YAZARLARIMIZ
Ferdi Karaboğaz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
smmmferdi.karabogaz@gmail.com



Teknokent Teşvikleri ve Teknokentlerde Yer Alamayan Teknoloji Firmalarının Durumu

Günümüzde ülkelerin en önemli ekonomik parametresi hiç şüphesiz cari açık. Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkeler neredeyse tüm ekonomik programlarını cari açık yaratmama, ya da oluşan cari açığın finansman kaynağını yaratma üzerine kurgulamaktadırlar.

Bu yıl da yine maalesef daha bütçe yapılırken cari açık ile yola çıkmak üzereyiz..

Hal böyleyken hiç şüphesiz, yurtdışına yapılan ihracatlar büyük önem kazanıyor. Peki ihracatımız ne kadar etkin?

Gelişen dünyanın, lokomotifi hiç şüphesiz teknoloji  şirketleri. Öyle ki, yarattıkları ekonomi ile ülkelerin kaderlerini belirleyecek kadar etkili hale gelmişlerdir.

Türkiye’nin son yıllarda ihraç ettiği ürünlerin kg fiyatı yaklaşık 1,32 ile 1,37 dolar seviyesinde. Bu tutar Japonya’da 4,  Almanya’da 3,7,  çok değil, 90’lı yılların başında milli geliri bizimle aynı olan  Güney Kore’de ise 2,54 dolar(Neredeyse bizim 2 katımız) sevisinde.

Üstelik yapısal sorunları çözmek, ihracatı kalıcı olarak yükseltmek, ihracatı özendirmek adına alınan önlem ve teşvikler oldukça fazla.

Peki, nitelikli ürün kategorisinin en tepesine yazılabilecek, yazılım sektöründe ne durumdayız?

Yazılım sektöründe tüm teşvik sistemi teknopark, AR-GE tasarım merkezleri, teknoloji merkezleri ve   teknokentler üzerinden yürümekte.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda bu bölgelerde faaliyet gösteren firmalara en başta, Kurumlar ve Gelir vergisinden istisna olması yönünde peşinen tanınmış süper bir hak bulunmaktadır.

Yine, bu bölgede faaliyet gösteren ve üretim yapan firmalara, Kdv ile ilgili, bazı uygulamalarda da %18 olan kdv oranı 0 olarak faydalandırılmaktadır.

Ayrıca, 7104 Sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 20 nci maddesinde yapılan değişiklikle, teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunanların, bu bölgelerde ürettikleri oyun yazılımlarının teslimi KDV’den istisna tutulmuştur.

5746 sayılı Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkındaki kanun ile bu bölgede faaliyet gösteren firmaların personel ücretleri gelir vergisinden istisna olup, bu kapsamdaki çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren payının yarısı da teşvikli durumdadır.(Brüt ücretin yaklaşık %12’si)

Hal böyleyken, Kanunla kurulan bu bölgelerde, faaliyet göstermek büyük avantaj.

Türkiye’de 66’sı faal olmak üzere toplam 85 adet Teknoloji geliştirme bölgesi yer almakta ve bu bölgelerde 308’i yabancı ortaklı olmak üzere, toplam 5.472 firma faaliyet göstermektir.Yine bu bölgelerde toplam 56.599 kişi çalışmaktadır.(kaynak https://teknopark.sanayi.gov.tr/)

2001 yılında faaliyetlere başlayan bu merkezlerden  bu güne kadar  ihracı gerçekleşen ürünlerden elde edilen ihracat geliri 4.4 Milyar usd.(Kaynak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AR-GE Teşvikleri genel müdürlüğü) Sadece 2018 ihracat tutarımız 168 milyar usd(Kaynak Türkiye İhracatçılar Meclisi)

Hiç şüphesiz bu teşvik uygulamaları olası ithal yazılımların önüne geçmiş, iç piyasanın ihtiyacını karşılamış olsa da ihracat tutarı oldukça düşük.(Bunun sebepleri ve çözüm noktaları başka bir tartışma ve uzmanlık konusu)

 Birebir aynı işi yapmalarına rağmen bu bölgede hiç giremeyen,  yada daha önce  bu bölgelerde faaliyet göstermiş fakat nakit akışındaki problemler sebebi ile yüksek kira, vergi ve sgk ödemelerini zamanında yapamayan veya prosedürlerin yoğunluğu sebebi ile artık faaliyet gösteremeyen yazılım firmalarının durumu ne olacak?

Bu bölgeler, özellikle Üniversiteler için, yüksek kira getirisi sebebi ile ek gelir kaynağı olarak görülmektedirler.Bu durum yazılım firmaları lehine düzeltilmelidir.

Aynı şartlarda üretim yapan teknoloji  firmaları, sırf  faaliyetlerini bu bölgelerde yapamadıkları için,  yukarıda detayları yazdığım bir çok avantajdan yararlanamamaktadır.

Bunun tek istisna yurtdışına yapılan yazılımlar.

Geldiğimiz noktada teknoloji geliştirme bölgesi dışında kalan teknoloji  firmaları, Yurtdışına kestikleri ve yurtdışında yararlanılacak olan yazılımları için, Kurumlar vergisi  Diğer indirimler bölümü, 10.Madde ğ bendine göre elde ettikleri kazancın yarısı istisna kapsamında gösterebilirler.

İlgili kanun maddesi aslında birçok hizmet sektörüne dokunmaktadır.

(İlgili Kanun Maddesi; Türkiye’de  yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.)

Geleceği planlamanın en iyi yolu onu yaratmaktır. Peter Drucker

13.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM