YAZARLARIMIZ
Evren Özmen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilirkişi
evrenozmen@ozmconsultancy.com
www.kooperatiflerkanunu.com



Maliye Kooperatiflerin İktisadi İşletmesi İle İlgili Topu Taca Mı Atıyor ?

Kooperatiflere ait iktisadi işletmelerin kurulması ve devamındaki işlemler ilgili belirsizlikler devam ederken, bu konuda Meslek Birliğimiz Türmob’un Hazine ve Maliye Bakanlığına sormuş olduğu soruların cevabı 24.05.2019 tarihinde geldi.

Cevaplardan gördüğümüz üzere uygulamada yaşanan aksaklıklar ile ilgili yeni ve kolaylaştırıcı bir çözüm maalesef yok.

Keşke Kooperatiflere ait iktisadi işletmeler ile ilgili uygulama yürürlüğe konulmadan  Maliye bakanlığı diğer ilgili bakanlıklar ile bu konu üzerinde daha fazla görüş alışverişinde bulunsaymış dememek elde değil açıkcası

Neden derseniz;

  • Bildiğiniz üzere kooperatiflere ait iktisadi işletme hususu ile ilgili kooperatif ana sözleşmelerinde hiç bir madde bulunmuyor, en azından görüş alışverişinde bulunulsa gerek ibra gerek genel kurula sunulması ile ilgili ana sözleşmelerde revizelere gidilebilirdi.
  • Kooperatiflere ait iktisadi işletmeler kooperatiflerin ortak dışı işlemlerini vergilendirmek amacı ile kurulmuş olsa da , kuruluş amacının önüne geçerek kooperatif ortaklarına ek vergisel yük ve yükümlülükler getirmektedir. Örnek olarak kooperatifin kira gelirlerinden yine kooperatife ait demirbaş yenilenmek istendiği takdirde iktisadi işletme ile kooperatif arasındaki para alışverişinin stopaja tabi olup, olmadığı yönünde bir görüş birliği yoktur. Tamamen kooperatiflerin dernek ve vakıflar ile aynı statüde görülmesinden kaynaklanan bu uygulamadan geri dönülmelidir. Kooperatifler Ticaret kanununda sayılan şirketlerden olup, vakıf ve dernekler ile benzerlikleri bulunmamaktadır.
  • Olması gereken uygulama kooperatifin ortak dışı işlemlerinin de kooperatifin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde beyan edilmesi ancak ortak içi işlemlerin beyanname üzerinde vergilendirilmemesidir. Bu şekilde kooperatif tarafında verilecek beyanname ile vergilendirilme yapılabilecektir. Risturn istisnası diğer kooperatif türleri için de uygulanabilir hale getirilmelidir
  • Kooperatiflerin kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin açık olmasının tek nedeni ortak dışı işlemler olmayıp kanunda yazılı diğer şartları taşımayan kooperatiflerinde kurumlar vergisi mükellefiyeti açıktır. ( Sermaye üzerinden kazanç dağıtmamak v.b.) . Bu kooperatifler ile ilgili yeterli yorum veya açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca üzücüdür ki , hepsi olmasa da vergi dairelerinde sicil servisleri maalesef bu konulara pek hakim bulunmamaktadırlar.
  • Mevcutta kooperatifler iki ayrı muhtasar ve katma değer vergisi beyannamesi vermeye başlamışlardır. Kooperatif için ayrı , iktisadi işletme için ayrı muhtasar beyannamesi verilmektedir.  Kooperatiflere ayrı kırtasiye ve evrak yükü artmıştır.
  • Tek defter tasdik ettirilebileceği hususu uygulamanın yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra gerçekleşmiştir. Kooperatifler gibi yönetim ve denetim kurullarının cezai sorumluluklarının bu kadar yüksek olduğu işletmelerde bir yıl boyunca iktisadi işletmeler ile ilgili noterlerde defter tasdiki, mükellefiyet açılışı, ticaret sicil tescili gibi hususlarda belirsizlik devam etmiş, kooperatifler mağdur edilmiştir. Bakanlıkların ve Ticaret odalarının ilgili birimlerinin insiyatifleri ile süreç yürütülmeye çalışılmıştır. Halbuki bu uygulama yürürlüğe konulmadan olası etkileri ile ilgili paydaşlardan görüşler sağlıklı alınmış olsaydı, bu mağduriyetlerin yaşanma olasılığı düşeceği şüphesizdir.
  • Kooperatiflerin sahip olduğu lisans, demirbaş v.b. kıymetlerin iktisadi işletmeye aktarımı ile ilgili hususlarda iktisadi işletmeye fatura mı düzenleneceği konusu hala belirsizdir. Örnek olarak kooperatifin stoğunda duran mal iktisadi işletmeye nasıl devrolacaktır ? Kooperatifin demirbaşını iktisadi işletmeye kullandırması bir teslim mahiyetinde midir ?
  • Geliri sadece kaynaktan kesilen vergilerden oluşan kooperatifler için iktisadi işletme kurulacak ancak iktisadi işletmenin kurumlar vergisi mükellefiyeti mi olmayacaktır ? O zaman iktisadi işletme kurmaya neden gerek vardır ?

Özet olarak yukarıda yer alan bir çok hususa maliye bakanlığının yazısı cevap verememektedir.  Umarız  bundan sonra yapılacak düzenlemelerde tarafların görüşlerine başvurularak gerekli değişiklikler yapılır.

Türmobun açıklamasının tam metnini aşağıda bulabilirsiniz.

Saygılarımla

KOOPERATİF İKTİSADİ İŞLETMELERİNİN KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ DE DAHİL MÜKELLEFİYETLE İLGİLİ TÜM ÖDEVLERİNİN YERİNE GETİRİLMESİNDEN KOOPERATİF TÜZEL KİŞİLİĞİNİN SORUMLULUĞU

Tek tip Kooperatif Ana Sözleşmeleriyle, Ticaret Sicil Yönetmeliğine göre, kooperatiflerin iktisadi işletme açabileceği konusunda hiçbir düzenleme bulunmaması ve Ticaret Sicilinde tescili olmayan bir teşekkülün noterde defter onaylatmasında yaşanan sorunlarla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı Birliğimize gönderdiği yazıda aşağıdaki açıklamalarda bulunmuştur.

1-Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde ettikleri kazançları, bu işlemleri nedeniyle oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak olup bu kazançlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılan kooperatif tüzel kişiliği adına tarh olunacaktır.

2. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin farklı alan veya konularda yaptığı tüm ortak dışı işlemler nedeniyle, alan veya konu ayrımı gözetilmeksizin, kooperatif tüzel kişiliğine bağlı olarak tek bir iktisadi işletme için kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilecek ve bu iktisadi işletmenin kurumlar vergisi beyannamesi de dahil olmak üzere mükellefiyetle ilgili tüm ödevlerin yerine getirilmesinden kooperatif tüzel kişiliği sorumlu olacaktır,

3.Kooperatiflerin gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

4.Kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletmelerin kendi adlarına defter tutma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak ortak dışı işlemlerden doğan kazanç ve kurumlar vergisi matrahının tespit edilebilmesi için ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve diğer işlemlerle ilişkilendirilmeyerek kooperatif tarafından tutulan defterlere bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları tespit edilerek vergilendirilecektir. Söz konusu mükellefiyet tesisi kooperatiflerce herhangi bir işlem yapılmaksızın ilgili Vergi Daire si Müdürlüklerince yerine getirilecektir.

5 Aralık 2017 tarihli ve 7061 sayılı BAZI VERGİ KANUNLARI İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle muafiyetlerini kaybetmemelerine ve bu işlemlerinden doğan kazançlarının kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme olarak Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde vergilendirilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştı.

Bu değişikliğe ilişkin olarak 23/12/2017 tarihli ve 30269 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan l seri ııo.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 14 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinin ile açıklama ve düzenlemeler yapılmıştı. Tebliğde aşağıdaki düzenlemeler yer almıştı.

Kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

Kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

Ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır.

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatifler, ortak dışı işlemlerine ilişkin hesap ve kayıtlarını kooperatif hesaplarıyla ilişkilendirmeksizin iktisadi işletme adına tasdik ettirecekleri ayrı defterlerde izleyeceklerdir.

15 Şubat 2019 tarihli ve 30687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO:1)’NDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 17) ile Kurumlar Vergisi

Genel Tebliği (Seri No: 1)’ni n “4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi” başlıklı bölümünün beşinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmişti

.

“Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.”

Meslek mensuplarımızdan Birliğimize gelen sorulardan 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yapılan düzenlemelerden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan parantez içi hükümdeki değişiklik ile 23/12/2017 tarihli ve 30269 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan l seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 14 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinin uygulanmasında aşağıdaki sorunların ortaya çıktığı görülmüştür.

⎯Değişik Bakanlıklarca hazırlanan ve uygulanan tek tip Kooperatif Ana Sözleşmeleriyle, Ticaret Sicil Yönetmeliğine göre, kooperatiflerin iktisadi işletme açabileceği konusunda hiçbir düzenleme bulunmamaktadır.

⎯Ticaret Sicilinde tescili olmayan bir teşekkülün noterde defter onaylatabilmesi de mümkün görünmemektedir.

⎯Kooperatiflerde genel kurulun verdiği bir yetki olmadan yönetim kurulu şube açamamaktadır.

⎯Kooperatifin sahip olduğu sabit kıymetlerinin, ruhsat, çalışma izni, kapasite raporu ve benzeri kazanımların iktisadi işletmeye ne şekilde aktarılacağı konusunda hiçbir açıklama bulunmamaktadır.

⎯ Kooperatifte yıllardır çalışan personelin kazanılmış hakları ödenmeden iktisadi işletmeye aktarılamamaktadır.

Bu nedenlerle, kooperatiflere büyük külfet getirecek, uygulanmasındaki zorluklar nedeniyle de Vergi İdaresiyle ihtilaf yaratacak bu düzenlemelerin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirilerek 8 Mart 2019 tarihli ve 2288 sayılı Yazımızla Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan görüş istenilmiştir.

Bu bilgi istem yazımızla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı,

20 Mayıs 2019 tarihli ve 27238360 — 125.04.02 -

E..72955 sayılı Yazıları ile aşağıdaki görüşleri bildirmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde ettikleri kazançları, bu işlemleri nedeniyle oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak olup bu kazançlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılan kooperatif tüzel kişiliği adına tarh olunacaktır.

2)Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin farklı alan veya konularda yaptığı tüm ortak dışı işlemler nedeniyle, alan veya konu ayrımı gözetilmeksizin, kooperatif tüzel kişiliğine bağlı olarak tek bir iktisadi işletme için kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilecek ve bu iktisadi işletmenin kurumlar vergisi beyannamesi de dahil olmak üzere mükellefiyetle ilgili tüm ödevlerin yerine getirilmesinden kooperatif tüzel kişiliği sorumlu olacaktır,

3)Kooperatiflerin gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

4) Kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletmelerin kendi adlarına defter tutma yükümlülüğü bulunmamaktadır.Ancak ortak dışı işlemlerden doğan kazanç ve kurumlar vergisi matrahının tespit edilebilmesi için ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat,maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve diğer işlemlerle ilişkilendirilmeyerek kooperatif tarafından tutulan defterlere bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.

5) 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları tespit edilerek vergilendirilecektir. Söz konusu mükellefiyet tesisi kooperatiflerce herhangi bir işlem yapılmaksızın ilgili Vergi Dairesi Müdürlüklerince yerine getirilecektir.

Öte yandan 1/1/2018 tarihinden önce muaf olan kooperatiflerin sonradan ortak dışı işlemlerde bulunması durumunda kooperatiflerin işe başlama dilekçesiyle ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurmaları yeterlidir.

6) Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilmesi hususu kurumlar vergisi açısından hüküm ifade etmekte olup iktisadi işletmenin ticaret siciline tescil edilmesini zorunlu kılan bir düzenleme yapılmamıştır. Öte yandan, diğer mevzuatlar ile ilgili tereddütler Bakanlığımız görev ve yetki alanında değildir. Söz konusu yazılar ekte verilmiştir.

Saygılarımızla

27.05.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM