YAZARLARIMIZ
Hilmi Karaer
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
S.G.K. Müşaviri
RC Bağımsız Denetim ve SMMM A.Ş.
hilmi.karaer@mynet.com



Anonim Ve Limited Şirket Ortaklarının Ve Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Bağ-Kur Karşındaki Durumu Ve 6111 Sayılı Af Kanunu Kapsamında Yapılması Gerekenler

Tarih: 26.05.2011

GİRİŞ 

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun (Bağ-Kur) 24 üncü maddesinde; “Kollektif şirketlerin ortakları, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları limited şirketlerin ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, donatma iştirakleri ortakları anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi ortaklarının” Bağ-Kur sigortalısı olmalarının gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu işlemin istisnası ise Bağ-Kur’lu olmayı gerektirir durumun gerçekleştiği anda başka bir sigorta koluna tabi çalışma var ise bu sigortalılık sona erene kadar bağlı olunan sigorta kolundan prim ödenmeye devam edilmesidir.  

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yapılan düzenleme ile anonim şirket kurucu ortaklarının eski deyimle Bağ-Kur’lu (5510 sayılı kanuna göre 4/b) olma zorunlulukları ortadan kaldırılmış olup anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kurlu olma zorunlulukları devam etmektedir. 

6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile zamanında Bağ-Kur kaydını yaptırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket ortaklarına gerekli bildirim ve tescilleri yaptırmaları halinde kanunen alınması gerekli olan gecikme zammı ve gecikme faizi yerine TEFE/ÜFE endekslemesi yapılmaktadır. Bu işlem sonucunda ödenmesi gerekli olan toplam tutarlarda peşin yada taksitli olarak ödeme imkanı getirilmektedir. 

01.10.2008 DEN SONRA ANONİM ŞİRKET KURUCU ORTAKLARI İLE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN VE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ DURUMU 

Anonim şirket Kurucu ortakları 01.10.2008 öncesinde sigortaya tabi olarak çalışmalarında 1479 sayılı Kanuna (Bağ-Kur) tabi bulunuyor ve bu anlamda zorunlu sigortalı sayılıyorlardı.[1] Ancak 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle bu zorunluluk ortadan kalkmış ve sadece Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin ve Limited Şirket ortaklarının zorunlu sigortalı olması öngörülmüştür. [2]

5510 sayılı kanun sadece Anonim Şirket Kurucu ortaklarının Bağ-Kur’lu olma zorunluluğunu ortadan kaldırmış olup Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ile Limited şirket ortaklarının Bağ-Kur’lu olma zorunluluğuna bir düzenleme getirmemiştir. Bu durumdaki kişilerin eski deyim ile Bağ-Kur (5510 sayılı kanun 4/b maddesi) kapsamında sigortalı olma zorunluluğu devam etmektedir. 

ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN VE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ ÖDENECEK BAĞKUR PRİMİ HESAPLAMASI 

Önceden diğer sigorta kurumlarına tabi olarak çalışmaları varken Anonim Şirkete Yönetim Kurulu üyesi olan veya Limited şirkete ortak olan kişilerin Bağ-Kurlu olma zorunlulukları, tabi oldukları sigortaya ara vermelerine kadar devam edecektir. Ancak bu durumda olmayan Anonim şirket Yönetim Kurulu üyeleri ile Limited şirket ortaklarının adına prim hesabında iki yöntem bulunmaktadır. Bağ-Kur primi hesaplanacak olan ortağın emekli olmasına ve emekli olmamasına göre değişmektedir. 

Hali hazırda SGK dan emekli olmamış olan Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ve Limited şirket ortakları için 5510 sayılı kanun kapsamında 01.10.2008 den itibaren beyan esası geçerli olup madde metni şöyledir.[3]  

MADDE 104 - (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.  

a)      Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Sigortalılar prime esas kazançları ile ilgili aylık olarak beyanda bulunur. Sigorta primine esas kazanç sınırları dâhilinde yapılan ödemeler ödemenin ait olduğu ay için beyan olarak kabul edilir. Bu ay için başkaca beyanları dikkate alınmaz. İlişkin olduğu aya ait primini süresinde ödemeyen veya bu süre içinde yazılı beyanda bulunmayan sigortalının primleri, asgari aylık prime esas kazanç üzerinden tahakkuk ve tahsil edilir. Ancak iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı dolayısıyla iş göremezliğin başladığı tarih de verilecek ödenek veya bağlanacak gelirin hesabına esas tutulan son aya ait prime esas kazanç beyanında bulunulmamış ise varsa son aydan bir önceki ay için prim tahakkuku yapılan prime esas kazanç, yok ise asgari prime esas kazanç üzerinden prim tahakkuku yapılır.  

Adına prim ödenecek olan kişi emekli ise bu durumda beyan esası geçerli değildir. 5510 sayılı kanun öncesinde Bağ-Kur 24. basamağının % 10 u oranında emekli olan kişinin maaşından kesinti yapılırken, 01.10.2008 den itibaren 5510 sayılı kanun ile aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.

“ Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez” denmektedir. 

Madde metninden de anlaşılacağı üzere sosyal yardım zammı dahil brüt emekli maaşı üzerinden 2008 yılının son üç ayı için % 12, 2009 yılı için % 13, 2010 yılı için 14, 2011 ve daha sonraki yıllar için ise % 15’i oranında SGDP kesintisi yapılmaya devam edilecektir.[4] 

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ VE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SGK TESCİLİ 

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde Bağ-Kur’ lu olması gereken Limited şirket ortakları ile Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ortaklık ve yönetim kurulu üyeliklerinin başlangıç ve bitişini SGK ya bildirmeleri ve SGK kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir. SGK ya bildirimler dilekçe ile yapılmalı ve dilekçe ekinde ortaklığa ve yönetim kurulu üyeliğine girişi ve çıkışı belgeleyen resmi evraklar yer almalıdır. 

Yeni şirket kuruluşlarında ve tescili gerektiren işlemlerde Ticaret Odalarının SGK ve Vergi Dairelerine bildirim yükümlülüğü olmasına ve bu yükümlülüğü yerine getirmesine karşın SGK, uygulamada Ticaret Odasınca yapılan bildirimi dikkate almamaktadır. SGK nın bu bildirimi dikkate almamasının sonucunda Limited Şirket Ortaklarının ve Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin SGK da Bağ-Kur tescili zamanında yapılmamaktadır. Durum böyle olunca da şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri tescillerinin yapıldığını sanırken bu durum şahsi başvuru yapılana kadar işleme alınmamaktadır. Limited şirket ortaklarının ve anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ilerleyen zamanda SGK ya Bağ-Kur tescili için başvurduklarında ise karşılarına ortaklık ve yönetim kurulu üyeliklerinin tescilinden, başvuru tarihine kadar gecikme zamlı olarak sigorta primi ödemek zorunda kalmaktadır. 

Konuyu örnek ile anlatmak gerekir ise  

Örnek1

Makine yedek parça alım satımı yapan iki ortaklı X Ticaret Limited şirketinin ortaklarından birinin ortaklıktan ayrılma talebi üzerine diğer ortak yeni ortak olarak emekli olan babasını 01.10.2009 tarihinde şirket ortağı olarak tescil ettirmiştir. Emekli olan babası da durumu herhangi bir yere bildirmemiş olup 6111 sayılı kanun kapsamında yapması gerekenler nelerdir? 

Emekli olan Limited Şirket ortaklarında 01.10.2008 tarihinden önce Bağ-Kur 24. basamağında yer alan gelirin %10’u 01.10.2008 tarihinden sonra ise %12 ile en son %15 arasında kesinti yapılması gerekmektedir. Bizim örneğimizdeki kişi Bağ-Kur lu olmasını gerektiren durumu bildirmiş olsa idi 2009 yılı için emekli maaşından %13, 2010 yılı için emeli maaşında %14, 2011 yılı içinde emekli maaşından %15 kesinti yapılması gerekiyordu. Bu bildirim yapılmadığı için bu durumun tespitinde yukarıda anlattığımız şekilde emekli maaşından yapılması gereken kesintilerin haricinde ayrıca Gecikme Zammı hesaplanacaktır. Halbuki bu şahsın 6111 sayılı kanun kapsamında başvuruda bulunması halinde ana paranın tamamı ile gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE endekslemesi yapılarak Faiz hesaplanacaktır.

Örnek2

01.10.2000 tarihinde Emekli olan Bay A X Anonim Şirketine 15.12.2000 tarihinde ortak olmuştur. Daha sonra Bay A 12.10.2007 tarihinde ortağı olduğu şirketin Yönetim Kuruluna Üye olarak seçilmiş ve halen üyeliği devam etmektedir.  

Bay A X Anonim Şirketine ortak olduğu tarihte yapması gereken herhangi bir işlem yoktur. Çünkü Anonim Şirket ortaklığı SGK açısından tescil gerektiren bir işlem değildir. Ancak daha sonra bu şirketin Yönetim Kuruluna Seçilen Bay A yönetim kurulu üyesi olduğu tarihte durumu SGK ya bir dilekçe ve dilekçe ekinde vereceği tescil evrakları ile bildirmeliydi. Bu bildirimi yapsa idi yönetim kurulu üyesi olduğu tarihten 01.10.2008 tarihine kadar emekli maaşında Bağ-Kur 24. basamağının %10’u 01.10.2008 tarihinden sonra ise %12 ile %15 arasında emekli maaşından kesinti yapılması gerekiyordu. 6111 sayılı kanun kapsamında başvuru yapılması halinde kesilmesi gereken anaparalar alınacak ve anaparaya TEFE/ÜFE endekslemesi yapılacaktır.       

SGK DA BAĞKUR TESCİLİ YAPTIRMAYAN LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARI İLE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN 6111 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPMASI GEREKENLER 

6111 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile Limited Şirket ortakları ile Anonim Şirket yönetim kurulu üyesi olup bugüne kadar bu sigortalılıklarını tescil ettirmemiş olan kişiler 31.12.2010 yılına kadar olan primlerinin ödenmesi halinde kolaylıklar gelmiştir. 6111 sayılı kanun kapsamında devlet sigortalılık tescilini yaptırmamış olan mükelleflere bu tescillerini yaptırmaları halinde alınması gereken gecikme zammı ve gecikme faizleri alınmayıp bunun yerine TEFE / ÜFE endekslemesi uygulanmaktadır.[5]      

Yapılan bu endeksleme sonucunda bulunan rakam ile hesaplanan borç tutarı peşin ya da taksitli olarak emekli aylıklarından karşılanabileceği gibi aylıkların taksit tutarını karşılamaması halinde ise aylık taksit tutarları belirlenen banka şubeleri aracılığı ile süresi içinde ödenebilecektir.[6]  

Ancak bu kanun kapsamında ödeme ve taksitlendirme başvurusunda bulunulurken sigortalılığın başlangıç tarihine dikkat edilerek başvurunun yapılması gerekmektedir. Sigortalılık başlangıcının 01.10.2008 öncesi ve sonrası olmasına göre başvuru evrakları değişmektedir. Konu ile ilgili 6111 sayılı kanun kapsamında hazırlanan 2011-29 sayılı SGK genelgesinin ilgili bölümü aşağıdaki gibidir.[7] 

“2.3.4- Sosyal güvenlik destek primi (SGDP) borçları için yapılacak başvurular, Sigortalının yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlandığı sigortalılık statüsüne ve borcun 01.10.2008 tarihinden önce veya sonra olmasına göre faklılık arz etmekte olup;

a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Yaşlılık veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayan sigortalıların; 

a.1) 01.10.2008 tarihinden önceki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği Ek: 1/f de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla sigortalı dosyalarının Bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine, 

a.2) 01.10.2008 tarihinden sonraki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği Ek: 1/g de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla herhangi bir Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine,

a.3) 1.10.2008 tarihinden önce başlayıp bu tarihten sonra da devam eden SGDP borçları için örneği Ek: 1/f ve Ek: 1/g de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine, 

b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, yine 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayan/devam eden sigortalıların, örneği Ek: 1/g de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta kanalıyla sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine, 

c) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayan sigortalıların; 

c.1) 01.10.2008 tarihinden önceki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği Ek: 1/f de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik il Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine, 

c.2) 01.10.2008 tarihinden sonraki sürelere ilişkin SGDP borçları için, örneği Ek: 1/h de yer alan başvuru formu doldurulmak suretiyle elden ya da posta yoluyla Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik işlemleri Daire Başkanlığına, verilecektir.  

SONUÇ

Anonim şirketlerde Kurucu ortakların Bağ-Kur’luluk zorunlulukları 01.10.2008 den itibaren ortadan kalkmış olmasına karşın Anonim şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin ve Limited şirketlerde ortakların Bağ-Kur’lu olma zorunlulukları (istisna kapsamındakiler hariç olmak üzere) 6111 sayılı kanunla da devam etmektedir. Bu zorunluluğa karşın Bağ-Kur kaydı yaptırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve Limited şirket ortakları için 6111 sayılı kanun kolaylıklar sağlamaktadır. Tescil başvurusunda bulunulması halinde 31.12.2010 öncesi borçlar için gecikme faizi ve zammından vazgeçen kurum bunun yerine TEFE/ÜFE endekslemesini kullanmaktır. Kullanılan bu endeksleme sayesinde anaparanın dışında ödenmesi gereken gecikme zammı ve faizinin büyük bir kısmı silinmektedir. Durum böyle iken bu kanun kapsamında başvuruda bulunma ve nakit ya da taksitli olarak SGDP prim borcunu ödemekte yarar görmekteyiz. Bu kanun kapsamında başvuruda bulunmayıp ilerleyen zamanda kurumun tespiti sonucunda SGDP primlerinin tahakkuk ettirilmesi halinde, ödenmesi gereken gecikme zammı ciddi miktarda artacaktır. 


 

DİPNOTLAR:
[1]
1479 Sayılı Kanunun 24.maddesi
[2] 5510 Sayılı Kanunun 
[3] Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik Madde 104 
[4] 5510 Sayılı Kanun  Geçici madde 14
[5] 6111 sayılı kanun
[6] SGK Kurumu Başkanlığı 2011-29 ve 2011-30 Sayılı Genelgeleri
[7] SGK Kurumu Başkanlığı 2011-29 Sayılı Genelgesi

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM