YAZARLARIMIZ
Mesut Özoğul
Vergi Müfettişi
mesut.ozogul@vdk.gov.tr



Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanun Tasarısıyla Getirilen Matrah ve Vergi Artırımı Müessesesinin Vergi İncelemesi Bakımından Değerlendirilmesi

Bilindiği üzere 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun 19/08/2016 tarih ve 29806 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmişti, yakın tarihin en kapsamlı vergi borçlarının yeniden yapılandırılması ve matrah artırımı imkanlarını getiren ve klişe deyimiyle en kapsamlı bu vergi affından çeşitli sebeplerle yararlanmayan veya yararlanamayan mükellefler için bir fırsat daha doğdu. Geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sevk edilen ve kısa sürede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenen “ Vergi ve Bazı Diğer Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı “ ve gerekçesi incelendiğinde mükelleflere matrah ve vergi artırımı, vergi borçlarının yapılandırılması, emtia ve kasa mevcudunun kaydi durumu ile fiili durumlarının uyumlu hale getirilmesi gibi bir çok imkan sağlandığı görülmektedir.

Peki matrah ve vergilerini artıran mükelleflerin Vergi İncelemeleri karşısındaki durumu nedir? Matrah ve vergi artırımı yapan mükellefler Vergi İncelemesine alınabilir mi, defter ve belgeleri istenebilir mi?, başlanmış olan Vergi İncelemelerinin akıbeti ne olacak? Sorularına yanıt bulmaya çalışacağız. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. Maddesinde Vergi İncelemesinden maksatın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir, aynı kanunun 137. maddesinde defter ve hesap tutan ve evrak ve vesikaları muhafaza etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişilerin Vergi İncelemesine tabi olduğu, 138. Maddesinde ise Vergi İncelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber verilmesinin mecburi olmadığı belirtilmiştir. Mükellefler bir çok nedenden dolayı vergi İncelemesine tabi tutulabilmekte, ilgili incelemeler neticesinde muhtelif vergi ve cezalarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu nedenle mükelleflerin öngörmediği bir ceza ve gecikme faizi ile karşı karşıya gelmemeleri için matrah artırımında bulunmaları yerinde olacaktır.

Kanun tasarısının 5. Maddesinde “Mükelleflerin belirtilen şartlar dahilinde Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için Gelir ve Kurumlar Vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacağı”, tasarının gerekçesinin 5. Maddesinde ise ; “ Matrah ve Vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin defter ve belgelerinin incelenmeyeceği ve artırıma konu olan vergilerle ilgili olarak tarhiyat yapılmayacağı belirtilmiştir.” Yani matrahı artırılan vergi türü nedeniyle mükellef hakkında bir vergi incelemesine başlanmayacak ve adına herhangi bir vergi tarh edilmeyecek, ve ceza kesilmeyecektir.

 

Matrah artırım hükümlerinden yararlanmak için ise matrah ve vergi artırımının her bir vergi türü itibariyle maddede belirtilen tutar ve oranlar dikkate alınarak, kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar yapılması gerekmekte, hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin veya ilk taksitinin kanunun yayım tarihini izleyen dördüncü aydan başlamak üzere; ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir. Ödenmeyen tutarlar 6183 sayılı kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte tahsil olunacaktır. Yani matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmak bu kanun hükümlerinden yararlanmak için tek başına yeterli olmayacak, matrah ve vergi artırımının yanı sıra artırılan bu tutarların belirtilen sürede ödeme şartı da aranacaktır.

 Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da mükellefin herhangi bir yıl defter ve belgelerinin herhangi bir vergi türü itibariyle daha önce sınırlı veya tam olarak incelenmesinin o yıl için matrah artırımı yapılmasına engel olmadığıdır. Kanun tasarısının 5/4-ç maddesinde “ Mükellefin matrah ve vergi artırımında bulunmuş olmasının mükellefin defter ve belgelerin muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü kaldırmayacağı “ da ayrıca belirtilmiştir. Bu nedenle mükelleflerin matrah artırımı yapmış olmaları ilgili yıl defter ve belgelerinin saklanma ve ibraz yükümlülüğünü kaldırmamaktadır.

 Örneğin; Gerçek usulde vergilendirilen ve bilanço esasında defter tutan Gelir Vergisi mükellefi Bay (A) 2016 yılı Gelir Vergisi matrahını 21.636 TL’den aşağı olmamak kaydıyla ilgili dönem matrahının %20’si oranında artırmıştır. Bay(A)’nın 2016 yılı Gelir Vergisi Matrahı hakkında müteakip dönemlerde herhangi bir Vergi İncelemesi ve tarhiyat işlemi yapılamayacaktır. Ancak söz konusu incelenmeme ve tarhiyata tabi olmama sadece artırımı yapılan vergi türleri itibariyle olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus; mükelleflerin artırım yapmak istedikleri vergi türünü kendilerinin serbestçe belirleyebilecekleridir. Örneğin Bay(A) Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi yönünden Matrah artırımında bulunup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesinde belirtilen ödemeler nedeniyle matrah artırımında bulunmayabilir. Artırım yapılmayan vergi türlerinin incelenmesinde ve tarhiyat önerilmesinde mani olmadığı açıktır. Örneğin; Aldığı kumaşları imalathanesinde işleyip masa örtüsü olarak satım faaliyetiyle iştigal eden bayan (B) 2016 yılı Katma Değer Vergisi matrahlarını kanuna uygun şekilde artırmış, Gelir Vergisi matrahını ise zarar beyan ettiği gerekçesiyle artırmamıştır, ilerleyen bir tarihte Vergi Müfettişi bay(M) , bayan(B)’den 2016 yılı defter ve belgelerini sahte belge kullanımı yönünden incelemek üzere istemiştir, bayan(B) Katma Değer Vergisi yönünden matrahını artırmış olması nedeniyle, Vergi Müfettişi tarafından KDV yönünden herhangi bir inceleme ve tarhiyat yapılmayacak, sahte faturayla belgelemiş olduğu kumaş alımları için bu alımların gerçekten yapılıp yapılmadığı yönünden inceleme ve değerlendirme yapılacak, kumaş alınmadığı halde sahte faturayla maliyet yazıldığının tespit edilmesi durumunda Gelir Vergisi yönünden cezalı tarhiyat önerilecek ve Kaçakçılık suçunun işlenmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulacaktır.

1-Kanunun Yayımı tarihinden Önce Vergi İncelenmesine Başlanılması Durumu:

                a- Vergi İncelemesinin Kanunun Yayım Tarihini İzleyen Ayın Başından İtibaren İki Ay İçerisinde Sonuçlandırılamaması Durumu:

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140. Maddesi uyarınca Vergi incelemesine nezdinde inceleme yapılan (tüzel kişilerde kanuni temsilci) kişi ile incelemeye başlandığına dair tutanağın imzalanmasıyla başlanır. Kanun tasarısının 5/7. Maddesine göre matrah artırımında bulunulmuş olmasının kanunun yayımı tarihinden önce başlayan incelemelere engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir, yine aynı maddede ilgili incelemelerin kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmeyeceği belirtilmiştir. Burada incelemenin sonuçlandırılmasından kasıt inceleme raporlarının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir. Yani kanunun yayım tarihini izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde, yapılan inceleme neticesinde Vergi inceleme raporlarının tanzim edilmesi ve Vergi Dairesi kayıtlarına intikal etmesi gereklidir, aksi takdirde herhangi bir inceleme yapılamayacaktır.

b- Vergi İncelemesinin Kanunun Yayım Tarihini İzleyen Ayın Başından İtibaren İki Ay İçerisinde Sonuçlandırılması Durumu:

-Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde incelemenin sonuçlandırılması( tanzim edilen Vergi İnceleme Raporlarının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal etmesi) ve herhangi bir vergi türü itibariyle matrah farkı tespit edilmesi halinde; mükellef inceleme raporlarının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuş ise ; inceleme sonucu vergi türleri itibariyle bulunan matrah farkı ile mükellefin artırdıkları matrahlar birlikte değerlendirilecek olup; bu değerlendirme neticesinde mükellefin inceleme dönemi itibariyle artırdığı matrah tutarlarının Vergi incelemesi neticesinde tespit edilen matrah farkından fazla veya eşit olması durumunda, vergi incelemesi sonucu bulunan matrah farkı nedeniyle ayrıca bir vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

-Tam tersi bir durumda yani vergi incelemesi neticesinde tespit edilen matrah farkının mükellefçe ilgili raporlar Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettirilmeden artırılan matrahtan fazla olması durumunda fark tutar kadar cezalı vergi tarhiyatı yapılacaktır. Ancak bu durumda da bu vergi, ceza ve gecikme faizleri için tasarının 4. Maddesindeki şartlara göre indirimden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.

Önemli bir diğer husus ise; bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinin dikkate alınmayacağıdır.

2-Kanunun Yayım Tarihinden Sonra Vergi İncelemesine Başlanılması Durumu:

Kanunun yayım tarihinden sonra herhangi bir vergi türü itibariyle vergi incelemesine başlanılması durumunda, kanundan yararlanma süresi devam ediyor ise mükellefler ilgili vergi türleri itibariyle matrah artırımından yararlanması halinde başlanılan bu vergi incelemelerine devam edilemez ve bu mükellefler hakkında herhangi bir tarhiyat yapılamaz.

3- Matrah Artırımından Yararlanılmış Olsa Bile Vergi İncelemesinin Yapılmasına ve Devam Etmesine Engel Olmayan Durumlar:

Kanun tasarısının 5/7. Maddesine göre matrah artırımında bulunulmuş olması durumunda başlanmış vergi incelemelerinin kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu incelemelere devam edilemeyeceği belirtilmiştir, ancak aynı maddede bu duruma iki istisna getirilmiştir. Yani kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren iki ay içerisinde sonuçlandırılamasa bile devam edecek, ayrıca daha sonraki bir tarihte bile inceleme yapılmasına engel olmayan bazı durumlar mevcuttur, bunlardan ilki; kanun tasarısının 5/1-ı maddesine göre; mükelleflerin Yıllık Gelir ve Kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi talebi ile ilgili vergi incelemeleridir. Mükelleflerin bu vergilerin iadesine yönelik olarak iade talebinde bulunması durumunda bu talepleri, 252 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır. Bu nedenle, bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir. İkincisi ise; kanun tasarısının 5/3-e maddesine göre; artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki döneme devreden KDV yönünden, ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleriyle ilgili vergi incelemeleridir. Matrah artırımı yapılmış olsa bile bahsi geçen bu durumlar ile alakalı olarak Maliye Bakanlığı’nın vergi incelemesi ve tarhiyat hakkı saklıdır. Ancak Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.

4-Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talebinde Bulunulmuş Fakat Uzlaşma Günü Gelmemiş Vergi İncelemelerinin Durumu:

Kanunun yayımlandığı tarihten önce tarhiyat öncesi uzlaşma için idareye başvurmuş ve kendilerine verilen tarhiyat öncesi uzlaşma günü Kanun’un yayımlandığı tarih itibariyle henüz gelmemiş olan mükellefler, tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinden vazgeçmek şartıyla, Kanun tasarısının 4. Maddesine uymak kaydıyla(vergi ve cezada belirli bir oranda indirimden yararlanarak) tasarının 5. Maddesinde belirtilen matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Bu durumda olan mükelleflerin matrah artırım hükümlerinden yararlanabilmesi için adına düzenlenecek ihbarnameyi tebliğ aldığı tarihten itibaren 30 gün içerisinde matrah artırımı yapmaları gerekmektedir.

5-Matrah Artırımı Hükümlerinden Yararlanamayacak Olanlar:

Kanun tasarısının 5/9. Maddesinde “ 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar. Şu kadar ki 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanırlar. “ hükmü yer almaktadır.

 Burada dikkat edilmesi gereken husus; daha önce sahte belge düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporu bulunanlar ile sahte belge düzenleme ihtimali nedeniyle haklarında vergi incelemesine başlanmış olanların matrah artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklarıdır. Ancak sahte belge düzenleme ihtimali nedeniyle haklarında vergi incelemesine başlanmış olanların sahte belge düzenleyicisi olmadıkları haklarında yazılacak Vergi Tekniği Raporu ile sabit olanlar maddede belirtilen usul ve şartları yerine getirdikleri takdirde matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Sahte olarak düzenlenen belgeleri kullananların ise bu Kanunun matrah veya vergi artırımı hükümlerinden yararlanmasına engel bir husus bulunmamaktadır.

Kaynak; 213 Sayılı V.U.K. , Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanun Tasarısı

14.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM