YAZARLARIMIZ
Ozan Uslu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
info@uslumusavirlik.com



Sözleşmelerde Türk Lirası Dönemi

Eylül 2018 günkü resmi gazetede yayımlanan 80 no.lu Cumhurbaşkanı Kararı ile ( Kararname değil ) Türk Para Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik yapılmasına yönelik düzenleme yapıldı.

Henüz ayrıntıları belli olmamakla birlikte karar yayımı itibariyle yürürlüğe girdi.

Işık tutabilmesi maksadıyla bazı kavramları ve görüşümüzü paylaşacağım.

*

Buna göre;

“Türkiye'de yerleşik kişilerin”, “Bakanlıkça belirlenen haller dışında”, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacaktır

Türkiye’de yerleşik kişiler kimlerdir;

“Yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişiler”

Bakanlıkça belirlenen haller dışında;

Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanlığı yürütecek olup en kısa sürede gerekli açıklamaları yapmasını ümit ederiz.

Menkul; Taşınır mal. Örneğin; otomobil, kumaş, meyve vb…

Eser sözleşmesi; iş sahibi” ile “yüklenici” arasında yapılan bir anlaşma uyarınca ve önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığında, (iş sahibinin denetimi ve gözetimi olmaksızın “bağımsız” bir çalışmayla) bir nesnenin “yapımı veya bakımı-onarımı ya da üstlenilen bir işin yerine getirilmesidir.

Hizmet sözleşmesi; “çalıştıran” (işveren) ile “çalıştırılan” (işçi-hizmetli) ilişkisi içerisinde, “çalıştıranın” (işverenin) gözetimi, denetimi ve buyruğu altında, onun belirlediği gün ve saatlerde, belli aralıklarla düzenli ödenen bir ücret karşılığında “hizmet edilmesidir.

**

Öte yandan 13.09.2018 tarihinden itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenecektir

***

  • Karar Türkiye’de kanuni yerleşim yeri olan gerçek ve tüzel kişilerin tamamını kapsamaktadır. Yani Türkiye’de ikametgahı olup Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız  da, Türkiye’de faaliyet gösteren bulunan yabancı sermayeli şirketler de kapsam dahilindedir.
  • Kanunda zorunlu tutulanlar dışında “, Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesi, Taşıt alım – satım sözleşmesi vb.” sözleşmeler yazılı olarak yapılabileceği  sözü olarak da yapılabilir.   Düzenlemenin sözlü olarak yapılacak sözleşmeleri kapsayıp kapsamadığına yönelik bir açıklama mevcut değildir. Başka ifadeyle yazılı olmayan bir sözleşmenin faturasının döviz cinsinden – opsiyonlu ( VUK a uygun olarak) kesilip kesilemeyeceğine yönelik açıklık bulunmamaktadır.

Piyasada sıklıkla şöyle bir işleyiş varır. Ortada yazılı sözleşme yoktur. Emtia alınır. Ödeme, ödeme tarihindeki döviz tutarı üzerinden yapılır. Şayet ödeme gecikirse kur farkı faturası kesilir. 

Bundan böyle; tarafların mutabakatıyla ticari işleyiş bu şekilde olsa bile “ kur farkı faturaları” vergi uygulamaları noktasında tenkite sebep olacaktır.

  • Leasing şirketlerinin dövizli sözleşmelerinin TL ye çevrileceği açıktır. Ancak Bankaların döviz kredilerinin TL ye çevrilip çevrilmeyeceği merak konusudur.
  • Yine devlet ile özel teşebbüs arasında yapılan sözleşmelerin “ yap – işlet – devret- kapsam dışına kalıp kalmayacağı merak edilmektedir. Şayet bu sözleşmelerin kapsam dışında kalır ve döviz ile yapılmaya devam ederse bu noktada haksız rekabet ortamı oluşup oluşmayacağı tartışmaya açık ve izaha muhtaç kalacaktır.
  • Karar uyulmamasının cezai yaptırımına Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklık getirecektir.

Söz konusu karardaki belirsizlik “Bakanlıkça belirlenen haller” konusuna açık getirilmesiyle netleşecektir.

Tahminimiz; Ticareti dövizli işlemleri gerektirenlerin ( ihracatçıların) dışında kalanların akdettiği sözleşmelerin TL cinsinden yapılma zorunluluğunun olduğudur.

Bir dönem ülkemizde mağazalarda etiketlerin döviz cinsinden olduğunu, yatırım maliyetini artık tamamlanmış ( yurtiçi otel fiyatları) işletmelerin satışlarını döviz cinsinden yaptığını, kırk yıllık deden kalma evlerin bile nedendir bilinmez döviz üstünden kiraya verildiğini düşününce kararı olumlu buluyoruz.

Ancak haksız rekabet yaratılmaması için “ Bakanlıkça belirlenecek hallerin” titizlikle tespit edilmesi ve buna ilişkin mevzuatın net ve berrak yazılması önemlidir.

Yine kişi ve kurumlarda “tüm dövizli işlemlere müdahale olabilir mi ?”  gibisinden yersiz bir algı oluşmaması için hassasiyet gösterilmelidir.

Bilginize,

17.09.2017

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM