YAZARLARIMIZ
Evren Özmen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilirkişi
evrenozmen@ozmconsultancy.com
www.kooperatiflerkanunu.com



Anayasa Mahkemesinden Tartışmalı İmar Barışı Kararı

Yapı Kayıt Belgesi Başvurusu Yapılması, Tüketilmesi Gereken Bir Başvuru Yolu mudur ?

İskan Sürecindeki uyuşmazlıklar için dava açılmadan önce yapı kayıt belgesi başvurusu yapmamak hak kaybına neden olur mu ?

3194 Sayılı Sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16.madde ile Hukuk sistemimize giren Yapı Kayıt Belgesi’nin mahkemeler tarafından nasıl değerlendirileceği merakla beklenmekteydi.

20 kasım 2018 Tarihli Anayasa mahkemesi tarafından verilen karar , hukuk sistemimiz içinde yapı kayıt belgesinin ne ifade ettiği konusunda akıllardaki tereddütleri tartışmalı olsa da kaldırdı.

Yapı Kayıt belgesi başvuruları sona ermeden verilen bu karar, idare ile anlaşmazlık içinde olanların mutlaka yapı kayıt belgesi başvurusu yapması gerektiğini, yoksa hak kaybına uğrayacaklarını gösteriyor.

Kararda özet olarak; başvurucunun yapı kullanım izin belgesi ( iskan) aldığı bağımsız bölümünün, Danıştay tarafından daha sonra iptal edilen imar planı nedeni ile yapı kullanım izin belgesi iptal edildiği belirtilmektedir.

Bu durumda devamındaki süreçte yer alan  hukuk yollarını tüketen başvurucu Mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürerek Anayasa mahkemesine başvurmuştur.

Anayasa Mahkemesi kararında, Anayasa mahkemesine başvuru yollarının tüketilip, tüketilmediğini ile ilgili olarak, “başvuru yapıldıktan sonra oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğine de karar verebilir “ denilmiştir.

Bu kapsamda başvuru yolunun tüketilmesi için başvuru yolunun aşağıdaki şartlara haiz olması gerektiği, yapı kayıt belgesi belgesine başvuru sürecinin de  bu şartları taşıdığını belirtmiştir.

  1. Ulaşılabilir olması ( Başvurunun Kolay Olması )
  2. Başarı Şansı Sunma Kapasitesine Sahip olması ( Başvurucunun hak ihlallerine karşı yeterli bir başarı sunma kapasitesine sahip olması )
  3. Yeterli Giderim Sağlama Kapasitesine Sahip olması  ( Tutar olarak başvuruculara aşırı bir külfet yüklememesi ? )

Kararda Sonuç olarak ise; Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik başvurusunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeni ile Kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.

Verilen kararı yorumlar isek;

Yapı kullanma izin belgesi iptali, yıkım kararları, yapı ruhsatlarının iptalleri gibi konularda Anayasa mahkemesine başvurmadan önce mutlaka yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması gerektiğini anlıyoruz. Yoksa başvuru yolları tüketilmediği için sonuç alınamayacak.

Anayasa mahkemesi kararına göre , ruhsat iptali mülkiyet hakkının ihlali kapsamında bile olsa, yapı kayıt bedeli ödenmeden Anayasa mahkemesine başvurulamaması, başvurucu için ek bir mali külfet getirse de , bu tutarların makul ve kabul edilebilir olduğu yönünde. Peki o zaman Türkiye çapında başvurular neden istenilen düzeyde değil ? Neden süre uzatımı yapıldı ? gibi sorular akıllara gelmiyor değil.

Madem bu bedel ödenmeden başvuru yapılamıyor,bu yapıya iskan veren belediyelere rucü edilebilir mi ayrı bir konu. (Danıştay 14. Daire, E.2011/14794, K.2013/1444, T.28/02/2013- Ancak; yıkım işlemi tesis edilmeden önce, hukuka aykırı bir şekilde plan oluşturan ve bu plana göre ruhsat veren idarenin kusurlu davranışı nedeniyle, iyi niyetli kişilere yıkıma konu taşınmaz bedelinin ödenmesi gerekmektedir)

Sonuç olarak; bu karardan bundan sonraki süreçte Anayasa mahkemesine yapılan yapı ruhsatı veya yapı kullanma izinleri ile ilgili hak ihlali başvurularında yapı kayıt belgesine başvuru yapılmamış olmasının red sonucu doğuracağını anlamak mümkün.

Bu nedenle mevcut durumda olan kişilerin bir an evvel yapı kayıt belgesi başvurularını yapmalarını öneriyorum.

Saygılarımla

24.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM