YAZARLARIMIZ
İbrahim Karaman
SGK Müfettişi
Bilim Uzmanı
ibrahimkaramansgk@gmail.com



İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarına İlişkin Olarak İşsizlik Sigortası İşveren Payı Teşviki

İş kazaları ve meslek hastalıklarının meydana geldiği ülkeler sıralamasında Türkiye maalesef dünyada kötü sıralarda yer almaktadır. 6331 sayılı Kanun ve sonrasında çıkarılan bir dizi Yönetmelikler ile yasal mevzuat düzenlemeleri daha teknik ve proaktif bir yaklaşımla ele alınmaya çalışılıyor olsa da Kanun’un yayımlandığı 2012 yılından bu yana iş kazası ve meslek hastalıklarında gözle görülebilir bir düşüş sağlanamamıştır. Son yıllarda iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için karma bir politika izlenmektedir. 6645 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile 4447 sayılı Kanun’un Ek 4. Maddesine eklenen hüküm iş kazası meydana gelmeyen işverenlerin diğer işyerlerine göre pozitif ayrıştırılması amacıyla ve belli koşulların sağlanması durumunda %2 olarak uygulanan işsizlik sigortası işveren payının %1 olarak alınacağı kararlaştırılmış olup makalemizde bu husus hakkında bilgilendirmede bulunulacaktır.   

İŞSİZLİK SİGORTASI VE TEŞVİK HUSUSUNDAKİ DÜZENLEMELER

4447 sayılı Kanun’un 49. Maddesine göre “İşsizlik sigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetim giderlerini karşılamak üzere, bu Kanunun 46 ncı maddesi kapsamına giren tüm sigortalılar, işverenler ve Devlet, işsizlik sigortası primi öder. İşsizlik sigortası primi, sigortalının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 ve 82 nci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlarından % 1 sigortalı, % 2 işveren ve %1 Devlet payı olarak alınır” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

İşsizlik sigortası primleri esasında; işçilerin 4447 sayılı Kanun’da yer alan şartları taşımaları halinde işsiz kaldıkları süre için işsizlik sigortasından sağlanan haklardan yararlanmalarını sağlayacak fonun finansmanının sağlanması ile işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, işsizlik riskini azaltmak amaçlı tedbirler almak ve uygulamak amacı ile işsizlik sigortası fonunda toplanmaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükmü ile ise çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerinde üç yıl içerisinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payının %1 olarak alınacağı kararlaştırılmıştır.

İŞSİZLİK SİGORTASI İŞVEREN PAYI TEŞVİKİNDEN YARARLANMA ŞARTLARI

Makalemizin giriş bölümünde kısaca bahsetmiş olduğumuz 4447 sayılı Kanun’un Ek 4. Maddesine eklenen hüküm uyarınca işverenlerin işsizlik sigortası işveren payının %2 yerine %1 olarak uygulanabilmesi için;

  1. Söz konusu işyerinin 6331 sayılı Kanuna göre çok tehlikeli sınıfta yer alıyor olması,
  2. Ondan fazla çalışanı olması,
  3. İşyerinde üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemiş olması gerekmektedir.

Bu şartları sağlayan işveren için çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere, üç yıl süre ile %2 yerine %1 olarak alınır.

Bu hususlar ile ilgili olarak iki noktanın üstünde durmak gerekecektir. Bunlardan birincisi ondan fazla çalışan sayısının nasıl belirleneceğidir. İşyerinin Türkiye genelinde Sosyal Güvenlik Kurum’unda tescilli birden fazla çok tehlikeli işyeri dosyasının bulunması durumunda 5510 sayılı Kanun’un 4. Maddesi birinci fıkra (a) bendi kapsamındaki toplam çalışan sayısı esas alınır. Ayrıca ilgili Kanun’da ‘(…) 5510 sayılı Kanun’un  4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam çalışan sayısı esas alınır’ hükmünün yer alıyor olması nedeni ile aynı Kanun’un 5. Maddesinde yer alan ve 4-I/a kapsamında sigortalı sayılanlar (ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular, Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler, meslekî ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler, vb.) hakkında bu teşvik hükümlerinden faydalanılamayacaktır. Ayrıca ilgili Kanunda fiili çalışma ibaresinin yer almıyor olması nedeni ile çeşitli nedenlerle ay içerisinde çalışmamış ve ücret ödenmemiş olan sigortalılar ile ay içerisinde işe giren veya çıkan sigortalıların toplam çalışan sayısına dahil edilmesi gerekmektedir.

Bir diğer husus ise üç yıl içerisinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana gelmemiş olması zorunluluğudur. 6645 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4. Maddesi 23.04.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeni ile bu tarihten itibaren üç yıllık sürenin esas alınması gerekmektedir. Ayrıca Kanun’da takvim yılı esas alınmasının da süre hesaplamalarında dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla Ocak/2019 dönemi için bu teşvikten yararlanılabilmesi için Ocak/2016 – Aralık/2018 dönem aralığında yukarıda sayılan şartların sağlanması gerekmektedir.

Örnek – 1: 01/12/2015 tarihi itibarıyla tescili sağlanmış olan A işyerinde Ocak/2016 – Aralık/2018 dönem aralığında yukarıdaki şartların sağlanmış olması halinde Ocak/2019 itibarıyla teşvikten yararlanılabilecektir.

Örnek – 2: 01/03/2016 tarihinde tescili sağlanmış olan B işyerinde bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere Ocak/2017 – Aralık/2019 dönem aralığında yukarıdaki şartların sağlanmış olması halinde Ocak/2020 itibarıyla teşvikten yararlanılabilecektir.

Örnek – 3: 01/01/2010 tarihi itibarıyla tescili sağlanmış C işyerinde 01.12.2015 tarihi itibarıyla ölümlü iş kazası yaşanmış olması halinde Ocak/2016 – Aralık/2018 dönem aralığında yukarıdaki şartların sağlanmış olması halinde Ocak/2019 itibarıyla teşvikten yararlanılabilecektir.

İşyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan bir iş kazası meydana gelmesi halinde söz konusu teşvik uygulaması izleyen aydan itibaren sona erdirilir. Bu durumda işverenlerin yukarıda yer verilen şartları tekrar sağlamaları teşvikten faydalanmaları mümkündür.

Örnek – 4: 01.10.2013 tarihi itibarıyla tescili sağlanmış olan D işyeri Ocak/2016 – Aralık/2018 dönem aralığında yukarıdaki şartların sağlamış olmasına bağlı olarak Ocak/2019 itibarıyla teşvikten yararlanmaya başlamıştır. 15.06.2019 tarihinde işyerinde ölümlü bir iş kazası meydana gelmiş olması halinde Temmuz/2019 dönemi itibarıyla bu teşvikten sağlanan indirim uygulamasına son verilecektir. D işyerinin Ocak/2020 – Aralık/2022 aralığında yukarıdaki şartları sağlaması halinde Ocak/2023 dönemi itibarıyla tekrar teşvikten yararlanmaya başlayacaktır.

TEŞVİK UYGULAMASININ İŞVERENE SAĞLADIĞI TASARRUF

4447 sayılı Kanun uyarınca sigortalının 5510 sayılı Kanun’un 80 ve 82. Maddelerine göre belirlenen prime esas aylık kazançlarından %2 oranında işveren payı alınmaktadır. 4447 sayılı Kanun’un Ek 4. Maddesi ile ise yukarıda yer verilmiş olan şartların sağlanması halinde söz konusu oran %1 olarak uygulanacaktır.

Örnek – 5: 01.06.2010 tarihi itibarıyla tescil edilmiş, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve Ocak/2016 – Aralık/2018 dönem aralığında işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemiş ve asgari ücret düzeyi üzerinden 500 çalışanı bulunan bir işyeri için;

2.029,50.-TL x %2 = 40,59.-TL   x 500 (çalışan) = 20.295.-TL

2.029,50.-TL x %1 = 20,295.-TL x 500 (çalışan) = 10.147,50.-TL

Bu durumda 500 çalışanın olduğu bir işyeri için bu teşvik işverene 10.147,50.-TL tasarruf sağlamaktadır.

ÇEŞİTLİ VE SON HÜKÜMLER

4447 sayılı Kanun Ek 4. Madde kapsamında sağlanan teşvikten yararlanan işverenlerin ölümle veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmemeleri halinde iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri öderler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanırlar.

Yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olmaları halinde şirket ortaklarının tamamı; sermaye şirketi olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip gerçek ve tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilir ve bunların şirketleri için de yasaklama kararı uygulanır.

Ayrıca söz konusu teşvik uygulaması ile ilgili olarak ikincil mevzuatta açıklanması gerekli görülen bir husus da alt işverenlerin çalışanları hakkında teşvikten nasıl yararlanılacağıdır. Mevzuat düzenlemesini beklemenin yerinde olması ile birlikte alt işverenlerin çalışanlarının asıl işverenlerin çalışan sayısına dahil edilmemesi ve ayrı ayrı söz konusu teşvikten yararlanmaları uygun olacaktır.

Söz konusu teşvikin uygulamasına ilişkin olarak dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de talebe bağlılığın söz konusu olup olmayacağıdır. Konuya ilişkin olarak Bakanlık tarafından ikincil mevzuatın henüz çıkmamış olması nedeni işverenlerin ile bu teşvikten yararlanma şartlarını yerine getiren işverenlerin Ocak/2019 dönemi itibarıyla müracaatta bulunmaları önem arz etmektedir.

19.12.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM