YAZARLARIMIZ
Dr.Hüseyin Özer
Yeminli Mali Müşavir
Köker Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.
Ortak - Baş Denetçi
E. Sayıştay Uzman Denetçisi
huseyinozer@kokerymm.com



Kalkınma Ajansları Proje Ve Faaliyet Destekleme Hizmetleri Karşılığı Yararlanıcılara Yapılan Ödemelere Konu Harcamalara İlişkin Katma Değer Vergileri Ödenebilir mi?


Tarih: 06/09/2012

Katma Değer Vergisinin nasıl bir vergi olduğu, uygulaması ve konuya ilişkin hükümlerinin açıklanması.

*    Katma Değer Vergisi ( KDV ) bir tüketim vergisi türüdür ve KDV’ nin asıl hedefi nihai tüketicidir. Başka bir anlatımla, ithalatçı, imalatçı, toptancı, perakendeci durumundaki kimselerin ödedikleri KDV, zaman faktörünü bir kenara bırakırsak, bu kimselerin mal varlığında azalmaya neden olmamaktadır. Her mükellef kendi müşterisinden, satış bedeli yanı sıra tahsil ettiği KDV’ den, alımları dolayısıyla yüklendiği KDV’ yi indirip aradaki farkı vergi dairesine ödemekte yani vezne görevi ifa etmektedir. Bir mal ve hizmet, nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar devletin KDV gelirinin elde etmesi aşamalar halinde gerçekleşmektedir.

*    İndirim esas itibariyle, mal veya hizmet alımına ilişkin fatura ve benzeri belgenin yahut gümrük makbuzunun yasal defterlere işlendiği ayın KDV beyannamesinde yer alır. Yani indirim yapılabilmesi için, satın alınan malın satışlının beklenmesi söz konusu değildir. Keza işletme bünyesinde kullanılmak yahut satılmak amacıyla imal veya inşa olunan mallara ilişkin olarak yüklenilen KDV, ilgili belgenin kayda geçirildiği ay beyannamesinde indirilir. Daha genel bir ifadeyle, belgeye dayandırılmış ve kayda geçmiş KDV yüklenimleri, herhangi bir yasal engel bulunmadığı takdirde, kaydın yapılacağı ay KDV beyannamesinin 52 nci satırındaki tutarın içinde yer alır. Bunun doğal sonucu olarak, indirilen KDV tutarı o dönemdeki teslim KDV’ sinden fazla olabilir. Bu takdirde aradaki fark iade edilmez, sonraki dönemlerde indirilmek üzere devrolunur. Şayet o ayda iade hakkı doğuran işlem varsa ( Md. 11, 13, 14, 15, 29/2 ) bu işlemlerle ilgili olarak yüklenilmiş olan kısım mükellefin talebine bağlı olarak devrolunmayıp iade edilir. (Md.32)

*    Üretim girdilerine, alışlara ve giderlere ilişkin KDV’ nin, teslim beklenmeksizin ve biriktirilmeksizin hemen indirilmesi, bazı teslimlerin KDV’ den istisna edilmiş yahut KDV oranının düşürülmüş olması nedenleriyle, bir dönemdeki indirilen KDV, teslim KDV’ sinden fazla olabilmektedir. Bu fazlalık prensip olarak iade edilemez, müteakip ayda indirilmek üzere devrolunur.

Ancak indirimle giderilemeyen KDV çıkan ayda, İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEM yapılmış ise bu işleme ilişkin olarak yüklenilmiş olan KDV, indirimle giderilemeyen KDV tutarını geçmek kaydıyla ve mükellef isterse iade edilebilir. İade hakkı doğuran işlemler, Kanun’ un 11, 13, 14 ve 15 nci maddeleri ile istisna edilmiş olan işlemler (MD.32) ve temel gıda maddesi teslimleridir. ( Md. 29/2)

*   Katma Değer Vergisi Kanunu’ nun Kayıt Düzeni başlıklı 54.maddesinde, Katma Değer Vergisi mükellefleri, tutulması mecburi defter kayıtlarını bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkan verecek şekilde düzenlerler. Bu kayıtlarda en az aşağıdaki hususların açıkça gösterilmesi şarttır.

a)     Vergi konusu işlemlerin mahiyeti, vergisiz tutarları, hesaplanan vergi, indirilebilir vergi miktarları,

b)     Vergiden istisna edilen işlemlerin, indirim hakkı tanınan ve tanınmayanlara göre mahiyeti ve ayırımı ile hesaplanan indirilebilir vergi miktarı,

c)     İndirim konusu yapılamayacak işlemlerin niteliği ve bu işlemlerle ilgili vergi miktarları,

d)     Matrah ve indirim miktarlarındaki değişmelere, ödenen, terkin edilen ve iade olunan vergiler,

Emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanterinde veya envanter defterinde hesap dönemi sonunda mevcut emtiayı Katma Değer Vergisi’ ne tabi olan ve olmayanlar itibariyle tefrik edip göstermeye mecburdurlar.

*   Katma Değer Vergisi Kanunu’ nun Verginin Gider Kaydedilemeyeceği başlıklı 58.maddesinde,

  • Yüklenilen KDV’ nin ve
  • Teslim KDV’ sinin

gider yazılamayacağı hükme bağlanmıştır..

Prensip olarak teslim KDV’ si, KDV beyannamesinde pozitif değer olarak yer alır ve yüklenilen KDV’ de, yine beyanname üzerinde teslim KDV sinden indirilir.

Başka bir anlatımla, KDV beyannamesine aksetmesi gereken bu unsurlar giderleştirilemez.

Fakat bazı özel hallerde gerek yüklenilen KDV’ ler gerekse teslim KDV’ leri gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.

KDV’ nin gider olarak kabul edilmemesi esasının istisnaları olan bu özel haller aşağıda özetlenmiştir.

-          Yüklenilen KDV’ nin Gider veya Maliyet Olarak Dikkate Alınabileceği Haller konusunda;

Mal veya hizmet alımları nedeniyle yüklenilen KDV prensip olarak, beyanname üzerinde indirilir. İndirim yapılmasına herhangi bir engel yoksa ve buna rağmen mükellef yüklendiği KDV’ yi indirmeyip gider yazmışsa bu gider, 58 nci madde hükmü uyarınca kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilir.

Fakat, yüklenilen KDV’ nin indirilmesi yasak ise (Md.30 ) veya belgede ayrıca gösterilmediği için indirim imkanı bulunamıyorsa, bu KDV’ nin;

  • Gider,
  • Kanunen kabul edilmeyen gider veya
  • Maliyet

unsuru olarak dikkate alınması gerekir.

-          Teslim KDV’ sinin Gider veya Maliyet Olarak Dikkate Alınabileceği Haller konusunda ise;

Satılan mal veya yapılan hizmet ile ilgili olarak hesaplanan ve müşteriden tahsili gereken KDV’ nin gider ( maliyet ) yazılması prensip olarak söz konusu değildir. Fakat bazı özel hallerde, beyannamede gösterilmek suretiyle vergi dairesine ödenen teslim KDV’ leri gider, kanunen kabul edilmeyen gider veya maliyet unsuru olabilmektedir.

KDV’ si konunun tekniğine uygun olarak yukarıda özetlenen yasal hükümlerle KDV’ nin bir maliyet veya gider unsuru olmayacağı ( istisnaları dışında ) açık ve tartışmasızdır.

Bu Kanun hükümlerine uygun olarak Kalkınma Ajansları Mevzuatı düzenlenmiştir.

Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Hizmetleri ile ilgili projeler kapsamında ajans mevzuatında uygun veya uygun olmayan maliyetler.

*    Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği’ nin; “Doğrudan Finansman Desteği Esasları” başlıklı ikinci bölümünün “Sözleşmeye davet ve sözleşme imzalanması” başlıklı 24.maddesinin 5.bendinde;

“Salt sözleşmeye, teminatlara ve ödemelere ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve sair giderler, uygun olmayan maliyetler niteliğinde olup, bunlar yararlanıcı tarafından karşılanır ve bu husus sözleşmede açıkça belirtilir” denilmiştir.

*     Kalkınma Ajansları Destek Yönetimi Kılavuzu’ nun;“Kalkınma Ajansları Tarafından Sağlanabilecek Destekler” başlıklı ikinci bölümünün“2.1. Mali Destekler” başlığının “2.1.1 Doğrudan Finansman Desteği” kısmında yer alan “2.1.1.1.1.3.3 Maliyetlerin Uygunluğu”  altında “ Uygun Olmayan Maliyetler” bölümünde;

“Salt sözleşmeye, teminatlara ve Ajans ile yararlanıcı arasındaki mali ödemelere[1]ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve sair giderler...” denilmiştir.

*   ... Kalkınma Ajansı Tarafından Finanse Edilen Destek Sözleşmeleri İçin Geçerli Koşullar Başlıklı EK-II’ de;“Mali Hükümler” başlıklı bölümün “Uygun Maliyetler” başlıklı 14. Maddesinin 5. bendinde;

“Salt sözleşmeye, teminatlara ve ödemelere ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve sair giderler uygun değildir” denilmiştir.

*    Kalkınma Ajansı Destek Sözleşmesi Kılavuzun XI. Eki olan “ ... Kalkınma Ajansı Tarafından ......... Programı Çerçevesinde .............. Bileşeni Kapsamında Finanse Edilen .............. Başlıklı Projeye İlişkin Destek Sözleşmesinin Harcama Teyidine Yönelik Somut Bulgular Raporu” nun;“1.B.3. Harcamalar Teyidi” Başlıklı maddesinde;

“Doğrudan Maliyetlerin Uygunluğu: Harcamaların özellikle Genel Koşulların 14. maddesi olmak üzereDestek Sözleşmesi’nin koşullarına göre gerçekleştirildiği teyit edilir” denilmiştir.

Yeminli Mali Müşavirlerce Hazırlanan Harcama Teyidine Yönelik Somut Bulgular Raporunun 14. Maddesindeki soruya “uygun olmayan harcama” olarak işaret konulması gerekmektedir. Aksi halde YMM raporları ile yanlış bir uygulamaya onay verilmiş olmaktadır. Ymm raporlamaları sırasında buna dikkat edilmesi kamu kaynağının kötü kullanılmasını engellemiş olacaktır.

Sonuç;

KOSGEB ve TÜBİTAK destek uygulama esaslarında KDV’ nin desteklenmeyen giderler arasında sayıldığı ve kamu kaynağı ile karşılanmadığı halde ajans mevzuatında KDV’ nin yararlanıcılara verilip verilmeyeceği konusunda gereksiz bir duraksamaya düşülmüş, uygulamada KDV uygun maliyet olarak yararlanıcılara ödenmiştir. 

Proje ve Faaliyetlerin kalkınma amaçlı denetlenmesi için ayrılan kamu kaynaklarından( KOSGEB, TÜBİTAK, Hazine, SANTEZ, Kırsal Kalkınma projeleri ve faaliyet destekleri gibi ) yapılan nakdi( destek ve yardım türündeki teşviklerde de KDV nin bir maliyet olmadığı, projeyi veya faaliyeti yürüten “yararlanıcı” açısından KDV sistemi gereği bu emanet verginin indirim veya iade yoluyla mahsup edileceği, vergi yükü veya herhangi bir maliyetin oluşmayacağı bilinciyle ödemelerde KDV’ si hariç desteklenmiştir ve mevzuattaki deyimi ile “uygun maliyet” olmadığı gerekçesiyle desteklenmemesi gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi bedele ( hasılata ) dahil bir unsur olmadığı gibi yararlanıcılar için bir maliyet, gider gibi kaynaklarını azaltan bir yük de değildir.

Türk Hukuk sisteminde, sağlanan her türlü destek, yardım veya teşvik adı altında yapılan faaliyet veya proje desteklerinde KDV’ si Kanunun özüne uygun olarak yararlanıcıya ödenmemektedir.

KDV’ sinin yararlanıcıya ödenmesi halinde kamu kaynağının KDV oranında eksilmesine ve hatta yararlanıcının mükerrer, haksız bir hasılat elde etmesine fırsat vermektedir. Bu durum kamu kaynağının etkin kullanılmamasına yol açtığı gibi, bu uygulamayı yürüten kişi ve kuruluşlara beraberinde büyük sorumluluk getirmektedir.


[1] Proje uygulaması ile doğrudan ilgili olmayan Ajans ve yararlanıcı arasındaki banka transfer ücretleri, noter masrafları ve vergiler gibi giderler ifade edilmektedir.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM