Murat BAŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
muratbash@hotmail.com
İTHALAT VE İHRACATTA SÖZLEŞMENİN ÖNEMİ
Tarih:
29.11.2007
Yurtdışına satılan veya alınan mal ve hizmetler
için taraflar birbirleri arasında anlaşma yaparlar. Bu nedenle anlaşma
maddelerinin taraflar arasında yüzde yüz tam anlaşıldığının anlaşma şartlarında
belirtilmesi gerekir. İhracatçı ve ithalatçı şartlarının her iki tarafça uygun
olması taraflarca önem kazanır. İhracatçının teklif şartları
ithalatçının sipariş şartları birbirlerini tamamlaması gerekir.
Sözleşmeyi her iki taraf imzaladıktan sonra anlaşma şartlarındaki olabilecek
değişikliklerin nasıl işlerlik kazanacağı hakkında tam bir netlik olması gerekir. Dış
Ticaret işlemlerinde her zaman malın ve hizmetin ulaşımında oluşabilecek
riskleri malı alan satan yada nakliyesini yapan uygulayıcılar arasında riskin
paylaşımının belirlenmesi adına taraflar sözlü aralarında anlaşsalar da yinede
bunu yazıya dökmeleri gerekir. Biz buna Dış Ticaret’te
Alım-Satım anlaşması diyoruz. Dış Ticaret işlemlerinde ihracatçı; mal yada
hizmeti anlaşma koşullarına göre hazırlarken ithalatçıda karşılığında mal ve
hizmetin bedelini satıcıya ödemek zorundadır. İthalatçı ve ihracatçı
arasındaki ilk anlaşma maddesi alışveriş yapma isteklerini ortaya koymaktır. Daha
sonra mal ve para teslimindeki risklerin nasıl paylaşacağı konusu önem
kazanmaktadır. Tabi ki bu söylediklerimizin kesinlikle yazılı olması
gerekir. Böylece imzalanan akit kişileri ve kurumları
bağlamakta, bir anlaşmazlık halinde ispat evrakı
olmaktadır. Sözlü yapılan anlaşma ispat niteliği taşımaz. Anlaşmayı
yazarken metni net anlaşılır olmasına özen göstermeliyiz. Sözleşmenin kısa yada
uzun olmasından çok yapılan işle ilgili detayı önemlidir. Usulüne göre
hazırlanan sözleşmeler hem ihracatçıyı hem de ithalatçıyı korumaktır. Her zaman
sözleşmede alıcı ve satıcının bir bütün olduğunu unutmamız gerekir. Herhangi
birinin zarara uğramasından diğer taraf da etkilenmektedir.
Taraflar sözleşme yaparken öncelikli olarak
malın cinsi, nevi ve kalitesi hakkında birbirlerine bilgi
vermeleri gerekir. Malın alım-satımında malın kalitesi sözleşmede
önemlidir, standart mallarda mal kalitesi genellikle tarafsız kontrol
merciinin analizine göre belirlenir ve bu rapora göre malın alım
veya satımı gerçekleşir. (Örnek : metaller, çimento, gübre, şeker vb. ) Diğer
taraftan talebe göre özel yapılan standart olmayan mallarda ise mal kalitesi
kesinlikle anlaşmaya yazılması gerekir. Örneğin bir T. Shirt siparişinde kumaşın
metrekare ağırlığı 180 gr. dan aşağı olmayacak renkleri ve model
kalıbı-En-Boy-Göğüs vb. ölçüleri belirtilerek anlaşmaya eklenmesi gerekir. Malın
ambalajı malın yol boyunca taşınmasında çok önem arz eder. Bu nokta da, malın
yolda taşıma sırasında zarar görmeyecek şekilde paketlenmesi de anlaşma
maddelerinden biri olması gerekir. Malın anlaşma da belirlenen kalitesiyle,
gönderilen malın kalitesi arasında bazı zamanlarda farklılıklar olabilir. Bu
noktada reklamasyon konusu gündeme gelmektedir. İthalatçı malda hata tespit
ettiğinde bunu ihracatçıya bildirmekte ve gerektiğinde reklamasyon işlemi
oluşmaktadır. Bazen malda gizli reklamasyonda olabilmektedir. T. Shirt’in
boyu, eni ve kalitesinin dışında ipliğin kalitesi, kumaşa yapılan boya, yada
kumaşın direncindeki hata gizli reklamasyondur süresi 6 aydır. Bu sebeple
ihracatçı bu konuya çok özen göstermelidir. Sözleşmede ne kadar adet malın
alım-satımı yapılacağı belirtilmelidir. Stok ve parti mallarında, miktar kabaca
belirtilebilir. Normal mallarda miktarın kesinlikle Kg – ton – metrekare- litre
gibi ölçü birimleriyle sözleşmede belirtilmesi gerekir. Sözleşmede mal miktarına
ilişkin yaklaşık (takribi)ibaresi yer alıyorsa orijinal adı (about/circa)malda
(+), (-) 10 tolerans tanınmaktadır. Şayet sözleşmede mal miktarı (hacim-litre)
yada ağırlık birimleriyle belirtilmişse tolerans oranı = (+), (-)5’dir.
Sözleşme yapılırken malın fiyatı net veya
siparişle yükleme zamanları arasında fazla zaman varsa, ilgili malın
üretimindeki maliyetinde veya fiyatında değişme olasılığı göz önüne alınarak
belirli esneklikler sözleşmeye eklenmesi gerekir. Bu sebeple geniş zamana
yayılan siparişlerde, peşin ödemelerde satıcı makul bir tenzilatta
bulunabilmektedir.
Sözleşmede diğer önemli madde de
ihracatçının malını teslim edeceği yerdir. Burada önemli olan
teslim yerine kadar ki masraf ve riskler ihracatçıya aitken bu yerden sonra
masraf ve risk ithalatçıya geçmektedir. Eğer anlaşmada teslim
yeri belirtilmemişse, genel mevzuat ihracatçının bulunduğu yer teslim yeri
olarak kabul edilir. Tabi burada önemli nokta malın teslim zamanı
yada zaman dilimi anlaşmada özellikle belirtilmelidir. Anlaşmada belirlenen
zamanda ihracatçı malını teslim etmelidir.
İhracatçı anlaşmaya uygun miktarı ve
kalitedeki malı zamanında alıcıya teslim ederken alıcı da ödeme sorumluluğu
altına girmektedir. İthalatçının nasıl bir ödeme yapacağı yani akreditif,
vesaik mukabili, mal mukabili, kabul kredili ödeme şekillerinden birini seçmek
zorundadır. Ödeme şekli belirlendikten sonra ödemenin yeri ve zamanı gündeme
gelmektedir. Vesaik mukabili ödeme şeklinde sevkiyatla ilgili belgeler
alıcının bankasına gittiğinde ithalatçı fatura bedelini ödeyerek belgeleri alır
ve böyle ödeme yer ve zamanı belirlenmiştir. Teyitsiz bir akreditifte,
belgeler akreditif şartlarına uygunsa ödeme hemen alıcının bankasında yapılmakta
teyitli akreditifte ise akreditif şartlarına uygun belgeler ihracatçının
bankasına sunulduğunda ödeme yapmadan malı gümrükten çekme olanağı sağlayan
mal mukabili ödeme şeklinde anlaşılmışsa bu takdirde ödemenin ne zaman
yapılacağının kesin tespiti gerekir. Kabul kredili ödeme şeklinde ise
ödeme tarihinin poliçe de gösterilmesi gerekir.
Peşin ödeme şeklinde ithalatçı daha mal
gitmeden kendi ülkesinden havale yoluyla ödeme yapabileceği gibi, Türkiye’ye
gelirken de gümrükte deklare etmek koşuluyla yanında para getirerek ihracatçının
bankasında döviz bozdurabilmektedir. Son olarak alıcı ve
satıcı sözleşmede ihtilafa düşülmesi halinde hangi ülkenin hukuki mevzuatının
uygulanacağı konusunda karara varmalıdır. Her ülkenin milletlerarası
özel hukuku uyuşmazlık halinde uygulanacak kurallar belirlenmesine karşın bu
kurallar ülkeden ülkeye farklılıklar gösterebilir. Bazı ülkelerin mevzuatına göre
uygulanacak yasanın anlaşmanın tanzim edildiği ülke mevzuatı olacağı esası
getirilmişken bazılarında edimin yerine getirilmediği yada borçlunun bulunduğu
ülke mevzuatının uygulanacağı kriteri getirilmiştir. Hangi ülke mevzuatının
uygulanacağının tespitinden sonra anlaşmazlık konusu davanın hangi mahkemede
görüleceğinin de sözleşmede belirlenmesi gerekir. Dış ticarette sözleşmeden
doğan ihtilaflarının hali için mahkemeler yerine hem uzman kuruluş olan hem de
ortalama 6 ay gibi kısa bir süre içinde netice alınabilecek Milletler Arası
Ticaret Odası Tahkim Divanına (MTO) başvurulmaktadır. Divanın kararlarını
geçerli olabilmesi için, alıcı ile satıcının aralarında yaptıkları sözleşmede
aşağıda belirteceğim yazıyı koymaları ve buna göre sözleşmeyi imzalamış olmaları
gerekmektedir.
İş
bu akitle ilgili olarak ortaya çıkan bütün ihtilaflar MTO uzlaştırma ve
Tahkim kurallarına göre tayin olunan bir veya daha fazla hakem tarafından, adı
geçen kurallara göre nihai olarak karara bağlanacaktır.
All or any disagreement vuhriah may likely arise
from his agreement shall be solved in a final matter by a arbiratör a group of
arbitrators to be appointed by the ınternational chamber of cam merce’s
agreement and arbitration rules.
Sonuç olarak dış ticarette yapılan alım-satım anlaşmalarında
kesinlikle;
a)
Malın cinsi, nevi ve
kalitesi.
b)
Malın miktarı.
c)
Malın fiyatı.
d)
Malın teslim yeri ve zamanı.
e)
Ödeme şekli.
f)
Ödeme yeri ve zamanı,
belirtilmelidir.
Yukarıdaki işlemlerle ilgili alıcı ve satıcı
ihtilafa düştüğünde hangi ülke mahkemesine göre ihtilafın çözümleneceği
belirtilmeli ve daha sonra taraflar arasında ticaret gerçekleşmelidir.
Burada ilke, alım-satım yapılmadan önce: “ HERŞEYİ TARTIŞMA,
TARTIŞMADAN SONRA TARAFLAR ARASINDAKİ UYUM VE BARIŞ’DIR”.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)