kayıt nizamına ilişkin 215’inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş, 227’nci maddesinde de “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan  ve  üçüncü  şahıslarla  olan münasebet ve muamelelere ait olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229’uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.

Ancak, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257’nci maddesinin Bakanlığa verdiği  yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında gösterecek-lerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.” ifadesine yer verilmiştir.

Yukarıda yazılanlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, Google firmasından gelen belgelerde yazılı bedellerin, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek kayıtlarda gösterilmesi gerekmektedir.

 
c- Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden

Konunun kurumlar vergisi açısından en önemli tarafı Google firmasına yapılan bu tarzdaki ödemelerin kurum stopajına tabi tutulup tutulmaması sorunsalıdır. Google tarafından elde edilen bu kazanç bir ticari kazanç mı yoksa serbest meslek kazancı olarak mı mütalaa edilmeldir.

Konunun bu yönüyle değerlendirilmesi aşağıda vergi kanunları ışığında etraflıca yapılmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi” başlıklı 30’uncu maddesinde; dar mükellefiyete tabi kurumların, yine aynı maddede yer alan fıkralarda/bentlerde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslarda dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, hüküm altına alınmıştır.

Aynı şekilde Kanunun 6’ıncı maddesinin (1) ve (2)’nci fıkralarında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, belirtilmiştir.

Dolayısıyla gelir vergisi kanununda konuya ilişkin ilgili maddelere göz attığımızda, Kanunu’nun 6’ncı maddesinde; Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin (Dar mükelleflerin) sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri; aynı Kanunun 7’nci maddesinde ise; ticari kazançlarda kazanç sahibinin Türkiye’de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla sağlanması halinde, kazanç veya iradın Türkiye’de elde edilmiş sayılacağı, hükümlerini görmekteyiz.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156’ncı maddesinde; ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler, olarak tanımlanmıştır.Buna göre, dar mükelleflerin Türkiye’de elde ettiği ticari kazançların Türkiye’de vergilendirilebilmesi için söz konusu mükelleflerin bu kazançları, işyerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde etmeleri gerektiği kanun maddelerinden de açıkça anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalar dikkate alındınıp değerlendirildiğinde; Google firmasının internet ortamında sağlamış olduğu reklam hizmetleri karşılığında elde et-miş olduğu kazancın, ticari kazanç olması, söz konusu firmanın bu kazan-cının, Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtası ile elde etmemesi nedeniyle, bu kazançlarının Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşırız.

Öte yandan, bu kazanç ve iratlar Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinde tevkifat yapılacak kazanç ve iratlar arasında sayılmadığından, bu kazanç ve iratlar üzerinden kurumlar vergisi kesintisinin de  yapılmaması gerekir.


DİPNOTLAR:
[1] 27.01.2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunla KDV Kanununun 6’ıncı maddesinde geçen “değerlendirme” ibaresi kaldırılmış olduğundan Tebliğde hükmü kalmamıştır.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM