YAZARLARIMIZ
Mikail İnce
Yeminli Mali Müşavir
mikail_ince@hotmail.com



Bazı Özelge ve Danıştay Kararları Doğrultusunda Şüpheli Ticari Alacaklar Uygulaması

Tarih: 16.04.2015 


I-ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI AYIRMA KOŞULLARI

1-Şüpheli Alacak Ticari ve Zirai Faaliyet Kapsamında Yapılan Mal Teslimi veya Hizmet İfasından Kaynaklanmalıdır

2-Karşılık Ayrılacak Alacağın Ödeme Vadesi Geçmiş Olmalıdır.

3-Alacak, Dava veya İcra Safhasında Bulunmalı yada Yapılan Protestoya veya Yazı ile Bir Defadan Fazla İstenmesine Rağmen Ödenmemiş Bulunan Dava ve İcra Takibine Değmeyecek Küçük Alacaklar Olmalıdır.

4-Alacak Teminata Bağlı Olmamalıdır.

II-KONUYA İLİŞKİN ÖZELGELER İLE DANIŞTAY KARARLARI

-Avukat aleyhine sonuçlanan dava ile ilgili olarak ödenen iş avansının, avukatın azledilmesi durumunda tahsilinin mümkün olmaması durumunda bu bedellerin şüpheli alacak olarak kabul edilerek karşılık ayrılıp ayrılamayacağı
hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[1]; “… şirketiniz tarafından, avukata verilen iş avansında, hasılat kaydedilen ticari bir alacaktan bahsedilmeyeceğinden, söz konusu ödeme için Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir.”

-Müşteriden tahsil edilmemekle birlikte ilgili kurumlara ödenen kamusal pay ve vergilerin gider ve şüpheli alacak olarak yazılıp yazılamayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[2]; “…

“… Belediyesi Başkanlığının bir şirketi niteliğinde olması sebebiyle kamu kurum ve kuruluşu niteliği taşıyan … tahsil edilemediği belirtilen alacaklarınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-Çin'deki bir firmadan ithalat yapmak üzere anlaşılması ancak siparişlerin gelmemesi durumunda söz konusu yabancı firmaya transfer edilen tutarın gider yazılıp yazılamayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[3]; “… yurt dışından olan alacaklarınız için iş yaptığınız firmanın mukim olduğu ülkenin mahkemelerinde dava açılması veya ilgili ülkenin icra mevzuatı uyarınca icra takibine başlanılması halinde alacağın Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre şüpheli hale geldiği kabul edilebilecek olup söz konusu takiplere başlanıldığı hesap döneminde karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.”

-Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar için düzenlenen yazının özel kargo firması ile gönderilmesi durumunda şüpheli alacak kaydı yapılıp yapılamayacağı hususunda Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge
[4]; “… dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların yazı ile istenmesi durumunda,

-Yazının farklı günlerde muhatabına bir defadan fazla ulaşmış olması,

-Yazının borçlunun kendisine veya hukuken teslim alabilecek şahıslara tebliğ edilmiş olması,

-Yazının kime ve hangi tarihte tebliğ edildiğini tevsik eden evrakın zamanaşımı süresince muhafaza edilmesi,

-Mezkur Kanunun 323. maddesinin uygulamasına mahsus olması,

-Yazıların özel kargo şirketi vasıtasıyla gönderilmesinin posta mevzuatına aykırılık teşkil etmemesi,şartıyla borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.”

-İhtiyati Haciz Konulan Şüpheli Alacak Karşılığının Teminat Olarak Değerlendirilip Değerlendirilemeyeceği hususunda Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[5]; “…Ancak, değerleme günü itibariyle söz konusu alacağın (ihtiyati/kesin haciz konulmak suretiyle elde edilen) teminatı aşan kısım itibariyle anılan maddedeki şartların oluşması halinde şüpheli alacak olarak değerlendirmeye tabi tutulabilmesi imkan dahilindedir.”


-Şirketinizin kurumlar vergisi mükellefi olduğu, bu zamana kadar karşılıksız çıkan çekleriniz için herhangi bir işlem yapmadığı, karşılıksız çıkan çeklere ne zaman karşılık ayrılacağı hususunda İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[6]; “… Buna göre, karşılıksız çıkan çekin karşılıksız çıktığına ilişkin kaydın yapıldığı dönem itibariyle dava veya icra takibine başlanılması gerekmekte olup, bu dönemde karşılık ayrılmayan alacaklarınız için müteakip yıllarda karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-Müteselsil sorumlu olarak yapılan ödemeler için şüpheli alacak karşılığı ayrılmasının mümkün olup olmadığı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[7]; “… şüpheli alacak ayrılmak istenen tahsil edilemeyen alacağın öncelikle hasılat hesaplarına girmiş olması gerekmektedir. Bu durumda işletmenin sonuç hesaplarını etkilemeyen, yani daha önce kârın teşekkülünü etkilememiş bir alacağın karşılık ayrılarak zarar yazılması mümkün değildir. Bu nedenle, hasılat kaydedilmeyen kaynak kullanım destekleme primi ve faiz için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-KİT lerden olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[8]; “…Buna göre, şirketinizin kamu kurum ve kuruluşlarından olan doğalgaz alacakları için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir.”

-Çalınan çeklere ilişkin dava aşamasında bulunan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılması hususunda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[9]; “… Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde yer alan şartların mevcut olması, alacağın ilgili dönemin kayıtlarına girmesi ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmesi halinde katma değer vergisinden kaynaklanan alacak için de şüpheli alacak karşılığı ayrılabileceği tabiidir.”

-Otel işletmesinden yaz sezonunda alınacak hizmet karşılığı hizmet alımı gerçekleşmeden verilen ve tahsil edilemeyen avanslar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[10]; “… yaz sezonunda müşteri göndermek üzere … Oteline yaptığınız avans mahiyetindeki ödemelerin ticari faaliyetinizin devamı için yapıldığı anlaşıldığından, ticari bir alacak niteliği kazanan bu tür ödemeleriniz için Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde belirtilen diğer şartlarında sağlanması halinde icra takibine başladığınız yıl karşılık ayırmanız mümkündür.”

Üç adet fatura düzenlediğini,  bu faturalar karşılığında toplam … TL tutarlı dört adet alacak senedinin alınarak kayıtlara aktarıldığını, ancak alacak senetlerinin düzenlenmesi sırasında alacaklı  … Ltd. Şti. yerine şirket müdürü …'ın, borçlu …A.Ş. yerine de şirket yetkilisi  …'un senet borçlusu olarak sehven yazıldığını, bu senetlerin protesto edilerek icra takibi aşamasına geçildiğini, bundan dolayı senetlerin şüpheli ticari alacaklar hesabında izlendiğini belirterek, alacak senetlerinin tahsil edilemeyip değersiz alacak şekline dönüşmesi halinde, senetlerin düzenlenmesi sırasında yapılan hataya rağmen senet tutarlarının gider olarak yazılıp yazılamayacağı hususunda Konya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[11]; “… şirket müdürü adına düzenlenmiş alacak senetlerinin, firma tarafından yapılan ve ticari defterlere hasılat olarak kaydedilmiş bir hizmet ifasına ilişkin olduğunun ispat edilmesi halinde, tahsil edilemeyen senet bedellerinin, yukarıda belirtilen kanuni şartların da gerçekleşmesi koşuluyla niteliğine göre şüpheli alacak veya değersiz alacak olarak kaydedilmesi mümkündür.”

-Tasfiye halindeki şirketin alacağının ve devreden KDV'sinin doğrudan gider yazılıp yazılamayacağı ile şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda Konya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[12]; “…söz konusu alacağınızın dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklardan olup olmadığının tespiti açısından yukarıdaki kıyaslamayı yapmanız gerekmektedir. Tahmini dava maliyetinin alacaktan daha büyük olması halinde, mahkemeye başvurmadan protesto etmeniz veya yazı ile bir defadan fazla istemenize rağmen tahsil edemediğiniz takdirde, söz konusu alacağınız için şüpheli alacak karşılığı ayırmanız mümkündür.”

-Aciz belgesine bağlanan alacağın şüpheli alacak karşılığı olarak gider hesaplarına intikal ettirilip ettirilemeyeceği hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[13]; “…ileride yapılacak fason hizmetlerin tutarından mahsup edilmek üzere verilmiş olan ve icra safhasında bulunan ve aciz vesikasına bağlanmış olan sipariş avansı, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili alacak olarak kabul edileceğinden bu ödemeler için aciz vesikasının alındığı yılda şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.”

-… ticari faaliyetinize ilişkin olarak gelir kaydedilen alacaklarınızdan bir kısmının tahsil edilemediğinden bahisle 2009 yılında dava konusu edilen, aynı yıl icra takibine başlanarak ödeme emrine bağlanan, icra takibine başlanmış ancak borçlunun iflasın ertelenmesi talebinde bulunma hakkının olduğu ve borçlu hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilen alacaklarınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılmasının mümkün olup olmadığı ve hangi tarih itibariyle karşılık ayrılabileceği, ciroya konu çeklere ilişkin olarak şüpheli alacak karşılığı ayrılması için tüm cirantalar adına dava veya icra takibinde bulunulmasının gerekip gerekmediği, icra takibine başlanarak ödeme emrine bağlanan ve tarafınızca kısmi haciz ile güvence altına alınan alacağınıza ilişkin olarak haczin alacağınızı karşılamayan kısmı için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususlarında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[14]; “…Bu bağlamda, söz konusu dilekçenizin tetkikinden, şüpheli hale gelen alacaklarınız için 2009 yılında dava veya icra takibine başlanıldığı ve yine aynı yılda mahkemece iflasın ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmış olup, ilgili dönemde karşılık ayrılmayan alacaklarınız için 2010 ve müteakip yıllarda karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ile teminat mektuplarının tahsilinin durdurulması üzerine mükellefin şüpheli ticari alacak karşılığı ayırıp, ayıramayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[15]; “… şüpheli alacak dolayısıyla karşılık ayrılabilmesi için alacağın teminatsız olması gerekmektedir. Kira alacağınıza ilişkin teminat mektuplarının, kiracının kira borcunu ödememesi nedeniyle paraya çevrilmesi, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmuş olsa bile, teminat altına alınmış alacaklar için karşılık ayrılması mümkün olmadığından, teminata bağlanan bu alacağınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir.

-İhracattan doğan alacakların tahsil edilememesi halinde şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[16]; “…yurt dışından olan alacaklarınız için iş yaptığınız firmanın mukim olduğu ülkenin mahkemelerinde dava açılması veya ilgili ülkenin icra mevzuatı uyarınca icra takibine başlanılması halinde alacağın Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre şüpheli hale geldiği kabul edilebilecek olup söz konusu takiplere başlanıldığı hesap döneminde karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.”

-Grup şirketinin bankaya olan borcunun kefalet nedeniyle ödenmesi durumunda şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı (…Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numaralı mükellefi olduğunuz,  hissedarlarınızdan birinin halen ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bankaya olan kredi borcunu .... tarihinde kefil sıfatı ile ödediğiniz ve bankanın alacağını temellük ederek alacaklının yerine geçtiğinizden bahisle, ödediğiniz tutar için şüpheli alacak karşılığı ayırıp ayıramayacağınız) hususunda Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[17]; “…San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kefalet nedeniyle yaptığınız … TL'lik ödemenin ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili nitelikte bulunmaması sebebiyle söz konusu alacağınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-Tahsil edilemeyen ancak temlik edilen alacağa şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılıp ayrılmayacağı hususunda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[18]; “…Buna göre; şirketinizce, mallarınızın pazarlamasını yürüten ve aynı gruba bağlı olan şirketin bayilerine fatura karşılığında sattığınız malların bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şirketinizin aktifinden çıkarılmak suretiyle ve özel hukuk hükümleri uyarınca yapılan sözleşmeye istinaden, malların pazarlamasını yürüten firmaya olan borcunuza mahsuben temlik edilen tutarlar için Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi hükümleri uyarınca şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.”

-İflas aşamasındaki yurt dışında mukim bir şirketten olan alacak için karşılık ayrılıp ayrılmayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge
[19]; “…'nin iflas aşamasında olduğu, ayrıca şirketin alacaklılarını ihtiva eden ve mahkemeye sunulan listede şirketinizin de yer aldığı bilgisine dayanarak şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir. Ancak, söz konusu alacağınızın iflas masasına kaydının yapıldığının, diğer bir deyişle müşterinizin iflas ettiğinin ve bu müşteriden alacaklı olduğunuzun o ülkede geçerli bir belgeyle ispat edilmesi halinde bu alacağınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olabilecektir.”

-Hakkında iflas ertelemesi kararı bulunan firmadan olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge[20]; “… gerek alacaklı olunan şirket hakkında "iflasın ertelenmesi" kararının verilmesi ile iflasa ilişkin şartların varlığının tamamen ortadan kalktığından söz edilemeyecek olması, gerekse iflası ertelenen borçlu şirketin takibi İcra ve iflas Kanunu hükmü uyarınca engellendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde iflası ertelenen şirketten tahsil edilemeyen ve kanunen takibine de imkân olmayan alacaklar için mahkemece iflasın ertelenmesine ilişkin kararın verildiği hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, iflası ertelenen borçlu şirketin daha sonra iflas veya iflastan kurtulma halleri söz konusu olur ise, ayrılan şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarlarının tahsil edildikleri dönemde kâr / zarar hesabına intikal ettirileceği tabiidir.”

-Şüpheli alacak karşılığının, ancak alacağının şüpheli hale geldiği yılda ayrılabileceği hakkında[21]; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2006 yılında verdiği karar ile dava ve icra safhasındaki bir alacağa sonraki yıllarda karşılık ayrılamayacağı yönünde karar vererek bu konudaki yerleşik içtihadı bozmuştur. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, vermiş olduğu Kararın gerekçesinde, “şüpheli alacak karşılığının, ancak alacağın şüpheli hale geldiği yılda ayrılabileceği, şüpheli alacak karşılığı ayırmanın yükümlülerin ihtiyarına bırakılmasının, onları en çok kar sağladıkları yılda şüpheli alacak karşılığı ayırma yoluna iteceği, bunun ise kanun koyucunun amacına aykırı düşeceği” yönünde değerlendirmelere yer vermiştir.

-İflası ertelenen şirketten olan alacağı için dava açılmaksızın veya icra takibi yapılmaksızın şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağı hakkında[22]; İflası ertelenen şirketten olan alacağı için dava açılmaksızın veya icra takibi yapılmaksızın şüpheli alacak karşılığı ayrılması gerektiği yolunda Ekim-Aralık 2005 vergilendirme dönemine ait geçici vergi beyannamesini ihtirazi kayıtla veren davacı adına istemi kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen geçici vergiyi; 2004 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesini de ihtirazi kayıtla veren davacı adına yapılan tahakkukun mahkemelerinin 15.09.2005 gün ve K:2005/746 sayılı kararıyla kaldırıldığı, bu karar uyarınca şüpheli hale gelen alacağın sonraki dönemlere sarkan kısmı için karşılık ayrılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kaldıran İzmir 2. Vergi Mahkemesinin 14.07.2006 gün ve E:2006/256, K:2006/741 sayılı kararının; dava veya icra safhasında bulunmayan alacaklar için iflasın ertelenmesi kararına dayanılarak karşılık ayrılamayacağı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

III-SONUÇ

Vadeli satışların yaygın olduğu ülkemizde, alacakların tahsilinde sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. Tahsilde yaşanan sorunlar sonucu şüpheli hale gelen alacaklar bulunmakta ve alacağın muhatabı tarafından da bu alacağa ilişkin olarak karşılık ayrılması gündeme gelmektedir. Mükelleflerin ileride vergi ziyaı cezasıyla karşılaşmamak için gerek yukarıda bahsedilen özelgeler ile Danıştay kararlarında bahsedilen hususlara dikkat etmesinde fayda bulunmaktadır.


[1]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 25.06.2013 tarih ve 917 sayılı özelgesi

[2]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 06.06.2013 tarih ve 826 sayılı özelgesi

[3]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 09.10.2012 tarih ve 2868 sayılı özelgesi

[4]Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 24.07.2012 tarih ve 167 sayılı özelgesi

[5]Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 19.06.2012 tarih ve 78 sayılı özelgesi

[6]İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 28.03.2012 tarih ve 366 sayılı özelgesi

[7]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 08.03.2012 tarih ve 933 sayılı özelgesi

[8]Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 21.02.2012 tarih ve 282 sayılı özelgesi

[9]Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 10.10.2011 tarih ve 863 sayılı özelgesi

[10]Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 23.08.2011 tarih ve 183 sayılı özelgesi

[11]Konya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 22.07.2011 tarih ve 56 sayılı özelgesi

[12]Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 22.06.2011 tarih ve 449 sayılı özelgesi

[13]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 09.06.2011 tarih ve 686 sayılı özelgesi

[14]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 03.05.2011 tarih ve 419 sayılı özelgesi

[15]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 05.04.2011 tarih ve 237 sayılı özelgesi

[16]İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 04.04.2011 tarih ve 230 sayılı özelgesi

[17]Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 01.04.2011 tarih ve 27 sayılı özelgesi

[18]Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 15.02.2011 tarih ve 78 sayılı özelgesi

[19] İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 07.02.2010 tarih ve 548 sayılı özelgesi

[20] İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 07.02.2010 tarih ve 551 sayılı özelgesi

[21]Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen 08.12.2006 tarih ve Esas:2006/291, Karar:2006/334 nolu karar

[22]Danıştay 3. Dairesinin 04.03.2006 tarih ve E.2006/3561, K.2008/738 sayılı kararı


Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

GÜNDEM