YAZARLARIMIZ
Kadir Erkeçoğlu
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
kadirerkecoglu@deneyimymm.com



TTK’nın 376. Maddesi Kapsamında Şirketlerde Sermaye Kaybı, Borca Batıklık Nedir? Sonuçları Nelerdir? Ne Tür İyileştirici Tedbirler Alınabilir? (2)

Değerli okurlar, bir önceki yazımda konu ile  ilgili temel kavramlar üzerinde durulmuş ve  sermaye kaybı kavramı , sermaye kaybının ortaya konulması, sonuçları ve sermaye kaybı karşısında alınabilecek iyileştirici tedbirler, yönetim kurulunun sorumlulukları ve teknik iflas kavramını kapsayan yazımın ise  bir sonraki yazımın konusu olacağını yazmıştım.

Sermaye Kaybı Nedir ?

Türk Ticaret Kanununun 376/1.maddesine göre;  Sermaye Kaybı , son yıllık bilançodan sermaye ile yedek akçeler toplamının yarısının ZARAR sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılmasıdır.

Türk Ticaret Kanununun 376/2.maddesine göre ; Sermaye Kaybı , son yıllık bilançoya göre,  sermaye ile yedek akçeler toplamının üçte ikisinin ZARAR sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılmasıdır.

Yukarıdaki TTK’ nun 376/1 ve 2.maddesinden anlaşılacağı üzere , bilançoda görünen sermaye açığının belli oranlara ulaşması durumunda bu açığın kapatılması öngörülmüştür.

Başka bir değişle , sermaye kaybına ilişkin önlemlerin uygulanabilmesi için, şirketin aktif toplamından, şirket borçları çıktıktan sonra kalan öz sermayenin, sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısından  veya üçte birinden daha az olması gerekmektedir.

TTK 376/1 ve 2.maddesindeki yedek akçeler terimi ile TTK madde 519’ da düzenlenen akçeler kastedilmiş olup , TTK madde 520’ de düzenlenen şirketin kendi iktisap ettiği kendi pay senetleri için ayrılan yedek akçenin ve yeniden değerleme fonlarının bu tespitte dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin farklı görüşler mevcuttur.

15 Eylül 2018 tarihli 30536 Resmi Gazete de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin Geçici Madde 1/1’ e göre, 1/1/2023 tarihine kadar, TTK 376.maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları dikkate alınmayabilir.

TTK 376/1.Maddesine göre Sermaye Kaybına İlişkin Örnek

(Son yıllık bilançodan sermaye ile yedek akçeler toplamının yarısının ZARAR sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılmasıdır).

Sermaye                               

26.000.000

Yedek Akçeler ( TTK 519.Mad.-Kanuni Yedek Akçe / Genel Kanuni Yedek Akçe)

4.000.000

Olağanüstü Yedekler

8.000.000

Geçmiş Yıl Karları

10.000.000

Sermaye Yedekleri

520 Hisse Senetleri İhraç Primleri
521 Hisse Senedi İptal Karları
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları
523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları
524 Maliyet Artış Fonu vb.

2.000.000

Geçmiş Yıl Zararları

(42.000.000)

Dönem Karı

4.000.000

Dönem Zararı

---

Öz Sermaye

12.000.000

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının ( 26.000.000 +4.000.000 ) = 30.000.000

Öz Sermaye                                                                          : 12.000.000 TL’ si

Sermaye + Yedek Akçeler / 2 (30.000.000 / 2 )                  : 15.000.000 TL’ den küçük

olduğundan sermaye kaybı %50’ dir.

Bu örnekte görüldüğü üzere öz sermayenin , sermaye ve yedek akçeler toplamının yarısından daha az olduğu görülmektedir.

TTK 376/2.Maddesine göre Sermaye Kaybına İlişkin Örnek

(Son yıllık bilançoya göre,  sermaye ile yedek akçeler toplamının üçte ikisinin ZARAR sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılmasıdır).

Sermaye                               

26.000.000

Yedek Akçeler ( TTK 519.Mad.-Kanuni Yedek Akçe / Genel Kanuni Yedek Akçe)

4.000.000

Olağanüstü Yedekler

8.000.000

Geçmiş Yıl Karları

10.000.000

Sermaye Yedekleri

520 Hisse Senetleri İhraç Primleri
521 Hisse Senedi İptal Karları
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları
523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları
524 Maliyet Artış Fonu vb.

2.000.000

Geçmiş Yıl Zararları

(42.000.000)

Dönem Karı

---

Dönem Zararı

(1.000.000)

Öz Sermaye

7.000.000

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının ( 26.000.000 +4.000.000 ) = 30.000.000

Öz Sermaye                                                                         :   7.000.000 TL’ si

Sermaye + Yedek Akçeler / 2/3 (30.000.000 / 2/3 )            : 10.000.000 TL’ den küçük olduğundan sermaye kaybı 2/3’ dür.

Bu örnekte görüldüğü üzere öz sermayenin , sermaye ve yedek akçeler toplamının üçte birinden daha az olduğu görülmektedir.

Sermaye Kaybının Ortaya Konulması

TTK madde 376’ da düzenlenen iki farklı  sermaye kaybı durumu olmasına rağmen, TTK 376/1 ve 2. Maddelerde iki ortak nokta bulunmaktadır. İlk olarak , her iki sermaye kaybının da son yıllık bilanço esas alınarak tespit edileceği düzenlenmiştir.

Her ne kadar kanun maddesinden sermaye kaybının son yıllık bilanço esas alınarak yapılacağı anlaşılıyor olsa da, TTK madde 376 hükmünün gerekçesinde, (Söz konusu açık, bir ara bilânçodan anlaşılmış veya 378 inci maddeye göre çalışan komitenin vereceği raporlarda belirtilmişse, yönetim kurulu son yıllık bilânçoyu beklememelidir. Kaybın varlığı birinci fıkranın işlemesi için yeterlidir. 378 inci maddeye göre erken teşhis ile görevli olanlar da durumu tespit edince yönetim kurulunu bilgilendirmelidir. Ancak, söz konusu kişi ve komitelerin sadece ikaz borçları vardır. Genel kurulu toplantıya çağırmak yönetim kurulunun görevidir. Kötüleşme aylık hesaplardan anlaşıldığı takdirde, yıllık bilânço esaslarına göre bir ara bilânço çıkarılması da gerekebilir.) sermaye kaybının bir ara bilançodan anlaşılması veya TTK’ nın 378.maddesine göre riskin erken saptanması komitesinin vereceği raporlarda belirtilmesi halinde, yönetim kurulunun son yıllık bilançoyu beklemesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir.

Sermaye kaybının  ara bilanço veya başka bir suretle tespiti söz konusu ise , son yıllık bilanço beklenilmeden yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırması ve alınacak tedbirleri genel kurula sunması gereklidir.

Ayrıca, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 13.maddesinin 1.fıkrası  ise ; Şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarının tespitinde, TTK’ nun 88.maddesine göre hazırlanan finansal tabloların esas alınacağı düzenlenmiş , finansal tabloların düzenlenmesinde ihtiyari olarak Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanmasının tercih edilmesi halinde ise, bu şekilde hazırlanan mali tablolar üzerinden değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir.

Sermaye ile Yedek Akçeler Toplamının Yarısının Zarar Sebebiyle Karşılıksız Kaldığı Anlaşıldığında Yönetim Kurulunun Genel Kurulu Toplantıya Çağırması

TTK madde 376/1 hükmü gereği , sermaye ile yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığında yönetim kurulunun, genel kurulu hemen toplantıya çağırması ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemler sunması gerekir.

Madde hükmünün sermaye ile yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması durumunda uygulanması söz konusudur. Yarıya ulaşmayan sermaye kayıpları için TTK ‘ da  bir düzenleme yoktur.

Yarıya ulaşmayan sermaye kayıpları için basiretli yöneticilerin gerekli önlemleri alması ve en azından esas sözleşmeye buna ilişkin bir  hüküm konulması uygun olacaktır.

Her ne kadar kanun hükmünde yönetim kurulunun “hemen” genel kurulu toplantıya çağırması ifade edilmiş ise de, kanun hükmünde aynı zamanda yönetim kurulunun iyileştirici tedbirleri de genel kurula sunması düzenlendiğinden, yönetim kurulunun söz konusu iyileştirici tedbirleri belirlemesi açısından yönetim kuruluna makul bir süre tanınması gerekir.

Tabi bu sürenin her hal ve karda ilgili bilanço dönemini aşmaması gerekir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376.maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 5.maddesinin 1.fıkrasında , yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılan genel kurulun gündem maddeleri arasında, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının  karşılıksız kaldığı belirtilmesi gerekmektedir.

Gerek TTK madde 376 gerekçesinde,  gerek se 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376.maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 6.maddesinde , yönetim kurulunun, genel kurulu hemen toplantıya çağırması, şirketin finansal yönden kötü durumda bulunduğunu bütün açıklığıyla genel kurula anlatması, hatta bu konuda bir rapor vermesi, zararların sebeplerini (kaynaklarını) göstermesi ve tedavi çareleri önermesi gerekir, aksi halde yönetim kurulu sorumlu olur.

Sermaye ile Yedek Akçeler Toplamının Yarısının Zarar Sebebiyle Karşılıksız Kalması Halinde Alınacak Tedbirler

Genel Kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu, genel kurula uygun gördüğü iyileştirici tedbirleri sunar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğinde belirtilen önlemler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

SERMAYE KAYBI KARŞISINDA ALINABİLECEK İYİLEŞTİRİCİ ÖNLEMLER

Genel Kurul , tarafına sunulmuş olan iyileştirici önlemleri aynen kabul edebileceği gibi değiştirerek de kabul edebilir ya da sunulanların dışında başka bir önlemin uygulanmasına karar verebilir.

TTK 376 ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 6.maddesi kapsamında sayılan iyileştirici önlem önerilerinin dışında başka öneriler sunulabilir. Şirketin faaliyet gösterdiği sektör, rekabet koşulları vs. bağlı olarak yönetim kurulu, genel kurula daha değişik iyileştirici önlemler sunabilir.

Örneğin ; Ortakların ödenmemiş sermaye borçlarının olması durumunda yönetim kurulu pay sahiplerine çağrıda bulunarak genel kurula iyileştirici önlem olarak sunabilir.

Yönetim kurulu, genel kurul kararı gerektirmeyen iyileştirici önlemleri de kendi alabilir ve bu iyileştirici önlemler hakkında genel kurula bilgi vermelidir.

Sermaye ile Yedek Akçeler Toplamının Üçte İkisinin Zarar Sebebiyle Karşılıksız Kaldığı Anlaşıldığında Yönetim Kurulunun Genel Kurulu Derhal Toplantıya Çağırması ve Alınacak Tedbirler

TTK’ nun 376.maddesinin 2.fıkrasında,son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.

TTK madde 376/2 hükmünde yer alan düzenlemelerin sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde uygulama alanı bulacağı anlaşılmaktadır. Tam Üçte ikilik oranda sermaye kayıplarına nadiren rastlanılmakta olup, üçte ikiden tamamına kadar olan kayıplarda da madde hükmünün uygulanması gerekir.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kalmasına ilişkin düzenlemelere TTK madde 376/2 ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 7 ila 11.maddeleri arasında düzenlenmiştir. TTK madde 376/1’ de düzenlenen sermaye kaybında iyileştirici tedbirler, 376/2’de ise düzenlenen sermaye kayıplarında ise genel kurula önlem alma yetkisi verilmiştir.

TTK madde 376/2 hükmü uyarınca, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar nedeniyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal ( derhal ifadesi yönetim kurulunun mevcut duruma göre  çalışmalar yaparak, en hızlı şekilde genel kurulu toplantıya çağırmasıdır) toplantıya çağrılmış genel kurul, sermayenin üçte biri ile  yetinme (sermaye azaltımı yaparak bilanço zararlarından şirketin kurtulmasıdır, yani zararın bu şekilde bünye dışına atılmasıdır),sermayenin tamamlanmasına, veya sermayenin artırılmasına  karar vermediği taktirde şirket kendiliğinden sona erer.

Şirketin kendiliğinden sona ermesi durumunda, pay sahipleri yargı nezdinde tespit davası açabileceklerdir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğinin 7.maddesinde, sermayenin üçte biri ile yetinilmesi hususu TTK’ nın 473 ve 475.maddeleri arasında düzenlenmiş olan sermaye azaltımı yapılması şeklinde açıklanmış ve üçüncü bir seçenek olarak da genel kurulun sermaye artırımı kararı alabileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, sayılan tedbirler dışında, TTK madde 139/1 ( Sermayenin Kaybı veya Borca Batıklık Halinde Birleşmeye Katılma)  ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğinin 14.maddesinde (Sermayenin kaybı veya borca batık olma durumlarında birleşmeye katılma ) belirtildiği üzere, sermaye kaybı içerisinde veya borca batık durumda bulunan bir şirketin, kaybolan sermayeyi karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen (birleşmeye taraf olan diğer şirketin kaybolan sermayeyi veya borca batıklık durumunu karşılayacak miktarda serbestçe tasarruf edebileceği öz varlığa sahip bulunması ve ymm / smmm raporu ile ortaya konulması)  öz sermayeye sahip bir şirket ile birleşmesi de mümkündür.

TTK 376/2 ‘nin gerekçesinde , sermayenin tamamlanması ile azaltılan sermaye kadar veya ondan fazla sermaye artırımı yapılması veya bilanço açıklarının pay sahiplerinin tümünce veya bazı pay sahipleri tarafından kapatılması ya da bazı alacaklıların alacaklarını silmesi kastedilemektedir.

. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 9.maddesinde, sermayenin tamamlanmasının, bilanço açıklarının ortakların tamamı ya da bazı ortaklar tarafından kapatılması anlamına geldiği belirtilmiştir.Sermayenin tamamlanması kararı alınması durumunda her ortağın zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarı vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu yükümlülük her ortak tarafından payı oranında yerine getirilecek olup sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde değildir. Ayrıca yapılan ödemeler, gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben bir avans olarak nitelendirilmez.

Diğer Taraftan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin  9/2.maddesine göre , sermayenin tamamlanmasında, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından Kanunun 421 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketler bakımından ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır. Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz.  Şirketin finansal  durumu iyileştiğinde pay sahiplerinin bu ödemeleri geri alması söz konusu değildir. Buna karşılık hisse edinilmesi veya konulan paranın şirkete verilen borç ya da sermaye artırım avansı olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir.

Bilanço zararlarının kapatılması için getirilen yükümlülükler uyarınca yapılan ödemeler öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında toplanır ve takip edilir.

Teknik İflas Nedir ?

Türk Ticaret Kanununda teknik iflasa dair herhangi bir açıklama yoktur. Teknik İflas ifadesi tamamen pratikte yerleşmiş  bir kavramdır. Teknik İflasın tanımı ise kısaca, kağıt üzerinde bir iflas’ dır. Fiilen iflas söz konusu değildir.

15 Eylül 2018 tarihli 30536 Resmi Gazete de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin Geçici Madde 1/1’ e göre, 1/1/2023 tarihine kadar, TTK 376.maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları dikkate alınmayabilir. Bu düzenleme ile kur dalgalanmaları nedeniyle şirketlerin teknik iflas durumuna girmelerinin önüne geçilmek istenmiştir.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının oranı alınarak zarar sebebiyle karşılığının olup olmadığına bakılırken, geçmiş yıl zararları ile dönem zararları toplamından ödenmemiş yabancı para cinsinden hesaplanan kur farkı çıkarılır. Tebliğ’ de yer alan söz konusu hüküm , kur farkı hesaba katıldığında teknik iflas durumunda gözüken bir çok şirketi, yeni hesaplama ile teknik iflas durumundan çıkarabilmektedir.

15 Eylül 2018 tarihli 30536 Resmi Gazete de yayımlanan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin Geçici Madde 1/1’ de düzenleme ile ilgili en önemli husus, yabancı para cinsinden doğan yükümlülüğün henüz ifa edilmemiş yani ilgili borcun ödenmemiş olmasıdır. Ödenen borçlar için hesaplanmış kur farkları Tebliğ’ de düzenlenen istisna kapsamında değildir.

Teknik iflas hesaplamalarında ödenmemiş yabancı para cinsinden kur farkları nasıl hesaba dahil ediliyorsa , henüz tahsil edilmemiş kur farkı gelirlerinin de teknik iflas hesaplamasına dahil edilmesi uygun olacaktır.

Değerli okurlar, bundan sonraki yazımın konusunu , borca batıklık , borca batıklığın ortaya konulması ve borca batıklık durumunda alınabilecek tedbirler ile borca batıklık bilançosu oluşturacak olup, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…

10.03.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM