YAZARLARIMIZ
Önder Tunaboylu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Sorumlu Ortak Baş Denetçi
Önder Bağımsız Denetim A.Ş.
ondertunaboylu@hotmail.com



Bağımsız Denetim Yönetmeliğinden Sonra Ortaya Çıkan Sorunlar ve Çözüm Önerileri-1
 

Tarih: 08/11/2014

Bilindiği üzere SPK, BDDK ve EPDK mevzuatları çerçevesinde bağımsız denetim zaten yapılıyordu. Daha sonra denetimde milat diyebileceğimiz bir gelişme oldu. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kuruldu. Bu kurum tarafından hazırlanan "Bağımsız Denetim Yönetmeliği" 26 Aralık 2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Düzenlemenin sıcaklığı ile ortaya çıkacak sorunlar tam olarak anlaşılmadı. Ancak zaman geçip uygulama başlayınca sıkıntılar belirmeye başlandı. Söz konusu yönetmelikte Yeminli Mali Müşavirlere, 15 yıl mesleki deneyime sahip Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere ve daha önce Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim lisansı olanlarabelirli konularda muafiyet verildi. Ancak genç meslek mensupları bu muafiyetlerin dışında bırakıldılar. Sadece genç meslektaşların KGK tarafından sınava ve staja tabi tutulması genç meslektaşlarda hayal kırıklığı ortaya çıkardı. SPK uygulamasında olduğu gibi meslektaşlar arasında SMMM-YMM veya 15 yıllık ayrımı yapılmayabilirdi. Eğer muafiyet olacak ise sadece denetimde fiilen geçirilen süreler sayılmalıydı. Uluslararası Denetim Standartları açısından YMM faaliyeti tam bir bağımsız denetim faaliyeti olmadığından SPK mevzuatında olduğu gibi muafiyet olarak sayılmamalıydı. Bilindiği üzere Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ (Seri: X No:22) hükümlerine göre meslek mensupları unvan ve kıdemlerine bakılmaksızın sınava tabi tutuluyorlardı.  Muafiyetler ile ilgili düzenlemeler tabiki ilgili kurumun takdiridir. Ancak bu durumun önceki uygulamalarla çelişkili olduğunu söyleyebiliriz.

Söz konusu yönetmelikte önceki düzenlemelere göre en çok göze çarpan farklılıklardan biri de bireysel denetimdir. KAYİK ’lerin (Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluş) denetimi haricinde diğer denetim olarak ifade edilen Türk Ticaret Kanunu kapsamında ve Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen şirketlerde yapılan bağımsız denetim hem bağımsız denetim şirketleri hem de bireysel olarak bir denetçi tarafından yapılmaktadır. Bireysel dediğimiz denetimin ortaya çıkma nedenlerini sayarsak; ülkemizdeki yabancı denetim ağlarıyla bağlantılı şirketlerin tekelleşme tehlikesi ve TTK nezdinde yapılacak denetimin yeni olmasını sayabiliriz. Ancak gerek düzenleyici kurumun gerekse meslek odalarının bu endişeleri duyarlarken göz ardı ettikleri noktalar var. Bu noktalar bireysel denetimin bağımsız denetim dünyasına getirdiği çifte standart ve yerli denetim şirketlerinin kurumsallaşmasına verdiği zarardır. Aynı portföyde hem kurumsal hem de bireysel denetimin olması çifte standarta yol açmaktadır. Çifte standart konusunu açıklayalım. Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde TTK kapsamında denetlenecek bir şirket KAYİK (Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluş) değilse bir bağımsız denetim şirketine veya bir denetçiye denetim yaptırabilir. Hal böyle olunca Şirket yöneticilerinin kafaları karışmaktadır. “Bu denetim madem tek denetçi ile yapılmaktadır. O zaman niye bağımsız denetim kuruluşları vardır?” sorusunu sormaktadırlar. Öte yandan aynı portföyde böyle bir farkın yaratılması haksız rekabete de yol açmaktadır. Şöyle ki; tek denetçi ile yapılan denetim maliyeti haliyle daha düşüktür. Kurumsal denetimde ise en az 3 denetçinin bulunma ve denetime fiilen katılma zorunluluğu bulunmaktadır. Üstüne üstlük Kamu Gözetimi Kurumu bağımsız denetim kuruluşlarından kadrolarına eğitime tabi tutma yükümlülüğü getirmiştir. En az 3 kişinin konaklama, yol, ücret ve eğitim giderleri düşünüldüğünde haksız rekabetin boyutları artmaktadır. Maliyetleri bir kenara bırakırsak bireysel denetim denetimin kalitesini düşürmektedir. Tek kişi ile yapılan denetimde Uluslararası Denetim Standartlarının uygulanabilirliği zayıftır.Hangi standart olursa olsun denetim ekip halinde yapılmalıdır. Hatta Kamu Gözetimi Kurumu yetkilileri denetimin bir ekip işi olduğunu çeşitli platformlarda dile getirmişlerdir. Bireysel denetçiye “bu denetim büyük ve kapsamlı bu yüzden ekibini oluşturman gerekir” dediğinizde de o ekip göstermelik olmaktadır. Denetimin sorumluluğu ancak tüzel kişilik olarak alınmalıdır. Çünkü bireysel denetçiden bazı hastalık ve ölüm hallerinde hesap soramazsınız. Fakat kurumsal yapıdan, tüzel kişilikten her zaman hesap sorabilirsiniz. Bu yüzden denetim bireysel değil kurumsal yapılmalıdır.           Diğer bir nokta bireysel denetim SMMM-YMM ayrımını derinleştirmektedir. Bu ayrımın nedenlerinin başında YMM’lerin bağımsız denetim ile birlikte Tam Tasdik, Karşıt İnceleme gibi Yeminli Mali Müşavirlik faaliyetlerini yapabilmeleridir. Halbuki mevzuata göre Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler aynı mükellefin hem defterini tutup hem denetim yapamamaktadırlar. Denetimlerin kurumsal yapılması halinde ise bu unvanlar değil “Denetçilik” unvanı ön plana çıkacaktır. Kurumsal çatı altında unvan SMMM-YMM değil unvan “Denetçi” dir. Gelinen noktada şirketlerin denetiminde bireysel ve kurumsal denetimin aynı kategoride olması çeşitli sıkıntılar, yanlış anlaşılmalar ve haksız rekabet ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak bireysel denetim kurumsal denetime zarar verecek hale gelmiştir.

O halde ne yapılabilir? Düzenleyici Kurum olan Kamu Gözetimi Kurumu yetkililerinin, meslek örgütlerinin, bağımsız denetim kuruluşları yönetici ve denetçilerinin üzerinde düşünmesi gereken bu konuda ne yapılmalıdır? Bu konuda yapılabilecekleri şöyle sıralayabiliriz: 1-Belirlenen kriterlerle belli bir ciro altındaki şirketler bireysel, üstündekiler kurumsal olarak denetlenebilir. 2-Geçiş döneminin sonuna kadar bireysel denetime izin verilmeli Ancak bireysel denetimin standartları belirlenip denetimi yapacak olan denetçiden Kurumsal Denetimde istenen yükümlülükler ölçütüne göre istenebilir. Örneğin Mesleki Sorumluluk Sigortası, Sürekli Mesleki Eğitimi ve Denetim Kadrosu 3-Bireysel denetim belli bir süre sonra tamamen kaldırılmalıdır.Ancak bireysel denetim, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından tüm Anonim Şirket ve Kooperatiflerde yaptırılması düşünülen sınırlı denetimde uygulanabilir.

Bireysel denetimin sınırlandırılması ve kurumsal denetimin alanının dışında yapılması ile de kurumsallaşma artacaktır.Genç meslektaşlarımız bundan sonra sınava girecek bile olsalar kurumsal bir yapı içinde sınav ve staj yükümlülükleri daha kolay yerine getirebilirler. Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nde 21.10.2014 tarihinde yetkilendirme konusunda bazı değişiklikler yapılmıştır. Ancak kurumsallaşmayı teşvik edici değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Yerli şirketlerin kurumsallaşması ve kalite kontrolün etkin şekilde uygulanması ile bazı sorunlar aşılacaktır. Tabiki sorunlar ve sıkıntılar bu kadar değildir. Ancak düzenleyici kurum, mesleki örgütleri ve meslektaşlar arasında fikir alışverişiyle bu sorunlar aşılabilir.

Ülkemizde yapılan denetimlerin sağlıklı ve kaliteli olması dileğiyle Hoşçakalın…

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM