YAZARLARIMIZ
Ömer Köşer
Vergi Müfettişi
omerkoser@hotmail.com



Covid-19 Nedeniyle Denetimli Serbestlik İzni Verilen Hükümlünün Vergi İncelemesi

GİRİŞ

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi nedeniyle, kamu kurumları salgının yayılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almaya çalıştılar. Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan açık ceza evlerindeki hükümlüler, 5275 sayılı kanunun 9’uncu maddesinin 5’inci ve 6’ıncı fıkraları gereğince denetimli serbestlik kapsamında izinli kabul edildi. Bu çalışmada, Covid-19 izni nedeniyle hapis hali son bulan hükümlünün, vergi incelemesine dahil olduğu bir süreç değerlendirilecektir.

1-Medeni Kanuna Göre Vasinin Tanımı ve Atanma Süreci

Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olan kişidir.[1] Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Buna binaen vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi; denetim makamının asliye hukuk mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir.[2]

Kanunda vesayeti gerektiren nedenler; küçüklük, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve istek üzerine gerçekleştirilen durumlar olarak sayılmıştır.

Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir. Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.[3] Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.[4]

Kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamı (sulh hukuk mahkemesi) gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir. [5]

Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur. Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur. Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmî defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmî defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur. [6]

Vasi görevlendirildiği süreçte vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli özeni göstermekle mükelleftir.

Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.[7] Madde gerekçesinde; kişinin özgür bırakıldığı halde vesayet halinin devam ettiğinin kabul edilmesini özgürlüğün bir başka açıdan kısıtlamak olarak kabul etmiştir. Bu nedenle denetimli serbestlik kapsamında bırakılan hükümlünün de fiili ehliyetinin olduğunu kabul etmektedir.

2-Hükümlünün Denetimli Serbestlik Sürecinde Vergi İncelemesindeki Rolü

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 9’uncu maddesinin 5’inci fıkrasında denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler izinli sayılmış ve aynı maddenin 6’ıncı fıkrasında beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanacakları ve fıkra hükmünün 31/7/2021 tarihine kadar uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

İnceleme elemanının, incelemesine başladığı mükellefin denetimli serbestlik tedbirinde olduğunu bilmesi mümkün değildir. Örneğin denetimli serbestlik sürecinde izin alan bir hükümlüye yapılan defter belge isteme tebliği, inceleme elemanının mükellefe ulaşamaması halinde usul açısından eksik bir rapor hazırlanmasına sebebiyet verecektir. Mükellefin yasal defterlerini ilgili süreç içerisinde hazırlama imkanı bulunmayabilir. Ya da tayin edilen vasinin incelemeden haberi olmayabilir. İlgili durumlar birçok şekilde çoğaltılabilir. Olaya pandemi koşulları açısından bakmak gerekirse, mükellefin yasal defterlerini ilgili sürede ibraz etmemesi, hakkında ibraz etmemeye yönelik inceleme raporu düzenlenmesine sebebiyet verecektir. İlgili tebliğin vasiye yapılmaması usule aykırı bir sonuç doğurmayacaktır. Çünkü mükellefler denetimli serbestlik koşullarında vasinin olmasına gerek olmayan bir ortam içerisinde fiil ehliyetlerini kullanabilmektedirler.

Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir. İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir.[8]

İncelemelerde hükümlü açısından önemli olan unsur mükellef olarak savunma hakkının kısıtlanmamasıdır. Hapiste olan hükümlüye fiili ehliyetini kullanamamasından dolayı vasi atanmaktadır. Hükümlünün denetimli serbestlikte hapis halinden kurtulması nedeniyle vasiliğin bir hükmü kalmamaktadır. Böyle bir durumda incelemeye kişi yerine vasi ile başlanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle kişinin savunma hakkı kısıtlanmadığı sürece, vergi incelemelerinde usule aykırı bir işlem olmayacaktır. Süreçte dikkat edilmesi gereken durum, mükelleften haber alınamaması durumunda, defter belge ibraz etmeme hususunda rapor yazılması  veya imzaya davet yazısına cevap alınamaması üzerine inceleme tutanağını imzadan imtina etme gibi bir süreç izlenerek incelemenin tamamlanması incelemenin eksik olarak yapılmış olmasına neden olacaktır. Denetim serbestlik hükümlerinin uygulandığı durumlarda inceleme elemanınca süreç iyi takip edilmek zorundadır. İnceleme elemanı önüne gelen her mükellefin denetimli serbestlikle dolaştığını bilebilecek bir bilgiye sahip olmaması nedeniyle mükellefin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu gibi durumlarda vasi tayini önem arz etmektedir. Vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesi) vasi tayin ettiği süreçte vasilikten kaçınma sebepleri olabilecek kişilerin vasiliği kabul etmemesi gerekmektedir. Örneğin altmış yaşını doldurmuş olan bir kişiye vasilik görevinin verilmesi, vergi incelmesi sürecine katkı sağlamayacaktır. Buna ek olarak bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlara vasilik görevinin verilmesi de vergi incelemesi sürecinde vasiye ağır bir yük olacaktır. 

SONUÇ

Türk Medeni Kanununda yer alan hükümlerin değerlendirilmesi neticesinde, vergi incelemesi sürecinde, pandemi nedeniyle denetimli serbestlik kapsamında izin verilen hükümlülere gerçekleştirilen tebliğlerin ve düzenlenen tutanakların usule uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle bu süreç içerisinde vasi yerine mükellefin kendisiyle iletişime geçilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır. Başlanılan bir incelemede denetim elemanına ilgili durumdan bahsedilmemesi halinde denetim elemanı incelemesine başladığı  mükellefin Covid-19 nedeniyle denetimli serbestlikle izin verilen hükümlü olduğunu bilmesi mümkün değildir. Mükelleflerin de ilgili durum hakkında bilgi vermesi vergilendirmede gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacaktır.

Normalleşme adımlarının hızlandığı bu süreçte başlayacak olan incelemelerde Covid-19 nedeniyle verilen denetimli serbestlik izinleri dikkate alınmalı ve inceleme elemanının usul yönünden eksik bir inceleme gerçekleştirmemesi için mükellefle iletişim halinde olması önem arz etmektedir.

Kaynakça:

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun


[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 403

[2] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 397

[3] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 413

[4] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 414

[5] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 419

[6] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 438

[7] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 471

[8] 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Md.139

09.03.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM