YAZARLARIMIZ
Mustafa Kınacı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
Bilirkişi
mustafakinaci1970@hotmail.com



Konkordato Müessesesinde Öngörülen Değişikliklerle İlgili Olarak TBMM’ ye Sunulan Yasa Teklifine Yönelik Değerlendirmeler

13.11.2018 tarihinde TBMM Başkanlığı’ na sunulan ve Adalet Komisyonundan geçen “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun” Teklifinin 13, 14, 15, 16 ve 17. Maddeleri konkordato müessesesi ile ilgili olarak bazı düzenlemeler içermektedir.

Söz konusu düzenlemeler özetle aşağıya çıkartılmıştır.

  • Bağımsız denetim raporu hazırlayacak kuruluşlar daraltılarak bu kuruluşların hazırlayacakları bağımsız denetim raporunun içeriği düzenlenmekte ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verilmesi şartı getirilmektedir. (madde 13),
  • 3 kişilik komiser heyetinde en az 1 tane KGK tarafından yetkilendirilmiş ve sorumlu denetçi olarak onaylanmış bağımsız denetçi olması şartı aranacaktır. (madde 14)
  • Bölge Kurulları tarafından komiser listesi oluşturulacak ve atanacak komiserler bu listeden seçilecektir. (madde 15)
  • Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması ile ilgili İİK 292. Maddenin birinci fıkrasının c bendinde yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra gelmek üzere “yada borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa” ibaresinin eklenecektir. (madde 16)
  • Teklife eklenen geçici madde ile halihazırda görülmekte olan konkordato davalarına talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam edilecek ve komiser listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilecektir. Bir kişi eş zamanlı olarak 5 ten fazla dosyada komiser olarak atanmayacaktır. (madde 17)

Tasarıda İİK 286/1-e maddesi tümüyle değiştirilerek “KGK tarafından kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşunca Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları ….” şeklinde düzenlenmiştir. Bu şekilde 7101 yasa ile getirilen düzenlemede küçük işletmeler için aranmayan bağımsız denetim şartı konkordato talep eden şirketlerin tümüne zorunluluk şeklinde getirilerek bağımsız denetim şirketi tarafından makul güvence veren denetim raporu şart kılınmıştır.

Tasarı ile yapılmak istenen düzenlemeler incelendiğinde konkordato müessesesinden faydalanmak isteyen şirketlerin konkordato teklifinin uygulanabilir olup olmadığı yönündeki taleplerinin sorumluluğu bağımsız denetim şirketlerine verilmekte ve bu düzenleme ile adeta konkordatonun uygulanması imkansız kılınmaktadır.

Tasarı ile bağımsız denetim yapacak şirketlerin KGK tarafından kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları olması ve konkordato teklifiyle ilgili olarak Türkiye Denetim Standartlarına göre makul güvence veren denetim raporu hazırlanması gerektiği belirtilmektedir.

Halihazırda yürürlükte bulunan İİK 286. Maddesinde konkordato talebi ile ilgili olarak mahkemeye sunulacak mali tabloların en fazla 45 gün eskiye dayanabileceği belirtilmektedir. Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim çalışmaları denetimi yapılan şirketin büyüklüğüne göre ortalama 2-3 ay (60-90 gün) sürmektedir.

Örnek vermek gerekirse 31.10.2018 tarihli mali duruma göre konkordato ilan etmek isteyen bir şirket, tüm veri girişlerini ve muhasebe işlemlerini tamamlayarak mali tablolarını, konkordato ön projesini, konkordato teklifini ve İİK 286 da sayılan diğer tüm bilgi ve belgelerini hazırlayarak KGK tarafından yetkilendirilen bir bağımsız denetim kuruluşuna verecek bu bağımsız denetim kuruluşu ise en geç 15 aralık 2018 tarihine kadar Türkiye Denetim Standartları kapsamında hem hesap incelemeleri hem stok ve duran varlık sayımları ve hem de hesap mutabakatlarını vb. tamamlayarak makul güvence veren raporunu hazırlaması gerekecektir. Orta ve büyük ölçekli bir şirkette tüm bu sayılan iş ve işlemlerin 45 günlük süreye sığması mümkün değildir.

Türkiye Denetim Standartlarına göre bağımsız denetim çalışması yaparak makul güvence verecek yetkili bağımsız denetim şirketinin bir çok çalışmanın yanında mutabakat çalışması yapması gerektiği tabiidir. Hesap mutabakatları için tüm taraflara (bankalar dahil) doğrulama mektubu gönderilecek ve cevap beklenecektir. Bu çalışmanın yılın herhangi bir tarihinde yapılmış olması (örnek vermek gerekirse 31 ekim, 30 kasım vb. gibi ara tarihler) özellikle alacaklılar açısından hemen dikkat çekecek ve konkordato talep edecek şirketle ilgili olarak şüphe duyulmasını sağlayarak icra ve haciz işlemlerine daha kısa sürede muhatap olunması riskini arttıracaktır.

Konkordatoya ilk müracaatta amaçlanan en önemli husus borçlu şirketin icra ve haciz işlemleri nedeniyle mal varlığının muhafaza altına alınmasının, alacaklılara 89/1 haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinin, banka hesaplarına haciz uygulanmasının önüne geçilmesi ve ticari faaliyetinin normal şartlarda yürütülmesinin sağlanmasıdır. Yetkili bağımsız denetim şirketince yapılacak birçok denetim çalışması, alacaklıların (özellikle bankaların) borçlu şirket hakkında konkordatoya yönelik olarak önceden bilgi sahibi olmasını sağlayacak ve alacaklıların yapacakları tazyik nedeniyle borçlu şirket güvenli çalışma ortamını kaybedecektir.

Mevcut uygulamada İİK 286/E. Maddesinde konkordato ön projesinin gerçekleştirilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu yönünde görüş beyan eden yetkili bağımsız denetim kuruluşları konkordato talep eden şirketin mevcut mali durumlarını ve konkordato teklifini zaten incelemekte ve görüş bildirmektedirler. Bu raporların da hazırlanması ortalama 1 haftayı bulmaktadır. Ancak yasa tasarısı bu haliyle geçtiğinde makul güvence verilmesi şartı nedeniyle ortalama 2-3 aylık sürede bu rapor hazırlanabilecek ve şirketler bir türlü mahkemeye müracaatta aranan 45 günlük süreyi yakalayamayacaklardır. Bu ise şirketlerin 45 günlük sürede mahkemeye müracaat edememe riskini doğuracak ve kurtarılması mümkün olan çok sayıda firmanın dağılmasına ve yok olmasına yol açacaktır.

Bağımsız denetim konusu teklifteki gibi yasalaşacaksa da mevcut yasadaki 45 günlük geriye doğru mali tablo verme yükümlülüğü 90 güne çıkartılmalıdır. 90 günlük süre hem şirketin kendi yükümlülükleri ve hem de bağımsız denetim şirketinin kendi yükümlülükleri için yeterli bir süredir.

Ancak kanaatimizce Meclise sunulan yasa tasarısında makul güvence verilmesi hususu geçici süre (3+2) içerisine konulmalıdır. Mahkemelerce geçici süre içerisinde bilirkişi olarak KGK tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları atanmalı ve makul güvence şartı bu aşamada aranmalıdır. Çünkü Türkiye de şirketler genellikle son çare olarak borçlarını ödeyemez duruma geldiklerine konkordato talep etmektedirler. Birkaç kötü emsal gerekçe gösterilerek hazırlanan bu yasa tasarısı borçlarını ödemek isteyen ve ticari faaliyetini devam ettirmek isteyen tüm iyiniyetli şirketlere ceza verilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle bu düzenlemeler tasarıdan çıkartılmalıdır.

Halihazırda, mahkemelerce atanan konkordato komiserleri hazırladıkları raporlarla konkordato teklifinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği yönünde kanaat belirten görüşlerini geçici mühlet (3+2 ay) içerisinde mahkemeye sunmaktadırlar. Geçici komiser heyetinin olumsuz görüşü mahkemelerce benimsendiğinde konkordato davaları geçici süre içerisinde iflas yada davanın reddi şeklinde sonuçlandırılmaktadır. Geçici komiser heyetinin olumlu görüşünün mahkemece benimsenmesi durumunda ise 1 yıllık kesin süre verilmektedir.

Tasarıda konkordato talep eden şirketlere atanacak komiserler ile ilgili olarak Bölge Kurullarında ayrı bir liste oluşturulması, komiserlerin niteliklerinin belirlenmesi ve komiserlerin eğitime tabi tutularak sertifika almaları yönündeki düzenleme ile bir komiserin eş zamanlı 5 dosyadan fazla görevlendirilmemesi de isabetli olacaktır.

Yine aynı şekilde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması hususunun düzenlendiği İİK 292. Maddenin birinci fıkrasının c bendinde yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra gelmek üzere “yada borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa” ibaresinin eklenmesi bir eksikliğin tamamlanması şeklinde olup yerinde bir ekleme olacaktır.

Netice itibariyle konkordato sürecinin tüm sorumluluğunu neredeyse KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarına yükleyen ve bu şirketlerden makul güvence vermesini isteyen İİK 286/e maddesinde yapılması planlanan düzenlemeler tasarıdan tümüyle çıkartılmalıdır. Bu mümkün olmuyorsa KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından makul güvence veren rapor alınması konusu konkordato davası açıldıktan sonra geçici sürede (3+2 ay) daha uygun olacaktır. Bu hem 45 günlük süre kısıtı yönünden ve hem de en önemlisi finansal durumu bozulan şirketlerin konkordato öncesi zaman kaybetmemesi ve ticari işletmelerinin bütünlüğünün bozulmaması yönünden gereklidir.

20.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM