YAZARLARIMIZ
İsmail Hakkı Güneş
Yeminli Mali Müşavir
Öğretim Görevlisi
ihgunes@superonline.com



Kesinleşmiş Alacak Kavramı 7256 Sayılı Kanunda Yer Almayan Feragat Müessesi Tebliğle Getirilebilir Mi? Dayanağı Nedir?

Çalışmamızda 7256[1]sayılı kanunla düzenlenen kamuoyunda borç yapılandırması olarak tanımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun da kesinleşmiş alacak kavramı belirtilirken yer almayan kesinleşmiş alacak kavramında davadan feragat nedir? Nasıl uygulanır? Kısaca belirterek 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında yeniden yapılandırılarak tahsiline ilişkin usul ve esasları belirleyen 1 sıra no’lu [2] tebliğin uygulamasında yer almasının gerekçesi ve yasal dayanağı üzerine bakış açısı oluşturmak ve uygulamacı meslek mensupları ile ekonomik yaşamda uygulamasına yönelik iş dünyasına bilgi verip uygulama birlikteliği oluşturmak olası tartışmalara ışık tutmaktır.

1. LİTERATÜRDE KONU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

Hukuk sistemimizde bazı kanunlar birlikte uygulandığı gibi bazı kanunların uygulanmasında da bir başka kanuna atıf da bulunulur. Genellikle kanun ve tebliğlerin uygulamasında “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu” ‘nu devreye girer. 6/1/1982 tarihli ve 2577 [3]sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmadığı halde anılan Kanunun 31 inci maddesinde, feragat konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

12.01.2011 tarihli ve 6100 [4]sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.6100 sayılı kanunun 447 nci maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

Feragat Nedir ? Anlamını etkin şekilde taşıyan ve Türkçede yaygın kullanılan sözcüklerden biri feragat kelimesidir. TDK 'ya Göre Feragat Etmek yada feragat göstermek ; ‘hakkından vazgeçmek’ ya da ‘el çekmek’ anlamları üzerinden ele alınmaktadır. Bu durumda ayni nakdi mal varlığı ya da manevi açıdan pek çok değişik unsur söz konusu olabilir. Feragat etmek / göstermek ile tüm bunlardan vazgeçildiği söz konusudur.

2. 1 SIRA NO’LU TEBLİĞDE KESNLEŞMİŞ ALACAK KAVRAMI VE UYGULAMA

Kısaca bahsi geçen tebliğde “ Kesinleşmiş alacaklar ”

…..” (1) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce gümrük yükümlülüğü doğan ve gümrük idarelerince takip edilen alacaklardan, 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen;

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 17/11/2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve aslı 17/11/2020 tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin,

c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 17/11/2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70’i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının,

tahsilinden vazgeçilir.

(2) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında birinci fıkranın (a) bendi hükmü uygulanır.

(3) Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup 17/11/2020 tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır.

Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.

(4) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır……………………………

Belirtilen diğer tüm diğer koşullar sağlanmak kaydıyla, davadan vazgeçme dilekçesi veya dilekçelerinin yetkisiz kişilerce imzalanmış olduğunun anlaşılması durumunda başvuru doğrudan reddedilmez, borçluya tebliğde belirtildiği üzere, davadan vazgeçme dilekçesi veya dilekçelerinin gönderilmesi için 31/12/2020 günü mesai bitimine kadar süre verilir. Bu sürenin sonunda dilekçenin veya dilekçelerin gönderilmemiş olması durumunda başvuru gerekçe belirtilmek suretiyle reddedilir.

Hemen belirtmeliyim ki “tahakkuk “ vergi hukukunun bir kavramı olup” kesinleşmiş alacak “ vergi yargısının kavramıdır. Bilindiği üzere ; Tahakkuk kelime anlamı olarak gerçekleşme ve yerine getirme anlamına gelmektedir. Vergi tahakkuku ise tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesine denir. Beyan üzerinden alınan vergiler tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilir.

Çalışmamızın özünü oluşturan Feragat yoluyla kesinleşme süreci;

6100 sayılı Kanunun 307 nci maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309 uncu maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür.

Buna göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği için feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır.

Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları doğmaktadır.

Bu itibarla, 7256 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımı tarihinden önce davadan tamamen feragat edilmiş ve feragate ilişkin mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar, 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, kanundan yararlanabilecektir.

Bu durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu [5]’nun belirtildiği üzere “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde özel sonuçları olan feragat usulü düzenlenmiştir. Buna göre, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) üzerine; mükellef tarafından geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bu vergi ve/veya vergi cezalarının maddede belirtilen oranlarda indirim yapılarak tahakkuk edeceği, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderileceği ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarihin kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak üzere kanun yolundan vazgeçme dilekçesini ilgili vergi dairesine vermiş olanların bu borçları da kesinleşmiş alacak olarak kabul edilecektir.

3. SONUÇ

Çalışmamızda detaylı açıkladığımız üzere feragat tek taraflı bir irade beyanı olup feragat sonucunda da kamu alacağı kesinleşmiş olmaktadır. Bu itibarla dava safhasında feragatle kamu alacağı “ kesinleşmiş alacak “ tanımı içerisine dahil olmaktadır.Önerimiz işlemin hızlı ve tartışma yaratmadan işlemin pratik sonuçlanması için yargıya verilen feragat dilekçesi ekinde ilgili vergi dairesine başvurulmasıdır.[6]


[1] 17.11.2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

[2] 27.11.2020 tarih ve 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

[3]20.01.1982 tarih ve 17580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

[4] 04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

[5] 10.01.1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

[6] Not: Bahse konu dip notlar dışında www.muhasebetr.com yararlanılmıştır.

01.12.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM