YAZARLARIMIZ
Evren Özmen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilirkişi
evrenozmen@ozmconsultancy.com
www.kooperatiflerkanunu.com



5–8 Aralık Kooperatifler Fuarı ve Kooperatiflerin Çözüm Bekleyen Güncel Sorunları

Ülkemizde kooperatifçiliğin geliştirilmesi, kooperatif ürünlerinin tanıtımı ve bu alanda bir farkındalık oluşturularak kooperatifler aracılığıyla iç ve dış ticaretin geliştirilmesi amacıyla 2012 ve 2017 yıllarında olmak üzere iki ayrı kooperatifler fuarı düzenlenmiştir. Fuarın üçüncüsü, 5–8 Aralık 2019 tarihleri arasında Ankara Ticaret Odası Congresium Fuar Merkezinde düzenlenecek, fuarın bu yılki teması “Kooperatiflerin Küresel Ekonomideki Yeri” olarak belirlenmiştir.

Fuarın hedefi; aşağıda göreceğiniz üzere kooperatifler eliyle üretimin artırılarak kooperatif ürünlerinin modern ticaret şekillerine entegre edilmesidir.

 Bu kapsamda

  • Kooperatiflerin ticaret yapma kapasitelerinin artırılması,
  • E-Ticaret ağına dahil edilmesi veya paylarının artırılması,
  • İhracat ağına dahil olarak milli üretimin dünyaya yayılması,
  • Vatandaşın milli kaynaklarla üretim zincirine dahil edilmesi,
  • Etkili yönetim için bilgi edinmesi,
  • Vatandaş ve sektör üzerinde olumlu yönde algı oluşturulması.

Bizim de şirket olarak katılacağımız kooperatifçilik fuarında paylaşacağımız raporun önemli noktalarını ve bazı başlıklarını bu yazıda paylaşmak istiyorum.

Kooperatiflerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kooperatiflerin Kuruluş Maliyetlerinin Yüksekliği

Bilindiği üzere kooperatifler en az 7 gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilmektedir. Kuruluş sürecinde bağlı olacağı bakanlıktan izin alındıktan sonra ticaret odasında tescil ile tüzel kişiliğini kazanmaktadırlar. Ancak kooperatiflerin kuruluşundaki prosedürler ve maliyetler baştan bu alanda faaliyet göstermek isteyenler için bir nevi bariyer görevi görmektedir. Yedi kişinin bir araya gelip bir fikir, bir faaliyet alanında mutabakata varması zaten kolay kolay karşılaşamadığımız bir durumken kuruluş sürecindeki bu tip engeller ülkemizde kooperatifleşme sürecine baştan balta vurmaktadır.

Çözüm önerilerimiz: 

  • Bazı tip kooperatiflerin kuruluş işlemleri için Ticaret odalarının ücret almaması veya düşük ücret alması 
  • İmza sirküleri, vekalet gibi işlemler için de noterlerin cüzi ücretler alması

Yukarıda sayılan istisnalar her tip kooperatif için değil, özellikle Kadın, Üretim, Kalkınma, Sosyal kooperatifler için uygulanmasının gerektiğini düşünmekteyim. 

Kooperatiflerin Vergi Mevzuatı Karşısındaki Durumunun Netleştirilememesi

Kooperatiflere sağlanana vergi avantajları yeterli olmayıp, anlaşılması ve uygulanması noktasında da yeterli açıklayıcı mevzuat yoktur. Kooperatiflerin tamamını aynı torbaya koyarak tek bir çözüm önermek kooperatiflerin vergi mevzuatı karşısındaki durumunu daha da karışık hale getirmektedir. İyi niyet ile getirilen ancak yeterince araştırma yapılmadan uygulamaya konulan ve sonuç olarak da tam bir felakete dönüşen kooperatiflerde iktisadi işletme açılışı konusu bu duruma tam anlamı ile güzel bir örnektir. 

Örnek olarak Sosyal kooperatif veya Kadın Kooperatiflerine özel hiç bir vergi olmaması, vergi kanunlarında bu tip kooperatiflerin isimlerinin bile geçmemesi, mevzuatı tam bilmeyen kişilerin yönlendirmesi sonucu bu tip kooperatiflere ceza olarak geri dönmektedir.

Bu nedenle mutlaka kooperatiflerin iş ve işlemlerine göre (Kooperatifin tipi ve faaliyet alanına göre ) en azından sirküler yayınlanması ayrıca e-ticaret yolu ile büyütülmesi planlanan bu kooperatiflerin e-ticaret sürecinde ortakların ve kooperatifin karşılaşacağı vergiler ile ilgili bilgilendirme yapılması gerekmektedir.

Mersis Sisteminde Yer Alan Ana sözleşmelerin hatalı ve zaman zaman güncel olmaması

Kooperatif kuruluşu sırasında Mersis Sisteminde bulunan kooperatif ana sözleşmelerinin güncel olmaması, bazı maddelerinin farklı olması bakanlık onayı sırasında süreci uzatmaktadır. Düzeltme prosedürlerinin de uzun olması nedeni ile kuruluş süreci zaman zaman ortaklar açısından çekilmez bir duruma gelmektedir.

Kooperatiflerin Genel Kurullarında sunmuş oldukları denetim ve yönetim raporlarının ihtiyaca cevap verememesi

Bilindiği üzere kooperatifler her yıl genel kurullarında ana sözleşmeleri gereği bakanlık tarafından tip olarak hazırlanmış olan yönetim ve denetim kurulu raporlarını sunmak zorundadırlar. 

Tebliğler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı zamanında hazırlanmıştır. Kooperatifler hali hazırda tür itibari ile Ticaret bakanlığına, Çevre ve şehircilik bakanlığına ve diğer bazı bakanlıklara bağlı olarak faaliyetlerini yürütmektedirler.

Rapor standardı getirilmesi her ne kadar ortakların bilgilenmesi açısından faydalı olsa da fiiliyatta genel kurullarda yaşanan durumun bazı örnekleri aşağıdaki gibidir.

  • Her yıl ortaklara 40 yıl önce kurulmuş kooperatifin kuruluş bilgileri okunmaktadır.
  • Şerefiye ve konut dağıtımını en az 20 sene önce yapmış, kentsel dönüşüme girme aşamasına girmiş kooperatiflere rapor gereği şerefiye rapor tarihi okunmaktadır.
  • Rapor 1.Numaralı Muhasebe Genel tebliğe uygun olmayan ifadeler içermektedir. Gelir-Gider= Kalan para gibi hatalı bölümler bulunmaktadır. Kooperatifler 213 sayılı vergi usul kanununun 177.maddesine göre 1.sınıf tacir olması nedeni ile bilanço usulü ile defter tutar ve bu nedenle tahakkuk esasına göre muhasebeleştirme işlemlerini yapar. Raporun bu anlamda revize edilmesi gereken bu tip bölümleri mevcuttur.
  • İşletme kooperatifine dönmüş ortaklarına ana sözleşmesi gereği yönetim hizmeti veren kooperatifler ile inşaat aşamasındaki kooperatiflerin raporu aynı formatta hazırlanmaktadır. Ancak iki kooperatifinde yaşadığı süreçler, karşılaştıkları problemler birbirlerinden tamamen farklıdır. Toptancı bir anlayış ile her hastalığa aynı ilacın verilmesine benzer bir durum söz konusudur.

Bu anlamda raporların kooperatifler özelinde ilgili bakanlıklar tarafından hazırlanması veya mevcut raporların gözden geçirilmesi uygun olacağını düşünmekteyim.

Kooperatif Ana sözleşmelerinin durumu

Ticaret bakanlığı tarafından kooperatif ana sözleşmeleri güncellenmekte olup yeni tip kooperatifler için hazırlanan ana sözleşmelerde çağın ihtiyaçlarına cevap verecek maddeler eklenmiştir. Ayrıca Çevre şehircilik bakanlığı tarafından hazırlanan yeni tip yapı kooperatifi sözleşmesinde de bazı maddeler tartışmalı olsa da güncel sorunlara yönelik proaktif çözümler üretebilecek maddeler eklenmiştir. Bu anlamda her iki bakanlığa da sürecin uygulama tarafından bulunan paydaşlar adına teşekkür ederiz.

Genel kurul oylama süreçlerinin çağın ihtiyaçlarına cevap vermemesi

Bilindiği üzere Kooperatiflerde 500 ortak üzeri ise kapalı oy açık tasnif 500 ortak altında ise el kaldırma sureti ile oylama yapılabilmektedir. Ancak genel kurulun nizamının yeteri kadar oluşturulamadığı, ses ve gürültü nedeni ile oylama süreçlerinin sağlıklı yapılamadığı ve zaman zaman sonuçların ortakların tam anlamı ile içine sinmediği bilinmekte ve gözlemlenmektedir. Bu noktada ana sözleşmelere eklenecek elektronik ortamda yapılacak güvenli oylama sistemi v.b. gibi uygulamalar ile oy sayımı daha sağlıklı hale getirilmesi gerekmektedir.

Özellikle 1000 üzeri ortağı olan kooperatiflerde bir ortak dokuz ortağı vekaletname ile temsil edebilmekte yönetim ve denetim kurulu seçim maddesinde ise bir asil bir vekil olarak oy kullanabilmektedir. Sadece bu durum bile genel kurul sürecinde karışıklığa neden olarak uzun süren davalara sebep olmaktadır. Belirtilen kooperatiflerin tamamı bütçe olarak bakanlığın uygun gördüğü elektronik oylama sistemini kullanabilecek bütçeye sahiptirler. Bakanlığın uygun gördüğü ana sözleşmelere eklenecek bir husus ile uygulamada yaşanan bu sorunun da aşılabileceğini düşünmekteyim. 

Genel kurula çağrı sürecinin modernleştirilmesi ihtiyacı

E-Dönüşüm’ün etkilerini zama zaman kooperatiflerde görmüş olsak da özellikle genel kurul çağrısı süreci hala kağıt ortamında ve 32 gün önce taahhütlü olarak yapılmaktadır. 

Ticaret bakanlığının hazırlamış olduğu bazı tip kooperatif ana sözleşmelerinde SMS yolu ile çağrı da mümkün hale gelmiştir. Her anlamda e-dönüşümden bahsettiğimiz bugünlerde ana sözleşmelerde değil kanunda yapılacak bir düzenleme ile mevcut kurulmuş olan kooperatifleri de kapsayacak şekilde bir düzenleme ile genel kurul çağrısı e-mail, web sayfası, kep adresi, SMS, gibi modern yöntemlerle katılım sağlanması ayrıca fiilen genel kurula katılamayan ortakların e-devlet şifresi ile oy kullanabilmesi de mümkün hale getirilmelidir. Mevcutta bazı kooperatiflerin ana sözleşmesinde mektup ile oy kullanma maddesi mevcuttur. E-devlet üzerinden oy kullanılması mektup yöntemine göre daha sağlıklı olacaktır.

Özet olarak yukarıda belirttiğimiz konuların dışında uygulamada karşılaştığımız sorunlar da mevcuttur. Bu sorunların tamamının ortak, kolektif akıl ile çözüleceğine inancımız tam olup, Kooperatifler Fuarı gibi paydaşları bir araya getiren başarılı uygulamaların artmasını diliyoruz.

Saygılarımızla

03.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM