YAZARLARIMIZ
İlker Boz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
ilkerboz75@hotmail.com



Kur Farkında Son Nokta!!!

Değerli okurlar,  döviz cinsinden veya dövize endekslenerek yapılan yurtiçi teslimler ve hizmetler ile ilgili son düzenlemeler,  vadeli ithalat sonrası ortaya çıkan kur farkları üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, söz konusu işlemlerin muhasebeleştirilmesi, konu hakkında bakanlık tarafından verilen muktezalar, yargının kur farkı çerçevesinde vermiş olduğu karar, ayrıca 7161  sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan düzenlemeler makalemizin konusunu oluşturacaktır.  

Ülkemizde son zamanlarda döviz kurlarının aşırı oynak olması nedeniyle, TL’nin yabancı paralar karşısında sürekli olarak iniş ve çıkışlar göstermesi, birçok işletmenin ciddi kur farkı maliyetiyle karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur.

- YURTİÇİ TESLİMLERDE KUR FARKI

3065 sayılı KDV Kanunun 24 üncü maddesinde, Matraha Dâhil Olan Unsurların neler olduğu belirtilmiştir.

‘’Madde: 24- Aşağıdaki unsurlar matraha dâhildir:

a-) Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma gideri,

b-)Ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri giderler karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar.

c-)Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim, kur farkı (Kur Farkı: 7161 sayılı Kanun ile 18.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.)   gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan hür türlü menfaat, hizmet ve değerler.  ‘’

Kur farkları hakkında, kanunda yer almaması nedeniyle Maliye Bakanlığınca öncelikle 105 seri nolu KDV tebliğ ile düzenleme yapılmış, daha sonra yeni KDV Genel Uygulama Tebliğinin ‘’III. MATRAH, NİSPET VE İNDİRİM’’ bölümünün, ‘’A-MATRAH’’ genel başlığı adı altında ‘’5.3 Kur Farkları’’ alt başlığı altında düzenlenmiştir.

Tebliğ ile getirilen kur farklarının kdv tabi olduğu düzenlenme dava konusu edilmiş, Danıştay 4. Dairesi 18.05.2017 gün ve E:2014/4834, K:2017/4605 sayılı kararı ile davayı reddetmiş, karar davacı vergi mükellefi tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay Dava Daireleri Kurulu E:2017/548, K:2017/606 sayılı kararıyla Danıştay 4 üncü Dairesi’nin vermiş olduğu kararı bozarak kur farklarının KDV matrahına dâhil olmadığı kararını vermiştir.

Her ne kadar dava neticelenmemiş olsa bile, 7161 sayılı Kanun ile 18.01.2019 tarihinden itibaren kur farklarının KDV’ye tabi olduğu kesinleşmiştir.

Kur Farkları:

Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlemek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.

Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Yılsonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, VUK uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmayacaktır.  Bu bölüm aşağıda örneklerle açıklanacaktır.              

Kur Farklarında Uygulanacak KDV Oranı:

KDV Genel Uygulama Tebliğinin ‘’MATRAH, NİSPET VE İNDİRİM’’ bölümünün, ‘’B-ORAN’’ genel başlığı adı altında ‘’ Vade Farkı, Kur  Farkı ve Matrahta Değişikliğe Yol Açan İşlemlerde KDV Oranı’’ alt bentlerinde yer alan vade farkları ve kur farklarının teslim veya işlemin yapıldığı tarihte işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden vergilendirileceği belirtilmiştir.

7161 sayılı Kanun ile 3065 sayılı KDV Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendine ‘’fiyat farkı,’’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘’kur farkı’’ ibaresi eklenmiştir.

Sonuç olarak, bedelin yabancı para olarak belirlendiği ve tamamen veya kısmen sonradan tahsil edildiği durumlarda ortaya çıkan kur farkının KDV matrahının unsuru arasında yer aldığı hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirtilen ‘’Yılsonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, VUK uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. ‘’ ilkesi, uygulanması teoride mümkün ise de, biz uygulayıcıların önüne birçok sorunu da beraberinde getirdiği kuşkusuzdur. Adım adım ortaya çıkabilecek sorunları anlatmaya çalışacağız.

* Tebliğde belirtildiği üzere, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı oluşması durumunda satıcı tarafından fatura düzenlenmesi, aleyhte bir durumda ise alıcı tarafından, satıcı adına bir kur farkı faturası düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

*  Geçici vergi dönemlerinde, VUK hükümleri doğrultusunda kur farkı hesaplanacağı, kur farklarına ait kdv hesaplanmayacağı belirtilmektedir. 

Söz konusu tebliğden yola çıkarak örnek vermek gerekirse;

Örn: Berk Limited Şirketi elektronik malzeme alım satımı yapmaktadır. Söz konusu malları Türkiye’de yerleşik firmalara vadeli olarak satmakta, faturalarını döviz cinsinden düzenlemektedir. Sadece bir firmaya 2018 yılında farklı günlerde ve aylarda 780 adet döviz cinsinden fatura düzenlemiştir. Berk Limited Şirketi bu satışları karşılığında farklı aylarda ve günlerde 190 adet tahsilat işlemi yapmıştır.

Berk Limited Şirketi geçici vergi dönemlerinde kur farkı düzenlemeyecektir ancak sonradan tahsil ettiği her bedel karşılığında fatura düzenlemesi halinde, teslimin ve hizmetin yapıldığı tarihteki gün ile tahsilâtın yapıldığı gün arasındaki dönemi kapsayacak şekilde KDV hesaplamak durumda olacaktır, bu durumda satışları dolayısıyla bankaya yatan ödemeler günü gününe takip edilerek kur faturalarının düzenlenmesi gerekecektir.

Berk firmasının yüzlerce müşterisi olduğunu düşündüğümüzde her biri için kur farkı faturalarının hesaplanmasının yapılması ve kur farkı faturalarının düzenlenmesinin neredeyse imkânsız olduğunu söyleyebiliriz.

Tebliğde tarif edilen her tahsilat sonrası kur farkı ve kdv hesaplaması uygulanabilirliğinin zor olması nedeniyle, kur farkı dolasıyla hesaplanması gereken KDV’nin her geçici vergi döneminde yapılan değerleme işlemleri ile birlikte hesaplanması, yapılan işlemi daha basit ve uygulanabilir olacaktır.

Konuyu örneklendirmek gerekirse;

             Berk Limited Şirketi yıl içinde 01.4.2018 tarihide X firmasına KDV dahil 5.000-USD değerinde mal satmıştır.

            Dolar Kuru:5-TL

----------------------------- 01.04.2018-----------------------------------------

120 Alıcılar (X)           :   25.000-TL

                                    600 Y.İçi Satışlar         : 21.186,44-TL           

                                    391 Hes.KDV               :    3.813,56-TL

----------------------------------------------------------------------------------------

30.06.2018 tarihinde kur:6 TL  

30.06.2018 TARİHLİ KUR FATURASI SATICI FİRMA TARAFINDAN DÜZENLENECEKTİR.                 

2.Dönem Geçici Vergi Döneminde Yapılması Gerekli İşlemler.

Kur farkları düzenlenen faturalar iç yüzde yöntemi düzenlenecektir.

-----------------------------30.06.2018 ----------------------------------------------

120 Alıcılar (X)           : 5.000-TL

                                   646 Kambiyo Karları  :  4.237,29-TL

                                   391 Hesaplanan KDV :      762,71-TL

-------------------------------------------------------------------------------------------

30.09.2018 tarihinde kur: 5,5 TL

30.09.2018 TARİHLİ KUR FATURASI ALICI FİRMA TARAFINDAN DÜZENLENECEKTİR.

3.Dönem Geçici Vergi Döneminde Yapılması Gerekli İşlemler.

--------------------------------30.09.2018 ------------------------------------------------

656 Kambiyo Zararı   : 2.118,64-TL

191 İndirilecek KDV    :    381,36-TL

                                   120 Alıcılar (X)                       : 2.500-TL

-------------------------------------------------------------------------------------------------

31.12.2018 tarihinde kur: 5,2-TL

31.12.2018 TARİHLİ KUR FATURASI ALICI FİRMA TARAFINDAN DÜZENLENECEKTİR.

4. Dönem Geçici Vergi Döneminde Yapılması Gerekli İşlemler.

------------------------------ 31.12.2018  -----------------------------------------------------

 656 Kambiyo Zararı  : 254,24-TL

191 İndirilecek KDV    :    45,76 -TL

                       120 Alıcılar (X)           : 300-TL

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

- İTHALATTA KUR FARKI

Yine 3065 sayılı KDV Kanunun 21 inci maddesinde, ithalatta verginin matrahı neler olduğu belirtilmiştir.

a-)İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,

b-)  İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,

c-) Gümrük vergisinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyen ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin ithalatta matrahın unsurlarının toplamı olduğu belirtilmiştir.

Maliye Bakanlığı tarafından 21.04.2014 tarihli ve 39044742 – 130 [21-2014/KDV-3-25-44667] /1029-6258 sayılı özelgede gerek hizmet ithalatında gerekse mal ithalatında ortaya çıkan kur farklarının yurtiçi teslimlerde olduğu gibi KDV’ye tabi olacağı belirtilmiştir. Vadeli ithalat sonrası ortaya çıkan kur farklarının üzerinden hesaplanan KDV’nin, ilgili gümrük idaresine ödenmesi yönünde görüş bildirilmiştir.  Söz konusu özelgeye katılmak mümkün görünmemektedir.

Fiili ithalattan sonra (mal bedelinin daha sonra ödenmesi nedeniyle) ortaya çıkan kur farkları, gümrük vergilerini ve gümrükte ödenecek KDV’yi etkilemez. (BDO  YMM Mehmet Maç)

Anlaşmaya göre kimi zaman ithal malının bedeli vade farkını da içerecek şekilde belirlenmekte, bu takdirde bedel içine gizlenmiş olan vade farkı (faiz), gümrük vergilerine ve KDV’ye tabi olmaktadır. (BDO YMM Mehmet Maç)

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere ithalatta KDV matrahı ithal edilen malın gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başladığı veya gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar oluşan ithalatçıya maliyetidir.  Gümrük vergisinin tescil tarihinden sonra vadeli ithalat nedeniyle bir vade farkı (faiz) söz konusu değil ise ortaya çıkan kur farklarının KDV’ye tabi olmadığı görüşünde olduğumuzu belirtmek isteriz.

SONUÇ: Vergi gelirlerinin hızlı, kolay bir şekilde ve ayrıca vergi tahsilatındaki istikrarın sağlanması açısından, kur farklarındaki KDV hesaplanmasının, geçici vergi dönemlerinde yapılmasının daha faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Yararlanılan Kaynaklar: 3065 sayılı KDV Kanunu

                                      KDV Genel Uygulama Tebliği

                                       7161 Sayılı Kanun  

31.01.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM