YAZARLARIMIZ
Dr.Hayrullah Doğan
Yeminli Mali Müşavir
E. Hesap Uzmanı
DT Denetim Turkey
hdogan@denetimturkey.com



Torba Yasanın İçi Dolu

Tarih: 26.12.2016

1- SİCİL AFFI GETİRİLİYOR

Bankalara olan borçlarımız ödemediğinizde banka borcunu tahsil etmek için yasal yollara başvurmaktadır.

Banka görevlendirdiği avukatlar ile bu işlemi gerçekleştirmektedir. Bu sürecin başlaması kara listeye girdiğiniz anlamına gelmektedir.

Kara listeye girdiğinizde ise en az 5 yıl boyunca bankalardan herhangi bir şekilde kredi, kredi kartı veya kredili mevduat hesabı başvurusunda bulunamazsınız. Bankalardan tekrardan başvurular ile hizmet almak için 5 yıl beklemeniz gerekmektedir.


Zor günlerden geçtiğimiz şu günlerde esnafımızın ve vatandaşın işlerini çevirmek için bankalardan kredi alamaması işyerinin kapanmasına kadar gidebilecektir.

Kara listeden çıkmak için kredi sicil affı da düzenlenmektedir.

Ödemesi gereken bütün borcu ödeyenler devletin çıkardığı kredi sicil affı sayesinde kara listeden çıkabilecek ve bankalardan yeniden kredi alabilecektir. Ayrıca bankanın hukuki takibinden kurtulabilecek ve cezai yaptırımlara maruz kalmayacaktır.


Böylece zor durumda olan esnaf rahat bir nefes alabilecektir.

a) Sicil Affından Kimler Yararlanacak?

Ödeme tarihi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce olup da kullandığı nakdi veya gayri nakdi kredi ödemelerini aksatan tüm gerçek ve tüzel kişiler bu aftan yararlanabilecektir.

b) Ticari Faaliyette Bulunmayanlar da Sicil Affından Yararlanabilecek mi?


Ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek ve tüzel kişiler karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtları için sicil affından yararlanabilecek.

c) Sicil Affından Yararlanmanın Şartları Nelerdir?

1-Sicil affı kapsamına giren borçlarını, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde tamamını ödeyenler sicil affından yaralanabilecekler.

2- Sicil affı kapsamına giren borçlarını, geçici kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde bankalarla anlaşarak yeniden yapılandıranlar sicil affından yaralanabilecekler.

d)Şartları Yerine Getiren Kara Listeden Çıkacak mı?


Bankalar, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtların (Kara Liste) bu finans kuruluşlarınca dikkate alınmayabileceği hükmü getirilmektedir.


Görüldüğü gibi daha önceki sicil affında emredici hüküm “dikkate alınacaktır” şeklinde iken bu tasarıda dikkate alma hususu finans kuruluşuna bırakılmaktadır.

TBMM’de tasarının görüşülmesi sırasında bu hükmün daha önce olduğu gibi zorunlu uygulanması şeklinde değiştirilmesi uygun olacaktır.

e) Sicil Affı Kapsamına Giren Kredi Borçları için Hukuki ve Cezai Sorumluluk Olacak mı?

Sicil affından yararlananların bugüne kadar kullandırdıkları kredilerden dolayı herhangi bir hukuki ve cezai sorumlulukları söz konusu olmayacaktır.

f) Bankalar kredi kartı borcu ödenmemesi durumunda hangi işlemlere başvuruyor.

- Faiz Yürütülmektedir.

-Kredi Kartının Kapatılmaktadır.

-İdari Takip Süreci

-Kanuni Takip Süreci

Ödenmesi gereken borcu tahsil etmek için icra mahkemesine başvuruda bulunarak şahıs adına dava açılır.


Tüm bu aşamalarda ilgili şahıs kendisine ait olan borçları ödemez ise mahkeme tarafından belirlenen karar ile icra veya haciz yolu ile toplam borç ve masraflar, ilgili kişiden tahsil edilmiş olunur.

Uygulanacak olan bu yöntemler, belirli sebeplerden ötürü gerçekleşmezse (icra işlemleri esnasında mal beyanında bulunulmazsa, gerçeğe aykırı beyanda bulunulursa ve taahhüt ihlali olursa) ilgili kişi mahkeme tarafından kanuni bir cezai yaptırıma maruz kalabilir. Bu cezai işlemlerin uygulama prosesi, mahkeme kararına ve sürecine göre değişiklik gösterebilmektedir.

 

2- EMEKLİ OLAN MEMUR 30 YILIN ÜZERİNDEKİ ÇALIŞTIĞI YILLAR İÇİN DE EMEKLİ İKRAMİYESİ ALACAK. BU HAKTAN GEÇMİŞTE EMEKLİ OLAN MEMUR DA YARARLANACAK

Emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 30 yıllık üst sınır bulunmaktaydı.

Örneğin 45 yıl Devlete hizmet etmiş ve emekliye ayrılan memurun emekli ikramiyesi 30 yıl esas alınarak hesaplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi bu uygulamayı iptal etti. Bu karardan sonra daha önce emekli olmuş ve 30 yılın üzerindeki çalıştığı yıllar için emekli ikramiyesi alamayan memurlar mahkemelere dava açtı.

Torba yasada Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda kanuni düzenleme yapılıyor.

Buna göre, bundan sonra memur çalıştığı yıl üzerinden emekli ikramiyesi alarak emekli olacak.

Daha önce emekli olmuş olanların 30 yıl üzerindeki yıllar için hesaplanacak emekli ikramiyeleri de emeklilere, emekli ölmüş ise mirasçılarına ödenecektir.

Bu ödemelerin 7.500.TL’si kanunun yayımından itibaren 3 ay içinde ödenecektir.

Kalan kısmı, ilk ödeme hangi tarihte yapılmış ise 2018 yılının aynı tarihinde yapılacaktır. İkinci ödenen kısım için ayrıca ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiz de verilecektir.

Örnek 45 yıl çalışıp emekli olmuş memur, 30 yılı aşan alamadığı 15 yıllık emekli ikramiyesinin 7.500-TL, 1.Şubat.2017 tarihinde kendisine ödenmiş olsun.

Bu emekli memur, kalan tutarı, 1.Şubat.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiz ile birlikte 1.Şubat.2018 tarihinde kendisine ödenecektir.

 

3-MUHTAÇLIK SINIRI AŞILDIĞINDA EVDE BAKIM PARASI TAMAMEN KESİLMEYECEK, AŞILDIĞI ORANDA KESİLECEK

 

a) Devlet Ne Kadar Bakım ücreti Ödüyor

2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa göre, Devlet, Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, bakım ücreti yardımı yapmaktadır.

 

Bu tutar,

-Bakıma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek en fazla tutar, kişi başına aylık bakım ücreti tutarı, (20.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunmaktadır.

 

-Bakıma ihtiyacı olan engellinin evde bakımına destek için ise (10.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar aylık sosyal yardım yapılır.

 

b) hane Halkı Ortalama Geliri asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünü aşarsa Evde bakım yardımı Tamamen Kesiliyor, Aştığı tarihten Sonraki Tüm ödemeler Kanuni Faizi ile Birlikte Geri Alınıyor.

Mevcut kanuna göre, hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde, yapılan ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.

 

c) Tasarıda, Hane Halkı Gelir Ölçütünü Aştığı Tespit Edilenlere Haksız Ödenen Evde bakım Ücretinin Tamamen Geri Alınması Yerine Aştığı Oranda Yapılan yersiz ödemenin Geri Alınması Öngörülüyor

 

Bu maddeyle mevcut muhtaçlık sınırının ( asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ü) aşılması nedeniyle, yersiz olarak ödenen evde bakım ücreti tutarları, gelir ölçütünün geçildiği oranda yasal faizi ile birlikte takip ve tahsil edilmesi öngörülmektedir.

Gelir ölçütünün bir kat veya daha fazla aşılması halinde, yapılan yersiz ödemenin tamamı yasal faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

 

d- 2828 SAYILI YASADA HAKSIZ BİR DURUM ORTAYA ÇIKMAKTADIR

 

Mevcut kanuna göre, hane içinde kişi başına düşen ortalama gelirin, asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ünü aştığının tespiti hâlinde, yapılan evde bakım ücreti ödemeleri tamamen durdurulmaktadır.

Hane halkı kişi başı ortalama geliri, belirlenen ölçütü bir lira bile aşmış olsa bakım ücretinin alınamamasına sebep olmaktadır. Bu durumda destek alanlar ortalama geliri armış olsa dahi gizleme yoluna gitmektedir.

Oysa geri almadaki gibi ölçüt hangi oranda aşılmış ise bakım ücretinin bu oranda eksik ödenmesi halinde, suiistimaller önemli ölçüde azalacaktır.

Önemsiz tutarların destekten yararlanmaya engel olmaması ve uygulamada kolaylık sağlanması açısından üç kademeli uygulama getirilebilir.

 

1. Kademe: Hane halkı ortalama gelirinin, asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ünü %25 oranında aştığının tespiti hâlinde, evde bakım ücreti aynı oranda eksik ödenir.

2. Kademe: Hane halkı ortalama gelirinin, asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ünü %50 oranında aştığının tespiti hâlinde, evde bakım ücreti aynı oranda eksik ödenir.

3- Kademe: Hane halkı ortalama gelirinin, asgari ücretin aylık net tutarının 2/3’ünü %75 ve üzerinde oranında aştığının tespiti hâlinde, evde bakım ücreti ödemesi durdurulur.

 

Bu oranlarda değişiklik olduğunu destek yararlanıcının geçerli belgelerle tevsiki halinde yeni duruma göre ödeme yapılır.

 

 

 

4- KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELERİN BİRLEŞMELERİNİ TEŞVİK

Tek başına ekonomide faaliyette bulunması zorlaşan işletmeleri ayakta tutmak için vergisiz birleşme imkanı getirilmektedir.

Buna göre, Sanayi sicil belgeli ve fiilen üretim faaliyeti ile iştigal eden küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin Kurumlar Vergisi Kanununun 19. Maddesi kapsamında kendi aralarında birleşmeleri halinde, birleşme tarihine kadar olan dönemde elde edilen kazançlar dâhil olmak üzere üç hesap döneminde elde ettikleri kazançlar için indirimli kurumlar vergisi uygulatmaya Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

 

5- YAZILIM VE GAYRİ MADDİ HAK SATIŞI VE KİRALAMALARINDA KDV İSTİSNASI

Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamaları katma değer vergisinden istisna tutulmaktadır.


6- 31.12.2000 İLA 19.07.2003 TARİHLERİ ARASINDA HAZİNE TAŞINMAZLARI ÜZERİNDE EV VE İŞYERİ YAPANLARA BU TAŞINMAZLAR SATILABİLECEK

4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan Hazineye ait taşınmazların 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanların, öncelikle yapı sahiplerine satılmak üzere belediyelere devredilmişti.

Anılan kanunda 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 19.07.2003 tarihinden önce Hazineye ait taşınmazlar üzerine yapılan her türlü yapı ve tesislerin ise başkaca bir işleme gerek kalmaksızın hazineye devri öngörülmüştür.

Mevcut bu iki yasa hükümlerine göre, 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan Hazineye ait taşınmazlar belediyelere devredilmekte ve belediyelerce de üzerinde evi veya işyeri olan vatandaşlarımıza rayiç bedel üzerinden satılabilmektedir.

Ancak 31.12.2000 ila 19.07.2003 tarihleri arasında Hazine taşınmazları üzerinde ev ve işyeri gibi yapı yapan vatandaşlarımız aynı statüde olmalarına rağmen Hazineye ait bu taşınmazların belediyelere devri ve belediye tarafından da vatandaşa satışı mümkün olamamaktadır. Bu tarihler arasındaki yapılar için bir boşluk doğmuştur. Tasarı bunlara da ev ve işyeri yapmış olanlara satılması imkânını getirmektedir.

 

7- TÜRKLERE AİT YABANCI BAYRAK ÇEKİLEN GEMİ VE YATLARIN TÜRKİYE’DE BULUNANLARA BEDELSİZ DEVRİNDE VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ İLE GÜMRÜK VERGİSİ VE HARÇ ALINMAYACAK

Türk Bayrağının çekilmesini teşvik etmek amacıyla, kanunun yayımı tarihi itibariyle yurt dışında bulunan veya yabancı bayrak çekilmiş olan,

-18 Gros tonilatoyu geçmeyen gezinti gemileri,

-Denizde seyretmeye mahsus olmayan yolcu ve gezinti gemileri,

-Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 89.03 tarife pozisyonunda yer alan mallardan yat, kotra, tekne ve gezinti gemilerinin,

Türkiye’de bulunan gerçek ve tüzel kişilere bedelsiz intikalinden veraset ve intikal vergisi alınmayacak.


Bunların Türkiye’ye intikali ile kayıt ve tesciline ilişkin iş ve işlemlerin gümrük vergisi dâhil her türlü vergi, resim, harç, fon ve paylardan istisna edilmesi sağlanmaktadır.

Ancak yurt dışında bulunan veya yabancı bayrak çekilmiş olan yukarıda belirtilen gemilerin Türkiye’de bağlama kütüğüne kaydı dolayısıyla düzenlenen ruhsatnamelerden alınması gereken harç alınacak.

Ayrıca bu madde kapsamında Türkiye’ye intikali ve kayıt ve tescili yapılan gemi, yat, kotra, tekne ve gezinti gemilerinin Türkiye’ye ithali veya kayıt ve tescili öncesi dönemlere ilişkin olarak bunların nasıl edinildiğine ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacak.


8- SULAMA VE İÇME SUYU İHALELERİNİN BİTİRİLMESİ İÇİN FİYAT FARKI VERİLEBİLECEK

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türk Lirası Cinsinden ihale edilen sulama ve içme suyu ihalelerinde kullanılan boruların fiyatlarında öngörülemeyen artışlar meydana geldiğinden Bakanlar Kuruluna bu tür işlerin 31.12.2017 tarihine kadar bitirilmesini teşvik için fiyat farkı ödeme yetkisi verilmektedir.


9- YATIRIM YAPAN MÜKELLEFLERE İNŞAAT HARCAMALARI DOLAYISIYLA YÜKLENDİKLERİ KDV İADE EDİLECEK

İmalat sanayiinde teşvik belgeli yatırım yapan mükelleflere, tutarına bakılmaksızın 2017 yılında yatırım harcamaları içinde yer alan inşaat işleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim konusu yapamadıkları KDV kendilerine iade edilecek. Bu çerçevede sabit yatırım tutarı, 50 milyon TL ve üzerinde olan mükellefler, yılın altı aylık dilimlerinde yüklenilen ve indirilemeyen KDV, bu dönemi takip eden bir yıl içinde iade edilecek. Daha düşük yatırım yapanlara ise yıl içinde yüklenilen ancak indirilemeyen KDV ertesi yıl iade edilecek.


10- 2017 YILINDA GERÇEKLEŞEN YATIRIM HARCAMALARINA DAHA YÜKSEK ORANDA KURUMLAR VERGİSİ İNDİRİMİ UYGULANABİLECEK

İmalat sanayiinde yatırım teşvik belgesi kapsamında 2017 yılında yapılacak yatırım harcamalarına Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesindeki indirimli kurumlar vergisi oranının daha fazla teşvik sağlama amacıyla bakanlar Kurulu yetkileri genişletilmektedir.


11- TAŞIT MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA HASARA UĞRAYAN ARAÇLARDA YERLİ PARÇA KULLANILMASINI TEŞVİK

Karayolları Trafik kanununa göre, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.

Bu sigorta kapsamında riskin gerçekleşmesi (Kaza nedeniyle aracın hasara uğraması) durumunda, kişilerinin zararının karşılanması için orijinal paça kullanılması konusunda yargı kararları bulunmaktadır.

Yapılan düzenleme ile kazada hasar gören taşıtların tamirinde bu orijinal parçaların üretimini yapan yerli sanayiinin ürettiği belgeli eşdeğer parçaların da kullanılmasına imkan sağlanmaktadır. Böylece bu parçaları üreten firmalar arasında rekabet eşitliliği de sağlanmaktadır. Ayrıca ülke sanayimizin gelişmesine katkı yapılmış olacaktır.

 

AF YASASINDA PEŞİN ÖDEMEYİ SEÇENLERE YENİ BİR İMKÂN

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI RESMİ İNTERNET SİTESİNDE AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMAYI YAPMIŞTIR.

 

“6736 Sayılı Kanuna başvuran ve yapılandırılan borçlarını PEŞİN ÖDEMEYİ TERCİH EDEN MÜKELLEFLER, 2 Ocak 2017 Pazartesi (bu tarih dahil) gününe kadar yapılandırılan tutarı geç ödeme zammı ile birlikte ödeyebilir.

 

6736 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarların peşin ödeme süresi ile taksitli ödemeyi tercih edenler için ilk taksit ödeme süresi 30 Kasım 2016 tarihinde sona ermiştir. 

 

Anılan Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve peşin ödemeyi tercih eden mükelleflerden 30 Kasım 2016 tarihine kadar ödemelerini yapmamış olanlar, 2 Ocak 2017 Pazartesi (bu tarih dahil) gününe kadar peşin ödenecek tutarları %1,40 oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemeleri halinde Kanunun getirdiği imkanlardan yararlanabileceklerdir. 

 

Bakanlığın yapmış olduğu bu açıklamaya göre, uzatılan ödeme süresi, sadece yapılandırılan borçlarını peşin ödemek isteyenler için getirilmiştir. Başvurularında Taksitli ödeme seçeneğini işaretlemiş olanları kapsamamaktadır.

 

Bu nedenle başvurusunda borçlarını taksitle ödeme seçeneğini işaretlemiş olanlardan ilk taksiti 30.Kasım.2016 tarihinde ödememiş olanlar bu haktan yararlanamazlar. Dolayısıyla bunlar için ilk taksit ödeme süresinin uzaması söz konusu değildir.

 

2- TAKSİTLİ ÖDEME SEÇENEĞİNİ İŞARETLEYENLERİN DURUMU NE OLACAK

 

a) Taksit Seçenekleri

 

6736 sayılı kanuna göre borçlarını taksitli ödeme seçeneğini işaretleyerek yeniden yapılandırmış olanlar, ikişer aylık dönemler halinde ödemek şartıyla 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit seçeneğinden birini tercih etmişlerdi.

 

Taksitle ödeme seçeneğinin seçilmesi halinde, belirlenen tutar;

 

1- Altı eşit taksit için (1,045),

 

2- Dokuz eşit taksit için (1,083),

 

3- Oniki eşit taksit için (1,105),

 

2- Onsekiz eşit taksit için (1,15),

 

Katsayısı ile çarpılmakta ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanmaktadır.

 

b) Taksitlerini Aksatanların Durumu

Borçlarını taksitli seçeneğine göre, yeniden yapılandırmış olan borçluların, ödenmesi gereken taksitlerini aşağıdaki şekilde aksatmaları halinde yapılandırma hükümsüz sayılacaktır.

 

1- İlk iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

2- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

3- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

Hallerinde borçlu kanun hükmünden yararlanma hakkını kaybetmiş olacaktır.

 

c) ilk Taksiti Ödemeyenlerin Durumu

Bazı yorumcular, ilk iki taksitten herhangi birisinin zamanında ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yapılandırmanın sona ereceğini savunmaktadırlar. Biz bu görüşe katılmıyoruz.

Kanunun 10. Maddesinin (6) numaralı fıkrası hükmü aynen aşağıdadır.

 

“Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. “

 

Kanun koyucu iradesini “ilk iki taksiti de süresinde ödemeyenlerin kanundan yararlanamayacağı” şeklinde yansıtmıştır. Başka bir ifade ilk iki taksitin ikinci taksit ödeme süresi sonuna kadar ödenmesini öngörmüştür.

Aksini düşünmüş olsaydı madde metni “ ilk iki taksitten birisinin süresinde ödenmemesi halinde kanun hükümlerinden yararlanılamaz” şeklinde düzenlenmesi yeterli olurdu. Ancak kanun koyucu bunu öngörmediğinden kanun metninde bu durumda olanları iki cümleyle açıklanmıştır.

Başka bir ifadeyle, kanun koyucu ilk iki taksit için süresinde birlikte ödenmemiş veya eksik ödenmiş olma şartını aramaktadır.

Bu durumda, borçlarını taksitli ödeme seçeneğine göre yapılandırmış olan mükelleflerden ilk taksiti 30.Kasım.2016 tarihine kadar ödememiş, yani ilk taksiti süresinde ödeme imkanı bulamamış veya eksik ödemiş olanlar için de Gelir İdaresi Başkanlığı aşağıdaki duyuruyu yapması gerekir.

“6736 Sayılı Kanuna başvuran ve yapılandırılan borçlarını TAKSİTLİ ÖDEMEYİ TERCİH EDEN MÜKELLEFLERDEN İLK TAKSİTİ ÖDEMEMİŞ VEYA EKSİK ÖDEMİŞ OLANLAR, 2 Ocak 2017 Pazartesi (bu tarih dahil) gününe kadar yapılandırılan tutarın, İLK İKİ TAKSİTİNİN TAMAMINI (ilk taksitin geç ödeme zammı ile birlikte) ÖDEMELERİ HALİNDE, kanunun getirdiği imkanlardan yararlanabileceklerdir. “

 

d) Başvurusunda Taksitli Ödeme Seçeneğini İşaretlemiş Ancak İlk Taksiti Ödemeyenlerden, Borcun Tamamını 2. Ocak.2017 Tarihinde Ödemek İsteyenler Peşin Ödemeyi Seçenlere Tanınan Haklardan Yararlanabilir mi?

 

Yararlanamaz. Bu kişiler, taksitli ödeme seçeneğine göre borçlarını yapılandıranların, taksitleri erken ödemeleri halinde kendilerine tanınan imkândan yararlanırlar. Bu imkânlar nedir. Açıklayalım.

 

Kanun hükmüne göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz, gecikme zammı, gecikme cezası ya da katsayı uygulanmayacaktır.

 

Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilmektedir.

 

İlk taksit ödeme süresi içerisinde yapılandırılan borcun tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı üzerinden ayrıca %50 indirim yapılır.

 

Kanunda 6 taksit süresi için katsayı belirlenmiş olup, bu taksit süresinden önce bir taksit süresi bulunmamaktadır. 6 taksitten öncesi peşin ödeme seçeneğidir.

 

Bu nedenle, başvurusunda taksitle ödeme seçeneklerinden (6,9,12 veya 18 taksit) herhangi birisini işaretlemiş, ancak ilk taksiti 30.Kasım.2016 tarihinde ödememiş olan bir mükellef, 2.Ocak.2017 tarihinde taksitlendirilen borcun tamamını ödemek istemesi halinde, belirlenen borç tutarının 6 taksit için uygulanan (1,045) Katsayısı ile çarpılması ve bulunan tutarın tamamının ödenmesi gerekmektedir.

 

Bu mükellefe peşin ödeme seçeneğine göre borçlarını yapılandıran mükelleflere tanınan haklar uygulanamaz.

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM