YAZARLARIMIZ
Mehmet Uğur Yavuz
Sosyal Güvenlik Denetmeni
m.uguryavuz@gmail.com



Sahte Sigortanın Sonu Hapis

Sahte sigortalılık; kişinin haksız menfaat temin etmek amacıyla kasten niteliklerini taşımadığı bir sigortalılık türünden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesidir. Sigortalılara tanınan haklardan faydalanmak için bir işyerinde fiilen çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi gözükmek şeklinde hayat bulan sahte sigortalılık; tarafların üçüncü kişileri veya kurumları aldatmak amacıyla gerçek irade beyanlarının dışında farklı işlem yapmalarıyla oluşur.

Ekseriyetle sigortalı ile işveren arasında bir çıkar ilişkisinin olduğu, hizmet akdine dayanmayan, gerçek ve fiilî çalışmanın olmadığı ancak buna rağmen 5510 sayılı Kanununun “4/1-A” bendine tabi olarak sigortalı hizmet bildirimleri gerçekleştirilen sigortalılıklar sahte sigortalılık olarak tanımlanabilir. Ayrıca hizmet akdinde belirtilenin dışında ve fiilen ödenmeyen ücretlerin SGK’ya ödenmiş gibi bildirilmesi de fazla ödenen ücretler yönüyle sahte sigortalılığa yol açmış olur. Sahte sigortalılığın tespiti halinde SGK hizmetleri iptal etmenin yanı sıra ilgililer hakkında cezai yaptırım uygulanması amacıyla da işlem yapmaktadır.

Savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor

SGK sahte sigortalılık bildirimi yapılması yoluyla Kurumun yanlış işlem ve yersiz ödeme yapmasına ve bu suretle adına borç tahakkuk ettirilen ve/veya borç tahakkuk ettirilmesine neden olan kişiler hakkında Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaktadır. Önceki dönem uygulamalarına bakıldığında bazı Cumhuriyet Savcıları suçun nitelendirilmesini, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre yapmakta ve soruşturma veya kovuşturma sürecinde Kurum zararı giderilmişse takipsizlik kararı vermekteydiler. Oysa sahte sigortalı bildirimleri mahiyetleri gereği 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 204 üncü, 206 ncı ve 207 nci  maddelerine göre de ihlalleri içermektedir.

Yeni dönemde SGK suç duyurularında madde belirtecek

Kanuna göre Kuruma verilmesi gereken belge, bildirge ve beyannamelerin, daha az prim ödemek, yararlanamayacağı sigorta prim teşvik, destek veya indirimlerinden yararlanmak veya daha fazla yararlanmak, özel nitelikteki inşaat işleri ve ihale konusu işlerde asgari işçilik tutarını tamamlamak, iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık, analık, genel sağlık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından  haksız menfaat sağlamak gibi amaçlarla kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204 üncü, 206 ncı ve 207 nci maddeleri kapsamında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulur. Daha önceki dönemlerde SGK tarafından yapılan suç duyurularında bu maddeler münhasıran zikredilmiyordu. Ancak yeni dönemde bu maddeler sahte sigortalılık soruşturmalarına dair suç duyurularında özellikle anılmaktadırlar. Gelin bu maddelerin muhteviyatlarına ve muhtemel yaptırımlarına da bir bakalım.

Resmi belgede sahtecilik

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Resmi belgede sahtecilik" başlıklı 204 üncü maddesine göre bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Türk Ceza Kanunun 204 üncü maddesinde düzenlen resmi evrakta (belgede) sahtecilik suçu, üç farklı seçimlik hareketle kasten işlenen bir suçtur ve bu hareketler,

-Sahte resmi belge üretilmesi veya mevcut resmi belgenin gerçeğe aykırı düzenlenmesi,

-Gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi,

-Sahte resmi belgenin kullanılması şeklinde gerçekleşmektedir.

Söz konusu bu üç seçimlik hareketten herhangi birinin fail tarafından işlenmesi resmi evrakta (belgede) sahtecilik suçunu oluşmaktadır. Suçun konusunu teşkil eden resmi belge, yazılı delil değerine sahip, kamunun güvenini sarsan, kişilerin haklarını ihlal ederek zarar olasılığı doğuran bir resmi belge olmalıdır. Resmi evrakın somut bir zarar meydana getirmesi şart değildir.  Zarar olasılığının var olması yeterli kabul edilmiştir.

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" başlıklı 206 ncı maddesine göre bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

"Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu", bir kimsenin resmi belge düzenlenmesi sırasında resmi belgeyi düzenleme görev ve yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunması ile oluşmakta ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu, sahtecilik suçlarının özel bir türü olarak sayılmaktadır. Suç, hem “yazılı” hem de “sözlü” beyanla işlenebilen bir suç özelliğine sahiptir.

Özel belgede sahtecilik

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Özel belgede sahtecilik" başlıklı 207 nci maddesine göre bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan yahut sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Özel evrakta sahtecilik suçu da, üç farklı seçimlik hareketle kasten işlenebilen bir suçtur:

-Özel bir belgenin sahte olarak düzenlenip kullanılması,

-Gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilerek kullanılması,

-Sahte olduğunu bilerek özel belge kullanma şeklindeki hareketten herhangi birinin gerçekleşmesiyle özel belgede sahtecilik suçu oluşmaktadır. 

Özel evrakta sahtecilik suçunun maddi konusu olan özel belge mutlaka yazılı olmalıdır ve bu suç ancak hukuki anlamda değeri olan özel belgeler üzerinde işlenebilir. Özel evrakta sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı işlenen suçlardandır ve çoğu zaman başka suçlar işlemek için bir araç suç olarak kullanılır. Bu nedenle, kamu güveninin yanı sıra gerek bireylerin gerekse kurumların menfaatleri de ihlal edilmektedir. Özel belgede sahtecilik suçunun meydana gelmesi için belgenin “zarar ihtimali” mevcut olmalıdır.

Hatırlatmak gerekir ki bu maddeler dışında, sahte sigortalılık bildirimlerinde bulunanlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 157 ve 158 inci maddeleri gereği bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası riskini de üstlenmiş olacaklardır. Bu nedenlerle muhtemel sonuçları içerisinde hapis cezası da bulunan sahte sigortalılığa asla tevessül edilmemelidir.

27.02.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM