YAZARLARIMIZ
Menderes Çetin
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
menderescetin@hotmail.com



Almanya’daki Ortağa Kar Dağıtımında Stopaj Uygulaması

1- GİRİŞ

Dünya ticaretinde sermayenin online sistemler üzerinden çok rahat hareket edebilmesi, ülkelerin daha fazla yatırımcıyı çekmek için çeşitli teşvikler uygulaması gibi nedenler yabancı yatırımcıların kendi mukim oldukları ülke dışında yatırım yapmasını oldukça kolaylaştırmış ve bu durum oldukça rağbet gören bir hal almıştır.

Ülkemize de bu kapsamda birçok yabancı yatırımcı (direkt satın alma ya da yeni yatırım yapmak yoluyla) giriş yapmıştır. Bu şekilde kurulan firmaların hukuki yapıları gereği burada elde edilen karın yatırımcı firmaya geri dönemsi sırasında uygulanması gereken (vergilendirme ilişkin) bazı kurallar vardır.

Bu durum, dünya ticaretinde yer alan ülkelerin bir birleri ile global çapta işlem yapmalarını doğurmuş ve akabinde bu global ticaretin de bazı hukuki kuralları oluşturulmuştur. Bunların en önemlilerinden bir tanesinin de taraf olan ülkelerin, hangi hallerde hangi ülke mukiminin ne kadar vergi alacağını belirledikleri çifte vergiyi önleme anlaşmalarının geldiğini ifade edebiliriz.

Makalemizde Almanya mukimi (tüzel kişi) yatırımcının Türkiye’de sahip (ya da ortak) olduğu şirketten kendisine kar ödemesi yapılmak istenmesi durumunda geçerli olacak yerel ve uluslararası vergi mevzuatı hakkında açıklamalar yapılmıştır.

2- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, maddenin üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancının hangi gelir unsurlarından oluştuğu sayılmıştır.

Kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan mükellefler yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilecek olup, dar mükellef kurumların Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri veya daimi temsilci bulundurmaları ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilmesi halinde, elde edilen ticari kazançların dar mükellefiyet esasında Türkiye'de vergilendirilmesi gerekmektedir

Öte yandan, aynı Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup, aynı maddenin altıncı fıkrasında ise yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu kesinti oranının belirlendiği 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 21/12/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) ana merkeze aktardıkları tutarlar üzerinden %15, bu tarihten itibaren yapılan aktarımlarda ise 4936 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına istinaden %10 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.

3- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN

24.01.2012 tarihli ve 28183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması"nın "Temettüler" başlıklı 10 uncu maddesinde;

 "1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber söz konusu temettüler, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu Akit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettünün gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi:

a) temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25 ini elinde tutan bir şirket (ortaklık hariç) ise, gayrisafi temettü tutarının yüzde 5 ini;

b) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15 ini aşmayacaktır.                          

Bu fıkra, içinden temettülerin ödendiği kazançlar yönünden şirketin vergilendirilmesini etkilemeyecektir.

3. Bu maddede kullanılan ''temettü" terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, maden hisselerinden, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanı sıra diğer şirket haklarından elde edilen gelir veya dağıtımı yapan şirketin mukim olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer gelirler ile yatırım fonu ve yatırım ortaklığından elde edilen gelirleri ifade eder.

4. Bir Akit Devlet mukimi olan temettünün gerçek lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyeti icra ederse ve söz konusu temettü elde ediş olayı ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.

5. Bir Akit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletten kazanç veya gelir elde ettiğinde, bu diğer Devlet, temettülerin kendi mukimlerinden birine ödenmesi veya temettü elde edilmesi ile bu diğer Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması durumları hariç olmak üzere, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden herhangi bir vergi alamayacağı gibi, ödenen temettülerin veya dağıtılmamış kazancın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen kazanç veya gelirden oluşması durumunda bile, bu şirketin dağıtılmayan kazançları üzerinden dağıtılmayan kazanç vergisi alamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi “ne ilişkin 22 nci maddesi uyarınca; Almanya'da mukim şirketin Türkiye'de vergilendirilen bu geliri Almanya'da vergiden istisna edilmek suretiyle çifte vergilendirme önlenecektir.

4- SONUÇ

Yukarıda, Almanya mukimi şirketin Türkiye’de sahibi (ya da ortağı) olduğu şirketten alacağı kar payı için geçerli olan yerel vergi mevzuatımıza ve Türkiye ile Almanya arasında imzalanmış Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması hükümlerine yer verilmiştir.

Öncelikle, çifte vergiyi önleme anlaşması hükümlerinin uygulanabilmesi için söz konusu Almanya mukimi teşebbüsün Almanya'da tam mükellef olduğunu ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğini Alman yetkili makamlarından alacağı bir belge ile (Mukimlik Belgesi) kanıtlaması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya Almanya'daki Türk Konsolosluklarından tasdikli birer örneğini vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. (Merkezi İtalya’da olan ve Almanya şubesi üzerinden Türkiye’ye yatırım yapmış bir şirketin Almanya’dan değil İtalya’dan mukimlik belgesi alması gerekmektedir.)

Eğer mukimlik belgesi alınmaz ve vergi dairesine ibraz edilmez ise Türkiye’de geçerli olan mevzuat hükümlerine göre kar dağıtımında vergilendirme işlemi yapılmak durumundadır.

Bu durumda da kar dağıtımı için vergilendirme işlemi; ödemenin nakden veya hesaben yapılması sırasında %10 oranında vergiye tabi tutulması şeklinde olacaktır.

Öte yandan mukimlik belgesinin alınması ve vergi dairesine ibraz edilmesi halinde çifte vergiyi önleme anlaşması hükümlerine göre; Almanya mukimi şirkete yapılacak kar payı ödemesi üzerinden  % 5 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

22.08.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM