YAZARLARIMIZ
Mehmet Yılmaz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
mehmet.yilmaz@centrumdenetim.com



Finansman Gider Kısıtlaması Uygulaması ve Uygulama İle İlgili Sorunlar

GİRİŞ

Firmaların özkaynak yapılarının güçlendirilmesi ve krizlere karşı daha güçlü olmaları için bir takım yasal düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemelerden biri olan finansman gider kısıtlaması uygulamasına ilişkin Kanun maddesinin gerekçesinde, düzenlemenin amacının firmaların öz kaynaklarının güçlendirilmesinin ve firmaların finansman ihtiyaçlarının borçlanma yerine öz kaynakları ile karşılanmasının teşvik edilmesinin amaçlandığı açıkça belirtilmektedir.

Finansman gider kısıtlamasına ilişkin 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 04.02.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır.

Her ne kadar fiilen uygulanmaya başlanmış olsa da uygulamada tartışma yaratan birtakım hususlar ve bazı flu alanların bulunduğu aşikar olup, bu yazımda finansman gider kısıtlamasının uygulaması ve uygulamada karşılaşılan sorunları açıklamaya çalışacağım.

1.FİNANSMAN GİDER KISITLAMASI VE UYGULAMANIN KAPSAMI

1.1. Uygulamanın Kapsamı

6332 sayılı Kanunu’nun 37.maddesiyle 01.01.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe  girmek üzere Kurumlar vergisinin 11.maddesinin birinci fıkrasına eklenen (i) bendiyle, kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında kalan kurumlar vergisi mükellefi işletmelerin finansman ihtiyaçlarını yabancı kaynaklar ile karşıladığında öz kaynakları aşan kısma münhasır olan yatırımın maliyetine eklenenler hariç ve işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının %10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacak kısmının gider yazılamayacağı belirtilmiştir.

04.02.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 01.01.2021 tarihinden itibaren finansman kısıtlaması fiilen uygulamaya geçirilmiştir.

Uygulamanın amacı, İşletmelerin faaliyetini borçlanma yerine özkaynakları ile finanse etmelerini teşvik etmek olup, 01.01.2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme döneminde ve sonrasında gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri açısından geçerli olacak uygulamanın esasları şöyledir.

Bir dönem içerisinde kullanılan yabancı kaynakları toplamı özkaynaklarını aşan işletmelerde, yatırımın maliyetine eklenenler hariç özkaynak tutarını aşan kısma ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kur farkı adı altındaki ödemeler yabancı finans kaynağı ile ilgili gider sayılacaktır. Katılım bankalarına ödenen kâr payları da kullanılan kaynağın neması olarak değerlendirilecek ve finansman gideri olarak sınırlandırmaya tabi olacaktır.

Görüldüğü üzere finansman gideri olarak değerlendirilen harcamaların tamamı değil, sadece özkaynak toplamını aşan kısmına ait gider paylarının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyecektir. Kanunen kabul edilmeyen gider sayılacaktır. 

Herhangi bir yatırımın finansmanı amacıyla alınan krediler veya yapılan borçlanmalar için ödenen nemalar kısmen ya da tamamen yatırımı maliyetine ekleneceği için özkaynağı aşan kısmın hesabında, yatırımın maliyetine eklenen faiz, komisyon vade ya da kur farkları finansman gider kısıtlamasının hesaplanmasında yatırımlara ait olan bu borçlanmalar finansman gider kısıtlaması hesabında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmayacaktır.

1.2. Kapsama Giren Mükellefler

Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde düzenlenen finansman gider kısıtlaması, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan kurumlar vergisi mükellefleri hakkında uygulanacaktır.

Ayrıca, finansman gider kısıtlaması uygulamasında, yabancı kaynak ve öz kaynak mukayesesi gerekmekte olduğundan bu düzenleme bilanço esasına tabi mükellefler için geçerli olup işletme hesabı esasına tabi mükellefler bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

  • 4632 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan emeklilik şirketleri,
  • 5411 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan Türkiye’de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri ve finansal holding şirketleri,
  • 5684 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan sigorta ve reasürans şirketleri,
  • 6361 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alan sözleşmelere uygun olarak faaliyette bulunan finansal kiralama, faktoring, finansman şirketleri ve tasarruf finansman şirketleri ile,
  • 6362 sayılı Kanun kapsamında sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunan kurumlar,

finansman gider kısıtlamasına tabi tutulmayacaklardır.

1.3. Finansman Gider Kısıtlamasının Uygulanacağı Dönem

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, her bir geçici vergilendirme döneminin son günü itibarıyla finansman gider kısıtlaması öncesi VUK’a göre bilanço çıkartmak suretiyle öz kaynak ve yabancı kaynak mukayesesi yaparak finansman gider kısıtlamasına tabi olup olmayacaklarını tespit edeceklerdir.

Yıllık dönemde; hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerde 31 Aralık tarihli bilanço, özel hesap dönemini kullanan mükelleflerde ise hesap döneminin son günü itibarıyla çıkarılacak bilanço esas alınacaktır.

Dolayısıyla, finansman gider kısıtlaması ilk defa 2021 yılının birinci geçici vergilendirme dönemi itibarıyla dikkate alınacaktır.

1.4. 01.01.2013 Tarihinden Önce Yapılan Borçlanmalara İlişkin Finansman Giderlerinin Durumu

Dönem sonu itibarıyla kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, 01.01.2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01.01.2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.

Öte yandan, 01.01.2021 tarihinden önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşerek tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri gereği 2020 ve önceki yıllarda kurum kazancının tespitinde dikkate alınmış olan finansman giderlerinin finansman gider kısıtlamasına tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

1.5. Gider Kısıtlaması Kapsamına Giren Yabancı Kaynaklara İlişkin Gider Ve Maliyet Unsurları

Gider ve maliyet unsurlarından yatırımın maliyetine eklenenler gider kısıtlaması kapsamı dışındadırlar. Finansman gider kısıtlaması kapsamında yatırım olarak kabul edilen kıymetlerin, zorunlu olarak ya da mükellefin ihtiyarında maliyete eklenen yabancı kaynaklara ait gider ve maliyetler gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.

Bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için yabancı kaynak kullanımından ve yabancı kaynak kullanım süresinden kaynaklanmış olması gerekir.

Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edilmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde bir finansman gideri olmayıp finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme iskontoları veya peşin ödeme iskontoları da finansman gider kısıtlaması kapsamı dışındadır.

Satış bedelinin belirli bir vade sonunda ödenmesine ilişkin olarak, mükelleflerin Vergi Usul Kanununa göre düzenlenen bilançolarında izlenen “satıcılar” vb. hesaplar için finansman gideri hesaplanmaması halinde bu işlemler için ayrıca ayrıştırma yapılarak satış bedelinin belirli bir kısmı gider kısıtlamasına tabi tutulmayacaktır. Diğer yandan söz konusu hesaplarda yer alan tutarların VUK’un 280. maddesi kapsamında değerlemesinden kaynaklanabilecek kur farkı giderleri ise gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilecektir.

Kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi veya banka havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları finansman gider kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır. Bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanların ise finansman gider kısıtlaması uygulamasına konu edileceği açıktır.

Ayrıca, işletmelerce banka vb. kurumlardan temin edilen kredilerin, bu işletmelerin üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmaksızın grup şirketlerine aktarılması halinde, bu kredilere ilişkin finansman giderinin, krediyi devralan ve fiilen kullanan şirket bünyesinde gider kısıtlamasına tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, imalatçı veya tedarikçi şirketlerle imzalanan aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden aynı değerle alınıp aynı değerle ihracatı gerçekleştirilen, malın üretimi veya tedarikine ilişkin tüm yükümlülüklerden doğrudan ve münhasıran imalatçı veya tedarikçi şirketlerin sorumlu olması ve ihracattan doğan finansman yükünün aracılı ihracat sözleşmesinin tarafı olan imalatçı veya tedarikçi şirketlere aktarılması kaydıyla, bu işlemler nedeniyle dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri nezdinde finansman gider kısıtlaması uygulanmayacaktır.

Ancak, dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketlerinin kendi nam ve hesabına yurt içinden satın aldıkları malların satışından doğan finansman giderleri finansman gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.

1.6.  Geçici Vergilendirme Dönemlerinde Finansman Gider Kısıtlaması

  • Hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerde 2021 yılının ilk geçici vergilendirme döneminde,
  • Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan mükelleflerde ise 2021 yılında başlayan özel hesap döneminin ilk geçici vergilendirme döneminde,

başlanmak üzere yabancı kaynak ve öz kaynak mukayesesi yapılarak dikkate alınacaktır.

Dolayısıyla, gerek geçici vergilendirme dönemlerinde gerekse yıllık dönemde finansman gider kısıtlamasına tabi olunup olunmayacağı hesap döneminin son günü itibarıyla finansman gider kısıtlaması öncesi Vergi Usul Kanununa göre çıkarılacak bilanço esas alınarak tespit edilecektir.

Önceki geçici vergilendirme dönemlerinde finansman gider kısıtlaması şartlarını taşımayan mükellefler, şartların oluştuğu geçici vergilendirme döneminden itibaren finansman gider kısıtlamasına tabi olacaktır.

1.7. Yıllara Sari İnşaat Ve Onarma İşleri İle Uğraşan Mükelleflerde Gider Kısıtlaması Uygulaması

GVK’nın 42. maddesi hükmüne göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kesin olarak tespit edilmekte ve kazancın tamamı o yılın geliri sayılarak vergilendirilmektedir. Bu işlerle uğraşanların kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin, işin kesin kâr veya zararının tespit edildiği yıl kazancının hesaplanmasında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerektiğinden, gider kısıtlamasına ilişkin uygulama da aynı dönemde yapılacaktır.

Birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması veya yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin yanı sıra başka işlerin de bulunması halinde, yapılan finansman giderleri hangi yılın kâr veya zarar tutarının tespitinde dikkate alınıyorsa, o yılda gider kısıtlamasına konu edilecektir.

Öte yandan, finansman gider kısıtlamasına ilişkin hükümler 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmiş olan ancak yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin kazancı işin bittiği yılın kazancı olarak beyan edileceğinden henüz kurum kazancının tespitinde dikkate alınmamış olan finansman giderlerinin, inşaat ve onarma işi kazancının hangi yıl beyan edildiğine bakılmaksızın, gider kısıtlanmasına konu edilmemesi gerekmektedir.

1.8. Finansman Gideri Yanında Finansman Gelirinin De Bulunması Durumu

Finansman giderlerinin yanı sıra finansman geliri de elde etmiş olan mükelleflerin gider kısıtlaması uygulamasında söz konusu gelir ve giderlerini birbiri ile mukayese etmek suretiyle netleştirmeleri mümkün olmayıp finansman giderleri toplamının gider kısıtlamasına konu edilmesi gerekmektedir.

01.01.2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklardan doğan kur farkı giderleri 2021 yılı kazancının tespiti de dahil olmak üzere döviz kurlarındaki değişim dikkate alınarak hesaplanan gerçek tutarları ile finansman gider kısıtlamasına konu edilecektir.

Yabancı para kurlarındaki düşüş veya yükselişler nedeniyle, geçici vergilendirme dönemleri itibarıyla kur farkı geliri veya kur farkı gideri söz konusu olabilmektedir. Şu kadar ki aynı kaynağa ilişkin olarak bir hesap dönemi içindeki aynı veya farklı geçici vergilendirme dönemlerinde oluşan kur farkı gelir ve giderleri mahsuplaştırılarak işlem tarihi veya dönem sonu itibarıyla bu kaynağa ilişkin net kur farkı gideri doğması halinde bu tutar finansman gideri kısıtlamasında dikkate alınacaktır.

Aynı dönem içinde olsa bile farklı yabancı kaynaklara ilişkin olarak oluşan kur farkı gelirleri ile kur farkı giderlerinin birlikte değerlendirilmesi mümkün değildir.

Öte yandan, temin edilen yabancı kaynağın mevduat vb. şekillerde değerlendirilmesi sonucu doğacak kur farkı geliri şirketin bilançosunun aktifinde yer alan bir varlığın değerlemesi sonucu oluştuğu için, yabancı kaynağa ilişkin kur farkı giderinden mahsup edilemeyecektir.

1.9. Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Ve Binek Otomobillerde Gider Kısıtlaması Uygulamaları Nedeniyle KKEG Olarak Dikkate Alınan Finansman Giderlerinin Durumu

İşletmenin kullanmış olduğu yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve kur farkı gibi giderlerden örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı veya binek otomobillerde gider kısıtlaması uygulamaları nedeniyle kurum kazancının tespitinde hali hazırda KKEG olarak dikkate alınmış olanlar finansman gider kısıtlamasına tabi tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır.

1.10. Adi Ortaklıklarda Finansman Gider Kısıtlaması

Adi ortaklıkların tüzel kişilikleri bulunmayıp, kazançları dolayısıyla gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları söz konusu değildir. Bu nedenle, adi ortaklık bünyesinde yürütülen faaliyetten doğan kâr veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmektedir.

Finansman gider kısıtlaması uygulamasında adi ortaklıklar, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ayrı bir birim olarak değerlendirilecektir. Adi ortaklığın finansman giderleri, adi ortaklığın ortakları tarafından doğrudan kendi finansman giderlerine dahil edilmeyecektir. Ancak, bilançolarında yabancı kaynak tutarı öz kaynak tutarını aşan adi ortaklıklarda, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'u ortakların hisseleri oranında, verecekleri beyannamelerinde KKEG olarak dikkate alınacaktır.

2. FİNANSMAN GİDER KISITLAMASIYLA İLGİLİ SORUNLAR

Tebliğin mevcut halinde yer alan diğer sorunları ise aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

  • Tebliğin “yabancı kaynak” tanımlaması sorunludur. Vergi kanunlarında olmayan bu tanımlamada muhasebe tanımlarından yola çıkılarak bilançonun pasifi dikkate alınmaktadır. Bu tanımlama, hesaplama kolaylığı sağlasa da finansman giderine yol açmayan borçların (Satıcılar hesabı, Diğer ticari borçlar hesabı gibi) da yabancı kaynak olarak dikkate alınmasına ve daha yüksek bir finansman gider kısıtlamasına neden olmaktadır.
  • Devlete ödenen vergiler, personele ödenen maaşlar, karşılıklar gibi kalemler aslında gerçek bir yabancı kaynak (borç) olmadığı halde mevcut tanım nedeniyle finansman gider kısıtlamasına tabi tutulmaktadır. Mevcut durum uygulamada haksız sonuçlar doğurduğu aşikardır. Özellikle, akaryakıt, tütün, içecek gibi sektörlerde yabancı kaynaklar birkaç gün sonra ödenecek yüksek ÖTV, KDV nedeniyle şişmektedir. Bu nedenle, devlete ödenecek olan vergi, prim vb. borçların Finansman gider uygulamasında yabancı kaynak tanımı dışına çıkarılması gerekmektedir. Ayrıca, vergi kanunlarınca ayrılabilecek karşılıklar dışındaki kıdem tazminatı gibi karşılıkları mali bilançolarda göstermeyerek, personel maaşlarını dönem sonunda ödeyip ertesi aya sarkıtmayarak bir planlama yapılması mümkündür.
  • Faiz vb. giderler üzerinden hesaplanan BSMV’nin finansman gider kısıtlamasına tabi tutulması Kanuna ve Tebliğdeki tanıma aykırıdır. Devlete ödenen verginin tekrar finasman gider kısıtlamasına tabi tutulup ikinci kez vergi alınması mükerrer vergi ödenmesine yol açacaktır Çünkü BSMV finansman gideri olmayıp bir tür vergidir. Ayrıca BSMV finansman gideri gibi görünse de yabancı kaynağın vadesine bağlı değildir.
  • Yıllara sari inşaat işlerinde bilançonun pasifinde yer alan hak edişler gerçek bir yabancı kaynak değildir. Dolayısıyla bu hak edişlerin yabancı kaynak tanımında dikkate alınması doğru bir uygulama değildir.
  • Adi ortaklığın, FGK uygulamasında ayrı bir birim olarak kabul edilerek ortaklık nezdinde finansman gider kısıtlaması hesaplaması yapılmasına ilişkin düzenleme Kanunla değil Tebliğ ile yapılmaktadır. Bu düzenlemenin verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğunu düşünüyorum. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi ortaklar olduğuna göre, finansman gider kısıtlaması hesaplamasının mükellef olmayan adi ortaklık değil, adi ortaklığın ortakları nezdinde yapılması gerekir. Aksi uygulama sermayesi güçlü ortaklar nazarında adaletsizliğe neden olacaktır.
  • Örtülü sermaye olarak kabul edilen borçların yabancı kaynak olarak özkaynak kıyaslamasında dikkate alınması adaletli değildir. Kanunun borç değil sermaye olarak kabul edip vergilendirdiği, üstelik kâr dağıtım stopajına da tabi tuttuğu örtülü sermayenin yabancı kaynak tanımından çıkartılması daha doğru olacaktır
  • Kısıtlamaya tabi tutulan finansman giderleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirilip indirilemeyeceği konusu Tebliğ’de yer almamakla birlikte bu konunun bir an önce ikincil bir düzenleme ile açıklanması daha doğru olacaktır.

SONUÇ

İşletmelerin faaliyetini borçlanma yerine özkaynakları ile finanse etmelerini teşvik etmek için, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemelerle” ilgili 41. maddesinde ve Kurumlar Vergisi Kanununun, “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11. maddesinde düzenlemeler yapılmıştı. 04.02.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 01.01.2021 tarihinden itibaren finansman kısıtlaması fiilen uygulamaya geçirilmiştir. Bir dönem içerisinde kullanılan yabancı kaynakları toplamı özkaynaklarını aşan işletmelerde, yatırımın maliyetine eklenenler hariç öz kaynak tutarını aşan kısma ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kur farkı adı altındaki ödemeler yabancı finans kaynağı ile ilgili gider sayılacaktır. Katılım bankalarına ödenen kar payları da kullanılan kaynağın neması olarak değerlendirilecek ve finansman gideri olarak sınırlandırmaya tabi olacaktır.

Görüldüğü gibi finansman gideri olarak değerlendirilen harcamaların tamamı değil, sadece özkaynak toplamını aşan kısmına ait gider paylarının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyecektir. Herhangi bir yatırımın finansmanı amacıyla alınan krediler veya yapılan borçlanmalar için ödenen nemalar kısmen ya da tamamen yatırımın maliyetine ekleneceği için özkaynağı aşan kısmın hesabında, yatırımın maliyetine eklenen faiz, komisyon vade ya da kur farkları finansman gider kısıtlamasının hesaplanmasında yatırımlara ait olan bu borçlanmalar yabancı kaynak hesabında toplama dahil edilmeyecektir.

Fakat 3.bölümde de belirttiğim üzere tebliğdeki bazı gri alanlardaki sorunların bir an önce ikinci bir düzenleme ile giderilmesi daha adeletli bir uygulama olacağı aşikardır. Ayrıca finansman gider kısıtlamasının şirketlerin özkaynak kârlılıklarını düşürdüğü yabancı sermaye kullanan firmalara ekstra sabit maliyet yüklediği de unutulmamalıdır.

15.09.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM