Ferhat SERTEL
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Tarih: 05.12.2011
4/a kapsamında, başka bir işyerinde hizmet
akdine bağlı olarak çalışan limited şirket şirket ortakları, ilgili işletmedeki
iş akitlerinin sonlandırılması durumunda işsizlik ödeneğinden
yararlanabilecekler midir?
4447 Sayılı Kanunun 47. Maddesinde işsizlik
sigortası ile ilgili çeşitli tanımlar yapılmıştır;
İşsizlik sigortası: Bir
işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına
rağmen, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara
işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde
karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortayı,
Sigortalı: Bu Kanun
kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan ve
çalıştığı süre içerisinde işsizlik sigortası primi ödeyen kimseyi,
Sigortalı işsiz: Bu Kanun
kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı ve sigortalı olarak
çalışırken bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen nedenlerle işini
kaybeden ve Kuruma başvurarak çalışmaya hazır olduğunu bildiren kimseyi,
ifade etmektedir.
4447 sayılı yasanın işsizlik sigortasının amaç ve
kapsamı ile yetkili,görevli ve sorumlu kuruluşlar başlıklı 46.maddesinde
kimlerin işsizlik sigortası primi ödeyeceği belirtilmiştir.
a) 5510 sayılı yasanın 4.maddesinin 1.fıkrasının
a bendi kapsamındakiler (4/a’lılar),
b) 5510 sayılı yasanın 4.maddesini 2.fıkrası
kapsamındakilerden bir hizmet akdine bağlı olarak çalışanlar,
c) 4857 sayılı yasaya göre kısmi süreli çalışıp,
5510 sayılı yasanın 52.maddesinin 1.fıkrasına göre işsizlik sigortası primi
ödeyen isteğe bağlı sigortalılar,
d) 506 sayılı yasanın geçici 20.maddesindeki
sandıklara tabi çalışan sigortalılar,
işsizlik sigortasının kapsamında sayılmış ve
işsizlik sigortası primlerin kişi bazında takibi ve işsizlere yönelik gerekli
mesleki eğitim tedbirleri vb. işlemleri yapma görevi İşsizlik Sigortası Daire
Başkanlığı’na verilmiştir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun
52.maddesinde ise işsizlik ödeneği ödenmesinde hak düşürücü nedenler
sayılmıştır. Buna göre;
a) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve
son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin
belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın
reddeden,
b) (Değişik bent: 25/06/2003 – 4904 S.K./29.md.)
İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya
herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen,
c) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme,
edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya
kabul etmesine karşın devam etmeyen,
d) Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum
tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve
belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen,
Sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri
kesilir.
Görüleceği üzere 52.maddede; 4/a’lı olarak başka
bir işletmede çalışan imza yetkisini haiz olmayan limited şirket ortaklarının
işsizlik ödeneğinden faydalanamayacağına ilişkin herhangi bir fıkra, bend, metin
veya ibare yer almamaktadır.
Bundan ayrı olarak, İşkur İşlemler El Kitabının;
4.Bölüm İşsizlik Sigortası, İş Kaybı Tazminatı, Kısa Çalışma Ödeneği ve Ücret
Garanti Fonuna İlişkin Uygulama Esasları, I-İşsizlik Sigortası
Uygulama Esasları başlığı altında 4.I.9. İşsizlik Ödeneğinin
Kesilme/Durdurulma Halleri başlıklı maddesinde de 4/a’lı olarak başka bir
işletmede çalışan imza yetkisini haiz olmayan limited şirket ortaklarının
işsizlik ödeneğinden faydalanamayacağına ilişkin herhangi bir ibare yer
almamaktadır.
Ancak Türkiye İş Kurumu, bu durumda olanların
taleplerini reddetmekte veya daha önce bu şartlara haiz olarak işsizlik
ödeneğinden yararlananlardan, “bir işte çalışmaya başlamanız” ve
“ 4/b çalışan şirket ortakları statüsünde gelir getirici bir işte
çalışıyor olduğunuz SGK kayıtlarından tespit edilmiştir” şeklinde
gerekçeler ile haksız (!) ödenen işsizlik ödeneğinin iadesini talep
etmektedir.
4447/52.madde b bendi gayet açık ve nettir.
İlgili bende göre; işsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte
çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı
aldığı tespit edilenlerin, işsizlik ödenekleri kesilir denilmektedir.
Peki; limited şirket ortaklığı, gelir getirici
bir işte çalışmak anlamına gelir mi?
Türkiye İş Kurumu’nun, 4/a’lı olarak başka bir
işyerinde çalışan imza yetkisini haiz olmayan limited şirket ortaklarına
gönderdiği işsizlik ödeneğinin iadesini konu alan yazılarda belirtilen
gerekçeleri; 4447/52.madde b bendinde belirtilen işsizlik ödeneğinin kesilmesini
veyahut iadesini gerektiren “gelir getirici bir işte çalıştığı” ibaresi ile
örtüşmemektedir. Zira limited şirket ortağı olmak, kesinlikle “gelir getirici
bir işte çalışıyor” anlamına gelmediği gibi, 4447/52.maddede 4/a
sonrası devreye girecek 4/b’liliğin, işsizlik ödeneğinin reddine veya ödenmiş
olanların iadesine neden olacağı yönünde bir ibare de yer almamaktadır.
Konuya başka bir açıdan bakacak olursak, 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde
Bulunma Yasağı başlıklı 28.maddesine göre, devlet memurlarının Ltd. Şti.' lerde
kanuni temsilci sıfatını haiz olmadan (imza yetkisine sahip olmadan) ortak
olmalarına engel, yasal bir düzenleme mevcut değildir.Limited şirket ortağı olan
devlet memurları için düzenlenmiş DPB 16.09.1994 tarihli yazısında; TTK' da
gerçek ve tüzel kişiler açısından tacir kavramının tanımlandığı, bir ticaret
şirketi olan Ltd. Şti.' lerde, Kanun' un 540. maddesinin birinci fıkrasında
şirketin idare ve temsiline ilişkin, aksi kararlaştırılmış olmadıkça
ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idare ve şirketi
temsile yetkili olduklarının hüküm altına alındığı ve bu itibarla Ltd. Şti.
ortaklarından bu durumda olanların 657 sayılı DMK;' nın 28. maddesi
uygulanmasında tacir sayılmalarını gerektirecek faaliyette bulundukları sonucuna
varıldığı belirtilmektedir.(1)
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça dendiğine göre,
Ltd. Şti.' lere devlet memurlarının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadıkları
müddetçe ortak olmaları mümkündür ve gerçekten pek çok devlet memuru aynı
zamanda imza yetkisini haiz olmaksızın limited şirket ortağıdır.
Hal böyle iken, yani 657 sayılı yasaya tabi
devlet memurları, limited şirketlere kanuni temsilci sıfatını haiz olmaksızın
ortak olabilmekte, bu ortaklıktan dolayı tacir sıfatını kazanmamakta ve
hepsinden önemlisi, ortak oldukları şirketin kar dağıtımı yapması halinde elde
ettikleri gelir, ticari gelir olarak addedilmeyerek (gelir tüzel kişiliğin
ticari geliridir, ortakların kar dağıtım sonucu elde ettiği gelir, menkul
sermaye iradıdır) çalışıyor niteliği kazandırılmamakta ve 657 sayılı yasanın
28.maddesi kapsamındaki yasaklara girmemekte iken, imza yetkisini haiz
olmaksızın bir şirkete ortak olmuş sade vatandaş, Türkiye İş Kurumu tarafından
nasıl oluyor da “gelir getirici bir işte ÇALIŞMIŞ” olarak addediliyor?
Türk Dil Kurumu’na göre, yasada ifade edilen
çalışmak kelimesinin sözlük anlamı; “bir şeyi oluşturmak veya ortaya
çıkarmak için, emek harcamaktır.” Ücret ise ; “bir emeğe karşılık
olarak verilen para, işgücünün ederi” anlamına gelmektedir. Bu bağlamda,
imza yetkisini haiz olmaksızın şirket ortağı olmak, herhangi bir emek veya
işgücü harcamak, çalışmak anlamı içermeyeceği gibi, kar dağıtımı sonucu
ortakların elde edeceği kazancı da (menkul sermaye iradını ), gelir getirici
bir işte çalışma kapsamında değerlendirip ücret sınıfına sokmak da imkansızdır.
Nitekim 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun
75.maddesi, menkul sermaye iradını; sahibinin zirai, ticari ve mesleki faaliyeti
dışında nakdi sermaye ve para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil
sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz , kira vb iratlar,
menkul sermaye iradıdır şeklinde tanımlamıştır. Yasa metninden de anlaşılacağı
üzere, tüzel kişiliğin elde ettiği karın; ortaklara dağıtımı sonucu gerçek
kişilerin yani ortakların elde edeceği kazancın ÇALIŞMAK ile uzaktan-yakından
herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Yani menkul sermaye iradı, çalışılarak
elde edilen ücret vb. bir kazanç değil, tabiri caiz ise “ paranın
kazandığı para” hükmünde, sermayenin getirisidir.
İmza yetkisini haiz olmaksızın limited şirkete
ortak olmuş aynı zamanda 4/a kapsamında başka bir işletme veya şirkette hizmet
akdine bağlı olarak çalışan bir kişinin, iş akdinin feshedilmesinden dolayı
işsizlik ödeneğinden faydalanması gerekecektir düşüncesindeyim. Yani bu
kişilerin işsizlik ödenekleri 4447/52.md. b bendi kapsamında gelir getirici bir
işte çalışıyor anlamı çıkarılarak reddedilemez veya ödenen işsizlik
ödeneklerinin iadesi talep edilemez. Zira yukarıda belirtilen nedenlerle,
ilgili şirkete sadece sermayedar olarak iştirak etmiş, imza yetkisini haiz
olmayan bir limited şirket ortağının, ortaklığından dolayı gelir getirici bir
işte çalışıyor olarak tanımlanmasında isabet olmadığı gibi, kar dağıtımı
neticesi elde edeceği kazancın da, herhangi çalışma sonucu elde edilecek ücret
vb. bir gelir olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Karşılaştığım somut olay nedeniyle, konuyu sadece
imza yetkisini haiz olmayan limited şirket ortaklarının 4/a’lı olarak
çalıştıkları bir başka işyerindeki sona eren iş akitleri nedeniyle aldıkları
veya alacakları işsizlik ödeneği üzerinden değerlendirmeyi uygun gördüm. Ancak
şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Sayın Ziya Perver’in 02/06/2007 tarihli Zaman
Gazetesinde yayımlanan yazısında böyle bir ayrıma da gerek duymadan, şahıs
işletmelerinden dolayı vergi mükellefi olan ve zorunlu 4/b kapsamında
bulunanların 4/a’lı olarak çalıştıkları başka bir işyerindeki iş akitlerinin
sonlandırıldığı durumlarda dahi işsizlik ödeneği alacağı yorumu yapılmıştır.
Sonuç itibari ile; Türkiye İş Kurumu “ göle maya
çalmaya” devam edebilir. Kendisine bu vb. tebligat gelen veya işsizlik ödeneği
talepleri reddedilen, başka bir işyerinde 4/a’lı olarak çalışırken iş akdi
feshedilmiş imza yetkisini haiz olmayan limited şirket ortaklarının da bu
durumu, kulağının üzerine yatıp, “şeriatın kestiği parmak acımaz” diyerek sineye
çekmeleri, aldıkları işsizlik ödeneklerini geri iade etmeleri veya işsizlik
ödeneğine müracaat etmemeleri de mümkün. O zaman göle çalınan maya da tutmuş
olur. İşsizlik Sigortası Fonunda da, kaymaklı yoğurttan minik bir gölümüz daha
olur. Hayırlısı…!
___________________________________________________________________________
DİPONTLAR:
(1)Ahmet Karakoç, Yaklaşım Dergisi Haziran 2001
Kaynakça;
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu
İşkur İşlemler El Kitabı Bölüm 4
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu,
Yaklaşım Dergisi Haziran 2001 sayısı,
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)