YAZARLARIMIZ
Mehmet Yıldırım
Vergi Müfettişi
mehmetyildirim3446@gmail.com



Survivor Yarışmacıların Yarışmada Elde Ettikleri Gelirlerin Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu

Geçen günlerde Sosyal medyada, ünlü bir medya kuruluşu tarafından hazırlanan ve yayınlanan Survivor yarışma programında, yarışmacıların haftalık olarak 60 bin TL ile 100 bin TL arasında para kazandığı iddiaları yer alıyordu. Yazımızın konusu söz konusu yarışmacıların elde etmiş olduğu gelirin vergilendirilip vergilendirilmeyeceği, vergilendirilme yapılacaksa vergilendirme rejiminin nasıl olacağıdır.

Yarışmacılar Tarafından Elde Edilen Gelirlerin Gelir Vergisinin Konusuna Girip Girmediği

Survivor yarışma programların formatına bakıldığında; yarışmacıların iki grup halinde ıssız bir adaya bırakıldığı, zor şartlar altında hayatlarını idame ettirdikleri, takımların zorlu parkurlar üzerinde birbirleriyle yarışarak ödül kazandığı bir yarışma programıdır. Yarışmalarda her hafta birileri elenerek adaya veda etmektedir.  Sadece tek bir kişi kalana kadar devam eden oyunlarda finaliste büyük bir para ödülü verilmektedir. Bunun yanında oyun devam ederken adada kaldıkları her hafta için yarışmacılara anlaştıkları tutarlar üzerinden ödeme de yapılabilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun (GVK) 1. Maddesinde; “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” hükmü yer alırken, 2.maddesinde hangi kazanç ve iratların gelir vergisinin konusuna girdiğini sıralı olarak sayılmıştır.  

Öncelikle yarışmacıların elde ettikleri gelirlerin 193 sayılı GVK’nın 2. Maddesinde yer alan gelir türlerinden hangisine girmektedir.

193 sayılı GVK’nın 61. Maddesinde; “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümden de anlaşılacağa üzere kanun koyucu, elde edilen bir gelirin ücret kapsamına girebilmesi için üç temel unsur belirlemiştir.

İş verene tabi olma: İşveren, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.

Belirli bir işyerine bağlı olma: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 156. Maddesinde detaylı olarak iş yeri tanımlanmıştır. İş yeri özetle; ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlere iş yeri denmektedir. İşyerine bağlı olmaktan kasıt, hizmetin fiilen iş yerinde yapılması değil hukuki anlamda da bir bağlılık arz etmektedir.

Verilen Hizmete karşılık ödeme yapılma: Ödemenin bir hizmet karşılığı olması gerekmektedir. Yapılan ödeme; nakit (haftalık, aylık vb.), ayın (hizmet karşılığının mal olarak verilmesi) veya para ile temsil edilebilen menfaatler (konut, araç sağlanması gibi) şeklinde olabilir.

193 sayılı GVK’nın 62. Maddesinde; “İş verenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu medya kuruluşu; yarışmacıların seçimi de dahil yarışma organizasyonun tamamından (yarışmacıların adaya nakli, oyunların hazırlanması,  oyuncuların diskalifiye edilme kararı, sunumu, çekimlerin yapılması, ekrana yansıtılması, ödemelerin ve büyük ödülün yapılması vb.) yetkili ve sorumludur. Medya kuruluşu bu yetki ve sorumluluğu mezkur kanunda geçen iş veren tanımını tam anlamıyla karşılamaktadır. Bu nedenle ücretin tanımında yer alan üç temel unsurundan birincisi olan İşverene tabi olma şartını sağlamaktadır.

İşveren konumunda olan medya kuruluşun kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olduğu bilinmektedir. Ancak söz konusu yarışma için Dominik Cumhuriyetinde özel bir ada tahsis edilerek yarışmalar burada yapılmakta, yarışmacılar adada yaşamakta ve çekimler bu adada gerçekleşmektedir. Yine de ücretin tanımında yer alan belirli bir işyerine bağlı olma şartının sağlandığını söyleyebiliriz. Gelir elde edilecek faaliyetlerin bir fiil işverenin iş yerinde gerçekleşmesine gerek yoktur. 4857 sayılı İş Kanunu 2.maddesinde; “İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.” hükmü yer almaktadır. Faaliyetler yurtdışında yapılsa da iş organizasyonu, medya kuruluşun Türkiye’de bulunan kanuni ve iş merkeziyle birlikte bütün halinde gerçekleşmektedir.  Ayrıca İşyerine bağlı olmaktan kasıt, hizmetin fiilen iş yerinde yapılması değil hukuki anlamda da bir bağlılıktır. Yarışmanın yapıldığı adanın işverene ait olup olmaması da iş yerinin niteliğini etkilememektedir.

Ücretin tanımında yer alan üçüncü husus verilen hizmete karşılık ödeme yapılmasıdır. Yarışmacıların adada kaldığı süre zarfındaki eylemlerini hizmet olarak tanımlayabiliriz. Bu hizmet karşılığında söz konusu medya kuruluşu tarafından yarışmacılara nakdi ödeme yapılmaktadır. Bunun yanında yarışma programın formatı gereği yarışmacılara zaman zaman araba, ev ve arsa gibi ayni ödüller de verilmektedir. Yarışmacıların başarı kıstasına göre adadan alınarak başka ülkelere gezi amacıyla götürüldüğü dahi olmaktadır. Uygulamadaki gibi yarışmacılara medya kuruluşu tarafından verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler bir hizmet karşılığında olmaktadır. Ödemelerin nakit dışında yapılması ücret vasfını değiştirmez.

Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde; medya kuruluşu tarafından yarışma süresi boyunca yarışmacılara ödenen nakdi ve ayni ödemeler ile aktarılan menfaatlerin 193 sayılı GVK’nın 61. Maddesi hükümlerince ücret geliri olduğu değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Yarışmacılar Tarafından Elde Edilen Ücretlerin Vergilendirilme Rejimi

Yarışmacıların yarışma esnasında elde etmiş oldukları nakdi ve ayni menfaatlerin ücret olarak vergilendirilmesi gerektiğini belirtmiştik. Yarışmacılar tarafından elde edilen menfaatlerin vergilendirilme durumları yarışmacıların tam ve dar mükellef olmasına göre farklılık arz etmektedir. 

Tam Mükellef Yarışmacılar Tarafından Elde Edilen Ücretlerin Vergilendirilme Rejimi

193 sayılı GVK’nın 3 ve 4. Maddelerinde tam mükellefiyete ilişkin hususlar yer almaktadır. Bu maddelere göre; Türkiye’ye yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilme yapılacaktır. İkametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.) Türkiye’de yerleşmiş sayılmaktadır.

193 sayılı GVK’nın 6 . Maddesinde ise dar mükellefiyete ilişkin hususlar yer almaktadır. Buna göre Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler hakkında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilme yapılacaktır.

Menfaat elde eden yarışmacıların ikametgahı Türkiye’de ise ve ya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturmuşlarsa tam mükellef olarak dikkate alınacak olup, yurtdışında elde ettikleri menfaatler için de vergilendirilme yapılacaktır.

Ücretlerin vergilendirme rejimi iki şekilde olmaktadır.

Tevkifat (Stopaj) Yoluyla Vergileme: 193 sayılı GVK’nın 94. Maddesinde; tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler tek tek sayılmıştır. Söz konusu mükellefler tarafından hizmet erbabına nakden veya hesaben yapmış oldukları ücret ödemelerinde (istisnadan faydalananlar hariç), aynı kanunun 103 ve 104. maddelerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

İşveren tarafından hizmet erbabına nakdi ve ya ayni olarak yapılacak ücret ödemelerinde, 193 sayılı GVK’nın 103. Maddesinde yer alan vergi dilimleri dikkate alınarak 94. Maddeye gereği tevkifat yapması gerekmektedir. İş veren safi ücret üzerinden tevkifat yapacaktır. Yani ücret tutarından 193 sayılı GVK’nın 63 . maddesinde yer alan indirimler ile varsa 31. Maddesinde yer alan engellilik indirim tutarları düşülüp daha sonra tevkifat yapacaktır.

İşveren tarafından tevkif edilen vergiler, 193 sayılı GVK’nın 98. Maddesine göre ertesi ayın 26’sına kadar beyan edilip, 119. Maddesine göre beyanname verecekleri ayın 26. günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine ödenmelidir.

Beyan Usulü Vergileme: Mükellefin elde etmiş olduğu ücret gelirlerinin yıllık beyanname ile beyan ederek vergilendirilmesidir. Tevkif sureti ile kesilen vergiler yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir.

193 sayılı GVK’nın 85. Maddesinde; “Mükellefler 2 nci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler.” hükmü yer almaktadır. Hükümden de anlaşılacağı üzere mezkur kanunda aksi hüküm bulunmadığı sürece mükellefler tarafından yıllık beyanname verme esastır. Kanunda geçen aksi hüküm ibaresi, 193 sayılı GVK’nın 86. Maddesinde sayılmıştır. Bu maddeye göre; tam mükellef bir gerçek kişinin elde etmiş olduğu ücret tutarı;

-Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması, (2024 yılı için 3.000.000,00 TL)

-Birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması, (2024 yılı için 230.000,00TL)

-Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birinci işverenden aldıkları ücret gelirleri de dâhil olmak üzere ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması, (2024 yılı için 3.000.000,00 TL)

Yarışmacılar tarafından yarışma esnasında elde ettikleri nakdi ve ayni gelirler ile aktarılan menfaatlerin safi tutarları ( Brüt ücretten GVK 63. Madde ve 31 madde düşüldükten sonra kalan tutar)  yukardaki hadleri geçmeleri halinde, yarışmacılar tarafından 193 sayılı GVK’nın 92. Maddesine göre 1-31 Mart 2025 tarihleri arasında beyan edilecek, 117. Maddesine göre yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecektir.

193 sayılı GVK’nın 121. Maddesine göre; iş veren tarafından tevkif edilen tutarlar, yıllık beyannamede  hesaplanan gelir vergisinden  mahsup edilebilir, mahsubu yapılan miktar gelir vergisinden fazla olursa aradaki  fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir  yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade edilir.

Dar Mükellef Yarışmacılar Tarafından Elde Edilen Ücretlerin Vergilendirilme Rejimi

193 sayılı GVK’nın 6 . Maddesinde dar mükellefiyete ilişkin hususlar yer almaktadır. Buna göre Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler hakkında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilme yapılacaktır.

193 sayılı GVK’nın 7 . Maddesinde açıklandığı üzere; dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından ücret gelirinin Türkiye'de elde edilmesi bir takım şartlara bağlanmıştır. Bunlardan birincisi, hizmetin Türkiye'de ifa edilmiş veya edilmekte olmasıdır. Uygulamaya bakıldığında yarışma, yurtdışındaki bir adada gerçekleşmektedir. Bu da demek oluyor ki yarışmacılar tarafından verilen hizmet Türkiye dışında ifa edilmektedir.

Elde etme şartlarından ikincisi ise ücret gelirinin Türkiye'de değerlendirilmesidir. Değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır. Medya kuruluşu tarafından ücret kapsamındaki ödemelerin Türkiye’de yapılması ve ya yurt dışında ödeme yapılsa dahi ücret bordrosu düzenlemek suretiyle hesaplara intikal ettirilmesi halinde elde edilme şartları sağlanmış olacaktır.

193 sayılı GVK’nın 86. Maddesinde, hangi durumlarda yıllık beyanname verilmeyeceğine  ilişkin hükümler yer almaktadır. Bu madde hükmüne göre; Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde eden dar mükelleflerin yıllık beyanname vermesine gerek yoktur. Elde edilen ücretin tevkifata tabi olması,  dar mükellef için nihai vergilendirilme olacaktır.

Medya kuruluşu tarafından dar mükellef  kapsamındaki yarışmacılara yapılan nakdi ve ayni ödemeler ile aktarılan menfaatlerde, 193 sayılı GVK’nın 94. 96.103. ve 104. Madde hükümlerince tevkifat yapılacak olup, bu tevkifat yarışmacılar için nihai vergilendirilme olacaktır. Dar mükellef yarışmacılara ödenen ücretlerin tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilmeyecektir.

Yarışmacılara Verilen Ayni Ödüller İle Aktarılan Menfaatlerin Değerlendirilmesi

Yazının başında değinildiği gibi yarışmacılar yarışma esnasında ev, araba, arsa gibi ödüller almakta bunun yanında ada dışındaki ülkelere gezi amacıyla götürülmektedir. Bu ödüller bazen medya kuruluşu kendi adına verirken bazen de sponsorlar aracılıyla da verilmektedir. İki durum da farklı vergilendirme sonucu doğurmaktadır.

İşveren konumundaki medya kuruluşunun, satın alarak yarışmacılara vermiş olduğu ayni ödüllerin ücret olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazının önceki bölümlerinde açıklamıştık. İşçi işveren ilişkisi altında yarışmacılara bir menfaat aktarımı söz konusudur.  193 sayılı GVK’nın 63’üncü maddesinde yer alan hükümlere ve 267 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 4.3. bölümünde yapılan açıklamalara göre; işverenler tarafından hizmet erbabına hizmet karşılığı verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarıyla, konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir. Ödül olarak yarışmacıların ada dışındaki ülkelere gönderilmesi esnasında yapılan toplam harcamalar ( uçak bileti, konaklama, maç bileti vb) hizmet erbabına aktarılan menfaatin bedelini oluşturmaktadır. Değerleri bu şekilde tespit olunan ayınlar ile menfaatlerin tutarları üzerinden işveren tarafından 193 sayılı GVK’nın 94. 96.103. ve 104. Madde hükümleri dikkate alınarak tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilmelidir.

Tevkifat yapılırken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da ayni olarak verilen ödüller için Katma Değer Vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı durumudur. 3065 sayılı katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDV) 1. maddesine göre; Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler KDV’ye tabidir. Bu nedenle ev, araba, arsa gibi ayni ödüllerin teslimi Türkiye’de yapılması halinde, KDV hesaplanmalı ve KDV dahil tutar üzerinde işveren tarafından tevkifat yapılmalıdır. KDV dahil tutar, yarışmacı tarafından elde edilen safi ücret olarak kabul edilecektir. Teslimler Türkiye dışında gerçekleşmesi durumunda KDV hesaplanmayacaktır.

Yukarıdaki işlemlere göre tespit edilen tutarlar, 193 sayılı GVK’nın 86. Maddesinde yer alan beyan hadlerini geçmesi halinde yarışmacılar tarafından yıllık beyanname verilecektir. Yarışmacılara hem nakdi hem ayni hem de menfaat aktarımı şeklinde ödeme yapılması halinde, yarışmacılar tarafından elde edilen gelirlerin toplam tutarı dikkate alınır.

Yarışmacılara verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler medya kuruluşu için 193 sayılı GVK’nın 40/1’inci bendi uyarınca ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili bulunan gider mahiyetindedir. Bu nedenle medya kuruluşu tarafından tespit edilen bedellerin brüt tutarları gider olarak dikkate alınabilecektir.

Sponsorlar aracılıyla yarışmacılara verilen ev, araba, arsa gibi ödüllerin; doğrudan yarışmacılara verildiği durumda, sponsorlarla yarışmacılar arasında işçi iş veren ilişkisi olmadığından bedelsiz verilen ödüller ücretin konusuna girmemektedir. Yarışmacılar söz konusu ayni ödülleri ivazsız bir şekilde elde etmişlerdir. Bu nedenle ivazsız olarak elde edilen ayni ödüller 7338 Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun kapsamına girmektedir.  Yarışmacılara verilen ayni ödüllerin, doğrudan söz konusu medya kuruluşuna verilmesi, kayıtlara alınması ve daha sonra medya kuruluşu tarafından yarışmacılara verilmesi durumunda ise ücretin şartları oluşmakta olup ücret olarak vergilendirilmelidir.

Doğrudan ve ya dolaylı olarak yarışmacılara verilen ev, araba, arsa gibi ödüller sponsor olan mükelleflerin tanıtımını yapmak amacıyla verilmektedir. Bu nedenle söz konusu ödüller reklam harcaması olarak dikkate alınmalıdır. Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından reklam harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile doğrudan ilgili olmak ve 213 sayılı VUK uyarınca tevsik edici belgelerle belgelendirilmek koşuluyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmektedir.

Sonuç

Bu yazımızda, Survivor yarışma programında yarışan yarışmacılar tarafından yarışma süresi boyunca elde edilen nakdi ve ayni gelirler ile menfaatlerin 193 sayılı GVK’nın 61. Maddesinde yer alan hüküm uyarınca ücret olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Yarışmayı düzenleyen ve  iş veren konumunda olan medya kuruluşu tarafından yarışmacılara yapılan nakdi ve ayni ödemeler ile aktarılan menfaatler üzerinden, 193 sayılı GVK’nın 94. 96.103. ve 104. Madde hükümleri dikkate alınarak tevkifat yapılacaktır. Söz konusu tevkifat, dar mükellef yarışmacılar için nihai vergilendirilme olmasına karşın, tam mükellef yarışmacılar için 2024 takvim yılında elde ettikleri ayni ve nakdi gelirler ile menfaatlerin toplam safi tutarının, 193 sayılı GVK’nın 86. Maddesinde yer alan hadleri geçmesi halinde yıllık beyanname verilecektir.

22.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (156 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM