Kelime anlamı olarak bakıldığında “kıdem”
kelimesinin sözlük anlamı;bir görevde,işte eksiklik anlamına
gelmektedir.İş hukuku açısından tanımı ise; “ bir işyerinde yada bir
işyerinin emrinde veya belirli bir meslekte uzun süre çalışmış bir
işçinin, işini kaybetmesi halinde onun işyerine katkıda bulunmuş olması,
işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler dikkate
alınarak, geçen hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye verilen
toplu parayı” ifade etmektedir.Başka bir tamımda ise; “ İki tarafın yani
işveren ve işçinin arzu ve iradeleri dikkate alınmadan mücerret işçiyi
himaye etmek ve bir dereceye kadar zaruret ve ihtiyaçtan kurtarmak
amacıyla verilen tazminattır.” Kıdem tazminatının başka bir tanımında
ise; “Yasada belirtilen asgari çalışma süresini dolduran işçinin iş
akdinin yine yasada sayılan nedenlerden dolayı son bulması halinde,
işçiye veya mirasçılarına işçinin kıdem ve ücreti dikkate alınarak
işverence ödenmesi gereken bir miktar paradır.”
Yapılan tanımlardan da anlaşılacağı üzere
kıdem tazminatı 1475 sayılı İş kanununun 14.maddesine göre en az bir tam
yıl çalışma süresini dolduran işçinin hizmet akdinin kanunda öngörülen
nedenlerden biriyle sona ermesi halinde işçiye yahut mirasçılarına
yapılan bir ödemedir.
İhbar tazminatı ise; “ Çeşitli sebeplerle
işten çıkartılan işçiye çalışma saatleri dikkate alınarak verilen
tazminattır.Hem işveren hemde işçi, iş akdinin feshinde bildirim
sürelerine uymak zorundadır.İhbar tazminatı sadece işçiye ödenmeyip,
bildirim şartlarına uymayan işçinin de işverene ödeme yükümlülüğü olan
bir tazminattır.İhbar tazminatında asıl amaç; işçi veya işverenin işi
bırakma veya işten çıkarma düşünceleri varsa bu düşüncelerini kanunun
öngördüğü sürede karşı tarafa bildirmelerini sağlamaktır.İhbar
tazminatı; çalışanın işten çıkarılmasından doğan, işverenin se işçinin
işi bırakmasından doğan mağduriyetlerin önlenmesi amacını taşımaktadır.
Bu yazımızda kıdem ve ihbar
tazminatlarının yasalardaki yeri, şartları,unsurları ile ihbar ve kıdem
tazminatlarının vergi ve sigorta kanunlarındaki yerine değinilecektir.
2- KIDEM TAZMİNATININ
TANIMI,UNSURLARI VE ŞARTLARI:
Kıdem tazminatı; “Yasada belirtilen
asgari çalışma süresini dolduran işçinin iş akdinin yine yasada sayılan
nedenlerden dolayı son bulması halinde, işçiye veya mirasçılarına
işçinin kıdem ve ücreti dikkate alınarak işverence ödenmesi gereken bir
miktar paradır.”
Tanımdan da anlaşılacağı üzere kıdem
tazminatı isteme hakkı sadece işçilere tanınmış bir haktır.Bu anlamda İş
Kanununa bağlı olarak çalışan işçiler, Deniz İş Kanunu ve Basın İş
Kanununa bağlı olarak çalışan gemi adamları ile gazeteciler de kıde
tazminatından yararlanırlar.
Ayrıca memurlukta veya sözleşmeli
personel statüsünde geçen sürelerin işçilikte geçmiş gibi sayılabilmesi
için bu sürelerin bir vaya birden fazla “ kamu kuruluşunda” geçmesi
şarttır. Sonrada işçi tarafından hizmet sözleşmesinin “ yaşlık veya
mallüllük aylığı yada toptan ödeme almak amacıyla “ feshedilmesi gerekir
ki kıdem tazminatına hak kazanılabilsin.
2.1- KIDEM TAZMİNATININ ŞARTLARI:
İşçinin kıdem tazminatı hakkına sahip
olabilmesi için yasal olarak bazı şartlar söz konusdur
- İşçi
Niteliğini Taşımak:
Kıdem tazminatını isteme hakkı sadece
işçilere tanınmış bir haktır. Yani İş Kanunu,Deniz İş Kanu ve Basın İş
Kanunuuna göre işçi olan şahıslar ancak kıdem tazminatı almaya hak
kazanabilmektedirler.
- Sözleşmenin
Kanunlarda Öngörülen Biçimde Sona Ermesi:
İş sözleşmesinin sona erdiği her durumda
kıdem tazminatı hakkı doğmaz.Belirli şartlarda sözleşme sona ererse
kıdem tazminatına hükmedilir.Bunlar:
a. Sağlık Sebepleri
İşçi, iş sözleşmesinin konusu olan işin
yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya
yaşayışı için tehlikeli olursa iş akdinin derhal feshetme hakkına
sahiptir.İşçinin sürekli olarak yakında ve doğrudan buluşup görüştüğü
işveren veya başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işiyle bağdaşmayan bir
hastalığa tutulursa, İşçi yine iş akdini derhal feshetme hakkına sahip
olacaktır.
b. Ahlak Ve İyi Niyet Kurallarına
Uymayan Haller Ve Benzerleri
· İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada
bu sözleşmenin esaslı noktalarında biri hakkında yanlış vasıflar veya
şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya
sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa;
· İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden
birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söyler, davranışlarda
bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa;
· İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden
birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse yahut işçiyi veya
ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır,
sürükler yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi
gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı
asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa;
· İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü
kişiler tarafından iş yerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu
işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa;
· İşveren tarafında işçinin ücreti kanun
hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya
ödenmezse;
· Ücretin parça başına veya iş tutarı
üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye
yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret
farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret
karşılanmazsa yahut çalışma şartları uygulanmazsa;Bu hallerde yine
işçinin iş akdini süresinin bitiminden önce veya bildirim süresini
beklemeden feshetme hakkı doğacaktır.
c. Zorlayıcı Sebepler
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan
fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya
çıkarsa işçi hizmet akdini feshetme hakkına sahip olacaktır. Deprem,
yangın, işyerine hükümetçe el konulması gibi olaylar zorlayıcı sebeplere
örnek gösterilebilir.
İşveren tarafından sözleşmenin
feshedilmesi, ihbar önelllerine uygun olarak veya işçinin bu sürelere
tekabül eden ücretinin (ihbar tazminatının) peşin olarak ödenmesi
suretiyle feshedildiği hallerde işveren tarafından kıdem tazminatı
ödenmek zorundadır.
Sözleşmenin işveren tarafından “ sağlık
sebepleriyle” haklı olarak (önelsiz) derhal feshedildiği hallerde de
işveren tarafından kıdem tazminatı ödenmek zorundadır. Bu durumda ihbar
tazminatı ödenmez.
Sözleşmenin işveren tarafından
feshedilmesi nedeniyle sadece kıdem tazminatı ödendiği ve ihbar
tazminatının ödenmediği diğer bir önelsiz fesih hali de “zorlayıcı
sebeplerdir.” Bu durumda da işçi kıdem tazminatı hakkına sahiptir.
Sözleşmenin haklı sebeplerle
önelsiz(derhal) işçi tarafından feshedilmesi halinde de işçi kıdem
tazminatı almayı haketmektedir.Fakat işçiye kıdem tazminatı hakkı veren
bu yasal haklı sebeplerle sözleşmeyi fesih durumu ihbar tazminatına hak
kazandırmaz. Sadece kıdem tazminatı hakkı doğar. Şayet işçi iş
sözleşmesini ihbar önellerine uygun olarak istifa ile sona erdirirse
veya haklı bir sebep olmaksızın yani nedensiz feshedesrse kural olarak
kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak belirli sebeplerle sınırlı olarak
işçinin ihbar önellerine uygun olarak işten ayrılması, istifa etmesi
durumunda yasa kıdem tazminatı hakkını işçiye tanımıştır. Bu sebepler
aşağıdaki gibidir:Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle sözleşmesini ihbar
önellerine uygun olarak feshedilmesi, yaşlılık,emeklilik, mallüllük
aylığı veya toptan ödeme alma sebebiyle işten ayrılmak, emeklilik yaşı
dolmadan yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigorta süresi ve
prim ödeme gün sayısını tamamlayanların işten ayrılması, 25 yıldan beri
sigortalı olup en az 4500 gün prim ödeyenler, 7000 gün yaşlılık primi
ödeyenlerdir.Bu sebeplerle işten ayrılanlar da kıdem tazminatı almayı
hak etmektedirler.Ayrıca kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir
yıl içinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini feshetmesi halinde de yasa
kıdem tazminatı ödenmesini kararlaştırmıştır. Çıraklar, sadece iş
sağlığı ve güvenliği açısından 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında
bulunmaktadırlar. Anılan Kanun kapsamında işçi statüsünde
bulunmadıklarından, kıdem tazminatından yararlanamazlar. Çıraklıktan
sonra işçi statüsünde çalışılmış olsa bile, çıraklıkta geçen süreler
kıdem tazminatı hesabına dikkate alınmaz.
İşçinin Ölümü:
İşçinin ölümü halinde iş sözleşmesi sona
erer. Bu durumda işçinin yasalardan veya sözleşmelerden doğan tüm
hakları mirasçılarına geçer. Kıdem tazminatı alma hakkı da mirasçılara
geçer.
İşçinin En Az Bir Yıllık Kıdeminin
Olması:
Kanuna göre işçinin işe başladığı
tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için
işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği,
bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılacağı
hükme bağlanmıştır. Bir yıldan daha az kıdemi olan işçiye ise kıdem
tazminatının ödenmeyeceği belirlenmiştir.
- İş Kanunu kapsamına girmeyen işlerde
çalışan işçilerin Kıdem tazminatı hakları bulunmamaktadır.
- İşçi çalıştığı süre içinde grevlere
katılmış ise grevde geçen süreleri kıdem tazminatı hesabında
dikkate alınmaz.
- İşveren tarafından iş şartları tek
taraflı olarak değiştirilirse ve işçi bu şartlar altında çalışmak
istemezse işçi tarafından 6 işgünü içinde iş sözleşmesini
feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır.
- İşçi istifa ederse kıdem
tazminatı ödenmez.
- Belirli süreli iş sözleşmelerinde
sürenin sona ermesi durumunda kıdem tazminatı ödenmez.
- İşyeri devredilirse işçilerin kıdem
tazminatlarında eski ve yeni işveren birlikte sorumludur.
- Çıraklıkta geçen süre ve yasal
çalışma yaşının altında geçen süreler, ücretsiz izin kullanılan
süreler kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
- Asıl olan kıdem tazminatının
tam ve peşin olarak ödenmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Kararında… Asıl olan işçinin işyerinde çalışarak hizmet etmesi
nedeni ile yıpranması karşılığı geleceğini güvence altına alma
amacına yönelik olan kıdem tazminatını, yaşlılık aylığını hak
kazanması üzerine akdi feshedildiğinde kendisine tamamının peşinen
ödenmesidir... belirtmiştir. İş Kanununun 14.maddesine göre kıdem
tazminatının ödenmemesi veya geç ödenmesi halinde, gecikme
faizi, ödeme yapılmayan süre esas alınarak mevduata uygulanan en
yüksek faiz oranı dikkate alınarak hesaplanmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu ile 1475 sayılı iş
kanununun bütün hükümleri ortadan kaldırılıp sadece kıdem tazminatı ile
ilgili 14. madde yürürlükte bırakılmıştır. Söz konusu maddede kıdem
tazminatının ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırıma ilişkin bir hüküm
bulunmadığı gibi, yeni iş kanununda da bu hususta her hangi bir
düzenleme yapılmamıştır. Bu bağlamda işçinin kıdem tazminatı hakkının
işverenden alınmasına yönelik gerek idari gerekse adli mercilere
başvurması halinde bu mercilerce tazminatın ödenmesine karar verilse
bile işveren veya ilgili diğer şahıslar kıdem tazminatını ödemez ise
gecikme faizi dışında hiçbir cezai yaptırımla karşılaşmayacaklardır.
1475 sayılı İş Kanununda kıdem
tazminatının zamanaşımı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gibi, Yeni
iş kanununda da bu konuda bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle bu
hususta Borçlar Kanununun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık umumi
zamanaşımı dikkate alınmalıdır. Zamanaşımının başlangıcı, kesilmesi ve
yeniden işlemeye başlaması Borçlar Kanununun 128. maddesine göre
belirlenecektir. Anılan maddede “…müruru zaman alacağı muaccel olduğu
zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru
zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmü yer
almaktadır.
Sigorta primine esas olan ve olmayan
ödemeler 506 sayılı Kanunun 77. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre
kıdem ve ihbar tazminatları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak
kazançların aylık tutarının tespitinde dikkate alınmayacak ve miktarı ne
olursa olsun sigortalının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarından SSK
primi kesilmeyecektir.
İşçiye yapılacak kıdem tazminat ödeme
miktarı 8.000.-TL den fazla ise Vergi Usul Kanunu gereği yapılan ödeme
tevsik kapsamında değerlenmesi gerekeceğinden banka, özel finans kurumu
veya PTT aracılığıyla ödenmesi zorunludur.
3- KIDEM TAZMİNAT MİKTARININ
HESAPLANMASI:
Her geçen tam yıl için 30 günlük ücret
tutarı belirlenmiştir. Önce günlük ücret bulunur. Sonra bu ücret 30 ile
çarpılarak her tam yıla tekabül eden kıdem tazminatı miktarı hesaplanır.
Ayrıca bir yıldan arta kalan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme
yapılır. Tazminat hesaplamasında işçiye ödenmesi gereken tazminat tutarı
olarak ödenen son aylık ücret esas alınır. Hesaplamada aynı hizmet
süresi için bir kereden fazla kıdem tazminatı ödenmemelidir.Kısmi süreli
olarak çalışan işçilerin kıdemleri tam süreli olarak çalışan işçilerin
kıdem hesaplarında olduğu gibi hesaplanır.
Kıdem tazminat miktarı hesaplanırken
dikkate alınan ücret aylık brüt ücrettir.Parça başı ücret, akort, götürü
veya yüzde usulü gibi ücretlerin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık
süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi
suretiyle bulunacak ortalama günlük ücret tazminat hesabında esas
alınır.
İşçiye sağlanan para veya para benzeri
menfaatler de ücret hesabında dikkate alınmalıdır. Örneğin; Çıplak
ücret, yemek yardımı, gıda yardımı, yakacak yardımı eğitim yardımı da
kıdem tazminatı hesaplanırken dikkate alınmalıdır.
Kıdem tazminatının tavanı; en yüksek
devlet memurunun emeklilik ikramiye tutarıdır. Hesaplanan kıdem
tazminatı tutarı belirlenen bu tavanı aşmıyorsa sadece damga vergisi
kesintisi olur.
4- KIDEM TAZMİNATINA HAK
KAZANDIRMAYAN HALLER:
Kıdem tazminatına hak kazandırmayan
haller şunlardır:
- Sözleşme Süresinin
Kendiliğinden Sona Ermesi: Sözleşme süresinin
kendiliğinden süre bitince sona ermesi halinde kıdem tazminatı hakkı
doğmaz. Örneğin iki yıllık sözleşme yapılıp iki yıl sonra sözleşme
kendiliğinden sona erdiğinde işçinin kıdem tazminatı alma hakkı doğmaz.
- Tarafların Anlaşması İle İş
Aktinin Sona Ermesi(Sulh): İşçi ve işverenin
karşılıklı anlaşması yolu ile iş aktinin sonlandırılması ve işçinin
işten ayrılması durumunda da kıdem tazminatı hakkı doğmaz.
- Sözleşmenin Yasal Sebeplerle
İşçi veya İşverence Feshi Hali: Sözleşmenin
işçi ve işveren tarafından yasal sebeplerle feshi halinde de kıdem
tazminatı doğmaz. Yasal sebeplerle sözleşmenin fesih halleri işçi ve
işveren için kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. İş Sözleşmesinin İşveren
Tarafından Feshi halleri kanunda şöyle düzenlenmiştir.İşveren
tarafından, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25. maddesinin I. ve III.
bentlerinde gösterilen nedenlerle feshedilmesi halinde kıdem tazminatı
hakkı doğacaktır . Bununla beraber, iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet
kurallarına uymayan haller ve benzerlerine dayanılarak işveren
tarafından feshedilmesi halinde işveren kıdem tazminatı ödemekten
kurtulacaktır . 2822 sayılı Kanun , md. 45/f.1 uyarınca, kanun dışı grev
yapılması kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik eden,
böyle bir greve katılan veya katılmaya veya devama teşvik eden işçilerin
iş sözleşmeleri işverence derhal ve hiçbir tazminat ödemeksizin
feshedilebileceği için işveren sadece İş Kanunu md. 25/II ve 2822 sayılı
Kanun , md. 45/f.1 hükümleri ile kıdem tazminat ödeme yükümlülüğünden
kurtulacaktır diğer tüm hallerde kıdem tazminatı ödemek zorunda
kalacaktır
İş sözleşmesinin işçi tarafından İş Kanunu md. 24’de sayılan hallerden
biri nedeniyle feshedilmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak
kazanacaktır (md. 14/f.1, bent 2).
Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hallerinde işçi kanunda
öngörülen hak düşürücü sürelere uymak kaydıyla fesih hakkını kullanmak
zorunda olduğu için haklı olsa dahi sürelerin geçmesinden sonra
yapılacak fesih kıdem tazminatına hak kazandırmayacaktır .
“Ayrıca 2822 sayılı Kanun m. 45/son fıkra hükmüne göre kanun dışı
lokavta maruz kalması nedeniyle sözleşmeyi fesheden işçi açısından yine
kıdem tazminatı hakkı doğacaktır” .
Şayet işçi tarafından süreli fesih yoluyla iş sözleşmesi sona erdirilmiş
ise (istifa olarak adlandırılmıştır) artık kıdem tazminatından söz etmek
mümkün olmayacaktır . Ancak “Yargıtay, kamuda çalışmasına ara vermeden
işyeri değiştiren işçinin ayrıldığı işyerine vermiş olduğu istifa
dilekçesini gerçek anlamda bir istifaden ziyade işyeri değiştirirken
kendisinden usulen alınan bir dilekçe olarak kabul etmiştir”. Kanundan
da anlaşılacağı üzere işçi ve işveren için yasal sebeplerle iş akdine
son verilmesi durumunda kıdem tazminatının ödenmeyeceği konusunda
istisna düzenlemeler yapılmıştır.İşçinin veya işverenin haklı nedenlerle
derhal fesih hakkını kullanmasına sebep olan; sağlık,ahlak ve iyi niyet
kurallarına uymayan haller vb. zorlayıcı sebeplerle sözleşmenin feshi
hallerinde kıdem tazminatı hakkı mevcuttur.
- Sözleşmenin Geçersizlikle Sona
Ermesi Hali: Hukuken geçersiz olan yani butlan
bir sözleşme yapıldıysa bu durumda da kıdem tazminatı hakkı
doğmayacaktır.
5- KIDEM TAZMİNATININ VERGİ
KANUNLARINDAKİ YERİ VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ:
Kıdem tazminatı müessesesi; 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu’nun 25.maddesinde düzenlenen “Tazminat ve
Yardımlarla İlgili İstisna” bölümünde yer almıştır.Madde hükmüne göre; “
1475 Sayılı İş Kanunu,854 Sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken
kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 Sayılı Basın İş Kanununa göre
ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan
miktarları” gelir vergisinden istisna kılınmıştır.Hizmet ifa etmeksizin
ödenen ücretler tazminat sayılmamıştır. Bundan dolayı da istisna kapsamı
dışında bırakılmıştır.
Gelir Vergisi Kanununa bakıldığında gerek
iş kanunu ve gerekse deniz iş kanununa göre ödenen kıdem tazminatlarının
tamamı gelir vergisinden istisna edilmiş iken basın iş kanunu
kapsamında ödenen kıdem tazminatlarının ise ancak 24 aylığı aşmayan
tutarları istisna kapsamında sayılmış 24 aylığı aşan kıdem
tazminatlarının ise gelir vergisine tabi olduğu kararlaştırılmıştır.
Yıllık kıdem tazminat tavanı her yıl ayrı
ayrı belirlenmektedir.2011 yılının ilk altı ayı için
(01.01.2011-30.06.2011) bu tutar 2.623,23 TL olarak
belirlenmiştir.Ödenen kıdem tazminat tutarı belirlenen kıdem tazminat
tavanını aşmıyorsa sadece damga vergisine tabidir.Damga vergisi oranı da
binde altıdır.(oran-%0 6)
Kıdem tazminatı hesap edilirken
dikkate alınacak ödemeler şunlardır:
- Çıplak
ücret - Giyecek yardımı
- Yemek
yardımı - Sağlık yardımı
- Gıda
yardımı - Mali sorumluluk tazminatı
- Yakacak
yardımı - Devamlı ödenen primler
- Eğitim
yardımı - Erzak yardımı
- Konut
yardımı - Ayakkabı yardımı veya bedeli
- Unvan
tazminatı - Havlu ve sabun yardımı
- Aile
yardımı - Taşıt yardımı
- Çocuk
zammı - Yıpranma tazminatı
- Temettü
- Kalifiye-Nitelik zammı
Tüm bu para veya para yerine geçen
menfaatler de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır.
Kıdem tazminatı hesap edilirken
dikkate alınmayacak ödemeler ise şunlardır:
Askerlik yardımı, bayram harçlığı, bir defalık verilen ikramiyeler,
devamlılık göstermeyen primler, doğal afet yardımı, doğum yardımı,
evlenme yardımı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil
ücreti, hastalık yardımı,iş arama yardımı, izin harçlığı, jestiyon
ödemeleri, ölüm yardımı, seyahat primleri, teşvik ikramiyesi ve
primleri, yıllık izin ücreti, yolluklar.
Kıdem tazminatları için finansal
raporların, karşılaştırılması bakımından karşılık ayrılmalıdır. Ayrılan
karşılıklar işverenler için önemli bir gider kalemidir.Kıdem
tazminatları hesaplanırken ve gider olarak muhasebeleştirilirken en son
çalışılan ve ücret alınan departman dikkate alınır.Örneğin işçi
pazarlama departmanında çalışıyorsa pazarlama gideri olarak, muhasebe
departmanında çalışıyorsa genel yönetim gideri olarak, üretim veya
imalat departmanında çalışıyorsa üretim gideri olarak alınan kıdem
tazminatları gider olarak muhasebeleştirilir.
Örnek:
X Ltd.Şti. 2010 yılı için kıdem tazminatı olarak yönetim departmanı için
20.000 TL, pazarlama departmanı için 15.000 TL olmak üzere 35.000 TL
karşılık ayırmıştır.15.06.2010 tarihinde yönetim departamanındaki kişi
için 2.500 TL kıdem tazminatı ödemesi banka yoluyla yapılmıştır.
---------------------------------------31/12/2010-----------------------------------------
760-Paz.Sat.Dağ.Giderleri Hs.
20.000
770-Genel Yön.Gid. Hs.
15.000
472- Kıdem Tazminatı Karş.Hes. 35.000
-------------------------------------------/---------------------------------------------------
Kıdem tazminatı karşılıkları vergi
kanunlarına göre kanunen kabul edilmeyen giderlerden olacağından aynı
anda takibi açısından nazım hesaplarla ilgili kaydın da yapılması
gereklidir.Buna göre;
----------------------------------------31/12/2010-------------------------------------------------
950- Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Hs.
35.000
-Kıdem Tazminatı Karşılığı
951-Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Karş.
Hs 35.000
---------------------------------------------/----------------------------------------------------------
veya 35.000-2.500= 32.500 TL Kanunen
Kabul Edilmeyen Gider olarak nazım hesaplarda izlenir kalan fiilen
ödenen 2.500 TL ise ödendiği dönemde gider olarak dikkate alınabilir
görüşü de mevcuttur.
15.06.2010 tarihinde yönetim
departmanında 1 kişi için 2.500 TL brüt kıdem tazminatı ve buna bağlı
olarak damga vergisi hesaplanırsa, öncelikle fiili ödeme gerçekleşeceği
ve karşılığın vadesi 1 yıldan kısa süreye dönüşeceği için kayıt;
------------------------------------------15/06/2010------------------------------------------------
472- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hs.
2.500
372- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hs.
2.500
-------------------------------------------15/06/2010-----------------------------------------------
372-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hs.
2.500
360- Ödenecek Vergi ve Fonlar Hs. 15
-Damga Vergisi %06
335-Personele
Borçlar 2.485
------------------------------------------15/06/2010/-----------------------------------------------
335-Personele Borçlar Hs
2.485
102-Bankalar 2.485
---------------------------------------------/------------------------------------------------------------
Kıdem tazminatı karşılığı vergi
kanunlarına göre kanunen kabul edilmeyen giderlerdendir. Ayrılan kıdem
tazminatı karşılığı olan 35.000 TL dönem matrahına ilave
edilmelidir.Ancak daha önce karşılık ayrılan kıdem tazminatının yani
2.500 TL’nin izleyen yılda kısmen yada tamamen ödenmesi yada tamamanın
iptal edilmesi durumunda ödenen veya iptal edilen burda ödenen 2.500 TL
tutar geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamesinde “Diğer İndirimler
“satırında beyan edilerek tenzil edilmesi gerekir.
Ticaret Kanunu yönünden kıdem tazminatı
hizmet erbabının çalıştığı süre ile ilgili olup, her yıl için kıdem
tazminatı hesaplanacağından ticari karın tespiti bakımından da her yıl
hizmet erbabının o yıl işletmede çalışmış olması dolayısıyla ödeme
yükümlülüğü altına girilen kıdem tazminatının gider yazılması gerekir.
Böylece, ileriki yıllarda geçmiş yıllarda işçi çalıştırılmış olunması
ile ilgili olarak ödenen kıdem tazminatları ilgili oldukları yılda gider
yazılmak suretiyle ticari karın gerçek tutarı tespit edilmiş olur.TTK'ya
göre yapılacak işlem, Ticaret Bakanlığı'nın düzenlemeleri yanında Maliye
Bakanlığı tarafından yayınlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel
Tebliğleri'nde (MSUGT) ifadesini bulmuştur. 1 seri numaralı tebliğde
kıdem tazminatlarının kaydı ile ilgili 372 ve 472 kod numaralı
hesapların işleyişi açıklanmıştır.
Vergi kanunları yönünden Vergi
yasalarına göre bir dönem kazancının miktarını dönem içinde meydana
gelen olaylar etkiler. Karşılıklar ise meydana gelmesi muhtemel
zararları karşılamak üzere ayrılır. Kıdem tazminatı GVK'nın 25/7'nci
maddesi uyarınca ücretin bir unsuru olarak kabul edilirken, kıdem
tazminatının çalışanın işten ayrıldığı dönemde elde edilmiş olacağı
kabul edilmiştir. Ücret de firma için ait olduğu dönemin unsuru olarak
gider yazılacağı gibi işçi nezdinde de aynı dönemde vergiye tabi
tutulur. GVK'nın 25/7. maddesinde kıdem tazminatının vergiden istisna
edilmesi tazminatın bu niteliğini ortadan kaldırmaz. Ödenen
kıdem tazminatı ödendiği dönemde gider yazılır. Ancak burada
kıdem tazminatının fiilen ödenmesinin değil, yasal olarak ödenmesi
gereken zamanın anlaşılması gerekir. Bazı durumlarda kıdem
tazminatı ödenmemesi ayrılan kıdem tazminatı karşılıklarının vergi
kanunları açısından gider yazılamamasının en önemli nedenidir.
Gelir İdaresi vermiş olduğu çeşitli muktezalarda,
GVK'nın 25/7. maddesi çerçevesinde hizmet erbabına
verilen kıdem tazminatlarını GVK'nın 40/3. maddesine göre "işle ilgili
olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden
ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar" olarak kabul etmektedir. Bu
çerçevede de kıdem tazminatlarında tahakkuk esası değil, ödeme esas
alınmaktadır.
Kıdem tazminatının ödenmesi Kıdem
tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte ödenmelidir. Emeklilik,
malullük, yaşlılık aylığı almak veya toptan ödeme almak nedeniyle
yapılan fesihlerde, kıdem tazminatı, ödenebilmesi için, ilgili kurumdan
belge alınması söz konusu olduğundan, bu belgenin ibraz edilmesi ile
ödeme yapılır. Kıdem tazminatı, ödeme anında, tam olarak ödenmelidir.
Taksitli ödeme, tarafların anlaşması ile söz konusu olabilir. İhbarname
düzenlenirken ödeme koşulları belirli olmalıdır. İş sözleşmesinin
feshedildiği tarihte düzenlenen ibra ve sulh belgesinde, kıdem
tazminatının taksitle ödenmesinin kabul edilerek, mevduat faizinden ve
cezai koşullardan vazgeçildiğinin belirtilmiş ve aksi kanıtlanmamış
olması, faiz isteğinden de vazgeçilmiş olması demektir.
Kıdem tazminatı kural olarak, işçinin
kendisine ödenir. İş sözleşmesi ölüm nedeniyle son bulmuşsa, yasal
varislere ödeme yapılır. Borçlar Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca, kıdem
tazminatı alacağı devredilebilir.1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/11.
maddesine göre; kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle
açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye
göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. Bu
çerçevede de mahkemece kıdem tazminatı alacağının geç ödenmesi sebebiyle
hizmet erbabına ödenen faiz kıdem tazminatının bir unsuru değil, alacak
faizi niteliğindedir. Gelir İdaresi'nin görüşü de bu yöndedir.
6- İHBAR TAZMİNATININ
TANIMI,UNSURLARI VE ŞARTLARI:
Çeşitli sebeplerle işten çıkartılan
işçiye çalışma süreleri göz önünde bulundurularak verilen tazminattır.
Hem işveren hem de işçi, iş akdin feshinde bildirim sürelerine uymak
zorundadır. Başka bir anlatımla; ihbar tazminatı sadece işçiye
ödenmeyip, bildirim şartlarına uymayan işçinin işverene ödemekle yükümlü
olduğu bir tazminat türüdür. İhbar tazminatında amaç şudur:
İşçi yada işverenin işi bırakma veya işten çıkarma düşünceleri varsa bu
düşüncelerini kanunun öngördüğü sürede karşı tarafa bildirmelerini
sağlamaktır. İhbar tazminatı; çalışanın işten çıkarılmaktan
kaynaklanan , işverenin ise işçinin işi bırakmasından kaynaklanan
mağduriyetinin giderilmesini amacı taşır.
6.1- İHBAR TAZMİNATININ ŞARTLARI:
İşyerinin
iş kanununa tabi olması ve iş sözleşmelerinin belirsiz süreli
sözleşmelerden olması gerekmektedir.Tam veya kısmi zamanlı olması
durumu değiştirmez. Belirli süreli iş sözleşmelerinde sözleşmenin bitim
tarihi taraflarca bilindiğinden, tarafların İhbar Tazminatı
talebi hukuken mümkün değildir. İşveren tarafından deneme süresi
içinde veya 4857/25.maddesi ile belirlenen esaslar çerçevesinde
feshi halinde işçiye herhangi bir ihbar tazminatı ödenmeyecektir.
Kendi isteği ile işten ayrılan işçiye ihbar tazminatı ödenmez.
4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesinde
süreli fesih ile ilgili bildirim süreleri yani iş önelleri
belirtilmiştir. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce
durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri;
a. İşi altı aydan az sürmüş
olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak
iki hafta sonra,
b.İşi altı aydan birbuçuk yıla
kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak dört hafta sonra,
c.İşi birbuçuk yıldan üç yıla
kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak altı hafta sonra,
d.İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi
için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,
feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile
artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine
ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşçi yada işveren
bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle iş sözleşmesini
derhal feshedebilir. Bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin
hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak
işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve
Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.
- İşçi yada işveren bildirim süresine
ait ücreti peşin ödemek suretiyle iş sözleşmesini derhal
feshedebilir.
- Bildirim sürelerine ait peşin
ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında
yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile
ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde
tutulur.
- İhbar tazminatı
ödemesinde gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi olur.
Bildirim süresi içinde işçi çalıştırılmaya devam edilip iş arama
izni de veriliyorsa SGK kesintisi olur.Kıdem tazminatında belirli
bir tavanı aştığında hem damga vergisi hem de gelir vergisi
kesintisi yapılırken ihbar tazminatında bir tutar sınırı veya tavan
olmayıp gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmaktadır.
- Fesih bildirimi yazılı ve gerekçeli
olarak yapılmalıdır. Fesih bildiriminde işçiye fesih nedeni yazılı
olarak belirtilmelidir. 4857 sayılı iş kanunun 18. maddesinde de
belirtildiği gibi feshin geçerli bir sebebe dayandırılma
zorunluluğu vardır. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran
işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş
sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya
davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden
kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
- Bildirim süreleri 2 şekilde
kullandırılabilir. Ya işçiye gün içersinde iş arama izni
verilir(günlük en az 2 saat veya toplu halde iş arama izni
kullandırılır) , yada bildirim süresine denk gelen ücret ödenir.
- İşçiye yapılacak ihbar tazminatı
ödeme miktarı 8.000.-TL den fazla ise Vergi Usul Kanunu gereği
yapılan ödeme tevsik kapsamında değerlenmesi gerekeceğinden banka,
özel finans kurumu veya PTT aracılığıyla ödenmesi zorunludur.
7- KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI
HESAPLANMASI HAKKINDAKİ ÖRNEKLER:
Örnek:1)-
İşe Giriş Tarihi:10.03.2007
-
İşten Çıkış Tarihi: 07.05.2010
-
Kıdem: 3 Yıl 1 Ay 27 Gün
- Son
Alınan Aylık Brüt Kazanç: 1.400 TL
-
Aylık Brüt Yemek Yardımı: 75 TL
-
Aylık Brüt Giyecek Yardımı: 25 TL ise ödenecek net kıdem tazminatını
hesaplayınız?
Not: 2010 Yılı
Yıllık Kıdem Tazminatı Tavanı 2.423,87 TL’dir.
Cevap:1)-
Kıdem Tazminatı Esas Ücreti: 1.400+75+25= 1.500 TL
- 3
Yıl İçin Kıdem Ücreti: 1.500x3= 4.500 TL
- 1 Ay
İçin Kıdem Ücreti: 1.500/12x1= 125 TL
- 27
Gün İçin Kıdem Ücreti: 1.500/365x27= 110,95 TL
-
Hesaplanan Kıdem Tazminatı: 4.500+125+110,95=4.735,95 TL
-
Damga Vergisi Kesnitisi: (%06) 4.735,95x%06= 28,41 TL
- 2010
Yılı Kıdem Tazminatı Tavanı: 2.423,87 TL
-
Hesaplanan Kıdem Tazminatı: 4.735,95 TL
-
Ödenecek Net Kıdem Tazminatı Tutarı: 4.735,95-28,41= 4.707,54 TL
olacaktır.
Örnek:2)-
İşten çıkış tarihi : 25.08.2010
- İşe
giriş tarihi : 15.04.2006
- Kıdem :
4 yıl, 4 ay, 10 gün
-Son aldığı
aylık brüt kazanç : 1.700.- TL
-Aylık brüt
yemek yardımı : 100 TL
-İhbar
tazminatına esas ücret : 1.700 + 100 =
1.800.- TL
-İşçinin
çalıştığı süre 3 yıl ve fazlası olduğu için 8 haftalık bildirim süresi
vardır.
-İhbar
günü : 8 hafta * 7 = 56 gün
-Hesaplanan
brüt ihbar tazminatı : 1.800 / 30 * 56 = 3.360.- TL
-Gelir
Vergisi kesinitisi : 3.360 * % 15 = 504.- TL
-Damga
Vergisi kesintisi : 3.360 * %0 6= 20,16 TL
-Ödenecek net ihbar tazminatı : 3.360 - (
504 + 20,16) = 2.835,84 TL
8- SONUÇ:
Kıdem ve ihbar tazminatı sosyal yaşamda
çok karşılaşılan ve özellikle işçi ve işvereni karşı karşıya getiren bir
uygulamadır. Ülkemizde maalesef sosyal güvenlikteki yasal uygulamalardan
doğan ihbar ve kıdem tazminatları hakkında işverenler çalışanlarına bu
hakların ödenmesi konusunda iyimser olmadıklarından çalışanlar da
haklarını talep edebilmek için dava yolunu seçmişlerdir. Bu da dava
dosya yükünü arttırmaktadır. Konunun dava yoluyla değilde işçi işveren
arasında yasal bir zeminde çözülmesi hukuka daha uygun olacaktır.İşçi ve
işveren karşılıklı yasalardan kaynaklanan bu haklarına saygı duymalı
gerektiğinde konusunda uzman bilirkişilerden de destek almalıdırlar.
Biz bu yazımızda iş hayatında
sürekli konuşulan ve fikir ayrılıkları yaşanan ihbar ve kıdem
tazminatları hakkında yasal mevzuattaki
yeri,tanımı,unsurları,özellikleri ve vergisel açıdan önemine değinerek
konunun bir nebzede olsa açıklanmasına katkıda bulunmaya çalıştık.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)