GİRİŞ
1479 sayılı Esnaf
ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanununun (Bağ-Kur) 24 üncü maddesinde; “Kollektif şirketlerin
ortakları, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları
limited şirketlerin ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit
şirketlerin komandite ortakları, donatma iştirakleri ortakları anonim
şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi ortaklarının”
Bağ-Kur sigortalısı olmalarının gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu
işlemin istisnası ise Bağ-Kur’lu olmayı gerektirir durumun gerçekleştiği
anda başka bir sigorta koluna tabi çalışma var ise bu sigortalılık sona
erene kadar bağlı olunan sigorta kolundan prim ödenmeye devam
edilmesidir.
01.10.2008
tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununda yapılan düzenleme ile anonim şirket kurucu
ortaklarının eski deyimle Bağ-Kur’lu (5510 sayılı kanuna göre 4/b) olma
zorunlulukları ortadan kaldırılmış olup anonim şirket yönetim kurulu
üyeleri ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kurlu olma zorunlulukları
devam etmektedir.
6111 Sayılı Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile zamanında Bağ-Kur
kaydını yaptırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited
şirket ortaklarına gerekli bildirim ve tescilleri yaptırmaları halinde
kanunen alınması gerekli olan gecikme zammı ve gecikme faizi yerine
TEFE/ÜFE endekslemesi yapılmaktadır. Bu işlem sonucunda ödenmesi gerekli
olan toplam tutarlarda peşin yada taksitli olarak ödeme imkanı
getirilmektedir.
01.10.2008 DEN SONRA ANONİM ŞİRKET KURUCU ORTAKLARI İLE YÖNETİM KURULU
ÜYELERİNİN VE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ DURUMU
Anonim şirket
Kurucu ortakları 01.10.2008 öncesinde sigortaya tabi olarak
çalışmalarında 1479 sayılı Kanuna (Bağ-Kur) tabi bulunuyor ve bu anlamda
zorunlu sigortalı sayılıyorlardı.[1]
Ancak 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle bu zorunluluk ortadan
kalkmış ve sadece Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin ve
Limited Şirket ortaklarının zorunlu sigortalı olması öngörülmüştür.
[2]
5510 sayılı kanun
sadece Anonim Şirket Kurucu ortaklarının Bağ-Kur’lu olma zorunluluğunu
ortadan kaldırmış olup Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ile Limited
şirket ortaklarının Bağ-Kur’lu olma zorunluluğuna bir düzenleme
getirmemiştir. Bu durumdaki kişilerin eski deyim ile Bağ-Kur (5510
sayılı kanun 4/b maddesi) kapsamında sigortalı olma zorunluluğu devam
etmektedir.
ANONİM
ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN VE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ ÖDENECEK
BAĞKUR PRİMİ HESAPLAMASI
Önceden diğer
sigorta kurumlarına tabi olarak çalışmaları varken Anonim Şirkete
Yönetim Kurulu üyesi olan veya Limited şirkete ortak olan kişilerin
Bağ-Kurlu olma zorunlulukları, tabi oldukları sigortaya ara vermelerine
kadar devam edecektir. Ancak bu durumda olmayan Anonim şirket Yönetim
Kurulu üyeleri ile Limited şirket ortaklarının adına prim hesabında iki
yöntem bulunmaktadır. Bağ-Kur primi hesaplanacak olan ortağın emekli
olmasına ve emekli olmamasına göre değişmektedir.
Hali hazırda SGK
dan emekli olmamış olan Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ve Limited
şirket ortakları için 5510 sayılı kanun kapsamında 01.10.2008 den
itibaren beyan esası geçerli olup madde metni şöyledir.[3]
MADDE 104 - (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a)
Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile
kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır.
Sigortalılar prime esas kazançları ile ilgili aylık olarak beyanda
bulunur. Sigorta primine esas kazanç sınırları dâhilinde yapılan
ödemeler ödemenin ait olduğu ay için beyan olarak kabul edilir. Bu ay
için başkaca beyanları dikkate alınmaz. İlişkin olduğu aya ait primini
süresinde ödemeyen veya bu süre içinde yazılı beyanda bulunmayan
sigortalının primleri, asgari aylık prime esas kazanç üzerinden tahakkuk
ve tahsil edilir. Ancak iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı
dolayısıyla iş göremezliğin başladığı tarih de verilecek ödenek veya
bağlanacak gelirin hesabına esas tutulan son aya ait prime esas kazanç
beyanında bulunulmamış ise varsa son aydan bir önceki ay için prim
tahakkuku yapılan prime esas kazanç, yok ise asgari prime esas kazanç
üzerinden prim tahakkuku yapılır.
Adına prim
ödenecek olan kişi emekli ise bu durumda beyan esası geçerli değildir.
5510 sayılı kanun öncesinde Bağ-Kur 24. basamağının % 10 u oranında
emekli olan kişinin maaşından kesinti yapılırken, 01.10.2008 den
itibaren 5510 sayılı kanun ile aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.
“
Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle
doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç
olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı
olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde
belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği
yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak
uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez” denmektedir.
Madde metninden de
anlaşılacağı üzere sosyal yardım zammı dahil brüt emekli maaşı üzerinden
2008 yılının son üç ayı için % 12, 2009 yılı için % 13, 2010 yılı için
14, 2011 ve daha sonraki yıllar için ise % 15’i oranında SGDP kesintisi
yapılmaya devam edilecektir.[4]
LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ VE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN
SGK TESCİLİ
Yukarıdaki
açıklamalar çerçevesinde Bağ-Kur’ lu olması gereken Limited şirket
ortakları ile Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ortaklık ve
yönetim kurulu üyeliklerinin başlangıç ve bitişini SGK ya bildirmeleri
ve SGK kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir. SGK ya bildirimler
dilekçe ile yapılmalı ve dilekçe ekinde ortaklığa ve yönetim kurulu
üyeliğine girişi ve çıkışı belgeleyen resmi evraklar yer almalıdır.
Yeni şirket
kuruluşlarında ve tescili gerektiren işlemlerde Ticaret Odalarının SGK
ve Vergi Dairelerine bildirim yükümlülüğü olmasına ve bu yükümlülüğü
yerine getirmesine karşın SGK, uygulamada Ticaret Odasınca yapılan
bildirimi dikkate almamaktadır. SGK nın bu bildirimi dikkate almamasının
sonucunda Limited Şirket Ortaklarının ve Anonim Şirket Yönetim Kurulu
üyelerinin SGK da Bağ-Kur tescili zamanında yapılmamaktadır. Durum böyle
olunca da şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri tescillerinin
yapıldığını sanırken bu durum şahsi başvuru yapılana kadar işleme
alınmamaktadır. Limited şirket ortaklarının ve anonim şirket yönetim
kurulu üyeleri ilerleyen zamanda SGK ya Bağ-Kur tescili için
başvurduklarında ise karşılarına ortaklık ve yönetim kurulu
üyeliklerinin tescilinden, başvuru tarihine kadar gecikme zamlı olarak
sigorta primi ödemek zorunda kalmaktadır.
Konuyu örnek ile
anlatmak gerekir ise
Örnek1
Makine yedek parça
alım satımı yapan iki ortaklı X Ticaret Limited şirketinin ortaklarından
birinin ortaklıktan ayrılma talebi üzerine diğer ortak yeni ortak olarak
emekli olan babasını 01.10.2009 tarihinde şirket ortağı olarak tescil
ettirmiştir. Emekli olan babası da durumu herhangi bir yere bildirmemiş
olup 6111 sayılı kanun kapsamında yapması gerekenler nelerdir?
Emekli olan
Limited Şirket ortaklarında 01.10.2008 tarihinden önce Bağ-Kur 24.
basamağında yer alan gelirin %10’u 01.10.2008 tarihinden sonra ise %12
ile en son %15 arasında kesinti yapılması gerekmektedir. Bizim
örneğimizdeki kişi Bağ-Kur lu olmasını gerektiren durumu bildirmiş olsa
idi 2009 yılı için emekli maaşından %13, 2010 yılı için emeli maaşında
%14, 2011 yılı içinde emekli maaşından %15 kesinti yapılması
gerekiyordu. Bu bildirim yapılmadığı için bu durumun tespitinde yukarıda
anlattığımız şekilde emekli maaşından yapılması gereken kesintilerin
haricinde ayrıca Gecikme Zammı hesaplanacaktır. Halbuki bu şahsın 6111
sayılı kanun kapsamında başvuruda bulunması halinde ana paranın tamamı
ile gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE endekslemesi yapılarak Faiz
hesaplanacaktır.
Örnek2
01.10.2000
tarihinde Emekli olan Bay A X Anonim Şirketine 15.12.2000 tarihinde
ortak olmuştur. Daha sonra Bay A 12.10.2007 tarihinde ortağı olduğu
şirketin Yönetim Kuruluna Üye olarak seçilmiş ve halen üyeliği devam
etmektedir.
Bay A X Anonim
Şirketine ortak olduğu tarihte yapması gereken herhangi bir işlem
yoktur. Çünkü Anonim Şirket ortaklığı SGK açısından tescil gerektiren
bir işlem değildir. Ancak daha sonra bu şirketin Yönetim Kuruluna
Seçilen Bay A yönetim kurulu üyesi olduğu tarihte durumu SGK ya bir
dilekçe ve dilekçe ekinde vereceği tescil evrakları ile bildirmeliydi.
Bu bildirimi yapsa idi yönetim kurulu üyesi olduğu tarihten 01.10.2008
tarihine kadar emekli maaşında Bağ-Kur 24. basamağının %10’u 01.10.2008
tarihinden sonra ise %12 ile %15 arasında emekli maaşından kesinti
yapılması gerekiyordu. 6111 sayılı kanun kapsamında başvuru yapılması
halinde kesilmesi gereken anaparalar alınacak ve anaparaya TEFE/ÜFE
endekslemesi yapılacaktır.
SGK DA
BAĞKUR TESCİLİ YAPTIRMAYAN LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARI İLE ANONİM ŞİRKET
YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN 6111 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPMASI
GEREKENLER
6111 sayılı
kanunun yürürlüğe girmesi ile Limited Şirket ortakları ile Anonim Şirket
yönetim kurulu üyesi olup bugüne kadar bu sigortalılıklarını tescil
ettirmemiş olan kişiler 31.12.2010 yılına kadar olan primlerinin
ödenmesi halinde kolaylıklar gelmiştir. 6111 sayılı kanun kapsamında
devlet sigortalılık tescilini yaptırmamış olan mükelleflere bu
tescillerini yaptırmaları halinde alınması gereken gecikme zammı ve
gecikme faizleri alınmayıp bunun yerine TEFE / ÜFE endekslemesi
uygulanmaktadır.[5]
Yapılan bu
endeksleme sonucunda bulunan rakam ile hesaplanan borç tutarı peşin ya
da taksitli olarak emekli aylıklarından karşılanabileceği gibi
aylıkların taksit tutarını karşılamaması halinde ise aylık taksit
tutarları belirlenen banka şubeleri aracılığı ile süresi içinde
ödenebilecektir.[6]
Ancak bu kanun
kapsamında ödeme ve taksitlendirme başvurusunda bulunulurken
sigortalılığın başlangıç tarihine dikkat edilerek başvurunun yapılması
gerekmektedir. Sigortalılık başlangıcının 01.10.2008 öncesi ve sonrası
olmasına göre başvuru evrakları değişmektedir. Konu ile ilgili 6111
sayılı kanun kapsamında hazırlanan 2011-29 sayılı SGK genelgesinin
ilgili bölümü aşağıdaki gibidir.[7]
“2.3.4- Sosyal
güvenlik destek primi (SGDP) borçları için yapılacak başvurular,
Sigortalının yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlandığı
sigortalılık statüsüne ve borcun 01.10.2008 tarihinden önce veya sonra
olmasına göre faklılık arz etmekte olup;
a)
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında Yaşlılık veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışmaya başlayan sigortalıların;
a.1)
01.10.2008 tarihinden önceki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği
Ek: 1/f de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da
posta yoluyla sigortalı dosyalarının Bulunduğu Sosyal Güvenlik il
Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine,
a.2)
01.10.2008 tarihinden sonraki sürelere ilişkin SGDP borçları için,
örneği Ek: 1/g de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya
da posta yoluyla herhangi bir Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal
Güvenlik Merkezine,
a.3)
1.10.2008 tarihinden önce başlayıp bu tarihten sonra da devam eden SGDP
borçları için örneği Ek: 1/f ve Ek: 1/g de yer alan başvuru formu
doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla sigortalı dosyalarının
bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine,
b)
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, yine 5510 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya
başlayan/devam eden sigortalıların, örneği Ek: 1/g de yer alan
başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta kanalıyla
sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal
Güvenlik Merkezine,
c)
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışmaya başlayan sigortalıların;
c.1)
01.10.2008 tarihinden önceki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği
Ek: 1/f de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da
posta yoluyla sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik il
Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine,
c.2)
01.10.2008 tarihinden sonraki sürelere ilişkin SGDP borçları için,
örneği Ek: 1/h de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya
da posta yoluyla Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri
Emeklilik işlemleri Daire Başkanlığına, verilecektir.
SONUÇ
Anonim şirketlerde
Kurucu ortakların Bağ-Kur’luluk zorunlulukları 01.10.2008 den itibaren
ortadan kalkmış olmasına karşın Anonim şirketlerde Yönetim Kurulu
üyelerinin ve Limited şirketlerde ortakların Bağ-Kur’lu olma
zorunlulukları (istisna kapsamındakiler hariç olmak üzere) 6111 sayılı
kanunla da devam etmektedir. Bu zorunluluğa karşın Bağ-Kur kaydı
yaptırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve Limited şirket
ortakları için 6111 sayılı kanun kolaylıklar sağlamaktadır. Tescil
başvurusunda bulunulması halinde 31.12.2010 öncesi borçlar için gecikme
faizi ve zammından vazgeçen kurum bunun yerine TEFE/ÜFE endekslemesini
kullanmaktır. Kullanılan bu endeksleme sayesinde anaparanın dışında
ödenmesi gereken gecikme zammı ve faizinin büyük bir kısmı
silinmektedir. Durum böyle iken bu kanun kapsamında başvuruda bulunma ve
nakit ya da taksitli olarak SGDP prim borcunu ödemekte yarar
görmekteyiz. Bu kanun kapsamında başvuruda bulunmayıp ilerleyen zamanda
kurumun tespiti sonucunda SGDP primlerinin tahakkuk ettirilmesi halinde,
ödenmesi gereken gecikme zammı ciddi miktarda artacaktır.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)