YAZARLARIMIZ
İzzettin Elmas
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
izzetelmas@finansalymm.com



Özel Esaslar ve İşlemlerin Gerçekliğini İspat

Tarih: 28.05.2014

26.04.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak 01.05.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğiyle, Özel Esaslar yeniden düzenlenmiştir.

Özel Esaslar uygulamasıyla; mükelleflerin gerçekte yüklendikleri ve indirim yoluyla gideremedikleri KDV tutarlarının iadesini temin amacıyla, hiç yüklenilmediği halde sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye dayalı olarak indirim hesaplarına alınan ve indirim yoluyla giderilemediği için de iadesi talep edilen KDV olarak gösterilen tutarların iadesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Özel Esaslara Tabi Mükellefler

 

Haklarında, düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna ilişkin delil ve karineleri içeren rapor veya tespit bulunan aşağıdaki mükellefler iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından özel esaslara tabidir.
 

1- 213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren mükellefler,

 

2- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “olumsuz rapor” veya “olumsuz tespit” bulunan mükellefler,

 

3- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme konusunda haklarında “olumsuz rapor” bulunan mükelleflerin raporun ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni temsilcileri, bunların kurdukları veya ortak oldukları mükellefler ile kanuni temsilcisi oldukları mükellefler,

 

4- Haklarında beyanname vermeme, defter ve belge ibraz etmeme ve adresinde bulunamama konusunda tespit bulunan mükellefler,

5-Haklarında KDV yönünden ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz uygulanan mükellefler.

KDV Genel Uygulama Tebliğiyle, Özel Esaslara tabi mükellefler yukarıda yer verilen mükelleflerle sınırlandırılmamış olup; özel esaslara tabi mükelleflerden mal ve/veya hizmet satın alanlar da (kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmasa dahi) özel esaslar uygulamasına dahil edilmiştir.

84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinden farklı olarak Genel Uygulama Tebliğiyle Özel Esaslara tabi olması gereken mükelleflere kendi durumları ile ilgili olarak bilgi verilecek ve 15 gün içinde söz konusu olumsuz durumun giderilmesi talep edilecektir.

Verilen süre içerisinde işlemin gerçekliğini ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzelten mükellefler özel esaslar kapsamına alınmayacaktır.

Mükellefler yapmış oldukları işlemin gerçekliğini, anılan tebliğin IV/E-5 bölümündeki açıklamalara göre ispat etmek zorundadırlar.

Tebliğin ilgili bölümü aynen aşağıdaki gibidir:

“213 sayılı Kanunun 3/B maddesine göre vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olup, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanması mümkündür.

 

Düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin sahteliğine veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğuna ilişkin inceleme veya idari araştırma aşamasında mükellefe, söz konusu belgelerin gerçekliğine yönelik deliller ileri sürme imkânı verilir. Aynı şekilde kendileri hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunmamakla birlikte mal veya hizmet satın aldıkları mükellefler hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunan mükelleflere de bu imkân sağlanır. Söz konusu karşı deliller inceleme veya araştırmaya konu iş, işlem ve belgelerle ilgili olmalı ve bir yazı ile idari makama ibraz edilmelidir. Karşı deliller incelemeye başlanmış olması halinde inceleme elemanına, incelemeye başlanmamışsa ilgili vergi dairesine sunulur.

 

Dolayısıyla idare tarafından sahte veya yanıltıcı olduğu yönünde bulgular bulunan bir belgenin gerçek bir işleme dayandığı ve dayandığı işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıttığı işlemin tarafları, ilgilileri (iade talep edenler) veya mükellefler tarafından 213 sayılı Kanunun 3’üncü maddesindeki delil serbestisi kapsamında iddia ve ispat olunabilir.

 

İleri sürülen karşı delillerin işlemin gerçekliğini göstermesi halinde özel esaslar uygulanmaz. İşlemin tarafları, ilgililer ve mükelleflerin, delillerini bir rapora bağlamak suretiyle ve işlem ve belge ile ilgili olmak koşuluyla ileri sürmeleri gerekir. İşlem ve belgeyle ilgili olmayan iddia ve deliller dikkate alınmaz.

 

Bu şekilde ileri sürülen iddia ve deliller, inceleme elemanı veya idare tarafından karşı delillerle çürütülmek suretiyle belgenin sahte veya yanıltıcı olduğu ispatlanabilir. Bu durumda ileri sürülen delillerin ele alınıp raporda veya dayanak bir yazı ile çürütüldüğü karşı delillerle açıklanarak mükellef veya ilgili özel esaslara alınır.

 

Sınırlandırıcı olmamak kaydıyla belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu ispatta aşağıdaki deliller kullanılabilir:

 

a) İşlem bedelinin ödendiğinin belgelendirilmesi.

 

Ödeme, iade talebinde bulunan mükellef tarafından ödemeyi tevsik eden belge aslı veya noter onaylı örneği ile tevsik edilebilir.

 

Ödemenin 5411 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar vasıtasıyla veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 785 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında düzenlenen çekler ile de tevsiki mümkündür.

 

Ayrıca internet bankacılığı yoluyla yapılan ödemelerde, banka dekontu yerine ilgili banka şubesi tarafından onaylı internet çıktıları ya da mükellefler tarafından ödeme yapılan bankalardan alınan onaylı hesap ekstreleri ödemenin tevsikinde kullanılabilir.

 

Ödeme, kredi kartı (iade talebinde bulunan kişi veya kuruma ait), tapu devri, kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla (ön ödeme avansı şeklinde kamu kurum ve kuruluşlarının veznesine ödeme gibi) yapılmak suretiyle de tevsik edilebilir.

 

Ödemenin PTT yoluyla yapıldığı durumlarda, ödeme sırasında düzenlenecek belge, (satıcının veya adına hareket edenlerin adı-soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka hesap numarası ve vergi kimlik numarası doğru olarak yazdırılmak kaydıyla) ödemeyi tevsik eden delil olarak ileri sürülebilir.

b) Taşıma, yükleme, boşaltma, depolama, ambalajlama, ve benzeri işlemlerin yapıldığına yönelik belgeler, sigorta belgesi, vergi, resim, harç, pay, fon gibi ödemeler yapılmışsa bu ödemelere ait belgeler işlemin gerçekliğinin tevsikinde delil olarak kullanılabilir.”

Yukarıda yer verdiğimiz bölümün ikinci paragrafında; söz konusu karşı delillerin, inceleme veya araştırmaya konu iş, işlem ve belgelerle ilgili olması ve bir yazı ile idari makama ibraz edilmesi gerektiği belirtilmişken, iki paragraf sonra işlemin taraflarının, ilgililerin ve mükelleflerin, delillerini bir rapora bağlamak suretiyle ve işlem ve belge ile ilgili olmak koşuluyla ileri sürmeleri gerektiği belirtilmiştir. Ancak söz konusu raporun kimin tarafından ve nasıl düzenleneceği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır.

Örneğin kendisi hakkında herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan iadeci bir mükellef, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme dışında kullanma nedeniyle özel esaslarda olan mükelleften mal ve/veya hizmet satın aldığı durumda, satın alınan mal ve/veya hizmetin gerçekten alındığına dair ödeme belgesi ve diğer belgeleri, bir yazı ekinde ibraz etmesi yeterli olacak mıdır? Yoksa vergi dairesi tarafından ayrıca bir rapor mu istenecektir?

Yukarıdaki mükelleften, ödemeyi bankadan yaptığına dair dekontun dışında başkaca bir belge istenecek midir?

Bunların yanında; iade talebinde bulunan mükellef tarafından ödemeyi tevsik eden belgenin aslı veya noter onaylı örneği istenmektedir. Belgenin aslını ibraz eden mükellefe bu belge geri iade edilecek midir? Ayrıca Yeminli Mali Müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporlarına istinaden iade yapan vergi idaresinin, ödeme belgesinin Yeminli Mali Müşavir onayını kabul etmeyip sadece noter onaylı örneğini istemesi de başka bir sorundur.

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme raporu veya olumsuz tespiti bulunan mükelleften mal ve/veya hizmet satın alan mükellefin, anılan mükelleflerin düzenlemiş oldukları faturalarda gösterilen KDV’lerin indirimi vergi inceleme elemanlarınca, ödeme belgeleriyle taşıma, yükleme, boşaltma, depolama, ambalajlama, ve benzeri işlemlerin yapıldığına yönelik belgeler ibraz edilmesine rağmen, reddedildiği ve cezalı tarhiyat önerildiği bilinen bir gerçekken vergi idaresinin tebliğe eklediği yukarıdaki hükmün nasıl yürütüleceği merak konusudur.

Zira inceleme elemanın kabul etmediği bir durumun vergi dairesince kabul edilebileceğini düşünmek yersiz olur. Bu durumda mükelleflerin verilen süre içeresinde anılan belgede gösterilen KDV’yi indirim hesaplarından çıkarmak ve beyanlarının düzeltmekten başka çaresi kalmamaktadır. Aksi takdirde iadesi özel esaslar kapsamında yapılacaktır.

Yukarıda belirttiğimiz konularda Vergi İdaresinin bir açıklık getirmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Diğer taraftan, hamiline yazılı müşteri çekleriyle, kredi kartı (iade talebinde bulunan kişi veya kuruma ait), tapu devri, kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla yapılan ödemelerin kabul edilmesinin, önceki tebliğlerde olmayan yerinde bir uygulama olduğunu da belirtmekte fayda var.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM