YAZARLARIMIZ
Öznur Dilara Taş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Öğretim Görevlisi
oznurdilaratas@gmail.com



İslami Finans Nedir? İslami Finans Hakkında Bilinmeyenler

İslami Finans Nedir?

İslam'ın öğretileri, aileden, sosyal ve iş ilişkilerinden ibadete, ahlaki ve hatta özel sağlık bilgisi gibi alanlara kadar yaşamın tüm yönlerine nüfuz etmektedir.  İslam inancı, ticari ve finansal işler için bazı net ilkeler ve kurallar ortaya koymaktadır. Bu nedenle inanılanları uygulamak için bu öğretileri takip etmek çok önemlidir.  İslami finansın temel bir özelliği faiz ödemenin veya almanın yasak olmasıdır. Kur'an, Müslümanların kutsal kitabı, faiz karşısında Müslümanları uyarmaktadır ve bu durum İslami finansın doğuşuna temel hazırlamaktadır.

İslami finans, İslam ile birlikte 7. yüzyılın başlarında başladı. Kurulan ilk İslami finans kurumu, Hazreti Muhammed'in kurduğu Bait al Maal yani kamu hazinesidir. Daha sonra, Halife döneminde, çeşitli yeni meseleler ve sorular ortaya çıktı, Peygamber'in arkadaşları arasında tartışmalar yapıldı ve yargılara varıldı. Bu sürece İçtihat adı verildi ve İçtihat aracılığıyla birçok ekonomik reform yapıldı, ancak Kuran ve Sünnet ile tutarlılığın sağlanması her zaman önemli tutulmaktaydı.

Geleneksel finansmanın çoğu faizle desteklenir. Müslümanlar ticaretle, yatırım yapmakla veya korumakla dünyadaki tüm toplumlarla aynı gereksinime sahiptir. Bu nedenle, Müslümanların bu ihtiyacını dini görevlerine uygun olarak yerine getirme çalışmaları İslami finansın doğuşuna sebep olmuştur.

İslami Finans Uygulamalarının Artış Sebepleri

 İslami finansın son zamanlarda önemli bir endüstri olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısındaki bazı gelişmeler endüstrinin önemini ve büyümesini sağlamıştır. Genel olarak, bunlar şöyle özetlenebilir

  • Dünyadaki Müslüman nüfusun büyümesi, dünyadaki İslam inancının önem kazanmasına yol açıyor;
  • Müslüman nüfusun artmasından dolayı Müslüman nüfusa sahip ülkelerin ekonomik gelişimi;
  • Müslüman ve gayrimüslim ekonomilerin küreselleşmenin bir gerekliliği olarak daha fazla entegrasyonu İslami finans endüstrisinin gelişmesini sağlamıştır.

Müslümanlar arasında dünya genelinde Müslüman olmayanlara göre daha hızlı büyüme yaşanmaktadır. Bunun sebebi, Müslüman nüfusun, Müslüman olmayan nüfustan daha yüksek doğurganlık oranlarına sahip olma eğiliminde olmasıdır.  Müslüman çoğunlukta ki ülkelerin iyileştirilmiş sağlık ve ekonomik koşulları, bebek ve çocuk ölüm oranlarında ortalamanın üzerinde düşüşlere neden olmuştur. Dünyadaki Müslümanların sayısı arttıkça, İslam inancına uygun ürünler için potansiyel talep de artmaktadır

Müslüman milletlerin zenginliği arttıkça, şirketlerin, bankaların ve hükümetlerin büyük ölçekli projeleri ve girişimleri finanse etmek için uygun kaynaklar bulma gereksinimleri artmaktadır. İslami finans sistemi, adalet, kâr, zarar paylaşımı ve gerçek işlemlere dayanan finansal işlemlerle sonuçlanan ekonomi, etik ve İslam hukukunun ince bir karışımıdır.

Modern İslami Finansın Doğuşu

12. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına kadar İslami finans kademeli olarak ortadan kalktı. Bunun sebeplerinden bazıları aşağıdaki gibidir.

  1. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışı.
  2. Batı ülkeleri ve geleneksel finans kurumlarının hakimiyeti
  3. Müslümanlar üzerinde sömürgeciliğin başlangıcı
  4. Avrupa'da iş ve finans sektöründeki büyümenin devam etmesi, yatırım projelerini finanse etmek için kitlelerin küçük tasarruflarını kullanma ihtiyacının doğması
  5. Geleneksel finans ve Şeriat kısıtlamaları arasındaki farklardır.

İslami finans, İslam'ın ortaya çıkışıyla başlamıştır. 12. yüzyıldan 20. yüzyılın neredeyse ortasına kadar Osmanlıların çöküşü, Batı ekonomileri ve kurumlarının hakimiyeti, sömürgeleştirme nedeniyle gerileme ve İslami finansın neredeyse yok olma dönemi oldu. İslami finansın yeniden canlanması, 20. yüzyılın ortalarından itibaren, Mit Ghamr tasarruf bankası, Tabung Hacı ve İslami Kalkınma Bankası ile Dubai İslami Bankası'nın kurumsal gelişmeleri takip etmek için oluşturulan çalışmalarla yeniden başlamıştır.

İslami Bankacılığın Temel Amaçları

  1. Şeriat uyumlu finansal hizmetler sunmak.
  2. Tüm Haram faaliyetlerinden kaçınmak ve sadece helal faaliyetlere katılmak, haram faaliyetlerine örnek olarak alkol, domuz eti, kumar, faiz alanına dayalı işletmeler vb.
  3. Faiz, belirsizlik ve kumar içermeyen işlemleri geliştirmek
  4. Parayı meta olarak kullanmaktan ve ondan daha fazla para kazanmaktan kaçınmak ve her finansal işlemi gerçek varlıklarla desteklemek.
  5. İş girişimindeki insani çabalara sadece paradan çok değer vermek; para ancak işletmeye yatırıldıktan sonra sermaye haline gelir.
  6. Kaynakları verimli bir şekilde tahsis etmek ve geliri eşit şekilde dağıtmak
  7. Etkili iş fırsatlarını belirleyerek ekonomik kalkınmayı hedeflemek, ziyade üretkenliği vurgulamak
  8. Tasarruf sahiplerini paralarını boşta tutmaktan ziyade ekonomiye teşvik etmek
  9. Etik ve sosyal, ahlaki ve çevresel açıdan sorumlu bir şekilde hareket etmek

Geleneksel ve İslami Bankacılık Arasındaki Farklar

Faktörler

Geleneksel bankacılık

İslami bankacılık

Risk almak

Mevduat sahiplerinden ve bankadan borç alanlara veya girişimcilere risk transferine dayalı işlemler yapar.

Mevduat sahipleri, banka ve borç alanlar veya girişimciler arasındaki risk paylaşımına dayanarak çalışır.

Ekonomik ve sosyal odak

Ekonomik refah ve karı maksimize etme ilkelerine odaklanır.

Toplum odaklı, girişimciliği, toplumda adaleti teşvik eden, etik, sosyal ve ahlaki çerçeveye dayanır.

Paranın fiyatı

Paranın zaman değeri, paranın fiyatıdır.

Para bir mal değildir ve fiyatı yoktur.

Kâr ve zarar paylaşımına karşı sabit gelir

Mevduat sahipleri sabit faiz alırlar ve mevduatlar borç olarak kabul edilir.

Yatırım hesaplarının yatırımcıları bankanın ortaklarıdır. Hem borç hem de özkaynak özelliklerine sahiptir.

Mevduat garantisi

Tüm depozitolar garanti edilir.

Cari hesaplara yatırılan depozitolar yalnızca garanti edilir.

Gelir

Bankanın birincil geliri, reel ekonomiden ayrı, sağladığı borç finansmanından kazanılan sabit faizdir.

Finansman reel sektör ile bağlantılıdır ve finansal işlemler reel ekonomiden kaynaklanmaktadır.

Varlık bağlantısı

İşlemler, gerçek varlıklarla bağlantı kurmaya mecbur kalmaksızın tamamen finansal olabilir.

Tüm finansal işlemlerin, sistemi daha istikrarlı hale getirecek şekilde, mal ve hizmet alışverişiyle birlikte varlığa dayalı olması gerekir.

Bankaların büyüklüğü

Küresel geleneksel bankaların birçoğu çok büyüktür.

Çoğu İslami banka küçük veya orta ölçeklidir.

Banka-müşteri ilişkisi

Banka-müşteri ilişkisi, alacaklı ve borçlunun ilişkisidir.

Sözleşmenin türüne bağlı olarak, ortaklar, müdür ve vekil, yatırımcı ve yönetici, alıcı ve satıcı, kiracı ve kiracı olabilir.

Temerrüt

Geri ödemenin temerrüdü, faiz artırma yoluyla cezalandırılır.

Temerrüde düşme durumunda geri ödeme masrafı haricinde herhangi bir ceza alınmaz, eğer ödemenin yardım kuruluşuna bağışlanması gerekiyorsa ilave ceza alınır.

Kısıtlamalar

Fon yatırımları veya finanse edilen projelerle ilgili herhangi bir kısıtlama yoktur.

Sadece Şeriat uyumlu yatırımlar ve projeler finanse edilebilir.

Müslüman Olmayan Ülkelerde İslami Finansın Gelişimi

İslami finans ve bankacılık, bazı gayrimüslim ülkelerde uzun zamandır yayılmaktadır. 1973'te Filipinler'de Amanah Bankası kurulmuştur. Avrupa'da İslami bankacılık ilk kez 1978'de Lüksemburg'a kurulmuştur. 1982 yılında Cenevre'de Faysal Finans Evi kurulmuştur. 2002'den beri İngiltere Merkez Bankası ve Birleşik Krallık'ta ki Mali Hizmetler Kurumu, sektörü teşvik etmek ve geliştirmek ve Londra'yı uluslararası bir İslami finans merkezi haline getiren birçok önlem almış ve bazı İslami bankaların lisansını almıştır. Dallah Albaraka Group, 2004 yılında İngiltere'de İslam Bankası olarak adlandırılan ilk tam teşekküllü İslami bankayı kurmuştur. Banka 2014 yılında Katarlı Masraf al Rayan tarafından satın alınmış ve Al Rayan Bank olarak yeniden markalaştırılmıştır.

Değerlendirme

İslam bir yaşam tarzı olarak baktığımızda günümüzde ki ticaret faaliyetlerin İslam hukukuna uygun olmasıyla ilgili büyük endişeler taşımaktadır. İslam’da ticari yaşam önemli bir yer tutmaktadır. İş hayatı, geniş ve karmaşık bir alanı kapsayan ekonomik sorunlarla yakından ilgili olduğu için, Zekât gibi tek bir araç bu sorunları çözmek için yeterli olmamaktadır. Başarıya ulaşmak için kullanılabilecek tüm araçlara ihtiyacı vardır.

İslami bir muhasebe ve finans sisteminin,  İslami sosyo-ekonomik hedefine ulaşması için doğru yönlendirilmesi de uygun olacaktır. Bu nedenle, İslami muhasebe sistemi tasarlarken, amaçları ve özellikleri işletmeyi yalnızca işletmenin gerçek bir resmini sağlamak için değil, aynı zamanda yardımseverlik gibi temel insani değerlerinde göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Dünya sürekli bir değişim içindedir bu değişim her toplum için kendi alanında kendi değerlerinde ilerlemeyi de beraberinde getirmektedir. Günümüz ticari yaşamında kullanılan uluslararası muhasebe, raporlama gibi standartlar ihtiyaçlar doğrultusunda doğmuş ve gelişmiş ve tüm dünya tarafından kullanılır hale gelmiştir.

21. yüzyılda Müslüman nüfusunun artması ve İslami Finans alanında bir aydınlanma yaşanmasıyla birlikte oluşan gelişimin çok daha büyük, evrensel ve sürdürülebilir boyutlara geleceği ön görülmektedir.

Türkiye’de İslami Finans kuruluşları tarafından Uluslararası Muhasebe Standartları ve tek düzen hesap planına göre işlem yapılması Türk Ticaret Kanunu tarafından zorunluluk arz etmektedir. Türkiye Katılım Bankaları Birliği tarafından AAOIFI standartları katılım banklarına dağıtılmış ve rehber standart olarak kullanılmasına izin verilmiştir.

Türkiye’de İslami Finans ve Muhasebe alanında çalışmalara başlanılmış olmakla birlikte henüz yasal bir boyut kazanmamıştır. Türkiye en önde gelen Müslüman ülkeler arasındadır. Kuşkusuz Türkiye’de ki İslami Finans ve Muhasebe alanında ki her gelişme tüm İslam coğrafyasına katkı sağlayacaktır.

30.04.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM