YAZARLARIMIZ
Mustafa Yılmaz
Vergi Müfettişi
mustafayilmazvm@gmail.com.tr



Finansman Gider Kısıtlamasının Vergisel Boyutu

1.Giriş

Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin finansman ihtiyaçlarının borçlanmak yerine öz kaynaklarıyla sağlanması ve buna ilişkin teşvik kapsamında mevzuat sistemine dahil olan finansman gider kısıtlaması; finansman giderlerinin Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmının gider yazılamayacağı olarak tanımlanabilir. Finansman gider kısıtlamasının tanımı, uygulanması ve yasal mevzuat üzerindeki yeri bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

2.Finansman Gider Kısıtlaması Uygulamasının Kapsamı

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” başlıklı 41. Maddesinin 9 numaralı bendi aşağıdaki gibidir:

“(6322 sayılı kanunun 6.maddesiyle düzenlenen bent; Yürürlük 15.06.2012)9. Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere (700 Sayılı KHK'nın 45 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)Cumhurbaşkanınca(**) kararlaştırılan kısmı.

Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya (700 Sayılı KHK'nın 45 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 09.07.2018)Cumhurbaşkanı(*), bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11. maddesinin (i) bendi aşağıdaki gibidir:

(6322 sayılı kanunun 37.maddesiyle eklenen bent; Yürürlük 01.01.2013)i) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere (700 Sayılı KHK'nın 173 üncü maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:09.07.2018)Cumhurbaşkanınca(**) kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya (700 Sayılı KHK'nın 173 üncü maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:09.07.2018)Cumhurbaşkanı(*), bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmektedir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri gereği gelir vergisi mükellefi işletmelerin ve kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında kalan kurumlar vergisi mükellefi işletmelerin finansman ihtiyaçlarını yabancı kaynaklar ile karşıladığında öz kaynakları aşan kısma münhasır olan yatırımın maliyetine eklenenler hariç ve işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının %10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacak kısmının gider yazılamayacağı belirtilmiştir.

Finansman gider kısıtlaması yabancı kaynakları öz kaynakları aşan işletmeler için geçerli olup, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşmayan işletmeler yabancı kaynakları için katlandıkları faiz, komisyon kur farkı vade farkı gibi ödemeleri gider olarak yazabilmektedir. Öz kaynaklardan anlaşılması gereken ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmiş yıl karları, dönem net karıdır ve varsa geçmiş yıl zararları ve dönem net zararı dikkate (-) olarak alınmalıdır. Yabancı kaynaklardan anlaşılması gereken ise kullanılan krediler vb olduğu açıktır.

Örnek Olay 1:

ABC işletmesinin 2019 yılı kullandığı yabancı kaynakları 1.000.000-TL’dir. Öz kaynakları ise 1.100.000-TL’dir. Yabancı kaynaklar için katlanılan finansman gideri ise 200.000-TL’dir. Bu durumda ABC işletmesinin işletmede kullandığı yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşmadığı için yabancı kaynaklara ilişkin yapılan bu giderler beyannameyi oluştururken gider olarak dikkate alınabilecektir.

Örnek Olay 2:

XYZ LTD ŞTİ’nin 2019 yılında kullandığı yabancı kaynakları 15.000.000-TL’dir. Öz kaynakları ise 10.000.000-TL’dir. Yabancı kaynaklar için de katlanılan finansman gideri 1.500.000-TL’dir.

Bu durumda yabancı kaynakların öz kaynağı aşan kısmı olan 5.000.000-TL’isabet eden finansman gideri (1.500.000*5.000.000/15.000.000)=500.000-TL olacaktır. Bu 500.000 TL’lik finansman giderinin %10’u (Cumhurbaşkanınca oranın yüzde 10 olarak belirlendiği kabul edilmiştir.) olan 50.000-TL de kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.

Ayrıca bir diğer önemli husus ise söz konusu giderlere ilişkin yüklenilen KDV’nin durumunun ne olacağı hususudur.

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30. maddesinin (d) bendi aşağıdaki gibidir:

Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi.(5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç)” denilmektedir.

Yukarıdaki kanun metninden de anlaşılacağı üzere finansman gider kısıtlaması uygulamasında ilgili mevzuatlar gereği gider kabul edilmeyen ödemelere ilişkin yüklenilen KDV’de Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak değerlendirilecektir.

3. Sonuç

Sonuç olarak finansman gider kısıtlaması uygulaması gerek işletmelerin öz kaynak yapılarının sağlam olması gerekse genel ekonomi açısından son derece önemlidir. İşletmelerin finansman ihtiyaçlarını yabancı kaynak ile değil de kendi öz kaynaklarıyla sağlanması yönünden teşvik niteliğinde olup, işletmelerin öz kaynaklarının korunması amaçlanmaktadır.

KAYNAKÇA

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

NOT: Kanun çıktı ancak şu an uygulama alanı bulunmamaktadır. Gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz.

24.03.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM