YAZARLARIMIZ
Mehmet Mahsum Tanrıkulu
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
ymmtanrikulu@bestcapitaldenetim.com



2020 Yılına “Torbadan Çıkan” Üç Yeni Vergi İle Giriyoruz !

Ekonomik sıkıntıların olduğu  dönemlerde yeni vergilerin ihdas edilmesi yeni kaynak yaratma açısından siyasal iktidarların başvurduğu ilk araçlardan birisidir.

Anayasanın 73. Maddesine göre, herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Anayasaya göre herkesin ödeme gücüne göre ödemekle yükümlü olduğu bir görev olan vergi, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, kişi, kurum ve kuruluşlardan kanun yoluyla toplanan paralardır.

2020 yılına yaklaştığımız bu günlerde, meclise sunulan “Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” meclis genel kurulunda 21.11.2019 tarihinde 7193 sayılı kanun numarası ile kabul edilerek yasallaşmış olup önümüzdeki günlerde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

Peki bu torba kanun ne getiriyor?

Torba kanun genel gerekçesinde; “Kanun teklifi ile dijital hizmetlerden elde edilen hasılatın vergilendirilmesi başta olmak üzere, ülkemizdeki yeni ekonomik gelişmelere uyum, ekonomik program hedeflerinin gerçekleştirilmesi, vergide adalet, vergi rekabeti, basitlik, etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde beyanname veren mükellef sayısını arttırmayı ve istisna ve muafiyetleri daraltmayı hedefleyen bazı güncellemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulduğu bu nedenle mükelleflerin gönüllü uyumunu gözeten, vergi güvenliğini güçlendiren değişikliklerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.” denilmektedir.

Bu genel gerekçe ile tasarlanan torba kanunla, mevcut vergi kanunlarında bazı önemli   düzenlemeler yapılmakla birlikte, özellikle üç yeni vergiyi hayata geçirmesi açısından dikkat çekmektedir. Bu yazımızın konusu “torbadan çıkan” ve ilk defa karşılaşacağımız vergiler hakkında görüşlerimizi dile getirmektir.

Torbadan çıkan dedik, çünkü “Olağan kanun yapma süreci dışında birbirleri ile konu yönünden ilgili olmayan ve birçok kanunda ek veya değişiklik öngören bir kanun yapma yöntemi olan “Torba Kanun” ile yasa yapmak” artık alışkanlık haline geldi.

Özellikle ilk defa uygulamaya girecek ve farklı konulara sahip üç yeni verginin torba yasayla düzenlenmesini doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz.

Torbadan çıkan ve ülkemizde ilk defa uygulanacak bu üç yeni vergi;

  • Dijital hizmet vergisi,
  • Konaklama vergisi,
  • Değerli konut vergisi  adlarını taşımakta olup bunlardan;

Dijital  Hizmet Vergisi ile ;

Dijital hizmet sağlayıcıları tarafından Türkiye’de sunulan dijital hizmetlerden elde edilen hasılata %7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi getirilmektedir. Dijital hizmet sağlayıcılarının, Gelir Vergisi Kanunu ya da Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam ya da dar mükellef olmasının veya dar mükellefiyet durumunda söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesinin mükellefiyet açısından bir etkisi olmayacaktır.

Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleri şeklinde olacaktır. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.

Dijital Hizmet Vergisinin mükellefleri ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermek ve aynı sürede ödemeyi yapmakla yükümlü kılınmışlardır.

Konaklama  Vergisi ile;

Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ile havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi hizmetlerin tümü konaklama vergisine tabi olacaktır.

Konaklama Vergisinin mükellefi, yukarıda belirtilen hizmetleri sunanlar olacaktır. Verginin oranı %2 olarak belirlenmiştir. Ancak 2020 yılında bu oran %1 olarak uygulanacaktır. Konaklama vergisinin matrahı ise, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı olacaktır.

Konaklama Vergisinde vergilendirme dönemleri aylık olarak belirlenmiş olup, her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine (katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir.

Değerli konut vergisi ile ;

Türkiye sınırları içinde bulunan ve emlak vergisine esas bina vergi değeri veya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenmiş değeri 5 milyon TL ve bunun üzerinde olan mesken nitelikli taşınmazlar 'Değerli Konut Vergisi' ne tabi olacaktır.

Verginin matrahı, emlak vergisine esas bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanı olacak olup,

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar             (Binde 3)

7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar           (Binde 6)

10.000.001 TL’yi aşanlar                                                (Binde 10)

oranında vergilendirilecektir.

Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder.

Değerli Konut Vergisinde vergileme dönemi yıllık olarak belirlenmiş olup, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin yukarıda belirtilen tutarları aştığı (bu tutarlar dâhil) yılı takip eden yılın şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilir ve yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunur. Vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, ilgili yılın şubat ve ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenecektir.

Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilir ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunur.

Değerli Konut Vergisi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa eklenen maddeler ile ihdas edilmiş olmasına rağmen, tahsil edilecek değerli konut vergisi hasılatının tamamı genel bütçeye aktarılacaktır. Yani İl Özel İdareleri ve Belediyelere bu vergi gelirlerinden herhangi bir pay verilmeyecektir.

Yeni vergilerin ihdas edilmesi veya mevcut vergi oranlarının artırılması ile yeni kaynak arayışı ister istemez aklımıza,  18 yıl boyunca Fransız Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuş olan, Jean Baptiste Colbert’in ünlü sözünü getiriyor: “Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan, ondan mümkün olduğu kadar fazla tüy almaktır.”

1613-1683 yılları arasında  yaşayan ve o dönemdeki Fransa Kralı XIV Louis'in, Maliye Bakanı bir kişi. olan Jean-Baptiste Colbert "Vergileme sanatı" konusundaki  tarihe geçmiş bu veciz  sözü ile;  Vergiciliğin mükellefi incitmeden devlet için ondan bir şeyler alma sanatı olduğunu ortaya koymuştur”

Yeni kaynak arayışı açısından, kayıt dışılığı ortadan kaldırmak için tedbirler almak  ve vergilendirilmesi gerektiği halde ihmal edilen alanları tespit ederek vergilendirme kapsamına dahil etmek ne kadar önemli ise konulan vergilerle mevcut mükellefleri incitmemekte en az o kadar önemlidir.

Bu anlamda özellikle, Dijital Hizmet Vergisinin ihdas edilmesi ile  maliye camiasının amiyane tabiri ile “kümesin dışına çıkılmasının” önemli bir gelişme olduğunu belirtmekle birlikte, bu vergi yükünün asıl gelir sahipleri olacak mükellefler dışındaki vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık eden vatandaşlara yansımamasını temenni ediyoruz.

Torba kanun ile ihdas edilen Konaklama Vergisi ile Değerli Konut Vergisinden  bu vergilerin konusuna giren hizmetlerin ifası için en büyük katkıyı sağlayan yerel yönetimlere pay verilmesinin düşünülmemiş olması kanunun genel gerekçesi ile uyuşmadığını da ayrıca belirtmek isteriz.

Ekonomik sorunların yaşandığı dönemlerde, ek kaynak arayışlarında, mevcut vergi mükelleflerine yeni yükler getirecek vergilerin ihdas edilmesinden ziyade, kaynakların etkin ve verimli kullanımı, kayıtdışılığın önlenmesi için adil ve etkin bir vergi inceleme sisteminin oluşturulması “vergide adalet” ilkesi açısından daha etkili sonuçlar doğuracağını düşünüyoruz.

Sonuç olarak, 7193 sayılı “Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la bütçeye ek kaynak getirmesi amacıyla getirilen Dijital hizmet vergisi, Konaklama vergisi, Değerli konut vergisi    ve diğer vergi kanunlarında yapılan değişiklerin hedeflenen gelirleri sağlamasını ve ekonomiye faydalı olmasını dileriz.

03.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM