YAZARLARIMIZ
Faruk Taşyürek
Vergi Müfettişi
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
erkbilgif@gmail.com



Hizmet İhracatında Türk Lirası Dönemi

Öz

Bu çalışmamızın amacı; hizmet ihracatında Türk Lirası (TL) kullanımına yönelik yapılan yeni düzenleme ile ilgili olarak siz değerli okurlarımıza faydalı ve kapsamlı bilgi sunmaktır.

Giriş

05/02/2021 tarih ve 31386 sayıl resmi gazetede 34 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlanmıştır. Söz konusu tebliğin 10. Maddesinde ise “Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” İfadelerine yer verilmiştir.

Belirtmiş olduğumuz 10. maddenin mefhum-u muhalifinden anlaşılan bu tebliğle getirilen düzenlemenin 05.02.2021 tarihinden itibaren uygulanması, bu tarihten öncesi için ise önceki düzenlemelerin uygulanması şeklinde olacaktır.

Çalışmamızın başlığını oluşturan hizmet ihracatına yönelik 34 Nolu KDV Tebliği ile çok önemli bir düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile hizmet ihracatının, KDV iadesinde TL ile yapılan işlemlere iade hakkı tanınmıştır.

Yurt dışına hizmet ihraç edilen ve tahsilatı TL cinsinden yapılan işlemlerin ihracat istisnası ve KDV iadesi ile ilgili önem arz eden bilgilere aşağıda başlıklar halinde yer verilmiştir.

1. Hizmet İhracatı İstisnası

3065 Sayılı KDV Kanunun 1/1. Maddesinde Türkiye de “Ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerverginin konusuna dâhil edilerek KDV’ye tabi tutulmuştur. Burada vergiye tabi tutulmada birinci kıstas işlemin Türkiye de yapılması iken, ikinci kıstas ticari, zirai veya mesleki faaliyet kapsamında yapılmış olmadır.

Hizmet ile hizmet sayılan hallerin neler olduğu da yine KDV kanunun da açıklanmıştır. Kanun maddesinin lafzında yer alan ifadeye göre “ Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir.

Bu işlemler; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebilir. …” denilmektedir.

KDV kanunun ikinci kısmında istisnalara yer verilmiş, ikinci kısmın birinci bölümünde ise ihracat istisnası yer almıştır. Mezkûr kanunun 11/1.a maddesinde  “İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri,” ifadeleri kullanılarak hizmet ihracatı vergiden istisna tutulmuştur.

Hem KDV kanununda hem de 1 Serin Nolu KDV Genel Uygulama Tebliğinde bir hizmetin hizmet ihracatı sayılabilmesi için aşağıdaki iki şart birlikte koşulmuştur.

* Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması,

* Hizmetten yurtdışında faydalanılması,

Yurt dışındaki müşteri tabirinden anlaşılması gereken ise; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar (müşteri) ile yurtiçinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına bağımsız olarak faaliyet gösteren şubesini ifade etmektedir. Müşterinin yurt dışındaki müşteri olduğunun tevsiki ise satıcı tarafından düzenlenen fatura vb belgelerde yer alan ifadelerle tevsik edilmektedir.

Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt ise hizmetin müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetiyle ilgilisinin olması gerekirken, Türkiye’deki iş, işlem ve faaliyetiyle ilgisinin bulunmamasıdır.

Hizmet ifası ithalata yâda ihracata bağlı olarak da yapılabilmektedir. Yani bir malın alt yapısının hazırlanması, üretilmesi, taşınması gibi yöntemlerle mala bağlı hizmet sunumu yapılabilmektedir. Bu gibi durumlarda hizmetin malla ilişkilendirilmesi, şayet mal ihracata konu edilmişse hizmetinde ihracata konu edilmesi, buna mukabil mal ithalata konu edilmiş ve yurt içinde tüketilmişse hizmetten de yurt içinde faydalanıldığı düşünülerek istisna kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Hizmet ihracatının KDV istisnasından faydalanabilmesi için tahsilatın ve tahsilat türünün önemi bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle de hizmetin, vadeli ifa edilmesinin ve tahsilatının TL veya döviz cinsinden yapılmasının KDV’den istisna sayılmasında önemi bulunmamaktadır.

2. Hizmet İhracatında KDV İadesi

Hizmet ifası yapılırken mükellefler tarafından yüklenilen KDV’ler kimi zaman mükellefler tarafından indirim yoluyla giderilememektedir. İndirim yoluyla giderilememiş olmasının en önemli sebeplerinden biri yapılan işlem üzerinden KDV hesaplanıp tahsil edilmemesidir. Diğer bir ifadeyle de KDV’ye konu işlemin istisna kapsamında olmasıdır.

Vergi güvenliği açısından vergi otoritesi hizmetin ifasında ve ihracında vergisel yönle mal teslim ve ihracına göre daha katı önlemler almıştır. Bu önlemlerden bazıları tevkifat yapılması, tahsilatın belgelendirilmesi, tahsilatın döviz cinsinden yapılması şeklinde karışımıza çıkmaktadır.

Hizmet ihracatından dolayı iade talebinde bulunan mükelleflerin ifa edilen hizmetin bedelinin tahsil edildiğini tevsik etmesi gerekmektedir. Tahsilatla ilgili olarak 34 Nolu Tebliğ öncesinde döviz cinsinden tahsilatın yapıldığının ve Türkiye’ye getirildiğinin tevsik edilmesi gerekmekte idi. Buna göre 1 Seri Nolu KDV Genel Uygulama Tebliğinde hizmet ihracından doğan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranmaktaydı;

  • Standart iade talep dilekçesi
  • Hizmet faturası veya listesi
  • Ödeme belgesi (dövizin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.)
  • Hizmet ihracatının beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
  • Yüklenilen KDV listesi
  • İadesi Talep Edilen KDV Hesaplama Tablosu

34 Nolu KDV Tebliği ile 05.02.2021 tarihinden itibaren döviz ibaresi ve bedel ibaresinde değişikliğe gidilmiştir. Anılan tebliğde bahse konu değişiklerle ilgili şu ifadelere yer verilmiştir. “Aynı Tebliğin (II/A-2.2.) bölümünün birinci paragrafında parantez içi kısımda yer alan “dövizin” ibaresi “bedelin” olarak değiştirilmiş, dördüncü paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş, beşinci paragrafında ve devamındaki “Örnek”te yer alan “döviz olarak” ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve (II/A-2.3.) bölümünün birinci paragrafında parantez içi kısımda yer alan “dövizin” ibaresi “bedelin” olarak değiştirilmiştir.

“Bununla birlikte, faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk Lirası olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade yapılabilir.

Buna göre 05.02.2021 tarihinden itibaren ihraç edilen hizmetlerin KDV iadesinde bedelin döviz olarak Türkiye’ye getirilmiş olması şartı aranmayacaktır. Ancak belirtmekte fayda görülmektedir ki tahsilat ve Türkiye’ye getirilme şartı aranmaya devam edecektir. Diğer bir ifadeyle hizmet ihracatından dolayı KDV iade talebinde bulunan mükellefler tahsilat bedelini gösterir belgeyi ibraz etmeye devam edecek ancak tahsilatın döviz cinsinden olması şartı aranmayacaktır.

Ayrıca Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilerin tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde, geminin tersaneye giriş çıkış yaptığının Liman Başkanlığı tarafından verilecek belge ile tevsik edilmesi şartıyla, istisna kapsamındaki hizmetten dolayı yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin %50’si, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belge aranmaksızın iade talebi yerine getirilmekteydi. Kalan %50 kısmın iadesi için ise dövizin Türkiye’ye getirilme oranına göre KDV iadesi yapılmaktaydı.

Artık kalan %50 oranındaki kısmın Türkiye’ye getirilmesinde sadece döviz tahsilatı şartı aranmayacak, TL cinsinden tahsilatlarda iade dikkate alınacaktır. İade edilecek KDV’nin kalan kısmı, işleme ilişkin bedelin yarısının döviz yâda TL olarak Türkiye’ye getirildiği oranda iadeye esas alınacaktır.

Sonuç

Hizmet ihracatında istisna uygulamasın gerçekleşmesi için tahsilat konusunun tahsil edilmiş olması ve Türkiye’ye getirilmesi/getirilmiş olması şartı aranmamaktadır.

Hizmet ihracatından dolayı yüklendiği KDV’yi, istisna uygulamasından dolayı indirim yoluyla gideremeyen mükellefler, KDV iade talebinde bulunabilmektedir.

KDV iade talebinde bulunan mükellefler hizmet ifalarından dolayı tahsil ettikleri bedeli 05.02.2021 tarihinden öncesi için döviz olarak, 05.02.2021 tarihinden itibaren ise döviz veya TL olarak Türkiye’ye getirdiklerini tevsik etmek zorundadır.

Kısım kısım mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde her bir teslim ve hizmet ifası ayrı ayrı KDV’de vergiyi doğuran olayı meydana getireceği için bölünebilir hizmet ifasında tebliğ tarihinin dikkate alınması yerinde olacaktır.

Kaynakça

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

1 Seri Nolu KDV Genel Uygulama Tebliği

34 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

16.02.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM