YAZARLARIMIZ
Dr.Hayrullah Doğan
Yeminli Mali Müşavir
E. Hesap Uzmanı
DT Denetim Turkey
hdogan@denetimturkey.com



Nakit Yemek Desteği Düzenlemesi

Yemek Bedellerinin Nakden Ödenmesi

Yaklaşık otuz yıldır uygulanan ‘çalışana yemek kartı’ uygulaması ile ilgili torba yasa ile bir düzenleme yapılarak bunun nakden yapılması arzulanmaktadır.

İlk önce söylenebilecek şey, kayıt altına alınmış olan, çalışana yemek desteği uygulamasının neden kayıt dışına itilmeye çalışılmakta olmasıdır.

Öyle bir uygulama ki daha henüz yemek yenmemiş dahi olsa karta yapılan yükleme ile hem KDV hem kurumlar vergisi doğmaktadır.

Önce fiş sonra alışveriş uygulamasının en çok suistimal edilme ihtimali olabilecek restoran ve kafe-büfe grubu tam da disiplin altına alınmışken tamamen ve yeniden serbest bırakılacak olması akıl alacak bir şey değildir.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Yemek kartı yerine çalışana verilen nakitin, yemek için kullanılma ihtimali ciddi bir şekilde azalma gösterecektir. Bu durum yaklaşık 50.000 restoran için önemli bir ciro kaybı yaratacağı gibi çalışanların da yeterli ve sağlıklı beslenmesini engelleyecektir.

Mevcut uygulama ile yemek kartları ile sigara ve alkol alımı yapılamamaktadır. Desteğin nakde çevrilmesi durumunda bunun önü açılmış olacaktır. Alkol ve sigara satışlarında artış yaşanacaktır.

Diğer yandan çalışana verilirken nakit yemek desteği zaman içinde maaş zamları arasında eritilecektir.

Durun bekleyin, asıl hiç hesap edilmeyen bir hususu açıklayayım:

Mevcut yemek kartı uygulamasının tutarı yıllık 25 milyar TL mertebesindedir. Bu rakam 28 milyon çalışanın 4 milyonuna tekabül etmektedir. Oransal olarak %15 civarındadır. Haydi %25 civarında çalışan için de iş yerinde yemek çıktığını varsayalım. Geriye kalan %60’ın büyüklüğü 100 milyar TL dir.

Eğer bu uygulama hayata geçer ise 100 milyar TL lik, esasen zaten ücret olarak ödenmekte olan tutar ne gelir vergisi ne de SGK kesintileri yapılmadan çalışanın eline geçme imkanına kavuşacaktır. Yani devlet bu tutarın hem SGK hem de gelir vergisi kesintisinden mahrum kalmış olacak ki bu kayıp tutar yaklaşık olarak 65 milyar TL seviyesinde olacaktır.

Yani demem o ki; yemek kartı sektörünün şu an itibariyle sağladığı kayıt içilikten sağlanan tüm vergisel kayıpları göz aradı etsek dahi, hazinenin durduk yerde çok yüksek bir meblağ gelir vergisi ve SGK kesintisi kaybı oluşacaktır. Bu durum hem vergi gelirleri açısından hem de zaten zor durumda bulunan SGK sistemi açısından fevkalade önemli olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

Bu düzenleme geçmişte hem Macaristan hem de Çek Cumhuriyetinde uygulanmış ama iki yıl içinde eski sisteme geri dönüş yaşanmış ve fakat aynı verimle sistemin yeniden kurulabilmesine ciddi zarar ve zorluklar vermiştir.

Bu arada hatırı sayılır restoran kapanmasına yol açmıştır.

Kayıt dışılığın bu kadar yüksek olduğu ülkemizde kayıtlı sistemden dışarı çıkmayı teşvik eden bu düzenleme çalışmasının amacının ne olduğu anlaşılamamaktadır.

Geçici olarak çalışanın eline nakit girişi sağlanıyor görülebilir ama ilk maaş artışında bu tutarların yapılacak zamlara yedirileceği garanti iken bu uygulama ile ne sağlanacaktır, gerçekten bir vergici olarak merak ediyorum.

Böyle önemli bir düzenlemenin bence aceleye getirilmemesi ve kapsamlı şekilde değerlendirilerek muhtemel sonuçlarının ölçülmesi gereklidir. Mutlak suretle böyle bir uygulamaya gidilecek olması durumunda ise 3 ay veya maksimum 6 ay bir deneme uygulaması yapılması yani uygulamanın gaz ödeme desteği gibi belli bir süre denenmesi gerekli ve önemlidir.

28.09.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM