YAZARLARIMIZ
Fuat Günay
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
fuatgun@gmail.com



Geçmiş Yıl Zararlarının Geçmiş Yıl Kârlarından ve/veya Yasal Yedekler Hesabından Mahsup Edilmesi İşleminde Vergi Kesintisi (Tevkifat)Yapılmaması Hakkında

Bu makalemizde ;Bilanço usulüne tabi şirketlerin geçmiş yıl zararları hesabında yer alan tutarların  geçmiş yıllar  kârları ve/veya yasal yedekler hesabında yer alan tutarlardan  mahsup edilmesi işleminin kâr dağıtımı sayılıp sayılmayacağı ve tevkifata tabi olup olmayacağı hususu incelenecek ve konu hakkında T.C.Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü’nün 17.05.2019 Tarih 62030549-120(94-2019/605)-E.419438 sayılı özelgesi paylaşılacaktır.

5520 sayılı  Kurumlar Vergisi Kanununun 6/1inci maddesinde,kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve 6/2 inci maddesinde ,safi kurum kazancının tespitinde ,Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun’’ Bilanço esasında ticari kazancın tespiti’’ başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasında , bilanço esasına göre ticari kazancın ,teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda  ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu,bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği , işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olacağı belirtilmiştir.

Yine Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, maddede belirtilen kişi ve kurumların bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu açısından  vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesi ile gerçekleşmekte olup,elde etme , geliri oluşturan kazanç ve iratlara hukuken ve iktisaden tasarruf edebilme olanağını ifade eder.Gelirin elde edilmesi ticari ve zirai kazançlarda tahakkuk esasına ,serbest meslek kazancı,gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarda tahsil esasına,menkul sermaye iratları ile ücret gelirlerinde ise hukuki ve ekonomik tasarrufun gerçekleşmesine bağlanmıştır.

Menkul sermaye iradında elde etme; hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğduğu anda gerçekleşir. Elde etmede asıl ölçü; gelirin gelir sahibinin emrine amade kılınması anlamına gelen ekonomik tasarruf olmakla birlikte, hukuki tasarrufun esas alınması gerekir. Buna göre gelirin sahibi tarafından hukuken talep edilebilir hale geldiği anda ekonomik tasarrufun da doğduğu kabul edilir. Bu itibarla söz konusu menkul sermaye iradı gelirinin fiilen tahsil edilip edilmemesi gelirin elde edilmesine etki etmemektedir.

Şirketlerin kâr dağıtımına ilişkin esaslarını düzenleyen 6102 sayılın YTTK.408/2 nci maddesinin (d) bendinde

Anonim şirketlerde kâr dağıtma yetkisi genel kurula verilmiştir.

Aynı kanunun yedek akçelerle  ilgili hükümlerine 519-523 üncü maddelerinde yer verilmiş olup, 509/2 inci

Maddesinde ‘’ kâr payı  ancak net  dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir’’denilmektedir.

Yukarıda belirtilen hüküm ve  açıklamalara göre, geçmiş yıl zararlarının geçmiş yıl kârlarına ve/veya yasal yedeklere mahsup edilmesi işleminde, nakden veya hesaben yapılmış bir ödeme söz konusu olmadığından, bu mahsup işlemi kâr payı dağıtımı olarak değerlendirilmeyecek ve kâr payı dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Konu hakkında T.C.Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü’nün …………. Anonim Şirketi için verdiği 17.05.2019 Tarih 62030549-120(94-2019/605)-E.419438 sayılı özelgesi de bu yöndedir….

07.11.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM