YAZARLARIMIZ
İsmet Polat
Yeminli Mali Müşavir
ymmismetpolat@gmail.com



Gelir Vergisinde Mali Anestezi Halleri

Gerçek kişilerce bir takvim yılı içerisinde elde edilen kazanç ve iratlar genel olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmektedir. Ekonomi, maliye ve para politikalarının gereği olarak bazı kişiler ve bazı vergi konuları muafiyet ve istisna yoluyla gelir vergisi dışında tutulabilmektedir. Aynı şekilde gerçek kişilerce elde edilen kişisel kazanç ve iratların konu edilmesi nedeniyle kişilerin özel durumları da göz önünde bulundurularak muafiyet ve istisna yoluyla bazı kişiler ve vergilendirme konuları gelir vergisi dışında tutulmaktadır.

Ülkemizde gerçek kişilerce elde edilen kazanç ve iratların vergilendirilmesi 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. Bu kanun hükümlerine göre bazı kişiler ve vergilendirme konuları muafiyet ve istisna yoluyla gelir vergisi dışında bırakılmıştır. Hal böyle iken bu kişilere nakden veya hesaben yapılan ödemelerden gelir vergisi stopajı yapılmaktadır. Yapılan gelir vergisi stopajının mahsubu ve iadesi de mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla gelir vergisinden muaf olan esnaftan da,  gelir vergisinden istisna olduğu belirtilen bazı kazanç ve iratları elde edenlerden de aslında vergi alınmaktadır.

GELİR VERGİSİ STOPAJI NİHAİ VERGİLENDİRME DEĞİLDİR.

193 Sayılı GVK’nun 94. Maddesi gereğince vergi sorumlusu olarak tanımlanan bazı gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan bazı ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmakta ve müteakip ay içerisinde verilecek muhtasar beyannamesi ile beyan edilmektedir.

Maddenin 1. Fıkrasına göre, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

Dolayısıyla maddenin 1. Fıkrasında nakden veya hesaben yaptıkları ödemeler üzerinden gelir vergisi stopajı yapmak zorunda olanlar yukarıdaki şekilde sayılmıştır. Hangi ödemlerden gelir vergisi stopajı yapılacağı da aynı fıkrada bentler halinde sayılmıştır.

Kazanç ve iradın elde edildiği tarihten çok sonra gelir vergisi beyannamesi verileceğinden verginin enflasyon karşısında erimesinin önlenmesi için önceden tahsili mümkündür. Nitekim 193 Sayılı GVK hükümleri gereğince bir takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi takip edilen yılın Mart ayında verilmektedir. Yine, maliye idaresinin çok sayıda mükellefle muhatap olmasının önüne geçilmesi ve mükellef-maliye idaresi arasındaki güven ilişkisi gibi nedenlerle de gelir vergisi stopajı uygulanabilir.

Ancak, bir vergi güvenlik önlemi olan gelir vergisi stopajı nihai vergilendirme olmayıp verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilmek üzere ödenen bir vergidir. Yıl içerisinde kendisinden yapılan vergi stopajı yıllık gelir vergisinden daha fazla olan mükelleflere bu verginin iadesi de mümkündür. Dolayısıyla, muafiyet ve istisna düzenlemeleri gereğince yıllık olarak beyan edilmeyecek olan kazanç ve iratların gelir vergisi stopajına da konu edilmemesi gerekir. Aksi takdirde muafiyet ve istisna düzenlemesinin bir anlamı olmamaktadır.

VERGİDEN MUAF ESNAFTAN DA VERGİ ALINMAKTADIR.

Bir verginin yükümlüsü durumunda olabilecek kişilerin yasal olarak vergi dışında tutulmasına vergi muafiyet denilmektedir.  193 Sayılı GVK’nun “Vergiden Muaf Esnaf” başlıklı 9. Maddesinin birinci fıkrası “Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.” Hükmünü içermektedir. Fıkranın devam eden bentlerinde ise gelir vergisinden muaf kişiler tek tek sayılmıştır. Madde metninden anlaşılacağı üzere uygulamada küçük esnaf dahi sayılamayacak derecede düşük kapasiteyle yapılan işlerle uğraşan kişilere gelir vergisi muafiyeti getirilmiştir.

   Ancak aynı maddenin son fıkrası “Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” şeklindedir. Yani, bu fıkra ile vergiden muaf esnafa yapılan ödemelerden de gelir vergisi stopajı yapılabilmektedir. Dolayısıyla vergiden muaf sayılan esnaftan vergi kesintisi yapılacaktır. Herhangi bir şekilde mahsup olanağı olmayan bu verginin iadesi de mümkün değildir. Nitekim 193 Sayılı GVK’nun 94. Maddesi gereğince vergiden muaf esnaf sayılan kişilerden yapılan mal alımları %2 ve %5, hizmet alımları ise % 10 oranında gelir vergisi stopajına tabidir. “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanlara bu faaliyetleriyle ilgili olarak yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden” de %20 oranında gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır.

 

TELİF KAZANÇLARI İSTİSNASININ DA “ŞUMULU” YOKTUR.

193 Sayılı GVK’nun 18. Maddesinde sayılan serbest meslek erbabı kişilerin elde ettikleri serbest meslek kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir. Maddede sayılan kişiler daha çok edebiyat, sanat veya özel bilgi ve yetenek gerektiren işlerle iştigal eden şair, yazar, çizer, karikatürist, ressam, bilgisayar programcısı vb. kişilerdir. Dolayısıyla hassasiyet, yoğunluk ve özel yetenek gerektiren bu işlerle uğraşan kişilerin kazançları gelir vergisinden istisna edilerek kültür ve sanat faaliyetlerinin teşviki de amaçlanmaktadır.

Ancak bu maddede de “Bu istisnanın Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” Fıkrası yer almaktadır. Yani gelir vergisinden istisna sayılan bu kazançları elde edenlere bu faaliyetleri ile ilgili yapılan ödemeler üzerinden gelir vergisi stopajı yapılabilmektedir. Nitekim 193 Sayılı GVK’nun 94. Maddesi gereğince “18'inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden” %17 oranında gelir vergisi stopajı yapılmaktadır. Örneğin yazdığı kitabın telif hakkını KDV hariç 300.000-TL karşılığında X Yayın A.Ş’ne devreden Yazar Bay A’ya yapılacak ödemeden 51.000-TL GV stopajı yapılacak kendisine 249.000-TL ödenecektir.

GENÇ GİRİŞİMCİLERİN DURUMU DA AYNIDIR.

193 Sayılı GVK’nun Mükerrer 20. Maddesinin 1. Fıkrası “Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.” Şeklindedir. Bu madde ile genç girişimcilik faaliyetleri teşvik edilmektedir.  Yirmi dokuz yaşını doldurmamış olup ticari, zirai ve mesleki faaliyetle iştigal eden gençlerin belirlenen yıllık tutarı aşmayan kazançlarına üç yıl boyunca vergi istisnası getirilmektedir.

Ancak aynı maddede de “Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” Fıkrası yer almaktadır. Yani genç girişimci istisnasından faydalanan bir kişiye de yapılacak ödemelerden gelir vergisi stopajı yapılacaktır. GVK’nun 94. Maddesi gereğince yıllara sari inşaat işiyle iştigal eden genç girişimcilere yapılacak ödemeler üzerinden %3 oranında gelir vergisi stopajı yapılacaktır. Yine aynı madde gereğince genç girişimci istisnasından faydalanacak mali müşavir, avukat vb. serbest meslek erbabına yapılacak ödemelerden de %20 oranında gelir vergisi kesintisi yapılacaktır. Örneğin yıl içerisinde elde ettiği hasılat 150.000-TL, giderleri de 75.000-TL olan mali müşavirin yıllık kazancı istisna haddi içerisinde kalmaktadır. Ancak yıl içerisinde elde ettiği 150.000-TL üzerinden 30.000-TL gelir vergisi stopajı yapılacaktır.

SONUÇ

Gerçek kişilerin bir takvim yılı içerisinde değişik kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratların birleştirilerek tek beyannameyle yıllık olarak verilmesi, verginin artan oranlı olarak hesaplanması, vergilendirmede şahsi ve medeni hallerin dikkate alınması hususları gelir vergisinin en önemli özellikleridir. Ancak uygulama gelir vergisi stopajı uygulamasının uygulamada nihai vergilendirmeye dönüşmesi gelir verginin bu özelliklerini ortadan kaldırmaktadır. Bu durum başlı başına değerlendirilmesi gereken ayrı bir konudur.

Yazımızın konusu olan gelir vergisinden muaf tutulan kişilerden ve istisna tutulan vergilendirme konularından gelir stopaj yoluyla vergi alınması ise 1990 yıllardan itibaren Maliye literatürüne giren mali anestezi kavramıyla örtüşmektedir. Daha çok dolaylı vergilerde verginin mal veya hizmetin fiyatı içerisinde ve fiyatın bir unsuru şeklinde yansıtılması olarak tanımlanan mali anestezi kavramını yukarıda izah edilen konular açısından dolaysız vergi olan gelir vergisi uygulamalarında da görmekteyiz.

Tekrar etmek gerekirse gelir vergisi stopajı bir nihai vergilendirme yöntemi olmayıp bir vergi güvenlik önlemidir. Verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanacak gelir vergisine mahsuben alınmaktadır. Dolayısıyla gelir vergisinden muaf sayılan kişilerden veya vergiden istisna sayılan kazanç ve iratları elde edenlerden stopaj yoluyla vergi alınması muafiyet ve istisna kavramlarına tezatlık teşkil etmektedir. Bu durum, yukarıda izah edildiği üzere, dolaysız vergide uygulanan bir çeşit mali anestezi yöntemidir. Dolayısıyla 193 Sayılı GVK’nun muafiyet ve istisnalarla ilgili olarak düzenlemelerindeki “şümulü yoktur” olarak belirtilen fıkraların çıkarılması ve 94. Maddesinin de bunlara göre düzeltilmesi gerekmektedir.

18.05.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM