YAZARLARIMIZ
Mehmet Faruk Aksu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
İzmir SMMM Odası E. Disiplin Kurulu Üyesi



213 Sayılı VUK Madde 160/A Mükellefiyetin Resen Terk Hükmü Uygulamada Mükellefleri Mağdur Etmektedir

213 Sayılı VUK Mad.160/A Hükmü uygulamada pek çok mükellefi mağdur etmektedir.

Bilindiği gibi 213 sayılı VUK madde 160/A madde hükmü 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7194 sayılı Yasanın 24. Maddesi ile usul hukukumuza dâhil olmuştur. Peki, nedir bu madde hükmü? Söz konusu maddede Vergi İdaresi yetki alarak bazı riskli mükelleflerin vergi kayıtlarını resen terk ettirme olanağına sahiptir. İlgili yasa hükmü bu hali ile uygulama da pek çok mükellefin mağduriyetlerine neden olmaktadır.

Konu ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından taslak olarak bir genel tebliğ hazırlanmış olup bu tebliğ taslağı ilgilerin görüşlerine sunulmuştur. Bu gün itibarıyla Genel Tebliğ Resmi Gazete de yayınlanmamıştır.

Madde hükmü aynen aşağıda olduğu gibidir:

Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini:

“Madde 160/A (Eklenen Madde: 7194 Kn. 24. Md ile – Yürütme 07.12.2019) Mükellefiyet süresi,  aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenmiş vergiler tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlüklerini yerine getirip getirmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak. Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdine yoklama yapılır.

…”

Yukarıda yer verilen madde hükmüne göre vergi idaresi bazı riskli mükelleflerin vergi kayıtlarını maddede yer alan koşullar kapsamında resen terk yöntemi ile kapatabilmektedir. Bunun sonucu olarak bazı riskli vergi mükelleflerin vergi kayıtlarının silinmesi sonucunda banka çalışmaları, mal aldığı firmalar, mal sattığı firmalar nezdinde önemli sorunlar yaşamaktadır. Bir bakıma iş bu resen terk sistemi ile vergi mükelleflerinin kayıtlarının sonlandırılması işlemi adeta mükellefin kalbine giden can damarlarının kesilmesi gibi önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Vergi kaydı kapatılan bir şirketin bilançosunda kayıtlı araçları vize yapılamaz duruma da düşmektedir. Ayrıca söz konusu şirketlerin banka ve finans kurumları ile olan ilişkileri de son derece zedelenmektedir.

Özetle, vergi kaydı kapatılan şirket kullanılmaz bir hal alarak, fatura gelimi ve müşterilere fatura düzenlenememesi gibi sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Özetle vergi idaresinin, 213 Sayılı Vergi usul kanunun 160/A Madde hükmünü yanlış tatbik ederek mükelleflerin en doğal haklarını elinden almaktadır, evvelce açılmış bulunan vergi mükellefiyeti hakkını gasp etmesi Hukuk Devleti anlayışına aykırılık oluşturmaktadır.

Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde mükellefin sahte belge düzenlenme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgilisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve durum mükellefe tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’ u tutarında aynı maddede belirtilen türden teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir. 

Kısacası aslolan mükellefin hakkında vergi incelemesi yapılmış olması ve sonuçta da bir vergi inceleme raporu (VTR) düzenlenmiş olması zorunludur. Özetle, idare tarafından vergi mükelleflerinin mükellefiyet kayıtlarının yoklama fişine göre resen terk ettirilmedi açıkça mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmektedir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRMELERİMİZ

  1. Yasa hükmünde belirtildiği üzere resen terk sisteminde defterdar veya vergi dairesi başkanının görüşü alınarak ilgili komisyon tarafından mükellefin resen terk işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği kararı verilmektedir. Yargıya intikal eden bazı olaylarda vergi mahkemeleri resen terk edilen şirket hakkında ilgili komisyon kararı ve defterdar veya vergi dairesi başkanın onayının olup olmadığı hususunu özellikle aramaktadırlar.
  2. Resen terk edilen mükellef hakkında düzenlenen yoklama fişlerinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı araştırılmaktadır. Özellikle 213 sayılı VUK mad. 131 hüküm gereği düzenlenen yoklama fişlerinin muhteviyatı çok önem taşımaktadır. Burada ilgili mükellefin adresinde olup olmadığı, işçi sayısı, sahip olduğu emtia stokları, araç ekipman durumu, iletişim araçları, büro demirbaşları vs. hususların eksiksiz olarak ve fotoğraflı görüntülerine yer verilmiş olması zorunludur.
  3. Özetle, vergi mükelleflerinin VUK mad. 160/A kapsamında ve ayrıca yine VUK mad. 153/A hükmüne göre teminat uygulamasına tabi tutulabilmesi için bizim görüşümüze göre öncelikle bir vergi inceleme raporu ile durumun müfettiş tarafından tespiti zorunludur. Vergi müfettişi tarafından düzenlenen raporda ilgili mükellefin VUK mad. 160/A’ya göre vergi kaydının kapatılması için gerekli koşullar varsa kapatma işlemi mümkün olabilecektir. Akabinde mükellef eğer tekrar işyerini açmak istediği takdirde VUK mad. 153/A ‘ya göre teminat uygulaması söz konusu olabilir.
  4. Özetle, mükelleflerin vergi kayıtlarının VUK mad. 160/A’ya göre resen kapatılabilmesi için VİR veya VTR düzenlenmesi zorunlu hale getirilmelidir. Aksi takdirde uygulamada ilgili madde bu haliyle tatbik edildiği takdirde Türkiye’de pek çok vergi mükellefinin vergi kaydı resen silinecektir. Bu durum esasında Anayasamıza aykırı olup, pek çok vergi mükellefi ilgili maddeden zarar görebileceği gibi mükelleflerle ilişkili olan söz konusu kişiler de bu durumdan olumsuz olarak etkilenecektir.
  5. Uygulamada vergi daireleri tarafından 213 sayılı VUK mad. 153/A ve bağlı olarak VUK mad. 160/A mad. hükümleri Yasadaki amacına uygun olarak idare tarafından yürütülmemektedir. Özellikli mal satan pek çok vergi mükellefinin riskli görülerek (akaryakıt bayileri, gıda madde satıcıları vb.) vergi kayıtlarının aniden kapatılması sonucunda işyerinde bekleyen stok mallar da ayrıca zarar görebilecektir. Bu nedenle özellikli malzeme satan mükelleflerin vergi kayıtları kapatılmadan önce kendilerine 30 günden az olmamak üzere bir süre verildikten sonra kapatma işlemi gerçekleştirilmelidir.

21.09.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM