Bu çalışma kur farkları ile
ilgili işlemlerde tereddüt edilen bir çok konuya açıklık getirmekte olup söz
konusu muhasebe kayıtları, ticari hayatın gerçeklerine dayanmakla birlikte,
klasik, teorik anlatımdan uzak ve tek boyutlu örneklerden bu anlamda önemli
ölçüde farklılık göstermektedir.
Vergi Usul Kanunu’nun
280. maddesinde yabancı para üzerinden olan alacaklar ve borçların borsa rayici
ile değerleneceği hüküm altına alınmıştır. Borsa rayicinin takarrüründe (karar
verilmesinde) muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas
alınacaktır.
Yabancı paranın borsada
rayici yoksa değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Diğer yandan 130 ve 380 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile 217
Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde değerleme günü itibariyle Maliye
Bakanlığınca kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca Resmi
Gazetede yayımlanan döviz alış kurlarının esas alınacağı düzenlenmiş
bulunmaktadır. Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı
paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun),
döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kuru uygulanacaktır.
105 Sıra No’lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliği’ne göre bedelin döviz cinsinden veya dövize
endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi
doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine
ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade farkı mahiyetinde olduğundan,
matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre, teslim veya
hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan
lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen
kur farkına, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan
oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanacaktır.
Bedelin tahsil edildiği
tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, söz konusu kur farkı tutarı
üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin
yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.
Ödeme veya tahsilât
yapılmadan sadece değerleme işleminde hesaplanacak kur farkları için fatura
düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmemektedir. Dövizli satışlardan
kaynaklanan kur farklarının faturası, dövizli alacağın tahsilinde veya borcun
ödendiğinde düzenlenecek ve bu faturada KDV hesaplanacaktır.
Yukarıda anlatılanlar
ayrıntılı bir örnekle aşağıda açıklanmaya çalışılmıştır.
a) Döviz Kurunun
Yükselmesi ve Dövizli Borcumuzda Bir Artış Meydana Gelmesi Durumu
Örneğin, 18.01.2008
tarihinde 12.000 Euro + 2.160 Euro KDV bedelli Ticari Mal alındığı varsayımı
altında söz konusu işleme ilişkin kayıtlar şöyle olacaktır (1 Euro = 1,900 YTL).
12.000 x 1,900 = 22.800
YTL (Mal Bedeli)
2.160 x 1,900 =
4.104,00 YTL (KDV)
-----------------------------------------18.01.2008--------------------------------
153 Ticari Mallar Hs.
22.800,00
191 İnd.KDV Hs
4.104,00
320 Satıcılar Hs
26.904,00
-
01.03 X A.Ş.
----------------------------------------------------------------------------------------
Söz konusu faturanın
vadesinin 95 gün olduğunu ve 05.04.2008 tarihinde faturanın ödeneceği ve ilk
geçici vergi döneminde Euro’nun 1=1,950 YTL olduğu varsayımı altında aşağıdaki
işlemler yapılacaktır.
31.03.2008 Geçici
Vergi Dönemi: 14.160 Euro x 1,950 = 27.612 YTL, böylece
( 27.612 – 26.904 = )
708 YTL kur zararı oluştuğundan kayıtlar şu şekilde olmalıdır.
-----------------------------------31.03.2008-----------------------------------------
656
Kambiyo Zararları Hs. 708
320 Satıcılar Hs 708
-
01.03 X A.Ş.
------------------------------------------------------------------------------------------
Faturanın ödeme
vadesinde, yani 05.04.2008 tarihinde döviz kurunun (MB Döviz alış kurunun) 1
Euro = 1,975 YTL olduğu varsayımı altında sırasıyla aşağıdaki işlemler
yapılmalıdır.
05.04.2008 Ödeme günü
: 14.160 Euro x 1,975 = 27.966 YTL. Böylece;
27.966 – 26.904 = 1.062
YTL toplam kur zararı oluşmaktadır. Böylece, karşı firma tarafımıza 1.062 YTL
üzerinden iç yüzde yöntemiyle KDV de hesaplayarak kur farkı faturası
düzenlenmelidir.
Ancak düzenlenen
faturanın 1.062 – 708 = 354 YTL’sinden daha önce iç yüzde ile bulunan KDV
tutarının düşülmesinden sonra kalan kısmının gider olarak kayıtlara alınması
gerekmektedir.
Buna göre düzenlenen
faturanın matrahı; 900 YTL olmalı KDV’si ise 162 YTL hesaplanmalıdır.
(1.062 / 1.18 = 900 İç
yüzde yöntemiyle KDV matrahı olup KDV’si 162 YTL’dir)
------------------------------------------05.04.2008------------------------------------------
656 Kambiyo Zararları Hs.
192
191 İnd. KDV Hs.
162
320 Satıcılar
Hs 354
-
01.03 X A.Ş.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------- 05.04.2008----------------------------------------------
320 Satıcılar Hs 27.966
- 01.03 X A.Ş.
102
Bankalar Hs. 27.966
-
.01.01 Y Bankası
Borcumuzun tamamının
ödenmesi
-------------------------------------------------------------------------------------------------
b) Döviz Kurunun
Düşmesi ve Dövizli Borcumuzda Bir Azalış Meydana Gelmesi:
Örneğin, 31.03.2008
tarihinde döviz kurunun 1 Euro = 1,870 YTL olduğu varsayımı altında söz konusu
işleme yönelik değerleme kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.
31.03.2008 Geçici
Vergi Dönemi: 14.160 x 1,870 = 26.479 YTL
Kayıtlarımızdaki tutar
26.904 YTL idi (bkz. Bir önceki örneğe ilişkin ilk muhasebe kaydı); Bu sonuca
göre (26.904 – 26.479 =) 425 YTL kambiyo karı oluşmaktadır. Bu işlem aşağıdaki
gibi muhasebeleştirilmelidir.
-----------------------------------31.03.2008----------------------------
320 Satıcılar Hs 425
- 01.03 X A.Ş.
646 Kambiyo Karları Hs. 425
Geçici vergi değerlemesi
-----------------------------------------------------------------------------
05.04.2008 Ödeme günü : 1 Euro = 1,860 YTL olsun. Böylece;
14.160 x
1,860 = 26.338 YTL
Kayıtlarımızdaki tutar 26.904 YTL idi. Böylece, (26.904 – 26.338 =) 566 YTL
toplam kur karı oluşacaktır. Faturayı düzenleyen taraf 566 YTL üzerinden iç
yüzde yöntemiyle KDV’sini hesaplayıp kalan tutarı kambiyo karına yazacaktır. Ne
var ki, bu tutarın tamamını 646 Kambiyo Karları hesabına yazılmayacaktır. Zira
bunun 425 YTL’si ilk geçici vergi döneminde kayıtlara alınmıştır.
566 – 425 =
141 YTL ise 320 no’lu hesaptan düşülecektir. Yine aynı tutardan 566 YTL
üzerinden iç yüzde ile hesaplanacak KDV düşüldükten sonra kalan kısım 646 no’lu
hesaba yazılacaktır. Şöyle ki;
-----------------------------------05.04.2008------------------------------
320 Satıcılar Hs 141
- 01.03 X A.Ş.
646
Kambiyo Karları Hs 54,66
391 Hesaplanan KDV Hs. 86,34
------------------------------------------------------------------------------
----------------------------------05.04.2008------------------------------
320 Satıcılar Hs 338
- 01.03 X A.Ş.
102
Bankalar Hs. 338
-
.01.01 Y Bankası
Borcumuzun tamamının
ödenmesi
------------------------------------------------------------------------------
NOT: 646 Nolu hesaba 54,66 YTL yazılmasının nedeni, bir önceki geçici
vergi döneminde 646 hesaba 425 YTL kayıt edilmesidir. Oysa, bu tutarın içinde
KDV’de dahildir. Toplam kur karı 566 YTL’nin KDV’si iç yüzde ile ayrıldığında
geriye 479,66 YTL kur karı kalmaktadır. Böylece bu tutar 646 no’lu hesaba
yazılması gereken toplam tutar olmalıdır. Ancak,
bunun 425 YTL’si 31.03.2008 tarihinde kayıtlara intikal ettirilmiştir. Geriye
kalan (479,66 – 425 =) 54,66 YTL’de 646 no’lu hesaba yazılmalıdır.